Bursa siyaseti, 31 Mart sabahı başlayan o fırtınalı sürecin ardından, 4 Nisan’da gelen tutuklama kararıyla yeni bir evreye girdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in "geçici tedbir" olarak görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte, İçişleri Bakanlığı kentin yönetimini geçici olarak Vali Yardımcısı Hulusi Doğan’a teslim etti. Ancak burada karıştırılmaması gereken bir detay var. Hulusi Doğan oraya "başkan" olarak değil, kamu hizmetlerinin aksamaması için mülki amir sıfatıyla "emanetçi" olarak atandı.
Asıl düğüm ise 9 Nisan Perşembe günü saat 11.00’de çözülecek. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca Belediye Meclisi toplanacak ve kendi içinden bir “başkan vekili” seçecek. Böylece mühür, bürokrasiden yeniden siyasete geçecek.
Peki kulisler ne diyor?
Kulis bilgilerine göre Ankara’ya sunulduğu konuşulan beş isim var. Bülent Kandemir, Kevser Öztürk, Osman Şahin, Sinan Kahraman, Şahin Biba. Özellikle Şahin Biba isminin İl Başkanı Davut Gürkan tarafından desteklendiği fısıltıları, seçimin "teşkilat içindeki ağırlığını" ölçmek için önemli bir kriter.
Belediye Başkanları ve "istifa" çıkmazı
Kamuoyunda en çok konuşulan isimler ise hiç kuşkusuz Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz. Fakat burada ciddi bir hukuki eşik var. Mevcut bir ilçe belediye başkanı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili seçilmek istiyorsa, önce kendi görevinden istifa etmek zorunda.
Bu durum AK Parti için tam bir "risk-kazanç" analizi demek. Başarılı bir ilçeyi mesela Yıldırım’ı veya Kestel’i boşaltıp yeni bir seçim sürecine sokmak mı, yoksa meclis içinden "tehlikesiz" bir vekil ile yola devam etmek mi? Davut Gürkan’ın Ferhat Erol ismine olan yakınlığı bir yanda dursun, Ankara’nın "ilçelerdeki istikrarı bozmayın" talimatı bu kumarda en büyük el freni olabilir.
Ankara’nın "Veto" radarı
Bursa’da isimler ne kadar net görünürse görünsün, son sözü Beştepe’nin "vizesi" söyleyecek. Cumhurbaşkanlığı’nın, özellikle kriz anlarında liyakati ve kamuoyu algısını önceleyerek yerel teşkilatın önerdiği isimlere "veto" koyma ihtimali her zaman masada. Ankara, Bursa dosyasında "sıfır hata" istiyor, bu yüzden seçilecek ismin hem meclis aritmetiğine hem de genel merkez vizyonuna tam uyum sağlaması şart.
Vekaletten asalete
9 Nisan saat 11:00’de meclis toplandığında, Bursa sadece yeni bir isim seçmeyecek aynı zamanda sarsılan idari kimliğini toparlayacak bir irade arayacak. Bursa’nın trafiği, deprem korkusu ve donmuş projeleri bir an önce gerçek bir muhatap bekliyor.
Umarız seçilecek "vekil" başkan, sadece koltuğu doldurmakla kalmaz; Bursa’nın "vekaleten" değil, "asaleten" yönetilmeye ihtiyacı olduğunu hatırlayarak kolları sıvar. Aksi takdirde, 2028’e kadar bu siyaset kazanı çok daha fazla su kaldıracaktır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yasemin DÜZDAĞ
Bursa’da siyasi kavşak
Bursa siyaseti, 31 Mart sabahı başlayan o fırtınalı sürecin ardından, 4 Nisan’da gelen tutuklama kararıyla yeni bir evreye girdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in "geçici tedbir" olarak görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte, İçişleri Bakanlığı kentin yönetimini geçici olarak Vali Yardımcısı Hulusi Doğan’a teslim etti. Ancak burada karıştırılmaması gereken bir detay var. Hulusi Doğan oraya "başkan" olarak değil, kamu hizmetlerinin aksamaması için mülki amir sıfatıyla "emanetçi" olarak atandı.
Asıl düğüm ise 9 Nisan Perşembe günü saat 11.00’de çözülecek. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca Belediye Meclisi toplanacak ve kendi içinden bir “başkan vekili” seçecek. Böylece mühür, bürokrasiden yeniden siyasete geçecek.
Peki kulisler ne diyor?
Kulis bilgilerine göre Ankara’ya sunulduğu konuşulan beş isim var. Bülent Kandemir, Kevser Öztürk, Osman Şahin, Sinan Kahraman, Şahin Biba. Özellikle Şahin Biba isminin İl Başkanı Davut Gürkan tarafından desteklendiği fısıltıları, seçimin "teşkilat içindeki ağırlığını" ölçmek için önemli bir kriter.
Belediye Başkanları ve "istifa" çıkmazı
Kamuoyunda en çok konuşulan isimler ise hiç kuşkusuz Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz. Fakat burada ciddi bir hukuki eşik var. Mevcut bir ilçe belediye başkanı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili seçilmek istiyorsa, önce kendi görevinden istifa etmek zorunda.
Bu durum AK Parti için tam bir "risk-kazanç" analizi demek. Başarılı bir ilçeyi mesela Yıldırım’ı veya Kestel’i boşaltıp yeni bir seçim sürecine sokmak mı, yoksa meclis içinden "tehlikesiz" bir vekil ile yola devam etmek mi? Davut Gürkan’ın Ferhat Erol ismine olan yakınlığı bir yanda dursun, Ankara’nın "ilçelerdeki istikrarı bozmayın" talimatı bu kumarda en büyük el freni olabilir.
Ankara’nın "Veto" radarı
Bursa’da isimler ne kadar net görünürse görünsün, son sözü Beştepe’nin "vizesi" söyleyecek. Cumhurbaşkanlığı’nın, özellikle kriz anlarında liyakati ve kamuoyu algısını önceleyerek yerel teşkilatın önerdiği isimlere "veto" koyma ihtimali her zaman masada. Ankara, Bursa dosyasında "sıfır hata" istiyor, bu yüzden seçilecek ismin hem meclis aritmetiğine hem de genel merkez vizyonuna tam uyum sağlaması şart.
Vekaletten asalete
9 Nisan saat 11:00’de meclis toplandığında, Bursa sadece yeni bir isim seçmeyecek aynı zamanda sarsılan idari kimliğini toparlayacak bir irade arayacak. Bursa’nın trafiği, deprem korkusu ve donmuş projeleri bir an önce gerçek bir muhatap bekliyor.
Umarız seçilecek "vekil" başkan, sadece koltuğu doldurmakla kalmaz; Bursa’nın "vekaleten" değil, "asaleten" yönetilmeye ihtiyacı olduğunu hatırlayarak kolları sıvar. Aksi takdirde, 2028’e kadar bu siyaset kazanı çok daha fazla su kaldıracaktır.