Bir Şehir Hüviyeti, Bir Kalkınma Hikayesi: AK Parti’nin Bursa Mührü
Yazının Giriş Tarihi: 18.05.2026 05:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.05.2026 05:01
Bursa'ya baktığımızda sadece bir şehirden, sadece tarihten, kültürden, inançtan ve üretim ile sanayiden veya tarımdan başarı hikayeleri görmeyiz. Bursa; tüm varlıksal yapısı ile bir şehir hüviyeti taşıyan kökleri ötesinde, iktidarlar için her daim kalkınma hikayelerinin yazıldığı büyük bir şehir hatta medeniyet olmuştur…
Osmanlı’nın kurucu payitahtı, sanayinin, tarımın ve yeşil dokunun kalbi Bursa, Cumhuriyet tarihinin en büyük dönüşüm vizyonunu şüphesiz son yirmi küsür yılda, AK Parti belediyeciliği ve hükümet yatırımlarıyla yaşadı. Şehirlerin yarışında Bursa’yı küresel bir marka haline getiren bu süreç, sadece yerel yönetimlerin değil, Ankara’nın güçlü iradesinin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu kadim şehre duyduğu özel muhabbetin bir sonucudur diyebiliriz.
Bugünkü yazımda sizlere; vizyon projelerden sosyal dokunun güçlendirilmesine, merkezi hükümetin dev yatırımlarından yereldeki güçlü yürüyüşe kadar AK Parti'nin Bursa mührünü ana başlıklar altında analiz etmeye çalışacağım.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin “Bursa Mührü” 4 ana başlık altında inceleyebileceğimiz dev bir kalkınma ve yatırım hikayeleri zincirinden oluşuyor olsa bile 700 yıllık bir şehrin hüviyeti açısından da kayda değer örneklemeler içeriyor… Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa'da, belediyecilik ve sosyal hizmet odaklı dönüşümleri ile şehre güçlü bir vizyon katmayı başardı. Özellikle Ulucami ve Tarihi Hanlar Bölgesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşümler ile Bursa'nın tarihi silueti tam 1 Asır sonra ortaya çıkarıldı.
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “iki gözümün çiçeği” dediği Bursa'nın; sağlık, ulaşım, sanayi, ekonomi, sosyal projeler ve teknolojik üretim ağları ile 20 yıl gibi kısa bir sürede güçlendirilmesi ihracat rekorları kıran bir şehre dönüştürülmesi tarihe geçecek başarı hikayesidir. Bursa İş dünyasının çatı kuruluşu BTSO ile hayata geçirilen projeler kadar Bakanlıkların ve yerel yönetimlerin şehre kattıkları değerleri hepimiz yaşayarak görmekteyiz.
Vizyoner Belediyecilik ve Sosyal Hizmet Odaklı Dönüşüm
Bursa'da; AK Parti belediyeciliğinin en belirgin ayırt edici özelliği, şehrin yalnızca altyapısına değil, ruhuna ve insanına da yatırım yapması diyebiliriz. Osmangazi’den Yıldırım’a, İnegöl’den Gürsu ve Kestel’e kadar AK Parti’li belediye başkanlarının görev süreleri boyunca ortaya koydukları istikrar, Bursa’yı makro hedeflerine ulaştırmayı başarmıştır. Yıllara sarih bu istikrar, projelerin yarım kalmasını önlediği gibi kurumsal bir hafıza oluşturmuştur. Bugün her ne kadar Osmangazi Belediyesi Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetiminde olsa bile görmekteyiz ki; AK Parti'nin son Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'ın çıraklık, kalfalık ve ustalık eserlerinin önüne geçilebilecek bir proje, Cumhuriyet Halk Partisi'nin yerel yönetim süreçlerinde halen daha ortaya konmamıştır. Ve yine Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın şehre ve insana dokunan hem kentsel hem de toplumsal dönüşüm yatırımlarını unutmamalıyız.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Gönül Belediyeciliği" şiarıyla hareket eden AK Parti'li belediyeler; gençlik merkezleri, millet kıraathaneleri, evde bakım hizmetleri, engelsiz yaşam merkezleri ve kadın girişimcilik kooperatiflerine verdikleri desteklerle sosyal devlet ve sosyal belediyecilik ilkesini sahada en somut haliyle et ve kemiğe büründürmeyi başararak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı halen daha alternatifsiz tek lider yaparken, AK Parti'yi alternatifsiz tek parti olarak iktidarda tutmayı başarmışlardır.
Tarihi Siluet ve Kentsel Dönüşüm Projeleri
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sürekli ifade ettiği şekli ile; “Bursa, ecdat emaneti bir şehir.” Bu emaneti korumak ve gelecek nesillere taşımak AK Parti’nin yerel yönetimlerdeki en büyük başarı kriterlerinden biri olduğu gibi AK Parti Bursa Milletvekilleri içinde bu şiar en üst görev bilinci ile sahada her daim öncelikli olarak deklare edilmiştir.
Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri döneminde; AK Parti belediyelerinin tamamında şehrin tarihi silüeti, geçmiş ve Türk İslam mozaiği istikrarla ve istisna ile muhafaza edilmeye çalışılmıştır. Özellikle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe döneminde ilk adımları atılan ve önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş döneminde ete kemiğe bürünen Ulucami ve Hanlar Bölgesi’nin etrafını saran çarpık yapıların yıkılarak tarihi siluetin yeniden ortaya çıkarılması, Cumhuriyet tarihinin en büyük şehircilik başarılarından biridir diyebiliriz. Bu dev proje ile Ulu Camii ve çevresinin nefes alması sağlanmış, payitaht kimliği hak ettiği değere kavuşmuş ve Bursa; hem Türk, hem İslam hem de Osmanlı mozaiğini şehrin kalbinde tüm ziyaretçilerine ve ev halkına gururla sergilemektedir.
Yine bu minvalde; Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'ın ustalık eserlerinden olan Panorama 1326 Fetih Müzesini unutmamak gerekir. Elbette deprem kuşağında yer alan Bursa’da, riskli yapıların dönüştürülmesi amacıyla yürütülen master planlı kentsel dönüşüm hamleleri, hem güvenli konutlar inşa etmiş hem de modern yaşam alanları oluşturmuştur. Her ne kadar son 2-3 yıldır küresel krizlerin etkisi ile Bursa, yeni yapılaşma yönünde beklentiler noktasında ilerleme kaydemiyor olsa bile AK Parti yerel yönetim süreçlerinin son yerel seçimler sonrası sekteye uğramasının da bunda olumsuz anlamda katkısı olduğunu belirtmek isterim.
Merkezi Hükümet Yatırımları: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bursa Hassasiyeti
Bursa; her daim güçlü yatırımların ve küresel ekonominin buluşma noktası oldu. Bir dönem “Avrupa Şehri” olarak anılan Bursa; günümüzde Amerika, Asya ve Afrika kıtalarına ulaşan yatırımları ve iş dünyası gücü ile küresel bir şehir olmayı başardı. Her ne kadar şehrin hızla ve öngörülemeyen bir biçimde büyümesi sonucunda; ulaşım, altyapı, trafik, uydukent ve birden fazla şehir merkezi gibi gözle görülür ve telafisi mümkün eksiklikleri olsa bile bu sorunlar başarılı projeler ile 2-3 yıl gibi bir dönemde çözüme kavuşturulması mümkün geçici sorunlardır.
Bursa’nın yereldeki atılımları, Ankara’dan gelen devasa yatırımlarla taçlanırken, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Bursa, ulaşımdan sağlığa kadar "mega projelerin" merkezi konumuna gelmeyi başardı.
Bursa; özellikle Şehir Hastaneleri vizyonunun en nadide eserlerinden birini kazanmış, kentin sağlık altyapısı dünya standartlarının üzerine çıkarılmıştır. Bursa; Şehir Hastanesinin teknoloji altyapısı, profesyonel kadrosu ve hasta kabul yoğunluğu ile sadece şehir için değil bölgesi içinde bir şifa merkezi olmayı başardı.
Elbette sürekli eleştirilerimizin ve hatırlatmalarımızın odağında olan “Hızlı Tren” konusunda çok uzun bir yolculuk halen daha sürüyor olsa bile ulaşım ve altyapı yatırımları konusunda AK Parti hükümetleri şehri görmezden gelmemiştir. Özellikle İstanbul-İzmir Otoyolu, süre gelen tüm hızlı tren projeleri ve T2 gibi raylı sistem entegrasyonları ile Bursa, lojistik bir üretim üssüne dönüşmeye devam etmektedir. Türkiye’nin yerli ve milli otomobili TOGG’un üretim üssü olarak Bursa'nın Gemlik ilçesinin seçilmesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şehre duyduğu güvenin ve Bursa’nın üretim gücüne verilen değerin en büyük kanıtıdır diyebiliriz.
Ankara-Bursa Arasındaki Güçlü Köprü: Efkan Ala Vizyonu
Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'ın iş dünyasının içerisinde aktif bir konumda olması ve sanayici kimliği, iktidar ile iş gücünün ve ekonominin kent menfaati noktasında buluşmasına katkı koyuyor. Şehrin dinamizmini artıran ve akabinde doğru zaman, doğru insan ve doğru iş üçlüsünü bütünleştiren AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, idari ve mali yönü kadar manevi iklimi ile de güçlü bir lider profili çiziyor.
Bu minvalde; Bursa’nın gerek siyasi arenada gerekse bürokratik süreçlerde hak ettiği yatırımları zaman kaybetmeden almasında şüphesiz güçlü liderlik figürlerinin rolü büyüktür diyebiliriz. Bu noktada özellikle AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Bursa ve Türkiye için hayati bir önem taşımaktadır.
Devlet tecrübesi, vizyoner devlet adamlığı kimliği ve Ankara’daki güçlü ağırlığıyla Efkan Ala; Bursa’nın projelerinin takibinde, yerel yönetimlerin ihtiyaç duyduğu makro desteklerin koordinasyonunda çok stratejik bir rol oynadığı gibi şehrin küreselleşme sürecine de önemli değerler katmaktadır. Siyasi istikrarın ve Ankara-Bursa uyumunun en güçlü mimarlarından biri olan ve İçişleri Bakanlığı tecrübesi olan AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Bursa’nın ulusal ve uluslararası hedeflerine ulaşmasında itici bir güç ve lider olmaya devam ettiğini belirtmek isterim.
Türkiye Yüzyılı'nda Bursa
Elbette “Bursa Mührü” ifadesini kullanırken iktidarın geleceğe dair hedeflerini görmezden gelemeyiz. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin üzerine titrediği Bursa; İçişleri Bakanlığı tecrübesi bulunan bir Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili ile koordine edilirken, Emniyet Genel Müdürlüğü tecrübesi ve onlarca Büyükşehir Valiliği tecrübesi ile Bursa Valisi Erol Ayyıldız yönetiminde, Kaymakamlar ve bürokratik kadroların büyük emekleri ile güçlenmeye devam etmektedir.
Siyasi, idari ve ekonomik anlamda AK Parti kadrolarının Bursa için koyduğu gelecek hedefleri net olarak şöyle diyebiliriz; “akıllı şehir teknolojileriyle donatılmış, sanayi üretimini yeşil dönüşümle buluşturmuş, turizm potansiyelini küresel ölçekte katlamış ve depreme tam anlamıyla dirençli bir Bursa.
Bursa, tüm bu analizler ışığında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği vizyon, Efkan Ala gibi güçlü devlet adamlarının rehberliği ve AK Parti’li belediye başkanlarının sahadaki gayretiyle Türkiye Yüzyılı’nın lokomotif şehri olma unvanını kararlılıkla sürdürüyor. “Geçmişte yapılanlar, gelecekteki hedeflerin en güçlü teminatıdır” sözü ışığında ifade etmek isterim ki; Bursa, ecdadın mirasını omuzlarında gururla taşırken, geleceğe de emin adımlarla yürümeye devam ediyor. Bursa'nın daha güçlü olabilmesi adına yapılacak en doğru adımlardan bazılarıda kendini şehre adayan tüm dinamik ve paydaşların her anlamda bütünleştirilmesi, birleştirilmesi ve güçlendirilmesi diyebiliriz…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömer KÜÇÜKKAYA
Bir Şehir Hüviyeti, Bir Kalkınma Hikayesi: AK Parti’nin Bursa Mührü
Bursa'ya baktığımızda sadece bir şehirden, sadece tarihten, kültürden, inançtan ve üretim ile sanayiden veya tarımdan başarı hikayeleri görmeyiz. Bursa; tüm varlıksal yapısı ile bir şehir hüviyeti taşıyan kökleri ötesinde, iktidarlar için her daim kalkınma hikayelerinin yazıldığı büyük bir şehir hatta medeniyet olmuştur…
Osmanlı’nın kurucu payitahtı, sanayinin, tarımın ve yeşil dokunun kalbi Bursa, Cumhuriyet tarihinin en büyük dönüşüm vizyonunu şüphesiz son yirmi küsür yılda, AK Parti belediyeciliği ve hükümet yatırımlarıyla yaşadı. Şehirlerin yarışında Bursa’yı küresel bir marka haline getiren bu süreç, sadece yerel yönetimlerin değil, Ankara’nın güçlü iradesinin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu kadim şehre duyduğu özel muhabbetin bir sonucudur diyebiliriz.
Bugünkü yazımda sizlere; vizyon projelerden sosyal dokunun güçlendirilmesine, merkezi hükümetin dev yatırımlarından yereldeki güçlü yürüyüşe kadar AK Parti'nin Bursa mührünü ana başlıklar altında analiz etmeye çalışacağım.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin “Bursa Mührü” 4 ana başlık altında inceleyebileceğimiz dev bir kalkınma ve yatırım hikayeleri zincirinden oluşuyor olsa bile 700 yıllık bir şehrin hüviyeti açısından da kayda değer örneklemeler içeriyor… Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa'da, belediyecilik ve sosyal hizmet odaklı dönüşümleri ile şehre güçlü bir vizyon katmayı başardı. Özellikle Ulucami ve Tarihi Hanlar Bölgesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşümler ile Bursa'nın tarihi silueti tam 1 Asır sonra ortaya çıkarıldı.
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “iki gözümün çiçeği” dediği Bursa'nın; sağlık, ulaşım, sanayi, ekonomi, sosyal projeler ve teknolojik üretim ağları ile 20 yıl gibi kısa bir sürede güçlendirilmesi ihracat rekorları kıran bir şehre dönüştürülmesi tarihe geçecek başarı hikayesidir. Bursa İş dünyasının çatı kuruluşu BTSO ile hayata geçirilen projeler kadar Bakanlıkların ve yerel yönetimlerin şehre kattıkları değerleri hepimiz yaşayarak görmekteyiz.
Vizyoner Belediyecilik ve Sosyal Hizmet Odaklı Dönüşüm
Bursa'da; AK Parti belediyeciliğinin en belirgin ayırt edici özelliği, şehrin yalnızca altyapısına değil, ruhuna ve insanına da yatırım yapması diyebiliriz. Osmangazi’den Yıldırım’a, İnegöl’den Gürsu ve Kestel’e kadar AK Parti’li belediye başkanlarının görev süreleri boyunca ortaya koydukları istikrar, Bursa’yı makro hedeflerine ulaştırmayı başarmıştır. Yıllara sarih bu istikrar, projelerin yarım kalmasını önlediği gibi kurumsal bir hafıza oluşturmuştur. Bugün her ne kadar Osmangazi Belediyesi Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetiminde olsa bile görmekteyiz ki; AK Parti'nin son Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'ın çıraklık, kalfalık ve ustalık eserlerinin önüne geçilebilecek bir proje, Cumhuriyet Halk Partisi'nin yerel yönetim süreçlerinde halen daha ortaya konmamıştır. Ve yine Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın şehre ve insana dokunan hem kentsel hem de toplumsal dönüşüm yatırımlarını unutmamalıyız.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Gönül Belediyeciliği" şiarıyla hareket eden AK Parti'li belediyeler; gençlik merkezleri, millet kıraathaneleri, evde bakım hizmetleri, engelsiz yaşam merkezleri ve kadın girişimcilik kooperatiflerine verdikleri desteklerle sosyal devlet ve sosyal belediyecilik ilkesini sahada en somut haliyle et ve kemiğe büründürmeyi başararak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı halen daha alternatifsiz tek lider yaparken, AK Parti'yi alternatifsiz tek parti olarak iktidarda tutmayı başarmışlardır.
Tarihi Siluet ve Kentsel Dönüşüm Projeleri
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sürekli ifade ettiği şekli ile; “Bursa, ecdat emaneti bir şehir.” Bu emaneti korumak ve gelecek nesillere taşımak AK Parti’nin yerel yönetimlerdeki en büyük başarı kriterlerinden biri olduğu gibi AK Parti Bursa Milletvekilleri içinde bu şiar en üst görev bilinci ile sahada her daim öncelikli olarak deklare edilmiştir.
Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri döneminde; AK Parti belediyelerinin tamamında şehrin tarihi silüeti, geçmiş ve Türk İslam mozaiği istikrarla ve istisna ile muhafaza edilmeye çalışılmıştır. Özellikle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe döneminde ilk adımları atılan ve önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş döneminde ete kemiğe bürünen Ulucami ve Hanlar Bölgesi’nin etrafını saran çarpık yapıların yıkılarak tarihi siluetin yeniden ortaya çıkarılması, Cumhuriyet tarihinin en büyük şehircilik başarılarından biridir diyebiliriz. Bu dev proje ile Ulu Camii ve çevresinin nefes alması sağlanmış, payitaht kimliği hak ettiği değere kavuşmuş ve Bursa; hem Türk, hem İslam hem de Osmanlı mozaiğini şehrin kalbinde tüm ziyaretçilerine ve ev halkına gururla sergilemektedir.
Yine bu minvalde; Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'ın ustalık eserlerinden olan Panorama 1326 Fetih Müzesini unutmamak gerekir. Elbette deprem kuşağında yer alan Bursa’da, riskli yapıların dönüştürülmesi amacıyla yürütülen master planlı kentsel dönüşüm hamleleri, hem güvenli konutlar inşa etmiş hem de modern yaşam alanları oluşturmuştur. Her ne kadar son 2-3 yıldır küresel krizlerin etkisi ile Bursa, yeni yapılaşma yönünde beklentiler noktasında ilerleme kaydemiyor olsa bile AK Parti yerel yönetim süreçlerinin son yerel seçimler sonrası sekteye uğramasının da bunda olumsuz anlamda katkısı olduğunu belirtmek isterim.
Merkezi Hükümet Yatırımları: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bursa Hassasiyeti
Bursa; her daim güçlü yatırımların ve küresel ekonominin buluşma noktası oldu. Bir dönem “Avrupa Şehri” olarak anılan Bursa; günümüzde Amerika, Asya ve Afrika kıtalarına ulaşan yatırımları ve iş dünyası gücü ile küresel bir şehir olmayı başardı. Her ne kadar şehrin hızla ve öngörülemeyen bir biçimde büyümesi sonucunda; ulaşım, altyapı, trafik, uydukent ve birden fazla şehir merkezi gibi gözle görülür ve telafisi mümkün eksiklikleri olsa bile bu sorunlar başarılı projeler ile 2-3 yıl gibi bir dönemde çözüme kavuşturulması mümkün geçici sorunlardır.
Bursa’nın yereldeki atılımları, Ankara’dan gelen devasa yatırımlarla taçlanırken, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Bursa, ulaşımdan sağlığa kadar "mega projelerin" merkezi konumuna gelmeyi başardı.
Bursa; özellikle Şehir Hastaneleri vizyonunun en nadide eserlerinden birini kazanmış, kentin sağlık altyapısı dünya standartlarının üzerine çıkarılmıştır. Bursa; Şehir Hastanesinin teknoloji altyapısı, profesyonel kadrosu ve hasta kabul yoğunluğu ile sadece şehir için değil bölgesi içinde bir şifa merkezi olmayı başardı.
Elbette sürekli eleştirilerimizin ve hatırlatmalarımızın odağında olan “Hızlı Tren” konusunda çok uzun bir yolculuk halen daha sürüyor olsa bile ulaşım ve altyapı yatırımları konusunda AK Parti hükümetleri şehri görmezden gelmemiştir. Özellikle İstanbul-İzmir Otoyolu, süre gelen tüm hızlı tren projeleri ve T2 gibi raylı sistem entegrasyonları ile Bursa, lojistik bir üretim üssüne dönüşmeye devam etmektedir. Türkiye’nin yerli ve milli otomobili TOGG’un üretim üssü olarak Bursa'nın Gemlik ilçesinin seçilmesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şehre duyduğu güvenin ve Bursa’nın üretim gücüne verilen değerin en büyük kanıtıdır diyebiliriz.
Ankara-Bursa Arasındaki Güçlü Köprü: Efkan Ala Vizyonu
Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'ın iş dünyasının içerisinde aktif bir konumda olması ve sanayici kimliği, iktidar ile iş gücünün ve ekonominin kent menfaati noktasında buluşmasına katkı koyuyor. Şehrin dinamizmini artıran ve akabinde doğru zaman, doğru insan ve doğru iş üçlüsünü bütünleştiren AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, idari ve mali yönü kadar manevi iklimi ile de güçlü bir lider profili çiziyor.
Bu minvalde; Bursa’nın gerek siyasi arenada gerekse bürokratik süreçlerde hak ettiği yatırımları zaman kaybetmeden almasında şüphesiz güçlü liderlik figürlerinin rolü büyüktür diyebiliriz. Bu noktada özellikle AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Bursa ve Türkiye için hayati bir önem taşımaktadır.
Devlet tecrübesi, vizyoner devlet adamlığı kimliği ve Ankara’daki güçlü ağırlığıyla Efkan Ala; Bursa’nın projelerinin takibinde, yerel yönetimlerin ihtiyaç duyduğu makro desteklerin koordinasyonunda çok stratejik bir rol oynadığı gibi şehrin küreselleşme sürecine de önemli değerler katmaktadır. Siyasi istikrarın ve Ankara-Bursa uyumunun en güçlü mimarlarından biri olan ve İçişleri Bakanlığı tecrübesi olan AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Bursa’nın ulusal ve uluslararası hedeflerine ulaşmasında itici bir güç ve lider olmaya devam ettiğini belirtmek isterim.
Türkiye Yüzyılı'nda Bursa
Elbette “Bursa Mührü” ifadesini kullanırken iktidarın geleceğe dair hedeflerini görmezden gelemeyiz. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin üzerine titrediği Bursa; İçişleri Bakanlığı tecrübesi bulunan bir Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili ile koordine edilirken, Emniyet Genel Müdürlüğü tecrübesi ve onlarca Büyükşehir Valiliği tecrübesi ile Bursa Valisi Erol Ayyıldız yönetiminde, Kaymakamlar ve bürokratik kadroların büyük emekleri ile güçlenmeye devam etmektedir.
Siyasi, idari ve ekonomik anlamda AK Parti kadrolarının Bursa için koyduğu gelecek hedefleri net olarak şöyle diyebiliriz; “akıllı şehir teknolojileriyle donatılmış, sanayi üretimini yeşil dönüşümle buluşturmuş, turizm potansiyelini küresel ölçekte katlamış ve depreme tam anlamıyla dirençli bir Bursa.
Bursa, tüm bu analizler ışığında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği vizyon, Efkan Ala gibi güçlü devlet adamlarının rehberliği ve AK Parti’li belediye başkanlarının sahadaki gayretiyle Türkiye Yüzyılı’nın lokomotif şehri olma unvanını kararlılıkla sürdürüyor. “Geçmişte yapılanlar, gelecekteki hedeflerin en güçlü teminatıdır” sözü ışığında ifade etmek isterim ki; Bursa, ecdadın mirasını omuzlarında gururla taşırken, geleceğe de emin adımlarla yürümeye devam ediyor. Bursa'nın daha güçlü olabilmesi adına yapılacak en doğru adımlardan bazılarıda kendini şehre adayan tüm dinamik ve paydaşların her anlamda bütünleştirilmesi, birleştirilmesi ve güçlendirilmesi diyebiliriz…