Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Politiklik Davranış Eğitimi; Ahlakı Yuttu…

Yazının Giriş Tarihi: 02.04.2026 10:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.04.2026 10:57

İyi gitmeyen işlerde ısrar etmeyi seven toplumuz. Oysa nerede durmak gerektiğini bilmek, büyük bir erdemdir. Bu erdem, insana yeni yollar oluşturmasında, yeni bir şeyler söyleyebilmesinde açık bir ufuk sağlayacaktır.

Düşünceleri sadeleştirmek ve gözü karartan fanatizmden de kurtulmak önemli tabii. Konu ya da iş ne olursa olsun; kişilerin etik ve iş olarak geliştiği, özelde ve tüzel de ilişkileri politik yani; ‘aman bu yakınım, aman bunu kaybetmeyeyim, aman belki bir gün lazım olur, aman herkesle aram iyi olsun ve aman bir gün yalnız kalmamak için yatırım yapayım gibi’ düşüncelerle hareket etmediği gün, hayatın her alanında kalite artacaktır.

Nerede duracağını bilmemenin, yalnızlıktan ya da birey olmaktan korku duymanın temelinde aslında; ‘yanlışa, yanlış’ demenin kötü bir şey olabileceği kanısıyla büyütülmek yatmaktadır.

Yanlışa yanlış demenin, yanlış olduğu düşüncesi ile büyütülen nesiller geleceğin pısırık insanları olmaya adaydırlar. Çünkü dışlanma ve yalnız kalma korkusuyla ‘doğru’ hareket etme arasında sıkışıp kalırlar. Doğru davranışın sonucunun tatsızlığına öylesine odaklarlar ki insanı; içsel huzurdan ve vicdani rahatlıktan bahsetmek pek kimsenin aklına gelmez. Zira bunlar içsel meselelerdir ve içsel meselelerden söz edeni duygusal ya da filozof olarak ilan eder, felsefe yapmakla suçlarlar. Oysa felsefe düşünmektir, düşünen insan varlığını bulur, sorgular, kendini yargılar ve kendini yargılayan yanlış yapmaya korkar. Çünkü öz saygısını yitirmekten korkar. Ahlak Felsefesinin dayandığı nokta da budur zaten. (‘iyi’ ve ‘doğru’ gibi kavramlar üzerinden evrensel ilkeleri belirleyen bir disiplindir.)

Bu disiplinle büyümüş insanlar, kendine rağmen ‘kendi çıkarına uymasa bile’ kendini aşıp; doğru olanı söyleyebilirler. Öz saygı ve vicdani huzur her şeyden daha önemlidir onlar için.

Doğru doğrudur, gerçek ise gerçek…

Aile içinden başlayarak, okul ve iş ilişkilerine varana kadar kolayı seçip, eğitimde asli olan felsefeye yer vermeyip ‘yani düşünme eğitimine’ sıkıntılarla karşılaşınca da; ahlak eğitimi diye peşine düşüyoruz.

Örneğin birinden hoşlanmıyorsunuzdur ama büyükleriniz idare etmenizi, elini öpmenizi hatta ve hatta sever görünmenizi dayatmıştır mutlaka…

Ya da çalıştığı iş yerinde patrona; yanlış düşündüğünü söylerse ‘doğruyu’ söylerse, yalakalık yapmazsa yani kibarcası; alttan almazsa kovulacağını düşünmeyen kaç kişi vardır? Düşüncelerini dürüstçe ifade etti diye bu toplumda kaç kişi takdir görmüştür veya sizinle ilgili düşüncesini dürüstçe ifade etti diye siz kaç kişiyi takdir etmişinizdir. Lafta herkes eleştiriye açık…

Ne büyük tutarsızlık…

Korkuyla büyü ve mutsuz ol…

İşin tuhaf tarafı da bugün herkes samimiyetsizlikten yakınmaktadır. Bugün herkes hak, hukuk, kalite, ahlak ve saygı arayışındadır…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.