Oscarlı unutulmaz ‘Gladyatör’ filminin akıllarda yer edinen bir sahnesindeki repliği hatırlayıp ve de hatırlatarak başlayalım yazıya...
Maximus’u şöyle uyarıyordu onu İmparator önünde aslanlarla dövüşmeye gönderen esir tüccarı: ‘Roma halkı senatonun kararlarını değil, dövüşlerin yapıldığı arenanın coşkusuyla ilgilenir..’.
Tıpkı tarihinin en kritik süreçlerinde, Türk halkının ülkenin ve kendi sorunlarını unutarak, futbola dört elle sarılıp kenetlendiği gibi..
Ve ekliyordu esir tüccarı: ‘Unutma, seyirciyi kazanan dövüşü de kazanır.’ Seyirciyi kazanmak!
İşte bütün mesele burada...
Lig başlarken bazı teknik adam söylemleri vardır; ‘Takımı yeni kurduk, 8-10 hafta iyi futbol beklemeyin..’
Sezon devam ederken Bursasporlu futbolcuların şikayetçi oldukları gibi ya zemin bozuktur ya sakat-cezalı çoktur… Kötü gidişten kötü havaşartları ve hakemler sorumludur… Sezon sonuna doğru ise, ‘Hedefe yürüyoruz, bundan sonra iyi futbol beklemeyin’ denilir…
Nitekim Timsah’ın yer aldığı grupta geride kalan haftada oynanan 8 maçtan dördü 1-0 sonuçlanmış. Demek oluyor ki, tüm hocalar ‘Bir olsun bizim olsun’ mantığında.. Peki; Efsane Batalla’nın takımı göze ve gönüllere hoş gelen futbolu ne zaman oynanacak? Sözgelimi; kupadaki tek gollü Bozüyük Vitra galibiyeti ile yine aynı sonuçla biten son Anadolu Üniversitesi maçıyla, evdeki Muş beraberliğini şöyle bir hatırlayalım… Bu karşılaşmalarda tribünlerden ya da ekran başındakilerden ruhunu teslim eden olmadıysa, Allah’ın bir lütfudur. Siz hiç çapariden yeni çıkarılmış istavrit gibi titreyen birini gördünüz mü? Hayır diyorsanız, o zaman gelin 100 Yıl Bursa Atatürk Stadı’ndaki bir Bursaspor maçına, bakın neler göreceksiniz?
Acizane tavsiyemiz odur ki aman tedbirli olun... Hele hele tansiyon ya da kalp hastasıysanız, haplarınızı mutlaka avucunuza koyun!
Belli ki; Eskişehir’deki tek gollü son galibiyet camiayı pek kesmemiş. Sergilenen oyunun tatsız, verilen mücadelenin çapsız olduğu yolundaki görüşler çoğunlukta. Geçtik taraftarı Başkanına bile özellikle ikinci yarıda protokolde yürek ağızda nabız tavanda maç izleten bir takımdan söz ediyoruz…
Batala ve teknik kadrosu mutlaka biliyordur ama bize futbolcu kardeşlerimize bir hatırlatma yapıp bitirelim…
Bu takımın gönülden bağlanmış, kemikleşmiş ve hatta hiçbir başarı göremese bile ufuğa bakıp formasını, kombinesini alıp sanal alemlerde kavgasını veren sevdalıları var…
Bu gerçeği bir an olsun aklınızdan çıkarmayın…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa ÖZKESKİN
Bir olsun bizim olsun
Oscarlı unutulmaz ‘Gladyatör’ filminin akıllarda yer edinen bir sahnesindeki repliği hatırlayıp ve de hatırlatarak başlayalım yazıya...
Maximus’u şöyle uyarıyordu onu İmparator önünde aslanlarla dövüşmeye gönderen esir tüccarı: ‘Roma halkı senatonun kararlarını değil, dövüşlerin yapıldığı arenanın coşkusuyla ilgilenir..’.
Tıpkı tarihinin en kritik süreçlerinde, Türk halkının ülkenin ve kendi sorunlarını unutarak, futbola dört elle sarılıp kenetlendiği gibi..
Ve ekliyordu esir tüccarı: ‘Unutma, seyirciyi kazanan dövüşü de kazanır.’ Seyirciyi kazanmak!
İşte bütün mesele burada...
Lig başlarken bazı teknik adam söylemleri vardır; ‘Takımı yeni kurduk, 8-10 hafta iyi futbol beklemeyin..’
Sezon devam ederken Bursasporlu futbolcuların şikayetçi oldukları gibi ya zemin bozuktur ya sakat-cezalı çoktur… Kötü gidişten kötü hava şartları ve hakemler sorumludur… Sezon sonuna doğru ise, ‘Hedefe yürüyoruz, bundan sonra iyi futbol beklemeyin’ denilir…
Nitekim Timsah’ın yer aldığı grupta geride kalan haftada oynanan 8 maçtan dördü 1-0 sonuçlanmış. Demek oluyor ki, tüm hocalar ‘Bir olsun bizim olsun’ mantığında.. Peki; Efsane Batalla’nın takımı göze ve gönüllere hoş gelen futbolu ne zaman oynanacak? Sözgelimi; kupadaki tek gollü Bozüyük Vitra galibiyeti ile yine aynı sonuçla biten son Anadolu Üniversitesi maçıyla, evdeki Muş beraberliğini şöyle bir hatırlayalım… Bu karşılaşmalarda tribünlerden ya da ekran başındakilerden ruhunu teslim eden olmadıysa, Allah’ın bir lütfudur. Siz hiç çapariden yeni çıkarılmış istavrit gibi titreyen birini gördünüz mü? Hayır diyorsanız, o zaman gelin 100 Yıl Bursa Atatürk Stadı’ndaki bir Bursaspor maçına, bakın neler göreceksiniz?
Acizane tavsiyemiz odur ki aman tedbirli olun... Hele hele tansiyon ya da kalp hastasıysanız, haplarınızı mutlaka avucunuza koyun!
Belli ki; Eskişehir’deki tek gollü son galibiyet camiayı pek kesmemiş. Sergilenen oyunun tatsız, verilen mücadelenin çapsız olduğu yolundaki görüşler çoğunlukta. Geçtik taraftarı Başkanına bile özellikle ikinci yarıda protokolde yürek ağızda nabız tavanda maç izleten bir takımdan söz ediyoruz…
Batala ve teknik kadrosu mutlaka biliyordur ama bize futbolcu kardeşlerimize bir hatırlatma yapıp bitirelim…
Bu takımın gönülden bağlanmış, kemikleşmiş ve hatta hiçbir başarı göremese bile ufuğa bakıp formasını, kombinesini alıp sanal alemlerde kavgasını veren sevdalıları var…
Bu gerçeği bir an olsun aklınızdan çıkarmayın…