Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

A B D denkleminde C faktörü…

Yazının Giriş Tarihi: 06.01.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.01.2026 00:07

Uluslararası dengelerin yeni denklemler üzerine kurulduğu bir dönemde Türkiye’yi dışarıda bırakmak akıllıca bir iş değildir. Türkiye’nin olmadığı tüm formüller geçersiz olurken, Anadolu olmadan yapılan tüm planlar anlamsızdır. Zaten küresel güçlerin ana hedefinde Türkiye ve Anadolu toprakları yok mudur? Peki, Türkiye’nin ve Anadolu'nun sınırları nerede başlar nerede biter? Türkiye neresidir? Anadolu neresidir? Biz, neredeyiz?

Coğrafya kader midir yoksa değil midir sorusunun cevabını işin uzmanlarına bırakarak yola revan oluyorum. Türkiye’de orta sınıf ve altına ABD deyince aklınıza ilk ne gelir diye sorduğumuzda alacağımız ilk cevap Amerika Birleşik Devletleri olur. Üst sınıfa aynı soruyu sorduğumuzda aldığımız cevap eğitim seviyesine göre benzerlik gösteriyor olsa bile akademisyenlere ABD sorusu yönetildiğinde alacağınız cevap sizi şaşırtacaktır.

Kafamızın çok çalışmasından mıdır? Yoksa gençlik yıllarından bugüne çok sayıda Profesör ve Doçent ile Uzman arasında olmamızdan mıdır bilmem. Akademik kadroya ilgim her daim çok fazla olmuştur. Şöyle ki; profesörlerin siyaset yapmalarını doğru bulamayanlardanım. Evet değerli okurlarım ABD kavramını hangi akademisyene sorarsanız alacağınız ilk cevap Ana Bilim Dalı olacaktır. Neden mi? Çünkü bilim değerlidir. Ana bilim çok daha değerlidir. Amerika Birleşik Devletleri'nin sahte algılarından çıkarak bugün sizi “Ana Bilim Dalı” öznesine taşıyacağım. Nasıl mı? Elbette ışınlanma teknolojisi ile…

Küresel süreçleri ve hedefleri A B D denkleminde değerlendirdiğimizde; A harfinin Anadolu'yu, B harfinin Bursa'yı, D harfinin değişimi işaret ettiğini göreceksiniz. Şimdi bu kırık gazeteci yine ne saçmalıyor diyenleri duyar gibiyim. O yüzden bu arkadaşlarımızı beyin ve göz sağlıkları için Nilüfer'de hizmet veren Bursa Balıkçısı'na davet ediyorum. Sonuç itibariyle sağlam kafa sağlam vücutta bulunur…

A B D kelimelerinden nasıl Bursa denkleminde kurduğumuzu 700 yıl öncesine giderek aktaracağım. Anadolu'nun kapıları her ne kadar 1071 Malazgirt Savaşı sonrası Türklere açıldı deniyor olsa bile en güçlü Türk Devletlerinden olan Selçuklu'dan Osmanlı'ya geçişin merkezi Bursa'dır. Bursa ve İznik'in tarihsel aksına baktığımızda Bizans'ı veyahut tarihsel gerçekliği ile Doğu Roma'yı görürsünüz. A B D kelimelerinin ilk harfleri arasında gizlenen Anadolu, Bursa ve Bizans üçlüsünü D faktörü olan Devlet kavramı ile bütünleştirmek isterim. Sonuç itibariyle Anadolu, beyliklerin devletleşme süreçlerine şahitlik ederken Bursa'da Bizans dev bir imparatorluk olarak dimdik ayaktaydı. Ve bugünden tam 700 yıl önce Prusa, Bursa olurken 1071 yılından 1326 yılına çok uzun ve meşakkatli yıllar geçmişti…

Dünya bugün yeniden “İmparator Devletler” süreçlerine verilirken elbette Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin ve Hindistan hem Türkiye’nin, hem Anadolu'nun hemde bu topraklarda yüzlerce yıl barış içerisinde yaşamış medeniyetler ile kültürlerin ve ırkların farkında. İşte bu büyük coğrafya içerisinde kilit nokta yine Bursa, değerli okurlarım.

Osmanlı İmparatorluğundan Türkiye Cumhuriyeti Devletine geçiş süreci dahil yüzyılı aşan tarihsel kronolojide görmekteyiz ki; Bursa, Cumhuriyetin ve Cemaatlerin her daim kalbi olmuştur. Bahse konu Cemaatlerin illa ilahi dinlere ait olması gerekmez! Bugün asıl mesele köklü bir inanç merkezine dönüşen Bursa'nın yeniden yeni bir başlangıç merkezi olmasıdı.

Siz; şimdi A B D denkleminde C faktörü olan Cumhuriyet ve Cemaat kavramlarını incelerken, ben size İngilizce “Central” yani merkez kavramı ile seslenmek istiyorum. Söyleyin bakalım Bursa, kimlerin ve hangi yapıların merkezi konumunda değerli okurlarım…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.