Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Çocuklar sevgiyi güç gösterisi sanıyorlar

Yazının Giriş Tarihi: 07.06.2026 00:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.06.2026 00:10

Son zamanlarda çevremdeki okullarda, parklarda veya kurslarda çocukları izlerken aklımdan hep aynı şey geçiyor: “Bizim ne ara sevgi dilimiz şiddeti andırır oldu?”

Çocuklar oyun oynuyor ama oyunların içinde garip bir sertlik ve güç gösterisi var.

Birbirini itenler, vuranlar, omzuna çarpıp gülenler, arkadaşının saçını çekip kaçanlar, eşyasını alıp kaçıranlar…

Üstelik çoğu zaman bunu kavga etmek için değil, şakalaşmak için yapıyorlar.

Neden böyle davrandıklarını sorduğum zamanda:

"Biz birbirimizi böyle seviyoruz" diyorlar.

Bu davranışların oyun gibi görünse de zorbalık sayılabileceğini söylediğimde de şaşırıyorlar…

Ne yazık ki gözlemlediğim çocuklar zorbalık ve sevginin gerçek anlamanı bilmiyorlar…

Acıdır ki birbirlerine zarar vermeyi; ilgi çekmek ve sevgi sanıyorlar.

Sevgi göstermek ile güç göstermeyi çocuklar birbirine karıştırmış durumda.

Bunun nedeni belki evde duyduklarından, belki izledikleri şeylerden, belki de oynadıkları oyunlardan, belki de çevresel faktörlerden…

Net bir sonuca varmak için elbette belkileri çoğaltabiliriz…

Ama emin olduğum tek bir şey var o da ‘Çocuklar duyduklarını, gördüklerini yapıyor.’

Biz bağırarak konuşuyorsak, onlar da ses yükseltmeyi normal sanıyor.

Biz trafikte öfkeden köpürüyorsak onlarda hayata karşı sabırsız oluyorlar.

Biz bazen “şaka” diye sert davranıyorsak, onlar da bunu sevginin bir yolu sanıyor.

Sonrasında çocuk da zamanla gücün ses yükseltmekten, şakanın sert davranmaktan geçtiğini sanabiliyor.

AKRAN ZORBALIĞI NORMALLEŞMELERLE ARTIYOR

Akran zorbalığı dediğimiz şey de çoğu zaman büyük olaylarla başlamıyor zaten.

Küçük küçük normalleşmelerle büyüyor.

Bir çocuğun sürekli lakap takılmasıyla, oyun dışı bırakılmasıyla, eşyasının izinsiz alınmasıyla, duygularının önemsenmemesiyle başlıyor.

Sonra bir gün fark ediyoruz ki çocuklar birbirlerine karşı daha acımasız davranır olmuş.

ÇOCUKLARIMIZA GÜÇLÜ OLMAK VE SERT OLMANIN ANLAMINI ÖĞRETMENLİYİZ

Oysa ki çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri nezaketi öğrenmek.

Hata yaptığında ‘Özür dilemeyi’, arkadaşı zarar gördüğünde ‘Canın acıdı mı?’ diye sormayı, vurarak dikkat çekmek yerine ‘Beraber oynayalım mı?’ diye sormayı öğrenmeli çocuklarımız.

En önemlisi de çocuklarımıza kendisine yapılmasını istemediği davranışları, başka arkadaşlarına da yapmaması gerektiğini öğretmeliyiz.

Ben merkezli bireyler büyütmek yerine paylaşarak büyüyen bireyler yetiştirmeliyiz.

Çocuklarımıza güçlü olmak ile sert olmanın aynı şey olmadığını bıkmadan anlatmalıyız.

ÇOCUKLUK ANILARI TEBESSÜMLE HATIRLANMALI

Hayatın zaten yeterince sert köşeleri var.

Büyüdükçe acı tecrübeleri ekleyecekler heybelerine…

Ancak çocukluk insanın biraz yumuşak kalabildiği, kendini güvende hissedebildiği nadir zamanlardan biri olmalı.

Bizler arkadaşımıza zarar vermek yerine arkadaşımızı sahiplenerek büyüyen çocuklarız…

Arkadaşımızın kusurunu aramak yerine, kusurunu örten çocuklarız…

Geçmişe göz attığımızda çocukluk arkadaşlarımızın yeri daima ayrıdır.

Masumluk, içtenlik barındırır o yıllar.

Bugünün çocukları, yarının büyükleri bunu asla unutmamalıyız.

Çocuklarımızın ileride tebessümle hatırlaması gereken anıları, pişmanlıkla hatırlamamaları için bizler elimizden geleni yapmalıyız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.