Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Vatanseverler nasıl “HAİN” olur…

Yazının Giriş Tarihi: 12.04.2026 12:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.04.2026 12:28

Tarihe sil baştan tanıklık ettiğimiz bu günlerde “coğrafya kaderdir” diyenlere atfen güncel bir gündem yazısı ile bugünü doldurmak çok daha doğru olacaktır kanaatindeyim…

İran savaşının gölgesinde şahitlik ettiklerimiz ile bir yüzyıl boyunca yaşadıklarımızı değerlendirdiğimizde; kadim devlet medeniyetimizin kudreti karşısında saygı ve şükranla eğilmemek imkansız. İsrail’in ve ABD'nin yürüttüğü acımasız olduğu kadar stratejik ve uzun soluklu Ortadoğu Savaşları, milyonlarca insanın ölümü ve on binlerce devlet yöneticisi ile otoritenin yok edilmesi, binlerce tesis ve yüzlerce stratejik hedefin vurulması ile hızla devam ediyor.

***

Peki, İran'a odaklandığımız bir dönemde Suriye'yi, Irak'ı, Mısır'ı, Libya'yı ve orada yaşananları unuttuk mu? İran başta olmak üzere onca ülke nasıl bu durumlara düştü? Onca lider, onlarca Devlet Başkanı, Bakan, üst düzey komutan, milletvekilleri ve niceleri nasıl böyle bir kaosun kurbanı oldular?

Vatanlar ve vatanseverler acımasızca işgal edilip katledilirken, ülkeler ve devletler nasıl ele geçirildi? Veyahut şöyle soralım; vatanseverler nasıl “HAİN” oldular?

Yolculuğu kadim olan bizler iyi biliriz ki; sabrında, yoksulluğunda, yok sayılmanın da bir sınırı var. O sınır aşıldığında yani açlık ve yoksulluk damarlarınıza işlemiş hatta zihniniz bulanıklaşmış olduğunda artık hiç bir değerin ve değer yargısı ile geçmişin önemi kalmaz. Ve bir o kadar acımasız ve sıcak olan bir başka gerçeklik ise elinizde ki; makam, mevki, huzur, para, sağlık, fırsat ve imkanlarınızdır.

***

İşte vatanseverlik ve vatansever için en önemli iki sınavdır bunlar; açlık ve varlık…

Türkiye’nin “15 Temmuz FETÖ Hain Darbe Girişimi” sürecinde öğrendikleri ve yaşadıkları işte bu iki kavramın ortaklığıdır diyebiliriz. İnsanları açlık, yokluk ve haksızlık ile kontrol etmeye çalışan güçlerin; varlıkları, zenginlikleri ve makamları tehdit edilince en acımasız şekilde ve vahşice saldırganlaşıyor olduğuna tanıklık ettik.

İran'ın tüm devlet liderleri ile otoritelerini kaybetmesi de Suriye Devlet Başkanı Esad'ın ülkesinden kaçması da, Mısır Devlet Başkanının hapishanelerde ölüme yürümesi de, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in idamı ve Libya Lideri Kaddafi'nin halkına linç ettirilmesi de aynı ana iki gerçekliğin sonucudur. Yokluk ve Varlık…

***

Yokluk ve Varlık kavramlarını kontrol edenler işte bu iki kavramın üzerinden bireyleri, toplumları, yöneticileri, ülkeleri ve devletleri kontrol altına alabilirler. Birilerinin özel hayatlarına ilişkin kayıt ve kasetleri, haksız kazanımları, borçları ve yakınlarının yada kendilerinin hastalıkları için sunulan fırsatlar gibi somut gerçekler “vatanseverler” için veya “vatanseverlik” için en büyük sınavlardır…

Peki, ya Filistin? Evet, yıllardır günyüzü görmeyen ve aynı zamanda savaş ile katliamların tam ortasında olan o Aziz Mücadelenin kutlu insanlarına ne diyeceğiz? Türkiye, yeni bir Milli Mücadele sürecine doğru hızla ilerliyor. Ve görüyoruz ki; Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini yaşıyoruz. Elbette “şu vatansever”, “şu hain” diyemeyiz! Ancak 15 Temmuz bize gösterdi ki; yılanı bir ömür koynumuzda beslemişiz…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.