Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti aslında birçok açıdan değerlendirilmesi gereken bir başarı hikayesi diyebiliriz. 60 bini aşkın üyesi ile Bursa'nın gövdesi olmayı başaran BTSO aynı zamanda hayata geçirdiği projeler ve ağırladığı dev isimler ile iş dünyasının kalesi olmayı başardı.
Bursa gibi her açıdan güçlü ve Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın ifadesi ile “altın şehir” konumunda olan büyük bir şehrin yeni hedeflere odaklanma zamanı geldi. Bursa'nın mihenk taşı olan ticaret, sanayi, tarım, turizm ve teknoloji sektörlerinin daha fazla güçlendiği yeni bir döneme merhaba dememiz gerekiyor. Tekstil ve Otomotiv sektörlerinde küresel çapta yaşanan krizlere rağmen teknoloji gelişimi ile ortaya çıkan fırsatlara kayıtsız kalmayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası aynı zamanda “Küresel Fuar Acentesi” ile yüzlerce ülkeyi Türkiye’nin kalbi Bursa'ya taşımaya devam ediyor.
GUHEM, BUTEKOM, TEKNOSAB, IDEF gibi dev işlere imza atan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öte yanda hem Bakan, hem Cumhurbaşkanı hem de onlarca Devlet Başkanı ve lideri şehre getirerek iş dünyasının ve esnafın kalesi unvanını çoktan hak ediyor. Ve yine BTSO Başkanı İbrahim Burkay başta olmak üzere BTSO Yönetim Kurulu ve BTSO Meclis Başkanı ile Üyelerinin sayfalara sığmayan, her günü ticaret, sanayi, tarım, turizm, teknoloji ve daha nice sektöre dönük projeleri ile çalışmalarını düşündüğümüzde, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın akabinde tüm kabine üyelerini Bursa merkezli teşvikler, yatırımlar ve finansmanlar için hem şehre hem harekete geçmeye davet ediyoruz.
Türkiye için örnek formül “BTSO”
“Esnaf” kavramının çoktan şekil değiştirdiği ve sürdürülemez bir noktaya geldiği günümüzde, yeni nesilden “çırak” bile yetişmiyor olması gerçekliğinde, Türkiye Yüzyılı'nda; “Kobi” kavramının daha fazla güçlendirilmesi adına kurumsal hamleler yapma vakti gelmedi mi? Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öznesinde Türkiye genelinde sektörleri değerlendirdiğimizde görmekteyiz ki; TOBB ile elde edilen başarılar ve TESK ile sıkışan süreçler bütününde ulusal katma değerin güçlendirilmesi adına “Borsa” ve “Esnaf Odası” kavramları yerine “Ticaret ve Sanayi Odası” kavramının güçlendirilmesi “Milli Ekonomi Reformu” olarak Türkiye'ye yeni dönemde güç katacaktır.
Ülkede özellikle ticaret, sanayi ve daha birçok sektörde hem çok başlılığı ortadan kaldırmak hemde “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” kavramına güç katmak adına 2026 yılı içerisinde kurumsal çatı altında bütünleşen “Esnaf” yerine “Kobi”,“çırak” yerine “girişimci” kavramlarına güç katan bir reform yasasına ihtiyaç duyulduğunu Ankara'nın dikkatine sunmak isterim.
Büyük ve Payitaht şehir Bursa'nın “örnek uygulama kenti” hatta “pilot şehir” seçilerek hayata geçirilecek “iktisadi ve yapısal reform yasası” çalışmaları ve uygulamaları ülkeye kısa sürede değer katacaktır. On yıllardır bitirilemeyen “Çataltepe Sanayi Bölgesi” gerçekliğinde görmekteyiz ki; “Esnaf Odaları” hem kurumsal açıdan, hem teknolojik ve teknik altyapı açısından, hemde yetkinlik açısından “Türkiye Yüzyılı” yükselişinde yetersiz ve çok geride kalmaktadır. Türkiye’nin ticari, sanayi ve sektörel finansman bütünlüğünün güçlendirilmesi açısından “Kobi” kavramı bütünlüğünde “Ticaret ve Sanayi Odası” kavramı çok daha isabetli katma değerler kazanılmasına imkan vermektedir.
Güçlü Türkiye için “Kurumsal İş Hayatı”
Ve yine “Borsa” kurumunun küresel anlamda sektörel bütünlüğü tek başına taşıyamaması nedeniyle yine “Borsa” yerine “Ticaret ve Sanayi Odası” kavramının güçlendirilmesinde hayati fayda bulunmaktadır. Ki; hem “Esnaf Odası” hem “Borsa” hem de “Ticaret ve Sanayi Odası” kurumsal üst çatı anlamında “Ticaret Bakanlığı” bütününde birleşmektedir.
Ve yine Esnaf Oda Başkanlarının sürekli ifade ettikleri “Ticaret ve Sanayi Odası her anlamda daha güçlü” ibaresi ile Borsa Başkanlarının en başta Bursa örneğinde olduğu üzere “Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adayı” oldukları günümüzde, bahse konu çözümün hiçte gerçeklikten uzak olmadığını başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm muhatapları kabul edeceklerdir.
Son olarak finansmanın doğru ve bütüncül kullanılması açısından belirtmek isterim ki; “çok fazla esnaf kredi kooperatifi” yerine “çok üyeli Kobi kredi kooperatifi” formülü ticaretin, üretimin ve istihdam ile istikrarın hem güçlenmesine hemde yaygınlaşmasına fayda sağlayacaktır. Ve yine 30-40 veya 200-300 üye veya sandıktan çıkan oy ile “Esnaf Oda Başkanı” olarak sektörde sözde lider olmak yerine binlerce üyesi olan “Komite Başkanı” ve “Meclis Üyesi” ibaresi hem iş hayatına hem de kurumsallaşma ile finansmana daha fazla değer katacaktır.
Görmekteyiz ki; “Güçlü Türkiye” mottosu ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda tıpkı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” örneğinde olduğu üzere “çok başlı” değil “çok sesli” bir “Kurumsal İş Hayatı” için yasal ve finansal hamleleri acilen hayata geçirmeliyiz. Tüm pozitif gelişmeler için siyaset kurumunun cesur adımlar atması ve Ulusal Egemenliğin sembolü Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında “Türkiye Yüzyılı Anayasası” hazırlanırken gerekli reform yasaları üst üste sıralanmalıdır. “Vakit Türkiye için frene değil, gaza basma vaktidir” diyerek herkese bereketli bir gün diliyorum…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömer KÜÇÜKKAYA
İş dünyasının kalesi BTSO…
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti aslında birçok açıdan değerlendirilmesi gereken bir başarı hikayesi diyebiliriz. 60 bini aşkın üyesi ile Bursa'nın gövdesi olmayı başaran BTSO aynı zamanda hayata geçirdiği projeler ve ağırladığı dev isimler ile iş dünyasının kalesi olmayı başardı.
Bursa gibi her açıdan güçlü ve Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın ifadesi ile “altın şehir” konumunda olan büyük bir şehrin yeni hedeflere odaklanma zamanı geldi. Bursa'nın mihenk taşı olan ticaret, sanayi, tarım, turizm ve teknoloji sektörlerinin daha fazla güçlendiği yeni bir döneme merhaba dememiz gerekiyor. Tekstil ve Otomotiv sektörlerinde küresel çapta yaşanan krizlere rağmen teknoloji gelişimi ile ortaya çıkan fırsatlara kayıtsız kalmayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası aynı zamanda “Küresel Fuar Acentesi” ile yüzlerce ülkeyi Türkiye’nin kalbi Bursa'ya taşımaya devam ediyor.
GUHEM, BUTEKOM, TEKNOSAB, IDEF gibi dev işlere imza atan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öte yanda hem Bakan, hem Cumhurbaşkanı hem de onlarca Devlet Başkanı ve lideri şehre getirerek iş dünyasının ve esnafın kalesi unvanını çoktan hak ediyor. Ve yine BTSO Başkanı İbrahim Burkay başta olmak üzere BTSO Yönetim Kurulu ve BTSO Meclis Başkanı ile Üyelerinin sayfalara sığmayan, her günü ticaret, sanayi, tarım, turizm, teknoloji ve daha nice sektöre dönük projeleri ile çalışmalarını düşündüğümüzde, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın akabinde tüm kabine üyelerini Bursa merkezli teşvikler, yatırımlar ve finansmanlar için hem şehre hem harekete geçmeye davet ediyoruz.
Türkiye için örnek formül “BTSO”
“Esnaf” kavramının çoktan şekil değiştirdiği ve sürdürülemez bir noktaya geldiği günümüzde, yeni nesilden “çırak” bile yetişmiyor olması gerçekliğinde, Türkiye Yüzyılı'nda; “Kobi” kavramının daha fazla güçlendirilmesi adına kurumsal hamleler yapma vakti gelmedi mi? Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öznesinde Türkiye genelinde sektörleri değerlendirdiğimizde görmekteyiz ki; TOBB ile elde edilen başarılar ve TESK ile sıkışan süreçler bütününde ulusal katma değerin güçlendirilmesi adına “Borsa” ve “Esnaf Odası” kavramları yerine “Ticaret ve Sanayi Odası” kavramının güçlendirilmesi “Milli Ekonomi Reformu” olarak Türkiye'ye yeni dönemde güç katacaktır.
Ülkede özellikle ticaret, sanayi ve daha birçok sektörde hem çok başlılığı ortadan kaldırmak hemde “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” kavramına güç katmak adına 2026 yılı içerisinde kurumsal çatı altında bütünleşen “Esnaf” yerine “Kobi”, “çırak” yerine “girişimci” kavramlarına güç katan bir reform yasasına ihtiyaç duyulduğunu Ankara'nın dikkatine sunmak isterim.
Büyük ve Payitaht şehir Bursa'nın “örnek uygulama kenti” hatta “pilot şehir” seçilerek hayata geçirilecek “iktisadi ve yapısal reform yasası” çalışmaları ve uygulamaları ülkeye kısa sürede değer katacaktır. On yıllardır bitirilemeyen “Çataltepe Sanayi Bölgesi” gerçekliğinde görmekteyiz ki; “Esnaf Odaları” hem kurumsal açıdan, hem teknolojik ve teknik altyapı açısından, hemde yetkinlik açısından “Türkiye Yüzyılı” yükselişinde yetersiz ve çok geride kalmaktadır. Türkiye’nin ticari, sanayi ve sektörel finansman bütünlüğünün güçlendirilmesi açısından “Kobi” kavramı bütünlüğünde “Ticaret ve Sanayi Odası” kavramı çok daha isabetli katma değerler kazanılmasına imkan vermektedir.
Güçlü Türkiye için “Kurumsal İş Hayatı”
Ve yine “Borsa” kurumunun küresel anlamda sektörel bütünlüğü tek başına taşıyamaması nedeniyle yine “Borsa” yerine “Ticaret ve Sanayi Odası” kavramının güçlendirilmesinde hayati fayda bulunmaktadır. Ki; hem “Esnaf Odası” hem “Borsa” hem de “Ticaret ve Sanayi Odası” kurumsal üst çatı anlamında “Ticaret Bakanlığı” bütününde birleşmektedir.
Ve yine Esnaf Oda Başkanlarının sürekli ifade ettikleri “Ticaret ve Sanayi Odası her anlamda daha güçlü” ibaresi ile Borsa Başkanlarının en başta Bursa örneğinde olduğu üzere “Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adayı” oldukları günümüzde, bahse konu çözümün hiçte gerçeklikten uzak olmadığını başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm muhatapları kabul edeceklerdir.
Son olarak finansmanın doğru ve bütüncül kullanılması açısından belirtmek isterim ki; “çok fazla esnaf kredi kooperatifi” yerine “çok üyeli Kobi kredi kooperatifi” formülü ticaretin, üretimin ve istihdam ile istikrarın hem güçlenmesine hemde yaygınlaşmasına fayda sağlayacaktır. Ve yine 30-40 veya 200-300 üye veya sandıktan çıkan oy ile “Esnaf Oda Başkanı” olarak sektörde sözde lider olmak yerine binlerce üyesi olan “Komite Başkanı” ve “Meclis Üyesi” ibaresi hem iş hayatına hem de kurumsallaşma ile finansmana daha fazla değer katacaktır.
Görmekteyiz ki; “Güçlü Türkiye” mottosu ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda tıpkı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” örneğinde olduğu üzere “çok başlı” değil “çok sesli” bir “Kurumsal İş Hayatı” için yasal ve finansal hamleleri acilen hayata geçirmeliyiz. Tüm pozitif gelişmeler için siyaset kurumunun cesur adımlar atması ve Ulusal Egemenliğin sembolü Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında “Türkiye Yüzyılı Anayasası” hazırlanırken gerekli reform yasaları üst üste sıralanmalıdır. “Vakit Türkiye için frene değil, gaza basma vaktidir” diyerek herkese bereketli bir gün diliyorum…