Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

3. Uludağ Çevre Forumu

Yazının Giriş Tarihi: 16.05.2026 00:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.05.2026 00:15

Bursa ’Uludağ son 3 yıldır BTSO katkıları ile çeşitli sektörlere uygun Zirveler,Forumlar,Toplantılara ev sahipliği yapmaktadır.

Son olarak bu yılda BTSO'nun referans eğitim merkezi olan Bursa Business School,da

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Swissotel Bursa (Uludağ – Kirazlıyayla) Business School ev sahipliğinde ‘3. Uludağ Çevre Forumu

"Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla kapılarını açarak 3. Uludağ Çevre Forumu düzenlendi.

“Forum COP 31’e Giden Yolda Önemli Bir Fikri Hazırlık Süreci Olacak”

Sektör uzmanları, akademisyenler ve kamu temsilcilerini bir araya geldiği zirve, çevreyle uyumlu sürdürülebilir iş modellerini ele almayı ve ortak aklın katkısıyla sektörlerin yeşil dönüşüm süreçlerine yönelik gelecek stratejileri geliştirmeyi amaçlıyan çeşitli verimli konuşmalar oldu.

Bursa Business School'da gerçekleştirilen açılışta konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay bu sene üçüncüsü düzenlenen Uludağ Çevre Forumu'nun, Türkiye'nin kalkınma vizyonu, iş dünyasının dönüşüm iradesi ve geleceğe karşı ortak sorumlulukları açısından son derece anlamlı bir buluşma olduğunu söyledi.

Artık dünyada hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu belirten Burkay, Bu açıdan ülkemizin COP31 sürecindeki rolü, tarihi bir anlam taşımaktadır. Dolayısıyla açılışını gerçekleştirdiğimiz zirve boyunca gündeme taşınacak konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da gelecektir.Burkay, yeşil dönüşüm gibi kapsamlı bir süreçte, kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, KOSGEB ve TÜBİTAK destekleriyle firmalarımızın yeşil dönüşüm yolculuğuna önemli katkılar sunmaktadır. Dünya Bankası destekli bu proje kapsamında KOBİ'lerin yeşil dönüşüm faaliyetleri, yenilenebilir enerji, kaynak verimliliği, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda desteklenmektedir. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir.

Önceden rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu dile getiren Burkay, bugün bunlara karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini aktardı.

Burkay, artık bir ürünün pazardaki değerinin, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle ölçülmediğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

Ürünün nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır.

- Çevresel etkileri azaltan ülkelerin ön plana çıktığını görüyoruz

BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konsey Başkanı Vedat Kılıç da Uludağ Çevre Forumu'nun, güçlü içeriği, yüksek katılım ve sektörler arası işbirliği sayesinde ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğini ifade etti.

İklim krizinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığının altını çizen Kılıç, Aynı zamanda ekonomik rekabetin, ticaret politikalarının, üretim modelinin ve şehirlerin geleceğini belirleyen önemli unsurlar haline geldiğini görüyoruz. Bugün dünya yeni bir dönüşüm çağına geçerken, üreten ama kaynakları koruyan, büyüyen ama çevresel etkileri azaltan ülkelerin ön plana çıktığını görüyoruz.

Kılıç, Türkiye'nin bu süreçte güçlü sanayisi ve üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla önemli bir avantaja sahip olduğunu vurgulayarak özellikle ülke genelinde uygulanmaya başlayacak 'Ulusal Depozito Yönetim Sistemi' yalnızca içecek ambalajlarının toplanmasına yönelik teknik bir uygulama değil, kaynak verimliliğini esas alan, yüksek kaliteli geri dönüşüm ürünü kullanan, vatandaş katılımını merkeze alan ve dönüşsel ekonomiyi doğrudan destekleyen stratejik bir çevre politikası. Bu sistem Türkiye'nin son yıllarda kararlılıkla yürüttüğü sıfır atık yaklaşımının yeni ve güçlü bir aşamasıdır. Sıfır atık ile başlayan bilinç dönüşümü, şimdi depozito sistemiyle beraber daha kurumsal, güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya dönüşmektedir. III. Uludağ Çevre Forumu, çevre başlığının yalnızca bir farkındalık alanı değil; ekonomik rekabet gücünü ve sanayi dönüşümünü doğrudan etkileyen stratejik bir politika alanı haline geldiği yeni dönemin ihtiyaçları doğrultusunda kurgulanmaktadır.

Forum ilk günden bu yana; mevzuat, sanayi, yerel yönetimler ve teknoloji ekseninde çok paydaşlı ve uygulanabilir bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Üçüncü yılında; Türkiye'nin küresel iklim gündemindeki artan rolüyle uyumlu bir çerçevede konumlanmaktadır.Türkiye'nin COP31 ev sahipliği perspektifiyle birlikte; iklim, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği başlıkları artık yalnızca çevresel değil, stratejik ve ekonomik karar alanları olarak ele alınmaktadır.

III. Uludağ Çevre Forumu bu dönüşümü sahaya taşıyan bir buluşma platformu olmayı hedeflemektedir.

Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun da organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, forumun hayırlara vesile olmasını diledi.

Konuşmaların ardından sponsor firmaların temsilcilerine Burkay ve Kılıç tarafından plaket takdim edildi.

Bu gibi organizasyonları proğramlayanların ilk önceliği Cumhurbaşkanı veya en azından konunun muhatabı bir bakanın davet edilmesi ile birlikte sponsor ve katılımcıların teşvik edilmesi dolayısı ile daha verimli çalışmaların olmasını temenni ediyorum.

Bu yılki proğram diğer yapılan zirve’lere göre katılım daha önceki yıllara göre biraz sakin geçti,

Foruma sanırım katılımcı bir bakanın olmaması dolayısı ile biraz daha heyecanı azdı.

Dilerim bundan sonra yapılacak olan bu gibi organizasyonların her birine ilgili konunun muhatabı bakanın davet edilerek katılımı sağlanması ve sponsor firmalarında artması ile şehrimiz adına daha güzel verimli zirveler olacağını umuyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.