Kendi adıma benim için sevgi büyük bir paylaşım demek…
Ben sevginin de kendi içerisinde sağlıklı ve sağlıksız olarak ikiye ayrıldığına inananlardanım.
Çünkü sevgi insanı insan yapan iyileştiren bir duygudur.
Zarar vermez, kırıp dökmez, kanatmaz…
Eğer bir ilişkide göğüs kafesiniz sürekli sıkışıyorsa orda bir sorun vardır.
Canımdan çok seviyorum, eşyalarını kokluyorum, onsuz yaşayamam benzeri sözler bana her zaman abartılı ve sağlıksız gelmiştir.
Benim açımdan bu benzetmeler sevgiye değil takıntı ve alışkanlığa örnektir.
HER İLİŞKİ KAVGAYLA BİTMEZ
İlişkileri bazen büyük kavgalar bitirmez.
Ne kapılar çarpılır ne de uzun vedalar edilir.
Bir şeylerin eksildiğini derinden hisseder.
Aynı masada otururken bile uzaklaşmıştır iki kişi birbirinden.
Sonra günler geçer.
İlk başlarda yokluğu ağır gelir.
Alışkanlıklar can yakar.
Hayatın bize haksızlık yaptığını düşünürüz.
Ve gün sonunda canımız eskisi kadar yanmaz.
HER SON YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR
Tam “Artık kimseyi hayatıma alamam” dediğimiz anda biri çıkar karşımıza.
Hayatımıza sakin ve sessizce girer ama sanki yıllardır tanıyormuşuz gibi hissettirir.
Yanında kendimizi anlatmak için çabalamayız.
Çünkü suskunluğumuz bile onun için anlaşılırdır.
Rol yapma ihtiyacı duymayız çünkü onun varlığı daha da özgürleştirir bizi.
KADER BAĞI NEDİR?
Belki de kader bağı, filmlerde anlatıldığı gibi kusursuz bir aşk hikâyesi değildir.
Belki kader bağı, bize kendimizi yeniden hatırlatan kişidir.
Yaralarımızı görüp kaçmayan...
Korkularımızı bilip küçümsemeyen...
Bazen elimizden tutan, bazen de büyüyebilmemiz için elimizi bırakan kişidir.
Çünkü hayatımıza giren her insan sonsuza kadar kalmak zorunda değildir.
Bazıları ömürlük olur.
Bazıları ise sadece bir dönemin misafiridir.
Fakat bazı insanlar vardır ki, hayatınıza girdikten sonra siz artık eski siz olmazsınız.
Daha güçlü, daha farkında, daha olgun birine dönüşürsünüz.
Belki de kader bağı tam olarak budur.
Bir insanın hayatınıza gelişiyle kaderinizin yön değiştirmesi...
Belki birlikte yaşlanırsınız.
Belki yollarınız bir gün ayrılır.
Ama o karşılaşma sizi dönüştürdüyse, size kendinizden bir parçayı geri verdiyse, o insanın hayatınızdaki yeri sıradan değildir.
Ve galiba hayatın en zor yanlarından biri de budur.
Kimin bir ders, kimin bir durak, kimin bir ömürlük yol arkadaşı olduğunu ancak zamanın sakin sesi fısıldar bize.
O zamana kadar yapabileceğimiz tek şey ise kalbimizi korkularla değil, ihtimallerle açık tutmaktır.
Bu satırları okuyan bütün okurlarım adına küçük bir dileğim var...
Hayat karşınıza sizi olduğunuz gibi kabul eden, sustuğunuzda bile sizi anlayan, iyi gününüzde alkışlayan, kötü gününüzde elinizi bırakmayan insanlar çıkarsın.
Eğer kader eşi diye bir şey varsa; umarım yolunuz bir gün onunla kesişir.
Dilerim hepiniz, kendinizi ait hissettiğiniz o güzel yuvaya kavuşursunuz.
Sevgiyle kalın...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Tuğçe Can İÇÖZ
Sevgi Nedir? Ne Değildir?
Kendi adıma benim için sevgi büyük bir paylaşım demek…
Ben sevginin de kendi içerisinde sağlıklı ve sağlıksız olarak ikiye ayrıldığına inananlardanım.
Çünkü sevgi insanı insan yapan iyileştiren bir duygudur.
Zarar vermez, kırıp dökmez, kanatmaz…
Eğer bir ilişkide göğüs kafesiniz sürekli sıkışıyorsa orda bir sorun vardır.
Canımdan çok seviyorum, eşyalarını kokluyorum, onsuz yaşayamam benzeri sözler bana her zaman abartılı ve sağlıksız gelmiştir.
Benim açımdan bu benzetmeler sevgiye değil takıntı ve alışkanlığa örnektir.
HER İLİŞKİ KAVGAYLA BİTMEZ
İlişkileri bazen büyük kavgalar bitirmez.
Ne kapılar çarpılır ne de uzun vedalar edilir.
Bir şeylerin eksildiğini derinden hisseder.
Aynı masada otururken bile uzaklaşmıştır iki kişi birbirinden.
Sonra günler geçer.
İlk başlarda yokluğu ağır gelir.
Alışkanlıklar can yakar.
Hayatın bize haksızlık yaptığını düşünürüz.
Ve gün sonunda canımız eskisi kadar yanmaz.
HER SON YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR
Tam “Artık kimseyi hayatıma alamam” dediğimiz anda biri çıkar karşımıza.
Hayatımıza sakin ve sessizce girer ama sanki yıllardır tanıyormuşuz gibi hissettirir.
Yanında kendimizi anlatmak için çabalamayız.
Çünkü suskunluğumuz bile onun için anlaşılırdır.
Rol yapma ihtiyacı duymayız çünkü onun varlığı daha da özgürleştirir bizi.
KADER BAĞI NEDİR?
Belki de kader bağı, filmlerde anlatıldığı gibi kusursuz bir aşk hikâyesi değildir.
Belki kader bağı, bize kendimizi yeniden hatırlatan kişidir.
Yaralarımızı görüp kaçmayan...
Korkularımızı bilip küçümsemeyen...
Bazen elimizden tutan, bazen de büyüyebilmemiz için elimizi bırakan kişidir.
Çünkü hayatımıza giren her insan sonsuza kadar kalmak zorunda değildir.
Bazıları ömürlük olur.
Bazıları ise sadece bir dönemin misafiridir.
Fakat bazı insanlar vardır ki, hayatınıza girdikten sonra siz artık eski siz olmazsınız.
Daha güçlü, daha farkında, daha olgun birine dönüşürsünüz.
Belki de kader bağı tam olarak budur.
Bir insanın hayatınıza gelişiyle kaderinizin yön değiştirmesi...
Belki birlikte yaşlanırsınız.
Belki yollarınız bir gün ayrılır.
Ama o karşılaşma sizi dönüştürdüyse, size kendinizden bir parçayı geri verdiyse, o insanın hayatınızdaki yeri sıradan değildir.
Ve galiba hayatın en zor yanlarından biri de budur.
Kimin bir ders, kimin bir durak, kimin bir ömürlük yol arkadaşı olduğunu ancak zamanın sakin sesi fısıldar bize.
O zamana kadar yapabileceğimiz tek şey ise kalbimizi korkularla değil, ihtimallerle açık tutmaktır.
Bu satırları okuyan bütün okurlarım adına küçük bir dileğim var...
Hayat karşınıza sizi olduğunuz gibi kabul eden, sustuğunuzda bile sizi anlayan, iyi gününüzde alkışlayan, kötü gününüzde elinizi bırakmayan insanlar çıkarsın.
Eğer kader eşi diye bir şey varsa; umarım yolunuz bir gün onunla kesişir.
Dilerim hepiniz, kendinizi ait hissettiğiniz o güzel yuvaya kavuşursunuz.
Sevgiyle kalın...