Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Gerçek dışı bir konfor alanı olarak ‘Erteleme Döngüsü’

Yazının Giriş Tarihi: 12.04.2023 00:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.04.2023 00:00

Sevgili okurlar hepinize merhaba. Ben Klinik Psikolog Eslem Aydın.

Sabahları tüm gücüyle çalan alarm sesinizi hayal edin. Sıcacık yatağınızdan kalkmanız gerektiğini ve uykunuzun son bulduğunun habercisi olan o sesi pek çok kişi ilk etapta erteleyebilmektedir.  Aslında bu erteleyiş mevcut uyku halini sürdürmek için sergilenen bir nevi yok saymadır. Peki hayatınızın geri kalanında ‘rahatlığınızı’ devamlı kılmak adına başka neleri erteliyorsunuz ?

Biriken evraklar, okunması gereken sınav kağıtları, izlenecek videolar ve hatta ‘sonra bakarım’ diyerek kaydedip geçilen sosyal medya gönderileri.. Erteleme davranışı irili ufaklı birçok yaşam olayında kendini gösteren eylemlerden biridir. Gerçekten de erteleme ne işe yarar ? Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişebilmekle birlikte çoğunlukla erteleme davranışı bir kaçınma hali yaratmaktadır. Yapılması gereken bir sürü iş ya da yoğun bir sınav haftasını yaklaştığı zamanlarda film, dizi ve çeşitli içerikleri daha çok izleyen kişileri hayal edin. Yaklaşmakta olan işleri tamamlayabilmek o kadar zor ve sıkıcıdır ki bu sıkıntıdan kurtulmanın en eğlenceli yollarından biri asıl işi ‘ertelemektir’. Tıpkı 5 dakika daha uyumak için ertelenen alarm sesi gibi 5 saat daha sıkıntıdan uzak kalabilmek adına televizyon ekranının önüne otururken buluverirsiniz kendinizi. Kısa süreliğine sahte bir rahatlık sağlayan bu erteleme davranışları yarattıkları konfor hissiyle birlikte sıklıkla kullanılan davranışlardan biri olarak kişinin eylem repertuarında kalıcı hale gelmeye devam eder. Bu kalıcılık hali sıkıntı veren bir durumla karşılaşan kişinin erteleme davranışını sergileme ihtimalini arttırmaktadır. Ancak erteleme kısa vadede sağladığı yarardan çok daha fazla olumsuz sonucu uzun vadede ortaya çıkarmaktadır. Artık yapılması işler, çalışılması gereken sınavlar, bitirilmesi gereken görevler bir öncekinden daha fazladır. Hatta önüne geçilmeyen erteleme davranışı hayatın diğer pek çok alanında da kendini göstermeye hazır bir konuma gelmektedir.

Erteleme davranışının neden ortaya çıktığına dair birçok seçenek bulunabilir. Bunlardan biri işleri kusursuz yapma isteğidir. Mükemmeliyetçilik diyebileceğimiz bu yapı o kadar baskındır ki yapılması gereken işleri kusursuz ve hatası yapabilmek adına en doğru zamanı arar. Böyle bir durumda hataya veya herhangi bir yanlışlığa yol açacak ihmale yer yoktur. Peki en doğru an ne zaman ? Böyle bir zaman diliminden bahsedilemeyeceği için  yapılması gereken işleri ‘mükemmel’ şekilde özenle ve titizlikle yapma gayreti gösteren kişi bir kaçınma noktası olarak erteleme döngüsü içine dahil olur. Bir sonraki günün veya saatin o işe başlamak için en uygun zaman dilimi olduğuna inanan insan ‘başlayabildiği anda en iyisini yapacağını düşünerek’ kısa vadede rahatlar. Ancak uzun vadede tamamlanamayan iş, azalan zaman ve artmış bir kaygı durumu bulunmaktadır. Mükemmeliyetçiliğin bir zıt tarafı olan yoğun yetersizlik düşünceleri de ertleme döngüsüne girmek için kolaylaştırıcı bir zemin hazırlar. Yapacağı işten verim alamayacağını düşünmek, kendini o işi yapabilmek adına yeterli görmemek ve yapsa bile bir işe yaramayacağını düşünmek gibi çarpık inançlar erteleme davranışının sergilenme olasılığını arttırmaktadır. Bu bağlamda kişi işin sonunda tatmin ve yeterli olduğunu düşünmeyeceğine inandığı için erteleme döngüsü içine girerek kısa vadede kendini ‘yetersizlik’ algısından korumuş olmaktadır.

Özetle kendini birçok formda gösterebilen erteleme davranışları insan hayatına adeta kısır bir döngü yaratır. Bu döngüyü kırabilmenin en temel yollarından biri hayatınızdaki erteleme davranışlarının ne işe yaradığını anlayabilmek ve kaçmanıza neden olan olayların kademeli olarak üzerine gidebilmektir. Siz de kendi yaşamınızda benzer durumlar olduğunu gözlemliyorsanız bir uzmandan destek alabilirsiniz. Yaşamı bir alarm olarak düşündüğümüzde kendi hayatınızın sesini kısmamanız dileğiyle..

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.