Bursa eski Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe döneminde balkanların kapısı bizlere açıldı. Altepe yoğun Türk nüfusunun yaşadığı Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek gibi Evladı Fatihan denilen ülkelere, bizlerin adını duyup da görmediği ecdad yadigarı bölgelere bizleri taşıyıp götürdü.
Osmanlı idaresinde 600 yıl güven içinde yaşamış olan bu bölgeler zaman içinde kademeli olarak Osmanlı topraklarından koptular ama bugün konuştuğumuzda Osmanlıyı arıyorlar.
Şimdi kardeşlik hukuku içerisinde bu ülkelerle temaslar devam ediyor ama yeterli değil.
Bir de, Parlamentolar Arası Dostluk Grubu diye birşey var ama bunların da yaptırım gücü yok. Onu bırakın Kosova'da sordum yetkililere,Türk tarafının başında kim var diye; "bir kadın var ama ismini bilmiyoruz" dediler. Düşündüm, olsa olsa bu Emine Yavuz Gözgeç'tir diye. Yine düşündüm, acaba Emine Yavuz bu süreç içinde iki ülke ilişkilerini geliştirmek için neler yaptı; hangi icraatlara imza attı, Kosova'ya kaç kere gitti ve nerelere gitti, kimlerle görüştü diye.
Bizi bu konuda aydınlatırsa çok memnun oluruz.
***
Biz geçen hafta, bu konuların piri Kosova ve Makedonya Dernek Başkanı ve hayatını bu yola vakfetmiş bulunan Recep Gündüz başta olmak üzere 3 gazeteci arkadaşla Kosova'ya gittik.
Daha önceden Recep Gündüz ağabeyin Kosova'da tespit ettiği yoksul bir ilçe ortaokulunun ihtiyacı olan bilgisayarlar ve kırtasiye malzemelerini de yoğun bir gayret ile başta Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl ve kardeşi Gudbettin Bingöl olmak üzere Litvanya Fahri Başkonsolosu Berat Tunakan, BTSO Meclis Başkanı Murat Bayezıt ve şu an tam isim listesini bilenmediğim ve bu işin olması için çok çaba harcadığını yakından bildiğim sevgili Bilal Kayaaltı kardeşime ve hayırsever iş adamlarımıza teşekkür etmek üzerimize vazifedir.
Allah hayırlarını kabul etsin.
Burada temas etmeden geçmek istemediğim bir konu var:
Bütün yardımseverlere gönül dolusu sevgilerimizi sunduktan sonra, Gıyasettin Bingöl ve kardeşi Kudbettin Bilgöl'e ayrı bir parantez açmak durumundayım. Bu iki hayırsever kardeş bir dediğimizi iki etmeden bütün imkanlarını önümüze serdiler. Allah ordaki yoksulların hürmetine kendilerinin amel defterlerine hasenat yazsın.
***
Tabi bu programın yazılacak o kadar çok şeyi var ki; hepsini bir solukta bitiremeyiz.
İlginç anılarla yazmaya devam edeceğim.
Bugünlük bu kadar olsun.
Selam ve dua ile...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Murat SEVİNÇ
Kosova'da Recep Gündüz ile 3 gün
Bursa eski Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe döneminde balkanların kapısı bizlere açıldı. Altepe yoğun Türk nüfusunun yaşadığı Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek gibi Evladı Fatihan denilen ülkelere, bizlerin adını duyup da görmediği ecdad yadigarı bölgelere bizleri taşıyıp götürdü.
Osmanlı idaresinde 600 yıl güven içinde yaşamış olan bu bölgeler zaman içinde kademeli olarak Osmanlı topraklarından koptular ama bugün konuştuğumuzda Osmanlıyı arıyorlar.
Şimdi kardeşlik hukuku içerisinde bu ülkelerle temaslar devam ediyor ama yeterli değil.
Bir de, Parlamentolar Arası Dostluk Grubu diye birşey var ama bunların da yaptırım gücü yok. Onu bırakın Kosova'da sordum yetkililere,Türk tarafının başında kim var diye; "bir kadın var ama ismini bilmiyoruz" dediler. Düşündüm, olsa olsa bu Emine Yavuz Gözgeç'tir diye. Yine düşündüm, acaba Emine Yavuz bu süreç içinde iki ülke ilişkilerini geliştirmek için neler yaptı; hangi icraatlara imza attı, Kosova'ya kaç kere gitti ve nerelere gitti, kimlerle görüştü diye.
Bizi bu konuda aydınlatırsa çok memnun oluruz.
***
Biz geçen hafta, bu konuların piri Kosova ve Makedonya Dernek Başkanı ve hayatını bu yola vakfetmiş bulunan Recep Gündüz başta olmak üzere 3 gazeteci arkadaşla Kosova'ya gittik.
Daha önceden Recep Gündüz ağabeyin Kosova'da tespit ettiği yoksul bir ilçe ortaokulunun ihtiyacı olan bilgisayarlar ve kırtasiye malzemelerini de yoğun bir gayret ile başta Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl ve kardeşi Gudbettin Bingöl olmak üzere Litvanya Fahri Başkonsolosu Berat Tunakan, BTSO Meclis Başkanı Murat Bayezıt ve şu an tam isim listesini bilenmediğim ve bu işin olması için çok çaba harcadığını yakından bildiğim sevgili Bilal Kayaaltı kardeşime ve hayırsever iş adamlarımıza teşekkür etmek üzerimize vazifedir.
Allah hayırlarını kabul etsin.
Burada temas etmeden geçmek istemediğim bir konu var:
Bütün yardımseverlere gönül dolusu sevgilerimizi sunduktan sonra, Gıyasettin Bingöl ve kardeşi Kudbettin Bilgöl'e ayrı bir parantez açmak durumundayım. Bu iki hayırsever kardeş bir dediğimizi iki etmeden bütün imkanlarını önümüze serdiler. Allah ordaki yoksulların hürmetine kendilerinin amel defterlerine hasenat yazsın.
***
Tabi bu programın yazılacak o kadar çok şeyi var ki; hepsini bir solukta bitiremeyiz.
İlginç anılarla yazmaya devam edeceğim.
Bugünlük bu kadar olsun.
Selam ve dua ile...