Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

AŞIRI MİLLİYETÇİLİKTEN, KİMLİKSİZLEŞ"TİRiL"MEYE...

Yazının Giriş Tarihi: 22.01.2026 12:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.01.2026 12:20

Araçlar belli, amaçlar;
DÜŞÜN-MEEE!!!
KAFANI DAHA AZ KULLAN!!!

TEPKİ VAR MI? TEPKİ!
HEDEF "TEK TİP İNSAN"

Kalabalıkları daha kolay yönet...
Ne düşünmeleri gerektiğini aşıla, o düşünüyorum zannetsin vesair...

Daha önce de belirttiğim gibi teknolojik gelişimi, ilerlemeci bir değişim zanneden insan türü, hayatı kolaylaştıran araçlarda ilerlerken; aslında insanlık tarihinin en büyük gerilemesini yaşamaya başladı.

Duyu ve düşünme yetisi uyuşturulurken, dozu artan dayatmalara karşın ne kadar tepkisiz kalacağının denendiğinden bi haber, her gün daha az üretiyor, daha az düşünüyor, daha az kafasını kullanıyor ve maalesef daha az duygu hissediyordu.

Ortalık, olup biten ani olaylar karşısında; "şimdi burada ağlayacaktık, tam burada öfkelenecektik" üç saniye sonra "hah şimdi burada kahkaha atacaktık" tarzında ortaya karışık mevsim dışı salata gibi yerli yersiz ne hissettiğini, ne düşündüğünü bilemeyen değişken zombilerle doldu taştı.

Eldeki yeni Kitle İletişim Silahları, "ay pardon" Kitle İletişim Araçları yetmiyormuş gibi Yapay Zeka, Chatgpt ve daha nice beynini daha az kullan, "ay pardon" hayatı kolaylaştıran araçlarla kalan beyinleriini de kendi iradeleri dışındaki varlıkların avuçlarına koyuverdi insanlık.
"Bu bana fazla, zaten sahibinden az kullanılmış al benim yerime sen kullan, bana da ne düşüneceğimi sen söyle yorma beni!"
Oh be rahatladık mı? "Benim yerime yaşa, benim yerime düşün, benim hakkımda sen karar ver."
"Bir olay karşısında duygum yükselince de içimi kustuğum sosyal medya da var. İki duyar kasarım, duyar kasmayanı paylarım. Tepkimi verdim, vatandaşlık görevimi de yaptım. Akşama kuru soğan ekmek aşımı da yer eller havaya iki komik video da basarım kahkahamı, daha ne olsun?"
Şaka bir yana tepkisizliğin nirvanasına ulaştık dediğimiz şu günler, toplumun ruhsal şiddetli infialine doğru sessiz ve tehlikeli bir gidişatın habercisi de aslında...
Çünkü baskılanmış ve ötelenmiş her duygu sonunda volkanlar gibi patlamaya hazır bir yanardağ misali geliyor bana...

MİLLİYETÇİLİKTEN, KİMLİKSİZLİĞE...

Kitle yönetimleri, tarih boyunca her daim çok önemli olmuştur. Milliyetçilik akımları da bir bakıma bu araçlardan birisidir aslında.
Milliyetçilikler, ırkçılıklar farklılıkları körükleyip ayrıştırma yoluyla toplumları savaşa, sınır kontrol yönetimlerine yönlendirip kullanılarak, birilerine güç ve hak sağlamıştır. Ama bu güç ve hakları elde edenlerin; halklar olmadığı da kesindir...

İşin tuhaf tarafı milliyetçilik akımları son yıllarda tükenen akım haline gelirken, siyasi çıkarlar doğrultusunda, kimi zaman kimsizleştirme harekâtlarına uğramış, kimi zaman da işine geldiğince tekrar körüklenip "suni teneffüs" yapmak yoluyla diri tutulmaya çalışılırken, globalleşmiş tek tip insan olayını destekleyen küreselleşmecilerin arzusu da bir nevi gerçekleştirilmiştir.

"Ama iyi yönde değil..."

Milliyetçilik akımları tam anlamıyla ortadan kalkıp işlevini yitirdiğinde ortaya çıkacak yeni dünya düzeni hakkında az çok ön fikrim olsa da, sınırların ve insanların nasıl yönetileceği hakkında büyük merak içinde olduğumu itiraf etmek zorundayım.
Dünya hızla değişiyor, üzerinden yüzmilyonlarca yaşam formu ve dönem gelip geçmiş. Ya bizim dönemimiz, nasıl son bulacak ya da varlığını nasıl devam ettirebilecek? Sazı eline almış bir azınlık çalarken, uyutulmuş çoğunluk oynamaya devam mı edecek?
Karnını doyurma peşinde, olması gereken insani haklarını kendine lüks görmeyi normalleştirmiş insanlar, ellerine verilen oyuncaklarla beyinlerini gönüllü olarak, kendi avuç içlerindeki hapishanelere koyarak hissiyatsızlaştırılmışken hakkında verilecek kararlara tepkisiz, bir nevi sürü misali güdülecek mi?

Öyle ya tüm araçlar; "beynini daha az kullan, vücudunu daha az kullan" diyor.

Öğrenişmiş çaresizliği; etkisizlik ve değersizlik duygusu içinde fark yaratamayacağına inanmış günleri tüketmeye devam mı edecek?

Kimbilir?
Ama görünen tek bir gerçek var o da;
Dünya toplumlarını bekleyen gelecek büyük soru ve sorunlara gebe...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.