Türk siyasetinde 2018 seçimleri öncesinde kurulan 6’lı masa, siyasi tarihe, “bütün muhalefet güç birliği yaptılar ama seçimleri kazanamadılar” notuyla yazıldı.
Bu siyasi masaların kurulması, mevki, makam ve payelerin dağıtılması, beklentilerin ise tam tersi çıkması, pek çok siyasetçide soğuk duş etkisi yaparken, ülkemizin ana muhalefet partisinde de değişim rüzgarları estirdi.
Özellikle, 2023 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri, yapılan anketlerin yüzde 98’ inde 6’lı masanın kazandığı ve 20 yıllık AK Parti iktidarının da artık siyasetin boş sayfalarına gömüldüğü eleştirilerini beraberinde getirdi. Oysa ki, bütün olumsuz gelişmelere, ekonomide gerilemelere, vatandaşların cebindeki paraların hızlı erimesine, enflasyon canavarının hortlamasına, pandemi ve korona döneminde işlerin ters gitmesi iktidar değişimi için çok uygun bir zemindi. Bütün bu olumsuzlara rağmen, seçimleri yine iktidar bloğunun kazanması, dünya siyasetinde şimdiye kadar görülmemiş bir sonuç çıkardı.
6’lı masa dağıldı. Ana muhalefet CHP, lider değişti. Siyasetin ayak oyunları, iddiaları, koltuk kavgaları, mahkemelere, adliye koridorlarına taşındı.
Vatandaşlara göre de yapılacak olan seçimlerde yine alternatifsizlik nedeniyle iktidar partisi şanslı gözüküyor. Nitekim anketlerde hep iktidar partisini birinci parti gösteriyor.
Ama, bizim ülkemizdeki seçim sisteminde bir ince ayrıntı var. Birinci parti olmak seçimleri kazanmaya yetmiyor. Nedeni, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine göre, oyların yüzde ellisinin üzerinde oy toplayan siyasi parti ve ittifaklar seçimi kazanmış sayılıyor. Bu durumda, ister istemez siyasi ittifak ve ortaklıkların kurulmasına yol açıyor. 2016 yılından bu yana kurulan Cumhur ittifakında yer alan AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin öncülüğündeki sağ kanat, bazı küçük partilerin ayrılmış olsalar bile ittifakının hala en güçlü siyasi yapı olduğunu gösteriyor.
Bu ittifakı dağıtma adına kurulan 6’lı masa hüsranla bitti. Mahalli seçimlerde başarı elde etmiş gibi gözükseler de bazı adli olayların ortaya çıkması ve belediyelere yönelik operasyonlar, seçmenlerin cevabını aradıkları sorulara hala ulaşılamadı.
İktidarı beğenmeyen ve AK Parti’ye oy vermeyeceğini belirten çok sayıda seçmen var ülkemizde. 2024 mahalli seçimlerinde AK Parti destekçisi olan seçmenlerin bazıları sandığa gidip oy kullanmadı. Peki, bugün seçim olsa sandığa gitme ihtimalleri ne kadar?
İktidara kızgın bir blok olduğu gözleniyor. Fakat, en son Tunçeli’de rahmetli Kamer Genç’in mezarı başında alkol tüketilip içki içilmesi görüntüleri, muhafazakar düşünceye sahip sol görüşlü insanları CHP’den uzaklaştırmaya başlamış. Anketler bunları gösteriyor.
Peki, iktidarı devirmenin ve 23 yıldır devam eden AK Parti iktidarından ülkemizi kurtarmanın başka ne gibi yolu olabilir? Düşüncesi seçmenlerde hakim iken, ortaya yeni bir akım çıkarıldı. Üçüncü yol.
Siyasette "üçüncü yol" arayışı devam ediyor. TBMM’de kendi aralarında Yeniyol Partisini kurup, gurup oluşturan Saadet, Gelecek ve DEVA Partileri, Yeniden Refah ile işbirliğine yaklaşıyor.
Kulislerde, İYİ Parti, Anahtar ve Demokrat Parti'nin de dahil olacağı daha geniş bir ittifak senaryosunun konuşulduğu belirtiliyor. Partilere bakıldığında, 6’lı masanın CHP’siz oluşturulmak istendiği, fakat bu kez parti sayısının 6 değil, sekiz olduğunu görebilmek mümkün.
Ankara kulislerinden yansıyan bilgilere göre, "üçüncü yol" tartışmaları yeni bir boyut kazandı. TBMM'de Yeni Yol grubunu oluşturan Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi'nin, Yeniden Refah Partisi (YRP) ile işbirliği yapma ihtimalinin güçlendiği ifade ediliyor. Parti genel başkanlarının, tek çatı altında bir araya gelmeye sıcak baktığı belirtiliyor.
Oluşturulması planlanan yapının, iktidarla bağını koparmış ancak henüz kime oy vereceğine karar verememiş seçmeni tek çatı altında toplaması hedefleniyor. Bu siyasi oluşumun, ilerleyen süreçte daha da genişletilmesi ve seçimlere ittifakla girilmesi planlanıyor.
Siyasi kulislerde, söz konusu siyasi partilerin İYİ Parti, Anahtar Parti ve Demokrat Parti ile de temaslarını sürdürdüğü konuşuluyor. Görüşmelerin yalnızca parlamento aritmetiğiyle sınırlı kalmayacağı, seçim sürecine dönük daha kapsamlı bir işbirliği zemini arandığı belirtiliyor.
Saadet Partisi ile Yeniden Refah Partisi'nin, İYİ Parti ile ittifaka sıcak baktığı ifade ediliyor. YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan, 1991 yılında rahmetli babası Necmettin Erbakan’ın Refah Partisi, Rahmetli Alpaslan Türkeş’in Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi arasında kurulan ittifakı hatırlatarak, "Milli Görüş-İYİ Parti ittifakı olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, görüşmelerin devam edeceğini ve ilerleyen toplantılarda somut başlıkların ele alınacağını açıkladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu "Sağ merkez siyaseti yeniden ayağa kaldırabilmek için bir birlik meşalesi yakacağım" sözleriyle işbirliğine açık mesaj verdi. Genel başkanlar düzeyindeki temasların yanı sıra, il başkanlıkları seviyesinde de görüşmelerin sürdüğü ifade ediliyor.
Bakalım şimdi, neler olup, neler yaşanacak? 6’lı masadaki istenmeyen siyasi pazarlıkların tekrar ortaya dökülüp, bir oy uğruna birkaç tane TBMM Milletvekili koltuğu heba edilecek mi?
İşin en ayrıntılı ve vatandaşa göre bilinmesi gereken yönü ise bu ittifakın CHP ile tekrar iş birliği içinde olup olmayacağı. Yani, yeni bir ittifak oluşması halinde, eskiden CHP ile kurulan ittifaktan karlı çıkan partilerin, tekrar CHP ile birleşmeye yanaşması halinde ortaya çıkan durum ne olacak?
Vatandaşlardaki ve seçmenlerdeki en büyük endişe ise yeniden hayal kırıklığına uğranılıp uğranılmayacağı konusundaki belirsizlikler.
Peki, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalması durumunda, ki, mevcut sandık sonuçlarına göre durum aynen böyle gözüküyor, bu üçüncü yol ittifakı hangi adayı destekleyecek?Merkez Sağ diye yola çıkıp sol mu vuracaklar? Asıl merak, üçüncü yolda yürüyecek, seyir edecek kaptanın kim olacağı?
Üçüncü yol arayışındaki bazı partilerin genel başkanlarının cumhurbaşkanı adayı olacaklarını açıklamamış olması, kurulacak ittifakın yalnızca cumhurbaşkanlığı seçimiyle sınırlı kalmayacağını ve parlamento seçimlerini de kapsayacak şekilde şekillenebileceğini gösteriyor.
Bakalım, siyasette durum böyle olunca daha ne ittifaklar ne oluşumlarla karşılaşacağız? Ortalık, çok karışık ve seçim sonuçları bana göre de çok kritik neticeler çıkaracak.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muharrem KARABULUT
Üçüncü yol
Türk siyasetinde 2018 seçimleri öncesinde kurulan 6’lı masa, siyasi tarihe, “bütün muhalefet güç birliği yaptılar ama seçimleri kazanamadılar” notuyla yazıldı.
Bu siyasi masaların kurulması, mevki, makam ve payelerin dağıtılması, beklentilerin ise tam tersi çıkması, pek çok siyasetçide soğuk duş etkisi yaparken, ülkemizin ana muhalefet partisinde de değişim rüzgarları estirdi.
Özellikle, 2023 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri, yapılan anketlerin yüzde 98’ inde 6’lı masanın kazandığı ve 20 yıllık AK Parti iktidarının da artık siyasetin boş sayfalarına gömüldüğü eleştirilerini beraberinde getirdi. Oysa ki, bütün olumsuz gelişmelere, ekonomide gerilemelere, vatandaşların cebindeki paraların hızlı erimesine, enflasyon canavarının hortlamasına, pandemi ve korona döneminde işlerin ters gitmesi iktidar değişimi için çok uygun bir zemindi. Bütün bu olumsuzlara rağmen, seçimleri yine iktidar bloğunun kazanması, dünya siyasetinde şimdiye kadar görülmemiş bir sonuç çıkardı.
6’lı masa dağıldı. Ana muhalefet CHP, lider değişti. Siyasetin ayak oyunları, iddiaları, koltuk kavgaları, mahkemelere, adliye koridorlarına taşındı.
Vatandaşlara göre de yapılacak olan seçimlerde yine alternatifsizlik nedeniyle iktidar partisi şanslı gözüküyor. Nitekim anketlerde hep iktidar partisini birinci parti gösteriyor.
Ama, bizim ülkemizdeki seçim sisteminde bir ince ayrıntı var. Birinci parti olmak seçimleri kazanmaya yetmiyor. Nedeni, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine göre, oyların yüzde ellisinin üzerinde oy toplayan siyasi parti ve ittifaklar seçimi kazanmış sayılıyor. Bu durumda, ister istemez siyasi ittifak ve ortaklıkların kurulmasına yol açıyor. 2016 yılından bu yana kurulan Cumhur ittifakında yer alan AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin öncülüğündeki sağ kanat, bazı küçük partilerin ayrılmış olsalar bile ittifakının hala en güçlü siyasi yapı olduğunu gösteriyor.
Bu ittifakı dağıtma adına kurulan 6’lı masa hüsranla bitti. Mahalli seçimlerde başarı elde etmiş gibi gözükseler de bazı adli olayların ortaya çıkması ve belediyelere yönelik operasyonlar, seçmenlerin cevabını aradıkları sorulara hala ulaşılamadı.
İktidarı beğenmeyen ve AK Parti’ye oy vermeyeceğini belirten çok sayıda seçmen var ülkemizde. 2024 mahalli seçimlerinde AK Parti destekçisi olan seçmenlerin bazıları sandığa gidip oy kullanmadı. Peki, bugün seçim olsa sandığa gitme ihtimalleri ne kadar?
İktidara kızgın bir blok olduğu gözleniyor. Fakat, en son Tunçeli’de rahmetli Kamer Genç’in mezarı başında alkol tüketilip içki içilmesi görüntüleri, muhafazakar düşünceye sahip sol görüşlü insanları CHP’den uzaklaştırmaya başlamış. Anketler bunları gösteriyor.
Peki, iktidarı devirmenin ve 23 yıldır devam eden AK Parti iktidarından ülkemizi kurtarmanın başka ne gibi yolu olabilir? Düşüncesi seçmenlerde hakim iken, ortaya yeni bir akım çıkarıldı. Üçüncü yol.
Siyasette "üçüncü yol" arayışı devam ediyor. TBMM’de kendi aralarında Yeniyol Partisini kurup, gurup oluşturan Saadet, Gelecek ve DEVA Partileri, Yeniden Refah ile işbirliğine yaklaşıyor.
Kulislerde, İYİ Parti, Anahtar ve Demokrat Parti'nin de dahil olacağı daha geniş bir ittifak senaryosunun konuşulduğu belirtiliyor. Partilere bakıldığında, 6’lı masanın CHP’siz oluşturulmak istendiği, fakat bu kez parti sayısının 6 değil, sekiz olduğunu görebilmek mümkün.
Ankara kulislerinden yansıyan bilgilere göre, "üçüncü yol" tartışmaları yeni bir boyut kazandı. TBMM'de Yeni Yol grubunu oluşturan Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi'nin, Yeniden Refah Partisi (YRP) ile işbirliği yapma ihtimalinin güçlendiği ifade ediliyor. Parti genel başkanlarının, tek çatı altında bir araya gelmeye sıcak baktığı belirtiliyor.
Oluşturulması planlanan yapının, iktidarla bağını koparmış ancak henüz kime oy vereceğine karar verememiş seçmeni tek çatı altında toplaması hedefleniyor. Bu siyasi oluşumun, ilerleyen süreçte daha da genişletilmesi ve seçimlere ittifakla girilmesi planlanıyor.
Siyasi kulislerde, söz konusu siyasi partilerin İYİ Parti, Anahtar Parti ve Demokrat Parti ile de temaslarını sürdürdüğü konuşuluyor. Görüşmelerin yalnızca parlamento aritmetiğiyle sınırlı kalmayacağı, seçim sürecine dönük daha kapsamlı bir işbirliği zemini arandığı belirtiliyor.
Saadet Partisi ile Yeniden Refah Partisi'nin, İYİ Parti ile ittifaka sıcak baktığı ifade ediliyor. YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan, 1991 yılında rahmetli babası Necmettin Erbakan’ın Refah Partisi, Rahmetli Alpaslan Türkeş’in Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi arasında kurulan ittifakı hatırlatarak, "Milli Görüş-İYİ Parti ittifakı olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, görüşmelerin devam edeceğini ve ilerleyen toplantılarda somut başlıkların ele alınacağını açıkladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu "Sağ merkez siyaseti yeniden ayağa kaldırabilmek için bir birlik meşalesi yakacağım" sözleriyle işbirliğine açık mesaj verdi. Genel başkanlar düzeyindeki temasların yanı sıra, il başkanlıkları seviyesinde de görüşmelerin sürdüğü ifade ediliyor.
Bakalım şimdi, neler olup, neler yaşanacak? 6’lı masadaki istenmeyen siyasi pazarlıkların tekrar ortaya dökülüp, bir oy uğruna birkaç tane TBMM Milletvekili koltuğu heba edilecek mi?
İşin en ayrıntılı ve vatandaşa göre bilinmesi gereken yönü ise bu ittifakın CHP ile tekrar iş birliği içinde olup olmayacağı. Yani, yeni bir ittifak oluşması halinde, eskiden CHP ile kurulan ittifaktan karlı çıkan partilerin, tekrar CHP ile birleşmeye yanaşması halinde ortaya çıkan durum ne olacak?
Vatandaşlardaki ve seçmenlerdeki en büyük endişe ise yeniden hayal kırıklığına uğranılıp uğranılmayacağı konusundaki belirsizlikler.
Peki, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalması durumunda, ki, mevcut sandık sonuçlarına göre durum aynen böyle gözüküyor, bu üçüncü yol ittifakı hangi adayı destekleyecek? Merkez Sağ diye yola çıkıp sol mu vuracaklar? Asıl merak, üçüncü yolda yürüyecek, seyir edecek kaptanın kim olacağı?
Üçüncü yol arayışındaki bazı partilerin genel başkanlarının cumhurbaşkanı adayı olacaklarını açıklamamış olması, kurulacak ittifakın yalnızca cumhurbaşkanlığı seçimiyle sınırlı kalmayacağını ve parlamento seçimlerini de kapsayacak şekilde şekillenebileceğini gösteriyor.
Bakalım, siyasette durum böyle olunca daha ne ittifaklar ne oluşumlarla karşılaşacağız? Ortalık, çok karışık ve seçim sonuçları bana göre de çok kritik neticeler çıkaracak.