Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Tek imzada milat 2012 yılına indi !

Yazının Giriş Tarihi: 17.02.2026 00:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 00:15

Bursa’da senelerdir tartışılan hormonlu inşaatlarla ilgili olarak yeni bir gelişmeye daha imza atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tek imza ile ilgili iddiaların 2012 yılından günümüze kadar araştırılması için İçişleri Bakanlığına başvuru yapmış. Bakanlıkta konunun incelenmesi için Bursa Valiliğine yeni bir yazı gönderdiği konuşulmaya başlandı.

Akademik Odaların yeni yönetimlerinin seçimleri devam ediyor. Bursa’da en fazla merak edilen odaların başında İnşaat Mühendisleri Odası geliyordu. Seçimler geçtiğimiz hafta sonu yapıldı. Kazanan ekip eskiden olduğu gibi yine Çalışma Gurubu oldu.

Seçimlerde sağ ve sol gurupları temsil ettikleri konuşulan iki ayrı liste yarıştı. Sol gurubu temsil ettiği söylenilen Ferdi Tercanlıoğlu’nun başkanlığındaki Çağdaş Mühendisler gurubu seçimlerde 879 oy topladı. Bu guruba, Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi, Nilüfer Belediyesi, Mudanya Belediyesi, Mustafakemalpaşa Belediyesi, Gemlik Belediyesi görevlilerinin de destek oldukları daha önceden ifade edilmişti.

Oda yönetiminde 1989 yılından bu yana Necati Şahin ile başlayan ve hala devam eden Çalışma Gurubu yönetimi, inşaat mühendislerinden yine destek aldı. Sandıklar açıldığında bin 481 oy topladığı açıklanan Serdar Atilla Erdem’in başkanlığındaki Çalışma Gurubu adayları listesi tulum halinde, herhangi bir eksilme olmadan iddialı seçimleri fire vermeden kazanmış oldu.

Genel kurul mühendislerin toplantısı olunca ve mühendislerinde işlerinin genelde belediyelerle ilgili olunca, Türkiye’de eşi benzeri, örneği bulunmayan hormonlu yapı uygulaması Bursa’da nüksedince de ister istemez, mühendisler arasındaki konuşulan konuların başında yer aldı. Konu, Nilüfer Belediyesine yapılan hormonlu inşaat operasyonları ve ulu orta konuşulan iddialar gündeme getirildi.

Burada yeni bilgiler öğrendik. Mesela, 2018 ile 2025 yılları arasını kapsayan iki ayrı incelemede toplamda 2 bin 742 dosyada ruhsata aykırı yapılaşma olduğu, bunlarla ilgili Yapı Kullanma İzin belgeleri, (İskan ruhsatları) tek imza ile düzenlenip verildiği iddia edilmiş, bu iddialarla ilgili bin 965 adeti kapsayan bir dava açılmıştı. Sonradan yapılan ikinci inceleme ise tam tamına 777 adet yapıda daha hormonlu yapılaşma belirlendiği iddiaları ortaya atılmıştı.

Sayılar tabii ki önemli ama asıl önemli olan, deprem bölgesi, fay zeminleri üzerine kurulu bir kent olan Bursa’nın yeni yapılaşma bölgesindeki inşaatların ruhsatlı ama ruhsata uygun olmayan şekilde, fazla kat ve fazla inşaatla, betonlaşma ile yapılması iddiaları.

Olayın adli yönü bir kenara bırakalım. Çünkü, yargılama başladı.

3 bin 194 sayılı İmar Kanunu mevcut ülkemizde. Bu kanunun belli maddeleri zamana ve ihtiyaca göre değiştiriliyor. 1999 Marmara Körfez depremi sonrasında bu kanun deyim yerinde ise yeniden yazıldı. Çünkü, mahalli idarelerdeki o tarihlerdeki imar sorunlarının çözümünde eksiklik belirlenmesi, imar rantı iddiaları, imar rantına haram karıştırıldığı iddiaları üzerine Yapı Kontrol Sistemi getirildi.

Belediyelerin yanında, o dönemki ismi Bayındırlık Bakanlığı tarafından da denetimi yapılacak olan inşaatların denetini için özel sektöre Yapı Denetim Firmaları Kurma izni verildi. Bu Yapı Denetim firmaları, belediyeler adına, inşaat müteahhitleri adına, yapı sahipleri adına, arsa sahipleri adına, yapılan inşaatları proje çizim aşamasından, yapı kullanma izni alınıncaya kadar denetim yapmakla görevlendirildi. Bunun içinde inşaat ruhsat harçlarına ek ödeme payı konulup, inşaatların yapımı ve seviyesine kontrol edilip, yapı denetim firmalarına hak edişle paraların ödenmesi teminat altına alındı.

Çok güzel, iyi hoş ve hem vatandaşların hem de kamu yönetiminin elini güçlendiren bir uygulama yapı denetim yöntemi. Gelin görün ki bu sistem zamanla erozyona uğratılmış ve Nilüfer ilçesinde ortaya çıkarılan hormonlu inşaatlar gerçeği kamuoyunun gözleri önünde ruhsatlı ve halk deyimiyle yazıyorum kaçak inşaatları pıtrak gibi yapılır hale getirildiği iddiaları konuşulmaya başlanmıştı.

İşin özeti ve sıkıntıları böyle.

Peki, Hormonlu İnşaat İddianamesi olarak konuşulan iddianame ile açılan davayla ilgili yargılama süreci konusunda kimse eleştiri yapmak istemiyor. İşin uzmanları ise bu soruşturmada müteahhit tarafın, yapı denetim tarafının, tapu kayıtları tarafının, haksız gelir elde ettiği iddia edilen, konuşulan arsa sahipleri, inşaat sahiplerinin eksik bırakıldığı yolunda görüş bildiriyorlar.

Adli kaynaklardan elde ettiğim bilgilere göre ise konuşla ilgili iki ayrı dosya halinde bu meselenin incelemesi ve soruşturma çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü öğrendim.

Gelelim, olayların hem belediyeleri hem de yapı denetim firmalarını denetleme yetkisi bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönüne. Soruşturmada bu bakanlıkla ilgili de gerekli işlem, kontrol ve denetimlerin, işlemlerin o tarihlerde yapılmadığı iddiaları yine ulu orta konuşuluyor. Bazı medya veya internet sitelerinde de konuyla ilgili yazılar yazılıyor.

İşin uzmanı olan mühendislerin kendi aralarındaki konuşmalarına kulak kabarttığımızda ise ortaya yeni bilgiler çıktı. Bakanlık, 2012 yılı ile 2025 yılı mahalli seçimleri arasında Nilüfer ilçesindeki bütün inşaatların ve tek imza ile verilen ruhsatların, onaylanan projelerin, düzenlenen yapı kullanma izin belgesi, iskan ruhsatlarının tek tek incelenmesi için İçişleri Bakanlığına yazı yazmış.

Sadece, tek imzayı atanların, atılmasına sebep olanların, aracılık edenlerin, rant sağlama iddialarının değil, bu konuda görev ihmali olan, olabileceği düşünülen bütün kamu kurum ve kuruluşları ile yapı ruhsatlarında imzaları bulunan, yapı denetim firmaları ve yöneticileri, projeyi çizen, teknik sorumlu olan mimar ve mühendislerinde belirlenmesi istendiği iddia ediliyor.

Hatta, bakanlığın bu konuda gerekli ön incelemelerin yapılması için de geçen hafta görevini devir eden İçişleri bakanı Ali Yerlikaya’nın Bursa Valiliğine yazı gönderdiği ifade ediliyor.

Hatta, bu yazıda birde tarih belirtilmiş söylenilenlere göre. Bursa’nın Nilüfer ilçesinde 2012 yılından bu yana yapılan inşaatların yapımı, ruhsatlandırılması, kat mülkiyeti kurulup tapulandırılması, kanunlara uygun olmayan işlere imza atanların hepsinin belirlenmesi konusu, “yapılan işler yapanın yanına kar kalıyor!” şeklinde halk arasında yapılan konuşmaları tekzip edebilecek düzeyde gözüküyor.

Konuyu takip ediyoruz. Bakalım, pencere açılıp adli piştov patlayınca, ortaya saçılacak olan barut ve mermiler kimi veya kimleri işaret edecek? Konuları takip edenler arasına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın da dahil olması olumlu bir gelişme.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.