Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

MUTLU YAŞAMIN SIRRI NEREDE SAKLI? 

Yazının Giriş Tarihi: 04.06.2026 11:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.06.2026 11:12

Hayat denilen olguyu ve de bu olgunun içine sıkışmış olan kendi hayatını sorgulamayan yoktur sanıyorum. Gelişine yaşamak mümkün mü? Gelişine yaşamak derken plansız, savruk ysşamaktan söz etmiyorum.

Mutlu olmak sadece bireysel midir? Diyelim ki tek mutluluk bireyseldir, o zaman şu soruyu düşünelim; tek başına bu yeterli midir? Yoksa kişinin içinde bulunduğu toplum ile bütünsel midir? Öyle ya geneli mutsuz olan bir toplum içinde tek beşına mutluluk ne işe yaracak?

Öyleyse mutlu yaşamın, mutlu bir tolumun sırrı nerede saklı?

İSTİKRAR!

İYİ EĞİTİM!

ETİK!

AHLAK!

ZENGİNLİK!

GÜVENLİK!

EŞİTLİK!

SÖZ VE YAŞAMSAL ÖZGÜRLÜKLER!

İYİ YAŞAM HAKKI!

GERÇEK ANLAMDA UYGULANABİLEN BİR ADALET!

KURALLAR!

SİYASETSİZ, POLİTİKLİKTEN UZAK BİR TOPLUM!

Mutlu birey ve temiz toplum inşa etmek için bu temeller mi gerekmektedir? Evet, temiz toplum diyorum...

Hayatımızda her şeyi yoluna koysak dahi çevremizden üzerimize bir şekilde etki eden olumsuzluklar olduktan sonra içimizi yavaş yavaş saran bu negatiflİğe ne kadar dayanabiliriz?

O halde tekil olarak mutlu olmamız mümkün değildir. Bencil olsak dahi mümkün değildir. Bu durumda konuya bütünsel bakmak zorundayız.

Yani konuyu, parçadan bütüne bakarak değil de bütünün parçaya yaptığı etkiye odaklanarak irdelemek zorundayız!

Oldukça uzun zamandır kafa yorduğum bu konu beni ziyadesi ile endişe ettiriyor ve biliyorum ki yalnız değilim. Sizler de benim gibi benzer kaygılar taşıyorsunuzdur muhakkak. Çıkmazda hissediyor, hatta kimi zaman gidişata etki edememenin verdiği, çaresizlik hissini yaşıyorsnuzdur.

Umudumuzu solduran siyasiler, yönetim şekilleri, adalet mekanizmasına karşı yitirdiğimiz güven, sosyal medya ve internet ağları ile ortaya çıkan delirmiş toplum manzaralarının üzerimizde bıraktığı etki, bir taraftan güya konfor adı altında hayatımızı kolaylaştıran fakat ömrümüzü kısaltan tüketim çılgınlığımızın giderek büyüttüğü ve bizi daha da köle haline getiren sanayileşme ve bu sanayi çarkı dönsün diye dişli oluşumuz gibi birbirine bağlı, bizi çıkmaz sokağa sürükleyen konular altında daha da umutsuzlaşıyorsunuzdur.

Peki ya böyle gelişti, böyle mi gidecek? Elbetteki hayır! Tarih boyunca, zaman, doğa, olaylar ve daha önemlisi insanlığın verdiği yanlış kararları yanlış seçimleri yüzünden; dünya üzerinden binlerce toplumu silip atmıştır.

Toplumlar da dünya da değişime gebedir her zaman. Fakat unuttuğumuz bir şey var; değişimlerde bize bağlıdır.

Bizim nasıl geliştiğimize, bizim ne kadar çaba sarf ettiğimize bağlıdır!

Yani demem o ki ‘kader gayrete aşık, kader gayrete tabii’ ise aklı, iradeyi kullanıp harekete geçmeliyiz ki başımıza gelene eyvallah demek zorunda kalmayalım!

Ne demiş güzel söz; ‘İnsanlar vardır ki akılszlıklarından ötürü, alnlarında yazılı olanın iki katını yaşarlar:’

Bizler akılsız olmadığımıza göre; şayet ister isek olumsuz giden her şeyi değiştiremez miyiz?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.