Türkiye’nin stratejik büyümesinde yeni bir dönem başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı ve istikrarlı küresel diplomasi atakları ülkenin dış kaynaklı sorunlarının çözümü konusunda başarılı sonuçlar verdi. Ülkenin terörle mücadele sürecinden “Terörsüz Türkiye” dönemine ilerlemesi yarınlar için umut verici gelişmeler olarak kayda geçti. Peki, bunlar gerçekten yeterli mi? Türkiye’nin yarınları ve istikrarlı istikameti adına tek başına küresel diplomasi, “Terörsüz Türkiye” ve “Yeni Anayasa” yeterli mi? Elbette yeterli değil! Ve bugün sizlerle bu yeterlilikler, beklentiler ve eksikler üzerine değerlendirmeler yapacağız.
İçişleri Bakanı olarak Erzurum Valisi Konyalı Mustafa Çiftçi’nin atanması sürecindeki kodlardaki sırların ulusal medyada görüş bildiren gazeteciler tarafından doğru ifade edilemiyor olmasını görmek fazlası ile üzüntü verici. Türkiye’nin yüzüncü yılında Erzurum teması kamuda ağırlık kazanıyor. Erzurum, Sivas, Malatya ve Kars şehirlerinin bürokraside öne çıkmaya başlamasını çok doğru değerlendirmeliyiz. Türkiye’nin doğusunda yaşanan hareketliliği, Asya ve Afrika bütünlüğünde okumaya mecburuz. Ve yine “Türkiye Milliyetçiliği” mottosu güç kazanırken, “Osmanlı” yerine “Selçuklu” devlet yönetiminin hakim olmaya başladığı bir döneme girdik. Türkiye, 2026 yılı ile birlikte Osmanlı'nın öncesine yani Selçuklu dönemine dönüş ile devlet otoritesinde yeniden Selçuklu devlet kültürünü hakim kılmakta kararlı. Selçuklu Devlet kültürünün siyasette hakim olacağının izlerini bu kültüre yakın bürokratların siyasete girme girişimlerinden ve bu kültüre sahip Milletvekillerinin siyasette öne çıkmasından kavrayabiliriz.
Selçuklu öznesine indiğimizde öne çıkan kavramlar; yüksek eğitim, adalet, toplumsal ahlak, şehirleşme, kültür, alt ve üst yapı kazanımları, gelişen tarım yerleşkeleri, teknoloji ve modern ordu diyebiliriz. Peki, bu gelişmeleri Adalet ve Kalkınma Partisi hem kendi içerisine hemde kamuya nasıl enjekte edecek? Veyahut soruyu şöyle soralım; hükümeti bu büyük dönüşüme iten güç veya akıl neyi hedefliyor? Ve yine bu dönüşüm sürecinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin akıbeti ne olacak?
Yakın gelecekte göreceğiz ki; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, ama sağlık sorunları nedeniyle ama örgüt içi değişim seferberliği ile koltuğu terk edecek! Cumhuriyet kavramının yeniden 1921 normuna dönmesini hedefleyen güç elbette Türkiye’nin ilk siyasi partisinin dönüşününüde gerçekleştirecektir.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in ulusal bir kanalda özellikle yargı çalışanlarının özlük haklarına ilişkin pozitif açıklamaları ve 15 bin personel alımı müjdesi üniversite mezunu istihdamı açısından büyük bir artı değer olarak kayıtlara geçti. Hükümetin kabine değişimini hızlandıracağına dair iddialar güç kazanırken Milli İstihbarat Teşkilatı'nın güç kazanacağı ve köklü bir değişime gireceğini ifade edebiliriz. MİT Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kalın'ın Dışişleri Bakanı olmasına dair emareler güçlenirken İçişleri Bakanlığı devrim niteliğinde kadro değişimlerine hazırlanıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne Bakan Mustafa Çiftçi'nin Erzurum'a vefa niteliğinde bir atama yapması beklenirken ülkenin genelinde birçok Bakanlık ve Cumhurbaşkanlığında çok sayıda üst düzey bürokratta değişim fırtınası yaşanacak…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömer KÜÇÜKKAYA
İçişleri ve Adalet
Türkiye’nin stratejik büyümesinde yeni bir dönem başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı ve istikrarlı küresel diplomasi atakları ülkenin dış kaynaklı sorunlarının çözümü konusunda başarılı sonuçlar verdi. Ülkenin terörle mücadele sürecinden “Terörsüz Türkiye” dönemine ilerlemesi yarınlar için umut verici gelişmeler olarak kayda geçti. Peki, bunlar gerçekten yeterli mi? Türkiye’nin yarınları ve istikrarlı istikameti adına tek başına küresel diplomasi, “Terörsüz Türkiye” ve “Yeni Anayasa” yeterli mi? Elbette yeterli değil! Ve bugün sizlerle bu yeterlilikler, beklentiler ve eksikler üzerine değerlendirmeler yapacağız.
İçişleri Bakanı olarak Erzurum Valisi Konyalı Mustafa Çiftçi’nin atanması sürecindeki kodlardaki sırların ulusal medyada görüş bildiren gazeteciler tarafından doğru ifade edilemiyor olmasını görmek fazlası ile üzüntü verici. Türkiye’nin yüzüncü yılında Erzurum teması kamuda ağırlık kazanıyor. Erzurum, Sivas, Malatya ve Kars şehirlerinin bürokraside öne çıkmaya başlamasını çok doğru değerlendirmeliyiz. Türkiye’nin doğusunda yaşanan hareketliliği, Asya ve Afrika bütünlüğünde okumaya mecburuz. Ve yine “Türkiye Milliyetçiliği” mottosu güç kazanırken, “Osmanlı” yerine “Selçuklu” devlet yönetiminin hakim olmaya başladığı bir döneme girdik. Türkiye, 2026 yılı ile birlikte Osmanlı'nın öncesine yani Selçuklu dönemine dönüş ile devlet otoritesinde yeniden Selçuklu devlet kültürünü hakim kılmakta kararlı. Selçuklu Devlet kültürünün siyasette hakim olacağının izlerini bu kültüre yakın bürokratların siyasete girme girişimlerinden ve bu kültüre sahip Milletvekillerinin siyasette öne çıkmasından kavrayabiliriz.
Selçuklu öznesine indiğimizde öne çıkan kavramlar; yüksek eğitim, adalet, toplumsal ahlak, şehirleşme, kültür, alt ve üst yapı kazanımları, gelişen tarım yerleşkeleri, teknoloji ve modern ordu diyebiliriz. Peki, bu gelişmeleri Adalet ve Kalkınma Partisi hem kendi içerisine hemde kamuya nasıl enjekte edecek? Veyahut soruyu şöyle soralım; hükümeti bu büyük dönüşüme iten güç veya akıl neyi hedefliyor? Ve yine bu dönüşüm sürecinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin akıbeti ne olacak?
Yakın gelecekte göreceğiz ki; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, ama sağlık sorunları nedeniyle ama örgüt içi değişim seferberliği ile koltuğu terk edecek! Cumhuriyet kavramının yeniden 1921 normuna dönmesini hedefleyen güç elbette Türkiye’nin ilk siyasi partisinin dönüşününüde gerçekleştirecektir.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in ulusal bir kanalda özellikle yargı çalışanlarının özlük haklarına ilişkin pozitif açıklamaları ve 15 bin personel alımı müjdesi üniversite mezunu istihdamı açısından büyük bir artı değer olarak kayıtlara geçti. Hükümetin kabine değişimini hızlandıracağına dair iddialar güç kazanırken Milli İstihbarat Teşkilatı'nın güç kazanacağı ve köklü bir değişime gireceğini ifade edebiliriz. MİT Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kalın'ın Dışişleri Bakanı olmasına dair emareler güçlenirken İçişleri Bakanlığı devrim niteliğinde kadro değişimlerine hazırlanıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne Bakan Mustafa Çiftçi'nin Erzurum'a vefa niteliğinde bir atama yapması beklenirken ülkenin genelinde birçok Bakanlık ve Cumhurbaşkanlığında çok sayıda üst düzey bürokratta değişim fırtınası yaşanacak…