Yüksek Öğretim Kurulu’nun büyük tepki çeken ve Türk öğrencilerin diploma denklik işlemlerinde ret sebebi olarak gösterilen “Yurt dışında Türkçe eğitim olmaz!” inadı, Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulunun devreye girmesiyle ortadan kaldırıldı.
Senelerdir Yurt dışında eğitim alan öğrencilere, YÖK’ün, “siz Türkçe eğitim almışsınız. Yurt dışında Türkçe eğitim olmaz. Bu nedenle almış olduğunuz diplomalarınızı kabul etmiyoruz!” diyerek, 24 Nisan 2010 tarihinde bir yönetmelik hazırlanmış ve bu yönetmelik on binlerce öğrencinin eğitim hakkının gasp edilmesine yol açan iddialara yol açmıştı.
Bende bu konularla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir kişinin neden yurt dışında Türkçe eğitim aldığı gerekçesiyle, bahanesiyle diploma denklik işlemlerinin kabul edilmediğine yönelik eleştiriler getirmiş, hatta bu iddiaları, Türkiye’nin temellerine konulan dinamit olarak konuşan insanların olduğundan söz etmiştim.
Geçen hafta içinde de “Türkiye’nin eğitim çıkmazı 1 ve Türkiye’nin eğitim çıkmazı 2!” başlıklı köşe yazımlarımda da konuyu gündeme tekrar getirmiştim. CHP Bursa milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala’nın verdiği soru önergelerine, YÖK’ün gönderdiği cevapları siz değerli okurlarımla paylaşmıştım.
Senelerdir Diploma Denklik sorunları nedeniyle mücadele eden derneklerden bazılarının ise siyasi ikbal, sandalye ve koltuk sevdası yüzünden, gerçek çözüm bulunması formüllerin tartışılması yerine, olayların kör düğün haline dönüştürüldüğünden söz etmiştim. Ayrıca, ülkemizdeki bazı özel üniversitelerinde öğrencilerin yurt dışına gidip okumalarının önüne geçilmesi adına, diploma denklik verilmemesi konusunda, siyasi baskılar ve YÖK yönetimine yönelik kulisler yaptığı iddialarını zaten ulu orta konuşulduğunu da bilmeyenlerin olmadığını herkes ifade ediyor. Ki, bu iddialar milletvekillerince TBMM’ye verilen soru önergelerinde dillendiriliyor.
Birde olayların adalete olan güvensizlik iddialarına yol açan yönü var. Bir başka sıkıntı da Uluslar arası Eğitim Sözleşmeleri ve Birleşmiş Milletler kararlarının YÖK’ün çıkardığı bir yönetmelikle yok sayılması iddiaları var.
Bütün bunları, derleyip toplayıp, vatandaşların sorunlarını dinleyen, öğrencilerin içinde bulundukları mağduriyetleri gördükleri kabul edilen sağduyulu bürokratlarında konunun çözümü için bir formül ürettiğini görmek beni son derece mutlu etti. Her ne kadar konu tam olarak çözümlenmemiş olsa bile, en azından Yurt Dışında Türkçe Eğitim olmaz mantığının artık geride kaldığının açıklanması ve bu işin de yine YÖK’e hazırlatılan ve ana dilde eğitimlerin kabul edilmesi içeriği bulunan yönetmelik yeni ufuklar açılmasına yol açabilir.
Yönetmelik 28 Şubat 2026 tarih ve 33 bin 182 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı. Toplam 11 maddeden oluşuyor.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlandı. Konusu; Yükseköğretim Kurumlarında önlisans ve lisans düzeyindeki programlar arasında geçiş, çift anadal, yan dal ile kurumlar arası kredi transferi yapılması esaslarına ilişkin yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik.
Birinci maddesi aynen şöyle;
24/4/2010 tarihli ve 2761 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında önlisans ve lisans düzeyindeki programlar arasında geçiş, çift anadal, yan dal yolu ile kurumlar arası kredi transferi yapılması esaslarına ilişkin yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “yönetim kurulları tarafından” ibaresinden sonra gelmek üzere “… söz konusu programdan mezun olabilmek için alınması gereken zorunlu derslerin tamamı üzerinden yapılan kararlaştırma ibaresi eklenmiş.
Buna göre, öğrencilerin bütün derslerin toplam notunun not ortalaması baz alınacak.
İkinci maddesinde ; eski yönetmeliğin 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “80” ibaresi “90” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye “(6) tamamen veya kısmen yabancı dil ile eğitim yapan yükseköğretim kurumlarına yatay geçiş için ilgili yükseköğretim kurulunun yapacağı yabancı dil yeterlilik sınavından başaralı olmak ya da Yükseköğretim kurulu tarafından tanınan ulusal veya uluslar arası geçerliği olan yabancı dil sınavlarından ilgili yükseköğretim kurumunun belirlediği başarı düzeyinde bir puanı başvuru sırasında belgelemek şarttır.”
Yurt dışı diploma denklik işlemlerinin ret geçeklerinin sıralandığı 14. Maddenin 7 fıkrasında da değişiklik yapıldı;
Yeni yönetmeliğe göre yurt dışında açıktan veya uzaktan eğitim gibi devam zorunluluğu bulunmayan öğretim programlarında okuyan öğrenciler yurt içindeki örgün öğretim programlarına yatay geçiş müracaatında bulunamaz. Yurt dışı yükseköğretim kurumlarından yurt içindeki yükseköğretim kurumlarına yatay geçiş müracaatında bulunan öğren9cilerin öğrenim süresince ilgili ülkede kaldığını pasaport, emniyet müdürlükleri, e-devlet ve benzeri yerlerden alınan belge ile belgelemeleri gerekir.
Bu yeni yönetmelikle öğrencilere bir takım avantajlar getirilmiş olduğu gözlense de yeni yasaklarında eklendiği gözden kaçmıyor.
Birkaç örnek verelim.
Pandemi döneminde insanlar evlerinden dışarı çıkamazken, YÖK aynı tarihlerde yurt dışında eğitim görenlerin diploma denkliklerini “siz yurt dışında kalma süreniz yetersiz?” diyerek kabul etmiyor. Ana dilde eğitim almalarını kabul etmiyor.
İnsanlar devletin koyduğu yasağa uyduklarına, uyacaklarına bin pişman edilmiş. Evlerden bahçeye bile çıkmak yasak sayılıp insanlara ceza verilirken, öğrenciler nasıl evlerinden çıkıp Türkiye’den sınırları aşıp eğitim gördükleri ülkeye gidecekler? Gittiklerinde nerede kalacaklar? Okullarda zaten eğitim uzaktan on line olarak verilirken, bu öğrencilere okullarda kim bire bir eğitim verecek?
Akıl ve mantığın almadığı pek çok iddia var bu denklik meselesinde.
Şimdilik, yasaklarda bir gedik açıldı. Türkçe eğitim yasağı en azından kalkmış gibi gözüküyor. Birde, diploma denklikleri Türkçe Eğitim yasağı da gerekçe gösterilen mahkemelerce de YÖK’ün verdiği karar isabetlidir şeklinde verilen kararlarla ilgili sanırım yeni bir kapı daha aralandı bu yeni yönetkelikle.
Dünyanın bütün ülkelerinde, devletlerinde kabul edilen, Türkiye’deki o dönemde üniversitelerin verdikleri on line eğitim kabul edilirken, yurt dışından alınan eğitimlerin kabul edilmeyişinin açıklanması veya sorulan sorulara cevap verilmemesi de sanırım YÖK’ün çaresizliğinin işareti olarak görülüyor. Çünkü, bu durum, insan hak ve özgürlüklerine bire bir aykırılık içeriyor iddiaları yüzünden Türkiye’nin başına, insan hakları ve eğitim hürriyeti engeli iddialarıyla önümüzdeki dönemlerde sıkıntılar getirebilir.
İnsanlar, geriye dönük işletildiği iddialarıyla yönetmelikten şikayet ederken şimdi de ana dilde eğitime izin verilmesi galiba manidar bir durum. YÖK, nasıl oluyor da başka ülkelerin eğitim bakanlıklarının izin verdiği Türkçe eğitime karşı yönetmelikle yasaklama getirebiliyor?
Asıl cevap bekleyen soru bu.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muharrem KARABULUT
Yurt dışında Türkçe eğitim yasağı kalktı
Yüksek Öğretim Kurulu’nun büyük tepki çeken ve Türk öğrencilerin diploma denklik işlemlerinde ret sebebi olarak gösterilen “Yurt dışında Türkçe eğitim olmaz!” inadı, Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulunun devreye girmesiyle ortadan kaldırıldı.
Senelerdir Yurt dışında eğitim alan öğrencilere, YÖK’ün, “siz Türkçe eğitim almışsınız. Yurt dışında Türkçe eğitim olmaz. Bu nedenle almış olduğunuz diplomalarınızı kabul etmiyoruz!” diyerek, 24 Nisan 2010 tarihinde bir yönetmelik hazırlanmış ve bu yönetmelik on binlerce öğrencinin eğitim hakkının gasp edilmesine yol açan iddialara yol açmıştı.
Bende bu konularla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir kişinin neden yurt dışında Türkçe eğitim aldığı gerekçesiyle, bahanesiyle diploma denklik işlemlerinin kabul edilmediğine yönelik eleştiriler getirmiş, hatta bu iddiaları, Türkiye’nin temellerine konulan dinamit olarak konuşan insanların olduğundan söz etmiştim.
Geçen hafta içinde de “Türkiye’nin eğitim çıkmazı 1 ve Türkiye’nin eğitim çıkmazı 2!” başlıklı köşe yazımlarımda da konuyu gündeme tekrar getirmiştim. CHP Bursa milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala’nın verdiği soru önergelerine, YÖK’ün gönderdiği cevapları siz değerli okurlarımla paylaşmıştım.
Senelerdir Diploma Denklik sorunları nedeniyle mücadele eden derneklerden bazılarının ise siyasi ikbal, sandalye ve koltuk sevdası yüzünden, gerçek çözüm bulunması formüllerin tartışılması yerine, olayların kör düğün haline dönüştürüldüğünden söz etmiştim. Ayrıca, ülkemizdeki bazı özel üniversitelerinde öğrencilerin yurt dışına gidip okumalarının önüne geçilmesi adına, diploma denklik verilmemesi konusunda, siyasi baskılar ve YÖK yönetimine yönelik kulisler yaptığı iddialarını zaten ulu orta konuşulduğunu da bilmeyenlerin olmadığını herkes ifade ediyor. Ki, bu iddialar milletvekillerince TBMM’ye verilen soru önergelerinde dillendiriliyor.
Birde olayların adalete olan güvensizlik iddialarına yol açan yönü var. Bir başka sıkıntı da Uluslar arası Eğitim Sözleşmeleri ve Birleşmiş Milletler kararlarının YÖK’ün çıkardığı bir yönetmelikle yok sayılması iddiaları var.
Bütün bunları, derleyip toplayıp, vatandaşların sorunlarını dinleyen, öğrencilerin içinde bulundukları mağduriyetleri gördükleri kabul edilen sağduyulu bürokratlarında konunun çözümü için bir formül ürettiğini görmek beni son derece mutlu etti. Her ne kadar konu tam olarak çözümlenmemiş olsa bile, en azından Yurt Dışında Türkçe Eğitim olmaz mantığının artık geride kaldığının açıklanması ve bu işin de yine YÖK’e hazırlatılan ve ana dilde eğitimlerin kabul edilmesi içeriği bulunan yönetmelik yeni ufuklar açılmasına yol açabilir.
Yönetmelik 28 Şubat 2026 tarih ve 33 bin 182 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı. Toplam 11 maddeden oluşuyor.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlandı. Konusu; Yükseköğretim Kurumlarında önlisans ve lisans düzeyindeki programlar arasında geçiş, çift anadal, yan dal ile kurumlar arası kredi transferi yapılması esaslarına ilişkin yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik.
Birinci maddesi aynen şöyle;
24/4/2010 tarihli ve 2761 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında önlisans ve lisans düzeyindeki programlar arasında geçiş, çift anadal, yan dal yolu ile kurumlar arası kredi transferi yapılması esaslarına ilişkin yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “yönetim kurulları tarafından” ibaresinden sonra gelmek üzere “… söz konusu programdan mezun olabilmek için alınması gereken zorunlu derslerin tamamı üzerinden yapılan kararlaştırma ibaresi eklenmiş.
Buna göre, öğrencilerin bütün derslerin toplam notunun not ortalaması baz alınacak.
İkinci maddesinde ; eski yönetmeliğin 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “80” ibaresi “90” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye “(6) tamamen veya kısmen yabancı dil ile eğitim yapan yükseköğretim kurumlarına yatay geçiş için ilgili yükseköğretim kurulunun yapacağı yabancı dil yeterlilik sınavından başaralı olmak ya da Yükseköğretim kurulu tarafından tanınan ulusal veya uluslar arası geçerliği olan yabancı dil sınavlarından ilgili yükseköğretim kurumunun belirlediği başarı düzeyinde bir puanı başvuru sırasında belgelemek şarttır.”
Yurt dışı diploma denklik işlemlerinin ret geçeklerinin sıralandığı 14. Maddenin 7 fıkrasında da değişiklik yapıldı;
Yeni yönetmeliğe göre yurt dışında açıktan veya uzaktan eğitim gibi devam zorunluluğu bulunmayan öğretim programlarında okuyan öğrenciler yurt içindeki örgün öğretim programlarına yatay geçiş müracaatında bulunamaz. Yurt dışı yükseköğretim kurumlarından yurt içindeki yükseköğretim kurumlarına yatay geçiş müracaatında bulunan öğren9cilerin öğrenim süresince ilgili ülkede kaldığını pasaport, emniyet müdürlükleri, e-devlet ve benzeri yerlerden alınan belge ile belgelemeleri gerekir.
Bu yeni yönetmelikle öğrencilere bir takım avantajlar getirilmiş olduğu gözlense de yeni yasaklarında eklendiği gözden kaçmıyor.
Birkaç örnek verelim.
Pandemi döneminde insanlar evlerinden dışarı çıkamazken, YÖK aynı tarihlerde yurt dışında eğitim görenlerin diploma denkliklerini “siz yurt dışında kalma süreniz yetersiz?” diyerek kabul etmiyor. Ana dilde eğitim almalarını kabul etmiyor.
İnsanlar devletin koyduğu yasağa uyduklarına, uyacaklarına bin pişman edilmiş. Evlerden bahçeye bile çıkmak yasak sayılıp insanlara ceza verilirken, öğrenciler nasıl evlerinden çıkıp Türkiye’den sınırları aşıp eğitim gördükleri ülkeye gidecekler? Gittiklerinde nerede kalacaklar? Okullarda zaten eğitim uzaktan on line olarak verilirken, bu öğrencilere okullarda kim bire bir eğitim verecek?
Akıl ve mantığın almadığı pek çok iddia var bu denklik meselesinde.
Şimdilik, yasaklarda bir gedik açıldı. Türkçe eğitim yasağı en azından kalkmış gibi gözüküyor. Birde, diploma denklikleri Türkçe Eğitim yasağı da gerekçe gösterilen mahkemelerce de YÖK’ün verdiği karar isabetlidir şeklinde verilen kararlarla ilgili sanırım yeni bir kapı daha aralandı bu yeni yönetkelikle.
Dünyanın bütün ülkelerinde, devletlerinde kabul edilen, Türkiye’deki o dönemde üniversitelerin verdikleri on line eğitim kabul edilirken, yurt dışından alınan eğitimlerin kabul edilmeyişinin açıklanması veya sorulan sorulara cevap verilmemesi de sanırım YÖK’ün çaresizliğinin işareti olarak görülüyor. Çünkü, bu durum, insan hak ve özgürlüklerine bire bir aykırılık içeriyor iddiaları yüzünden Türkiye’nin başına, insan hakları ve eğitim hürriyeti engeli iddialarıyla önümüzdeki dönemlerde sıkıntılar getirebilir.
İnsanlar, geriye dönük işletildiği iddialarıyla yönetmelikten şikayet ederken şimdi de ana dilde eğitime izin verilmesi galiba manidar bir durum. YÖK, nasıl oluyor da başka ülkelerin eğitim bakanlıklarının izin verdiği Türkçe eğitime karşı yönetmelikle yasaklama getirebiliyor?
Asıl cevap bekleyen soru bu.