Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Aşk var düğün neden yok?

Yazının Giriş Tarihi: 22.06.2026 00:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.06.2026 00:10

Son dönemde yazdığım sevgi, ilişkiler ve insan bağları üzerine yazılardan sonra okurlarımdan en çok gelen sorulardan biri şu oldu:

“Gençler neden evlenmiyor?”

Kimisi "Evlenemiyorlar" dedi, kimisi "İstemiyorlar" dedi.

Hatta bazı okurlarım çocuklarının ya da yeğenlerinin uzun soluklu ilişkileri olmasına rağmen evlilik düşünmemelerinden yakındı.

Gençler birbirini seviyor, birlikte vakit geçiriyor, gelecek hayalleri kuruyor ama konu evliliğe gelince bir sessizlik çöküyor.

Çünkü evlilik artık eskisi kadar kendiliğinden gerçekleşen olağanlıktan çıktı.

Günümüzde evlilik üzerine düşünülen, sorgulanan, ertelenen ve bazen de tamamen vazgeçilen bir tercih haline geldi.

Bunun nedeni sevgisiz bir nesil olmamız değil aslında.

Aksine gençler seviyor, bağ kuruyor, birlikte hayal kuruyor.

Ancak iş evliliğe geldiğinde, duyguların yanında ekonomik şartlar, kariyer planları, bireysel özgürlükler ve geleceğe dair belirsizlikler de masaya oturuyor.

Bu yüzden birçok genç, evliliği bir sonraki adıma bırakmayı ya da hiç düşünmemeyi tercih ediyor.

HESAP MAKİNESİ HAYALLERDEN HIZLI ÇALIŞIYOR

İşin ekonomik kısmını görmezden gelmek mümkün değil.

Bir ev kurmanın maliyetini düşündüğümüzde gençlerin neden derin bir nefes alıp uzaklara baktığını anlamak zor değil.

Ev kiraları, ev eşyaları, düğün masrafları, günlük yaşam giderleri derken daha nikâh tarihi konuşulmadan bütçe toplantıları başlamış oluyor.

Eskiden “Bir yastıkta kocayın” denirdi.

Şimdi gençler önce o yastığın kaç taksit olduğunu hesaplıyor.

SADECE EVLENMEK DEĞİL, MUTLU OLMAK İSTİYORLAR

Önceden evlilik hayatın doğal akışıydı.

Okul biter, iş bulunur, evlenilirdi.

Bugünün gençleri ise daha fazla sorguluyor.

Birlikte yaşayabilecek miyiz?

Birbirimizi gerçekten tanıyor muyuz?

Hayata bakışımız uyumlu mu?

Çünkü artık insanlar sadece düğün gününü değil, düğünden sonraki yılları da düşünüyor.

Belki de ilk kez bir nesil evlenmekten çok yanlış evlilik yapmaktan korkuyor.

SOSYAL MEDYA GERÇEĞİ

Bir diğer mesele de sosyal medya.

Her gün karşımıza çıkan kusursuz çift fotoğrafları, romantik videolar ve mutlu aile tabloları ister istemez beklentileri arttırıyor.

Oysa gerçek hayatta ne yazık ki filtrelere yer yok.

Bazen tartışmalarla, bazen eksiklerle, bazen de birlikte gülüp geçilen küçük sorunlarla...

Ama ekranlarda gördüğümüz hayatlar çoğu zaman bunu göstermiyor.

Bu yüzden gençlerin bir kısmı gerçek ilişkileri, hayallerindeki mükemmel ilişkiyle kıyaslıyor.

YALNIZLIK ARTIK KORKULACAK BİR ŞEY DEĞİL

Belki de en büyük değişim burada.

Eskiden insanlar yalnız kalmaktan korktuğu için evliliği bir ihtiyaç olarak görürdü.

Şimdilerde ise yalnızlık tercih meselesi.

Ve günümüz gençleri de tek başlarına da mutlu olabileceklerini biliyor.

Kendi ayakları üzerinde durabilen, arkadaş çevresi olan, ilgi alanları bulunan insanlar için evlilik bir zorunluluk olmaktan çıkıyor, tercih haline geliyor.

Aslında olması gereken de biraz bu değil mi?

Sırf evlenmiş olmak için değil, gerçekten istenildiği için yapılan evlilikler...

DEĞİŞEN SEVME BİÇİMİ DEĞİL GERÇEKLER

Bir anne olarak gençlere baktığımda onları tamamen haksız bulamıyorum.

Belki gençler bugün evlilik için eskisi kadar acele etmiyor.

Belki nikâh masasına oturmadan önce yüz kez düşünüyorlar.

Ama sevgiye olan ihtiyaçları, anlaşılma arzuları ve bir yuvaya duydukları özlem duygusu değişmiyor.

Çünkü değişen şey insanların sevme biçimi değil.

Değişen şey, hayatın hızına ve şartlarına rağmen doğru insanı bekleme cesaretleri.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.