Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Ankara, Bursa’da çelik çomak mı oynuyor?

Yazının Giriş Tarihi: 26.12.2025 07:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.12.2025 07:13

Kabul etmeliyiz ki; Adalet ve Kalkınma Partisi son yaşanan gelişmeler sonrasında hem siyasette hem de bürokraside ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Ülkenin ana gündem konularından uzaklaşarak adeta çocukluğumuzdaki çelik çomak oyunu gibi eğlenceli olduğu kadar keyifli oyunlara giren iktidarın başka işi yok mu? Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in Antakya Ulu Cami inşaatını yapamayacağından daha doğrusu bitiremeyeceğinden bahisle Vakıflar Genel Müdürlüğü ve ilgili Bakanlığın el çektirmesini kabul etmemiz imkânsız! On yıllardır bir hızlı treni bitiremeyen AK Parti’nin, Bursa’nın evladı Artvin Milletvekili Faruk Çelik’e on yıllardır reva gördüğü zulmü de görmezden gelemeyiz. Hâsılı Ankara, Bursa’da çelik çomak oynarken birileri Türkiye’nin kalbi Ankara’da Libya Genelkurmay Başkanı ve heyetini yok ediyor! Ankara, unutmamalıdır ki; kendisi daha bir köy bile değilken Bursa; İmparatorluktu…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yüzde 80 oranında ülkenin ana sorunlarından uzak Milletvekilleri ile dolu olduğu ülkemizde, erken seçim yapılarak parlamentonun yenilenmesi “Milli Güvenlik” meselesidir. Türkiye’nin başkentinde Libya Genelkurmay Başkanının uçağının düşmesi ve Libya askeri heyetinin hayatını kaybetmesine rağmen İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı ve Ankara Valisi halen görev başındaysa kontrol çoktan kaybedilmiş demektir. Türkiye’de “Ulusal Güvenlik” an be an ve hızla kaybedilmektedir…

Ankara’nın tek gündeminin Abdullah Öcalan öznesinde Terörsüz Türkiye olmasını daha ne kadar sindireceğiz? Türkiye’nin gündemi mazlumların refahı ve mahkûmların affı öznesinde “Terörsüz Türkiye ve Güçlü Anadolu” olmak zorundadır. Sadece Abdullah Öcalan’a özgürlük nidaları ile yürütülen bir süreç memlekete fayda getirmez. Hayatında ilk defa uyuşturucu illeti ve başka suçlarla ile buluşmuş onlarca hatta yüzlerce çocuk ve genç aylardır cezaevlerinde tutsaktır. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin “Adalet” karinesinin gücünü yeniden tesis etmek adına toplumsal refah için “Genel Af” veyahut “belli sayıda işlenmiş suçlardan suçlunun rehabilitasyonu yönünde denetimli serbestlik yükümlülüğünde Af” sürecini acilen devreye alması gerekmektedir. İnsanlar aylardır cezaevlerinde tutuklu oldukları dosyalardan mağdurdur. Terörsüz Türkiye için teröristlerle masaya oturanların aynı zamanda bölgenin terörden tamamen temizlenmesi için hem ülkenin hem de tüm şehirlerin Doğu, Güneydoğu ve Kuzey bölgelerinde istihdama katkı koyacak yatırımları hayata geçirmeleri elzemdir. Türkiye’de toplumsal barışın yolu toplumsal refahtan geçmektedir. Merhum Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 6 ayda başardığını onun öğrencileri olduğu bilinenler neden 25 yıldır başaramamıştır? Bu sorular hem iktidarın hem de parlamentonun değişmesi yönünde önemli olduğu kadar hayati değerlendirmelerdir. İktidar ya kendine gelmelidir ya da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eline ve ayağına dolananlar artık evlerine gidip torun sevmelidir…

Ankara daha bir köy değilken, Bursa’nın imparatorluk olduğunu değerlendirdiğimizde; Bursa’nın evladı Faruk Çelik’in basın toplantısında sorduğum soruya yönelik ifade ettiği cümleler çok kıymetlidir. Kendisinin Şanlıurfa ve Artvin yerine Bursa Milletvekili olmasının şehre artılarını ve olmadığı dönemde yaşanan eksileri sorduğumuz Faruk Çelik anlamlı olduğu kadar Milli konulara değinmiştir. Eski Bakan Faruk Çelik; “ben Bursa Milletvekili olsaydım hızlı tren 10 yıldır bitmişti. 10 yıldır Bursa, neyi bekliyor? Bitmeyen onca hizmet gelmeyen onca hizmet var. Mutlaka arkadaşlar çalışmıştır, çalışıyordur. Ama sonuçlar ortada. Bizim İl Başkanlığımız döneminde yaptıklarımız ortadadır. Bizim Milletvekili ve Bakan olduğumuz dönemlerde yaptıklarımız ortadadır. Buyurun kim ne yaptıysa açıklasın. İşte biz buradayız. Yaptıklarımız ortadadır. Bursaspor’un geldiği noktada ortadadır” diyerek lafı gediğine koydu…

Değerli okurlarım; daha önce de birçok defa yazdığım Faruk Çelik’i ama seversiniz ama sevmezsiniz ki, benim şahsi anlamda ekibini beğenmediğim gerçek olduğu kadar kendisi bir o kadar da yetenekli bulduğum bir siyasetçidir. On yıllardır Bursa’ya hizmet etmesine rağmen en yakın dostları ve iyilik yaptığı onca insan tarafından sahipsiz bırakılan Faruk Çelik, aklının ve bileğinin gücü ötesinde liderim ve Genel Başkanım dediği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sadakati ile koltuğunun hakkını veriyor. AK Parti’de Kurucular Kurulu’ndan geriye tek kendisinin kaldığını ifade eden Artvin Milletvekili Faruk Çelik’in oğlu Enes Çelik’in de Bursaspor üzerinden Bursa’ya ve Türkiye’ye kattığı değerler ortadır.

Olası ilk kabinede Faruk Çelik, Bakan olur mu olmaz mı bunun kararını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verecek lakin adam diyor ki; ben İl Başkanıyken, Milletvekili ve Bakanken onca iş yaptım, mevkidaşlarım ne yaptı? Evet; Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Bursa için yek olarak bunca işi başaran adamı Şanlıurfa ve Artvin sürgünlerinde bırakmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Siz, böyle yaparsanız bu insana gönül verenlerin Bursa’da veya başka şehirlerde partinize oy vermesini daha ne kadar bekleyeceksiniz? Türkiye’de bir Faruk Çelik kadar olamayanları kabine de tutmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Faruk Çelik, zulüm altındayken partinize ve size sevdalı onlarca gönüldaşınız neden sizin etrafınızda çelikten bir duvar olmaya devam etsin ki?

Kıymetli okurlarım; Kurtlar Vadisi repliklerinden birinde derler ki, “Vatanını en çok sevene en pis işi yaptıracaksın.” Bugün ülkemizin yaşadığı ana sorun budur. Türkiye, Osmanlı döneminde de büyük bedeller ödeyenlerin büyük mağduriyetler içerisinde olduğu bir ülke olmuştur. Geldiğimiz noktada görmekteyiz ki; Osmanlı’dan kalan bu acı hatıra ve alışkanlık, yüz yaşını geçmiş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde devam etmektedir. Vatanseverler ve Vatanperverler bedel ödeyerek, yoksun ve kimsesiz kalırken, Vatan Hainleri için özgürlük kapıları ardına kadar açılmıştır. Bu işler daha ne kadar böyle gider bilinmez lakin görünen köy şudur ki; eğer bir şeyler düzelmezse Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Rusya ve diğer ülkelerde olduğu gibi zorla sokaktan veya evlerinden asker toplayacağımız günlere gerileyeceğiz…

Meselemiz memleket meselesidir. Meselemiz hiçbir vakit şahsi ikbal ve menfaat meselesi olmamıştır. Dün dediğimiz gibi bugünde mertçe ifade etmekteyiz ki; bizim olan bizden olan ne varsa devletimize, milletimize ve İslam’a feda olsun. Canımız var canımız, malımız olmasa bile cebimizdeki üç beş liramız, devlet ve millete hizmet için yetiştirdiğimiz evladımız ve ayakta tuttuğumuz yuvamız ile kardeşlerimiz ve anamız, babamız Vatana, Millete, İslam’a feda olsun. Yeter ki; ülkemizde mazlumların gözlerinde ki yaş dinsin, kalplerindeki acıları son bulsun. Türkiye dimdik ayakta dururken, Türk Bayrağı’na hiçbir şey gölge etmesin. Ezan kesilmesin, Bayrak inmesin diyedir mücadelemiz. Yoksa bizim toprakta çürüyüp yok olacak şu fani canımızın hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Bu işler yürek işidir, kan işidir. Elhamdülillah o yürek bedenimizde ve o kan damarlarımızda mevcuttur. Cenabı Allah böylelerini daim ve muktedir eylesin inşallah. Mübarek Cuma günü ve vaktinde Şehitlerimiz ve Gazilerimiz başta olmak üzere memlekete hizmeti dokunan herkese rahmet dilerken, Cenabı Allah’tan Aziz Vatanın ve İslam coğrafyasının huzura, birliğe, beraberliğe ve bolluğa kavuşmasını dua ediyorum. Cenabı Allah, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere devletimize hizmet etmeye memur olan herkesi muhafaza eylesin. Cenabı Allah, hepimizi doğru yolda bir ve beraber kılsın. Allah’a emanet olunuz…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.