Dünya insanlık tarihinin en karanlık ve en vahşi soykırımı olarak yazıldı. Ama, yapılan bu mezalimden kimse devlet olarak sorumlu tutulmadı.
Birleşmiş Milletlerin Güvenli Bölge ilan ettikleri yerde, Sırp katillerin Boşnak ve Müslümanlara yönelik yaptıkları vahşi olaylar ve katliamların üzerinden bu gün tam 31 yıl geçti. İnsanların yürekleri hala yaralı. Gözleri yaşlı. Vicdanları ise babalarının, annelerinin, dedelerinin, ninelerinin, çocuklarının ve kardeşlerinin katillerini arıyor.
Ama, insanlık denilen olgu, sanırım Bosna’da bitmiş. Srebrenitsa’nın katliamı yok sayılmak isteniyor. Dünyanın pek çok ülkesi, bu katliamı kınarken, Birleşmiş Milletler olayı mahkemeye taşımasına rağmen, saldıran ülkelere ceza verilmemiş olması da aynı bir insanlık suçu değil midir?
Bizler, sağ oldukça, bu olayları unutmayacağız. Unutturmama adına da elimizden gelen her türlü işlemi, eylemi yapmaya hazırız.
Önce bir hatırlayalım. 11 Temmuz 1992 yılında, gece yarısı Srebrenitsa’da neler oldu?
Tarihi kaynaklara göre; Yugoslavya'nın devlet başkanı ve Türk, Müslüman dostu, emekli general Josip Broz Tito’nun vefat etmesi üzerine, ülkenin çöküşü ve etnik guruplara ayrılıp ayrı devletlerin bağımsızlıklarını ilan etmesiyle ülke savaş alanına döndü.
1992 yılında Sırpların Bosna'da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletlerin Güvenli Bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.
Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa 'açlık' ve 'hastalıklar' ile mücadele eden bir 'toplama kampına’ dönüşmüştü. Müslümanların elindeki silahlar, Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.
Ratko Miladiç yönetiminde Sırplar Srebrenitsa'ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru, sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16'yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.
Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna'daki BM Barış Gücü komutanı Hollandalı generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollanda komutanı Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti.
Daha sonra ortaya çıkan bir video kasetinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti. Bir hafta süren katliam 2. Dünya Savaşı’ndan sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı.
Katliamdan 15 yıl sonra, 27 Haziran 2017 tarihinde Hollanda Mahkemesi, Srebrenitsa Katliamıyla ilgili Hollanda askerlerinin yasa dışı hareket ettiğine, Hollanda'nın kısmen hatalı olduğuna karar vererek Hollanda askerlerini suçlu buldu.
Mahkeme, Srebrenitsa'da ölümlerin %30'undan Hollanda Hükümetinin sorumlu olduğunu açıkladı. Lahey Adalet Divanı bir hafta süren saldırıları katliam ve soykırım olarak kabul etti ancak, yaşanılan olaylardan Sırbistan’ın sorumlu tutulmayacağına karar verdi.
Yani, insanlık öldü ama faili yok. Verilen kararın özeti böyle.
Olayların Türkiye açısından bakıldığında ise binlerce soydaşımız, Türk, Boşnak ve Müslüman yakınımız, soykırıma uğradı. Bakış açısı ise şöyle;
1992 Bosna Savaşı'ndan sonra Sırbistan Bosna Hersek’in stratejik alanı haline geldi. Özellikle ülkenin doğu tarafı Avrupa Birliği tarafından Yasak Bölge ilan edildi. Bu bölge alanı içinde Srebrenitsa vardı.
Bu da Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri için bir fırsat olarak değerlendirildi. Ayrıca, Bosna Hersek'in bütün maddi varlığı olan en büyük maden ocakları da ülkenin tek geçim kaynağıydı. Bu da Sırplar için bir araç olarak değerlendirildi. Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ve Sırp zulmüne karşı yetersiz imkânlarla karşı koymaya çalışan Srebrenitsa'nın Tanjarz Kırsalı'nda tam 10 bin kişiyi esir alan askerî grup Mladiç'in emriyle esirleri öldürmeye başladı. Sırp vahşeti Avrupa'dan yüz bularak doruğa çıktı ve tam 5 gün süren katliamda 8 bin 300 kişi öldürüldü. Kalan 2 bin700 kişi serbest bırakıldı. Öldürülen bu 8 bin 300 kişinin cesetleri parçalanıp iskeletleri çıkarttırıldı ve bu cesetler krematoryumda yakıldıktan sonra Lahey Mezarlığı'na gömüldüler.
Katliamdan yaklaşık 13 yıl sonra Bosnalı katliam sorumlusu Katil Sırp komutan Ratko Mladiç kaçak olarak yaşadığı Sırbistan'ın Sermiyan köyünde Radovan Karadziç ile beraber yakalanarak tutuklanmış ve Lahey Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1 hafta yargılandıktan sonra haklarında tutuklama kararı çıkmıştır. Ayrıca, Mladiç'in cezası müebbet hapis olarak belirlenmiştir. Lahey'deki uluslararası savaş suçları mahkemesince 16 yıldır aranan Mladiç'in yakalanmasına yönelik Sırp istihbaratının çalışmalarının ardından özel polis birlikleri, Zrenyanin kenti yakınlarında Lazarevo köyüne operasyon düzenledi. Operasyonda "Milorad Komadiç" sahte kimliğini kullanan Ratko Mladiç yakalandı.
Peki, bu gelişmeler, yaşanılan olayların üzerine perde çekti mi?
Gelinen noktada bugün Sırbistan toprakları içinde yer alan, Saray Bosna ile sınır kenti durumundaki Srebrenitsa’da durum ne?
Kentteki Müslüman nüfusu büyük oranda azalmış. Aileler hep burayı terk etmişler. Belli ki, eski yaşanılanları hatırlamak istemiyorlar.
Bosna Hersek’deki ve bütün dünyadaki Boşnaklar ve Müslümanların hala gözleri yaşlı. Her sene 11 Temmuz geldiğinde bu iğrenç ve insanlık dışı vahşet olayları hatırlanıyor.
Bosna’da meydana gelen olaylarda ülkesi ve vatanı için mücadele eden, şehit düşenlere katliama uğrayanlara Allah rahmet eylesin. Yakınlarına sabır ve metanet diliyorum. Allah bizlere bir daha böyle olayları yaşatmasın!
Amin, inşallah.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muharrem KARABULUT
Unutmadık, unutmayacağız, Srebrenitsa katliamı!..
Dünya insanlık tarihinin en karanlık ve en vahşi soykırımı olarak yazıldı. Ama, yapılan bu mezalimden kimse devlet olarak sorumlu tutulmadı.
Birleşmiş Milletlerin Güvenli Bölge ilan ettikleri yerde, Sırp katillerin Boşnak ve Müslümanlara yönelik yaptıkları vahşi olaylar ve katliamların üzerinden bu gün tam 31 yıl geçti. İnsanların yürekleri hala yaralı. Gözleri yaşlı. Vicdanları ise babalarının, annelerinin, dedelerinin, ninelerinin, çocuklarının ve kardeşlerinin katillerini arıyor.
Ama, insanlık denilen olgu, sanırım Bosna’da bitmiş. Srebrenitsa’nın katliamı yok sayılmak isteniyor. Dünyanın pek çok ülkesi, bu katliamı kınarken, Birleşmiş Milletler olayı mahkemeye taşımasına rağmen, saldıran ülkelere ceza verilmemiş olması da aynı bir insanlık suçu değil midir?
Bizler, sağ oldukça, bu olayları unutmayacağız. Unutturmama adına da elimizden gelen her türlü işlemi, eylemi yapmaya hazırız.
Önce bir hatırlayalım. 11 Temmuz 1992 yılında, gece yarısı Srebrenitsa’da neler oldu?
Tarihi kaynaklara göre; Yugoslavya'nın devlet başkanı ve Türk, Müslüman dostu, emekli general Josip Broz Tito’nun vefat etmesi üzerine, ülkenin çöküşü ve etnik guruplara ayrılıp ayrı devletlerin bağımsızlıklarını ilan etmesiyle ülke savaş alanına döndü.
1992 yılında Sırpların Bosna'da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletlerin Güvenli Bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.
Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa 'açlık' ve 'hastalıklar' ile mücadele eden bir 'toplama kampına’ dönüşmüştü. Müslümanların elindeki silahlar, Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.
Ratko Miladiç yönetiminde Sırplar Srebrenitsa'ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru, sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16'yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.
Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna'daki BM Barış Gücü komutanı Hollandalı generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollanda komutanı Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti.
Daha sonra ortaya çıkan bir video kasetinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti. Bir hafta süren katliam 2. Dünya Savaşı’ndan sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı.
Katliamdan 15 yıl sonra, 27 Haziran 2017 tarihinde Hollanda Mahkemesi, Srebrenitsa Katliamıyla ilgili Hollanda askerlerinin yasa dışı hareket ettiğine, Hollanda'nın kısmen hatalı olduğuna karar vererek Hollanda askerlerini suçlu buldu.
Mahkeme, Srebrenitsa'da ölümlerin %30'undan Hollanda Hükümetinin sorumlu olduğunu açıkladı. Lahey Adalet Divanı bir hafta süren saldırıları katliam ve soykırım olarak kabul etti ancak, yaşanılan olaylardan Sırbistan’ın sorumlu tutulmayacağına karar verdi.
Yani, insanlık öldü ama faili yok. Verilen kararın özeti böyle.
Olayların Türkiye açısından bakıldığında ise binlerce soydaşımız, Türk, Boşnak ve Müslüman yakınımız, soykırıma uğradı. Bakış açısı ise şöyle;
1992 Bosna Savaşı'ndan sonra Sırbistan Bosna Hersek’in stratejik alanı haline geldi. Özellikle ülkenin doğu tarafı Avrupa Birliği tarafından Yasak Bölge ilan edildi. Bu bölge alanı içinde Srebrenitsa vardı.
Bu da Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri için bir fırsat olarak değerlendirildi. Ayrıca, Bosna Hersek'in bütün maddi varlığı olan en büyük maden ocakları da ülkenin tek geçim kaynağıydı. Bu da Sırplar için bir araç olarak değerlendirildi. Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ve Sırp zulmüne karşı yetersiz imkânlarla karşı koymaya çalışan Srebrenitsa'nın Tanjarz Kırsalı'nda tam 10 bin kişiyi esir alan askerî grup Mladiç'in emriyle esirleri öldürmeye başladı. Sırp vahşeti Avrupa'dan yüz bularak doruğa çıktı ve tam 5 gün süren katliamda 8 bin 300 kişi öldürüldü. Kalan 2 bin700 kişi serbest bırakıldı. Öldürülen bu 8 bin 300 kişinin cesetleri parçalanıp iskeletleri çıkarttırıldı ve bu cesetler krematoryumda yakıldıktan sonra Lahey Mezarlığı'na gömüldüler.
Katliamdan yaklaşık 13 yıl sonra Bosnalı katliam sorumlusu Katil Sırp komutan Ratko Mladiç kaçak olarak yaşadığı Sırbistan'ın Sermiyan köyünde Radovan Karadziç ile beraber yakalanarak tutuklanmış ve Lahey Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1 hafta yargılandıktan sonra haklarında tutuklama kararı çıkmıştır. Ayrıca, Mladiç'in cezası müebbet hapis olarak belirlenmiştir. Lahey'deki uluslararası savaş suçları mahkemesince 16 yıldır aranan Mladiç'in yakalanmasına yönelik Sırp istihbaratının çalışmalarının ardından özel polis birlikleri, Zrenyanin kenti yakınlarında Lazarevo köyüne operasyon düzenledi. Operasyonda "Milorad Komadiç" sahte kimliğini kullanan Ratko Mladiç yakalandı.
Peki, bu gelişmeler, yaşanılan olayların üzerine perde çekti mi?
Gelinen noktada bugün Sırbistan toprakları içinde yer alan, Saray Bosna ile sınır kenti durumundaki Srebrenitsa’da durum ne?
Kentteki Müslüman nüfusu büyük oranda azalmış. Aileler hep burayı terk etmişler. Belli ki, eski yaşanılanları hatırlamak istemiyorlar.
Bosna Hersek’deki ve bütün dünyadaki Boşnaklar ve Müslümanların hala gözleri yaşlı. Her sene 11 Temmuz geldiğinde bu iğrenç ve insanlık dışı vahşet olayları hatırlanıyor.
Bosna’da meydana gelen olaylarda ülkesi ve vatanı için mücadele eden, şehit düşenlere katliama uğrayanlara Allah rahmet eylesin. Yakınlarına sabır ve metanet diliyorum. Allah bizlere bir daha böyle olayları yaşatmasın!
Amin, inşallah.