Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Küreselciler Şah çekti…

Yazının Giriş Tarihi: 24.12.2025 07:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.12.2025 07:24

Aslında bugünkü yazımı bizzat Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a “Açık Mektup” olarak yazacaktım. Ancak son gelişmeler içerisinde gündemin önünde ve ardında gizli kalan kodları okuduğumda küreselcilerin Şah hamlesine Türkiye’nin karşı hamleleri üzerinden bir değerlendirme yapmayı daha doğru buldum. Asgari ücret 28 Bin 75 TL oldu. Ve bu konuda en yakın tahmini haftalar öncesinden Bursa iş ve siyaset dünyasının tanınmış simalarından Selim Yedikardeş birçok pozitif öneri ile yayınladığı sosyal medya paylaşımında gerçekleştirdi. Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiği bu dönemde benim erken seçim iddialarıma herkes karşı çıkarken, yaşanan tüm gelişmeler; “erken seçim olmazsa olağanüstü süreçler yaşanır” tezimi güçlendiriyor. Siz, basit bir şey mi sanıyorsunuz Libya Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı’nın içerisinde olduğu uçağın Başkent Ankara’da düşmesi meselesini…

Elbette uzun yıllar öncesinden kadim dostumun ifade ettiği iki yöntemden birini halen daha kullanmaya devam ediyorum. Her ne kadar ekmek yerine bol salata yiyemiyor olsam ile her konuda yüksek istişare ve fikir alışverişini açık bir zihin ile gerçekleştiriyor ve sonra yine bildiğimi okuyorum tabi. İşte bu hususta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ortak bir noktamız var diyebilirim. Tek fark; ben bildiğimi okurken o canlarına okuyor…

Kaza kırıma veyahut sabotaja uğrayan uçakta; Libya Genelkurmay Başkanı Al-Haddad ile birlikte Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Al-Fayturi Gharib, Libya Askeri Sanayi Başkanı Tuğgeneral Mahmoud Al-Qatiwi, Genelkurmay Başkanı Danışmanı Mohamed Al-Asawi Diab ve Genelkurmay Başkanlığı Fotoğrafçısı Mohamed Omar Ahmed Mahjoub bulunuyordu. Olaya dair tüm haberlerde uçakta ki 5 kişinin öldüğü ifade ediliyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın sosyal medya paylaşımları ve ulusal haber kanalları ile tüm haber paylaşımlarında ısrarla uçakta 5 kişi olduğu vurgusu yapılıyor.

Peki, uçağı kullanan pilotlar ile host veya hostes’e ne oldu? Uçakta aslında kaç kişi vardı ve kimler sağ kurtuldu? Uçağın Libya Tezkeresi’nin hemen ardından düşmesi normal mi? Veyahut birileri Türkiye’nin “Mavi Vatan” mottosunu “Kırmızı Vatan” ya da “Kızıl Vatan” yapma girişimlerinde mi bulunuyor! Sahi, İran’da son durumlar nedir?

Uzun dönemdir ısrarla üzerinde durduğumuz Valiler Kararnamesi ve Bakanlar Kurulu değişimi ile ilgili ihtiyacın ne kadar elzem olduğunu bir kere daha acı bir olay ile tecrübe etmiş olduk. Ankara’da uzun dönemdir değişmeyen Vali Vasip Şahin dahil olmak üzere görev sürelerinde ülkenin ekonomik ve sosyal çöküşünü önleyemeyen bir Bakanlar Kurulu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti güçlüdür diyemeyiz!

Milli Eğitim Bakanlığı’nın sosyal medya fenomeni olan öğretmen ve idarecilere yönelik başarılı inceleme hamlesinden ötürü Prof. Dr. Yusuf Tekin’i kutluyorum. Gönül isterdi ki; İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da sosyal medya fenomeni haline gelen Vali ve Kaymakamlar ile ilgili detaylı bir incelemeyi aylar öncesinden hayata geçirmiş olsaydı. Son aylarda ortaya çıkan Vali ve Kaymakamlar ile Valilik ve Kaymakamlık paylaşımlarında ortaya çıkan makama hiç yakışmayan hatta makamın ağırlığını yere çeken paylaşımlarda bulunan isimlerin 3-5 ay önce göreve gelmiş olsalar bile derhal görevlerinden alınmaları memleket namına kayda değer bir fayda üretecektir kanaati yaygın...

Neyse bunu yeni gelecek İçişleri Bakanı yapar diyerek bu hususu çok uzatmıyorum. Sonuç itibariyle ülkenin genel süreçleri değerlendirildiğinde çıkmayan Valiler Kararnamesi ve değişmeyen Bakanlar Kurulu ile asgari ücretin 28 Bin 75 TL olduğu Türkiye’de; ne vatandaş, ne esnaf, ne de işveren memnun diyemeyiz. Kamu çalışanları zaten ateşten gömlek!

Ve elbette gözlerden kaçmayan bir diğer hamle ise; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a yönelik Suriye’de konuşması esnasında gerçekleştirilen “basın toplantısı bitmiştir” hadsizliğidir. Gelinen durumda görmekteyiz ki; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan son yaşanan siyasi ve küresel düzeyde karşı siyasi hamleler nedeniyle İçişleri Bakanlığı yerine Birleşmiş Milletler Türkiye Daimi Temsilciliği koltuğuna oturacak diyebiliriz.

Libya Genelkurmay Başkanı dahil çok sayıda askeri unsurun vefat ettiği son olayın Başkent Ankara’da olması İçişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı dahil çok sayıda ismin koltuğunu riske etti. Mavi Vatan mottosu ile nam yapan Türkiye’nin kendi topraklarında yaşanan bu acı olayın Libya halkı ve Akdeniz ülkeleri üzerinde yaşatacağı büyük güvensizliği ve hayal kırıklığını tarif edebilecek bir cümle dizini olduğunu düşünmüyorum. Küreselciler, net bir şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye’ye şah çekti! Libya uçağı kazası, uçağın menşei dahil detaylar içerisindeki kritik bilgiler ile verilen mesajlar basit konular değil. Dün Libya peki bugün kim?

Türkiye’nin küreselcilerin şah hamlesinden kurtularak karşı bir şah yapmasının elzem olduğu bir dönemde maalesef Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçe görüşmelerinden toplumsal fayda anlamında halkı memnun eden bir sonuç çıkmadığını kabul etmek zorundayız.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şehirlerinden gelen tüm olağanüstü ve hayatın olağan akışına aykırı süreçler ile aslında kamunun açıktan yönettiği bir OHAL süreci yaşamaktadır. Kamu kurum ve idarecileri tarafından polis veyahut asker ile kuşatılmayan ancak MİT başta olmak üzere tüm istihbarat birimlerinin farkında olarak hassasiyetle yönettiği OHAL sürecinde son seviyeye ulaştık. Türkiye’nin Başkenti Ankara’da, Libya Genelkurmay Başkanı ve askeri heyetinin olduğu bir uçak düşüyorsa bu demektir ki; Türkiye’nin herhangi bir şehrinin göbeğinde üst düzey kamu görevlilerine, kamu binalarına veya toplumun kritik isimlerine saldırılar düzenlenebilir. Ve bu saldırılar ile olağanüstü süreçleri hayata geçiren ama FETÖ’nün ama yabancı ve yabancı destekli yerli istihbaratçılar ile uzun dönemdir uyuyan hücrelerin gerçekleştirmesinin engellenmesi neredeyse imkânsız diyebiliriz.

Türkiye yeni bir Uğur Mumcu, Eşref Bitlis, Recep Yazıcıoğlu, Mustafa Suphi, Sabahattin Ali, Mehmet Baydar, İsmail Erez, Doğan Öz, Abdi İpekçi, Gün Sazak, Nihat Erim, Esat Oktay Yıldıran, Çetin Emeç, Özdemir Sabancı, Üzeyir Garih, Andrea Santoro, Andrey Karlov ve benzerleri gibi suikastlar yaşar mı?

Türkiye’nin 7 Büyük şehrinde çok ciddi güvenlik önlemleri almalıyız. Elbette Ankara, İstanbul ve İzmir’in acilen Valiler başta olmak üzere tüm Kaymakamları ve kritik isimleri ile yeni bir güvenlik protokolü içerisine alınmasında fayda var. Bu üç büyük şehir dışında; Bursa, Gaziantep, Aydın, Trabzon, Kocaeli, Konya ve Diyarbakır’a özel olağanüstü güvenlik tedbirleri almakta yüksek fayda var diyebiliriz.

Her ne kadar birileri abarttığımı ifade ediyor olsa bile önceki günkü yazıma Rusya’nın başkenti Moskova’da yaşanan bir bombalı saldırı ile başlamıştım. Ve bugünkü köşe yazıma Türkiye’nin başkenti Ankara’da yaşanan büyük bir trajedi ile başladım. Yarın ki köşe yazıma bugünkü yazdıklarımın yansıması olayların gerçekleştiği bir yazı olarak devam etmek istemiyorum! Türkiye’de iyi şeyler olmayacağına dair burnuma kötü kokular geldiğini ifade ettikten birkaç saat sonra yaşananları sadece iyi bir gazeteci, iyi bir analist ve dokümantasyoncu olarak okuduğumuzda bile ürkmemek imkânsız.

Benden söylemesi değerli büyüklerim. İsterseniz ya burnumu keseyin ya da yazı yazmayı bırakayım. Ancak bu iki hamle de gerçeklerin üstünü örtmeyecek. Karşı Şah çekmeye mecbursunuz! Aksi takdirde Mat olmak üzere olduğunuzu net bir dille ifade ediyorum…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.