Rumeli’ye Atılan İlk Adım: Çanakkale’den Türkiye Yüzyılı’na Uzanan Köprü
Yazının Giriş Tarihi: 13.06.2026 09:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.06.2026 09:56
Küllerinden doğan bir milleti değerli kılan nedir? İşte bu soru insanlık tarihi boyunca her devletin en temel yaşam prensibi olmuştur. Japonya, Hiroşima üzerinden kenetlenirken, Türkiye; “Çanakkale Şehitleri” üzerinden tek yürek olur. Bu sebeple Çanakkale başta olmak üzere Kars, Erzurum, Bursa, Gaziantep, Kahramanmaraş, İzmir ve her bir şehrimiz bizler için “Milli Mücadele” adına çok acı ama bir o kadar da değerli anılar ile doludur.
Türkiye’nin emperyalizmle mücadelesinin en çetin geçtiği ve bir o kadar da Türk Milleti'nin varlık mücadelesinin sembolü olan Çanakkale, yine çok tarihi ve görkemli bir gün ile hatırlattı kendisini bizlere. Çanakkale Valiliği daveti üzerine "Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye Geçişi ve Gelibolu’nun Fethinin 672. Yıl Dönümü Kutlaması ile Gazi Süleyman Paşa’yı Anma Programı" etkinliklerine katılım gösterdim. Ve bu etkinliklerin en önemli konuğu elbette Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş idi.
Anadolu topraklarını mayalayan o kutsal ruh, 672 yıl önce Gelibolu kıyılarında yeni bir ufka yelken açtı. Gazi Süleyman Paşa ve serdengeçtilerinin sallarla karşı kıyıya geçerek başlattığı o büyük yürüyüş, sadece bir fethin değil, cihanşümul bir medeniyetin de ayak sesleriydi. Bu yıl, TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un teşrifleriyle gerçekleştirilen "Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye Geçişi ve Gelibolu’nun Fethinin 672. Yıl Dönümü Kutlaması ile Gazi Süleyman Paşa’yı Anma Programı", tam da bu tarihi derinliğe ve “Türkiye Yüzyılı” mottosuna yakışır bir ihtişamla idrak edildi.
Gelibolu Yerelinden Valilik Himayesine
Bu yılki törenlerin en radikal ve kıymetli değişimi, organizasyonun ölçeğinde yaşandı diyebiliriz. Çanakkale Valiliği, bu önemli anma etkinliğini yıllardır süregelen Gelibolu ilçesi hudutlarından çıkararak il geneline, Çanakkale Valiliği himayesine taşıdı. Bu hamle, sadece bürokratik bir yer değişikliği değil; fethin şuurunu yerel bir anma olmaktan çıkarıp ulusal ve uluslararası bir vizyona kavuşturma kararlılığı olarak okunmalıdır. Çanakkale, tarih boyu bu milletin geçilemez kalesi olduğu kadar, Rumeli’ye açılan kapısıdır. Başta Vali Ömer Toraman olmak üzere Çanakkale Valiliğinin bu sahiplenişi, şehrin tarihsel misyonunu "Türkiye Yüzyılı" hedefleriyle eşitleyen vizyoner bir adım olarak ülke adına değerli bir hamle olarak kayıtlara geçmiştir.
Çanakkale Valisi Ömer Toraman, tören konuşmasında bu kurumsal dönüşümün altını çizerken geçmişle gelecek arasındaki sarsılmaz bağa şu cümleleri ile vurgu yaptı: "Gazi Süleyman Paşa’nın Rumeli’ye diktiği sancak, bugün bizlere bağımsızlığımızın ve geleceğe yürüyüşümüzün emanetidir. Çanakkale, dün olduğu gibi bugün de Türkiye Yüzyılı’nın vizyon belgesidir."
Aslında bu kadim cümleler sadece bir Vali konuşması değil aksine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin net duruşunun sembolüdür. Rumeli’yi unutmamak gerektiğini, Rumeli kadar Balkanlara ve Afrika'ya uzanmak zorunda olduğumuzun nedenlerinin net iz düşümüdür.
Gökyüzünde ve Denizde Güç Gösterisi
Gün boyu ama karadan ama denizden takip ettiğim etkinliğin koordinasyonu ve sahada ortaya konulan askeri-sivil ihtişam ise kelimenin tam anlamıyla hem gözlerimizi hemde gönüllerimizi doldurdu. Çanakkale semalarında asaletle süzülen Türk F-16’ların kulakları yırtan sesi, adeta 672 yıl önceki fetih tekbirlerinin modern birer yankısı gibiydi değerli okurlarım. Helikopterin gökyüzündeki senkronize gösterisi ve deniz sınır boylarımızın çelikten muhafızı Sahil Güvenlik ile Deniz Kuvvetleri unsurlarının boğazdaki geçişi, dosta güven düşmana korku salan bir gövde gösterisine dönüşürken Türk Milleti'nin gururu, gözlerinden ve delicesine salladıkları bayrakların esintisinde, “Çok Yaşa Türkiye” seslerinden okunuyor ve duyuluyordu…
Bu devasa organizasyonun perde arkasında ise elbette Jandarma ve Emniyet teşkilatımızın kusursuz bir süreç yönetimi vardı. Binlerce vatandaşın katıldığı, protokolün en üst düzeyde temsil edildiği bu anmada, güvenlik ve asayişin milimetrik bir düzen içinde sağlanması, Türk polisinin ve jandarmasının operasyonel kabiliyetinin canlı bir kanıtı oldu.
Lakin arada unutmamamız gereken ve aslında çoğu defa unutulan görünmez kahramanlara da değinmek istiyorum. Çanakkale Vali Yardımcıları başta olmak üzere Çanakkale İdari İşler Müdürü Tuncay Nane, Çanakkale Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Eda Yaman, Çanakkale Valilik basınının büyük emektarı Fatih Deveci, Valilik Özel Kalem Müdürlüğü başta olmak 112 sağlık birimleri ve ulaşım koordinasyonda emeği büyük olan GESTAŞ ile birlikte Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ve tüm tekne sahipleri ile Çanakkale halkını canı gönülden kutluyorum.
Çanakkale, tek yürek ve tüm halkı ile tek vücut olarak tüm kamu ve özel iştirakleri ile büyük bir sınav verdi. Çanakkale Valisi Ömer Toraman başta olmak üzere Çanakkale önemli bir iş başardı kıymetli okurlarım.
Türkiye Yüzyılı’nın İstikamet Haritası
Elbette böyle güçlü ve güzide olan programın taçlandığı an Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un tarihi hitabı oldu diyebiliriz. Meclis Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Gelibolu’dan yükselen ruhun bugün Türkiye’nin küresel iddiasına nasıl yön verdiğini şu sözler ile özetledi: "Biz sadece coğrafi sınırları aşan bir millet değiliz; biz çağları ve zihinleri aşan bir mefkûrenin taşıyıcılarıyız. Gazi Süleyman Paşa’nın Rumeli’ye attığı ilk adım ne kadar stratejik ve kararlıysa, bugün liderimizin öncülüğünde ilan ettiğimiz 'Türkiye Yüzyılı' da o derece sarsılmaz bir istikamet haritasıdır."
Gelibolu’daki bu muazzam anma, bizlere bir kez daha gösterdi ki; kökleri derinde olanın geleceği de zirvede olur. Çanakkale Valiliği’nin vizyonuyla hak ettiği küresel formata kavuşan bu kutlamalar, şanlı mazimizden aldığımız güçle, Türkiye Yüzyılı’na emin adımlarla yürüdüğümüzün en somut nişanesi olurken Türk Milleti'nin de küllerinden yeniden doğduğunun en belirgin kanıtıdır…
Türk Milleti, Çanakkale'den bir kere daha ifade etmiştir ki; “Türk boyun eğmez! Türk, devleti için canını ve malını esirgemez. Türk, esir düşmez. Türk varsa barış, huzur ve bereket vardır!” Çanakkale'den Ankara'ya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne NATO Zirvesi öncesi verilen net mesaj “Dik Dur Eğilme! Türk Milleti ve Çanakkale Seninle” gerçeğidir…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömer KÜÇÜKKAYA
Rumeli’ye Atılan İlk Adım: Çanakkale’den Türkiye Yüzyılı’na Uzanan Köprü
Küllerinden doğan bir milleti değerli kılan nedir? İşte bu soru insanlık tarihi boyunca her devletin en temel yaşam prensibi olmuştur. Japonya, Hiroşima üzerinden kenetlenirken, Türkiye; “Çanakkale Şehitleri” üzerinden tek yürek olur. Bu sebeple Çanakkale başta olmak üzere Kars, Erzurum, Bursa, Gaziantep, Kahramanmaraş, İzmir ve her bir şehrimiz bizler için “Milli Mücadele” adına çok acı ama bir o kadar da değerli anılar ile doludur.
Türkiye’nin emperyalizmle mücadelesinin en çetin geçtiği ve bir o kadar da Türk Milleti'nin varlık mücadelesinin sembolü olan Çanakkale, yine çok tarihi ve görkemli bir gün ile hatırlattı kendisini bizlere. Çanakkale Valiliği daveti üzerine "Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye Geçişi ve Gelibolu’nun Fethinin 672. Yıl Dönümü Kutlaması ile Gazi Süleyman Paşa’yı Anma Programı" etkinliklerine katılım gösterdim. Ve bu etkinliklerin en önemli konuğu elbette Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş idi.
Anadolu topraklarını mayalayan o kutsal ruh, 672 yıl önce Gelibolu kıyılarında yeni bir ufka yelken açtı. Gazi Süleyman Paşa ve serdengeçtilerinin sallarla karşı kıyıya geçerek başlattığı o büyük yürüyüş, sadece bir fethin değil, cihanşümul bir medeniyetin de ayak sesleriydi. Bu yıl, TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un teşrifleriyle gerçekleştirilen "Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye Geçişi ve Gelibolu’nun Fethinin 672. Yıl Dönümü Kutlaması ile Gazi Süleyman Paşa’yı Anma Programı", tam da bu tarihi derinliğe ve “Türkiye Yüzyılı” mottosuna yakışır bir ihtişamla idrak edildi.
Gelibolu Yerelinden Valilik Himayesine
Bu yılki törenlerin en radikal ve kıymetli değişimi, organizasyonun ölçeğinde yaşandı diyebiliriz. Çanakkale Valiliği, bu önemli anma etkinliğini yıllardır süregelen Gelibolu ilçesi hudutlarından çıkararak il geneline, Çanakkale Valiliği himayesine taşıdı. Bu hamle, sadece bürokratik bir yer değişikliği değil; fethin şuurunu yerel bir anma olmaktan çıkarıp ulusal ve uluslararası bir vizyona kavuşturma kararlılığı olarak okunmalıdır. Çanakkale, tarih boyu bu milletin geçilemez kalesi olduğu kadar, Rumeli’ye açılan kapısıdır. Başta Vali Ömer Toraman olmak üzere Çanakkale Valiliğinin bu sahiplenişi, şehrin tarihsel misyonunu "Türkiye Yüzyılı" hedefleriyle eşitleyen vizyoner bir adım olarak ülke adına değerli bir hamle olarak kayıtlara geçmiştir.
Çanakkale Valisi Ömer Toraman, tören konuşmasında bu kurumsal dönüşümün altını çizerken geçmişle gelecek arasındaki sarsılmaz bağa şu cümleleri ile vurgu yaptı: "Gazi Süleyman Paşa’nın Rumeli’ye diktiği sancak, bugün bizlere bağımsızlığımızın ve geleceğe yürüyüşümüzün emanetidir. Çanakkale, dün olduğu gibi bugün de Türkiye Yüzyılı’nın vizyon belgesidir."
Aslında bu kadim cümleler sadece bir Vali konuşması değil aksine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin net duruşunun sembolüdür. Rumeli’yi unutmamak gerektiğini, Rumeli kadar Balkanlara ve Afrika'ya uzanmak zorunda olduğumuzun nedenlerinin net iz düşümüdür.
Gökyüzünde ve Denizde Güç Gösterisi
Gün boyu ama karadan ama denizden takip ettiğim etkinliğin koordinasyonu ve sahada ortaya konulan askeri-sivil ihtişam ise kelimenin tam anlamıyla hem gözlerimizi hemde gönüllerimizi doldurdu. Çanakkale semalarında asaletle süzülen Türk F-16’ların kulakları yırtan sesi, adeta 672 yıl önceki fetih tekbirlerinin modern birer yankısı gibiydi değerli okurlarım. Helikopterin gökyüzündeki senkronize gösterisi ve deniz sınır boylarımızın çelikten muhafızı Sahil Güvenlik ile Deniz Kuvvetleri unsurlarının boğazdaki geçişi, dosta güven düşmana korku salan bir gövde gösterisine dönüşürken Türk Milleti'nin gururu, gözlerinden ve delicesine salladıkları bayrakların esintisinde, “Çok Yaşa Türkiye” seslerinden okunuyor ve duyuluyordu…
Bu devasa organizasyonun perde arkasında ise elbette Jandarma ve Emniyet teşkilatımızın kusursuz bir süreç yönetimi vardı. Binlerce vatandaşın katıldığı, protokolün en üst düzeyde temsil edildiği bu anmada, güvenlik ve asayişin milimetrik bir düzen içinde sağlanması, Türk polisinin ve jandarmasının operasyonel kabiliyetinin canlı bir kanıtı oldu.
Lakin arada unutmamamız gereken ve aslında çoğu defa unutulan görünmez kahramanlara da değinmek istiyorum. Çanakkale Vali Yardımcıları başta olmak üzere Çanakkale İdari İşler Müdürü Tuncay Nane, Çanakkale Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Eda Yaman, Çanakkale Valilik basınının büyük emektarı Fatih Deveci, Valilik Özel Kalem Müdürlüğü başta olmak 112 sağlık birimleri ve ulaşım koordinasyonda emeği büyük olan GESTAŞ ile birlikte Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ve tüm tekne sahipleri ile Çanakkale halkını canı gönülden kutluyorum.
Çanakkale, tek yürek ve tüm halkı ile tek vücut olarak tüm kamu ve özel iştirakleri ile büyük bir sınav verdi. Çanakkale Valisi Ömer Toraman başta olmak üzere Çanakkale önemli bir iş başardı kıymetli okurlarım.
Türkiye Yüzyılı’nın İstikamet Haritası
Elbette böyle güçlü ve güzide olan programın taçlandığı an Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un tarihi hitabı oldu diyebiliriz. Meclis Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Gelibolu’dan yükselen ruhun bugün Türkiye’nin küresel iddiasına nasıl yön verdiğini şu sözler ile özetledi: "Biz sadece coğrafi sınırları aşan bir millet değiliz; biz çağları ve zihinleri aşan bir mefkûrenin taşıyıcılarıyız. Gazi Süleyman Paşa’nın Rumeli’ye attığı ilk adım ne kadar stratejik ve kararlıysa, bugün liderimizin öncülüğünde ilan ettiğimiz 'Türkiye Yüzyılı' da o derece sarsılmaz bir istikamet haritasıdır."
Gelibolu’daki bu muazzam anma, bizlere bir kez daha gösterdi ki; kökleri derinde olanın geleceği de zirvede olur. Çanakkale Valiliği’nin vizyonuyla hak ettiği küresel formata kavuşan bu kutlamalar, şanlı mazimizden aldığımız güçle, Türkiye Yüzyılı’na emin adımlarla yürüdüğümüzün en somut nişanesi olurken Türk Milleti'nin de küllerinden yeniden doğduğunun en belirgin kanıtıdır…
Türk Milleti, Çanakkale'den bir kere daha ifade etmiştir ki; “Türk boyun eğmez! Türk, devleti için canını ve malını esirgemez. Türk, esir düşmez. Türk varsa barış, huzur ve bereket vardır!” Çanakkale'den Ankara'ya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne NATO Zirvesi öncesi verilen net mesaj “Dik Dur Eğilme! Türk Milleti ve Çanakkale Seninle” gerçeğidir…