Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Siyaset ahlakı !

Yazının Giriş Tarihi: 13.01.2026 00:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.01.2026 00:15

Toplumdaki anlayışlara göre, siyasetçilerin menfaat karşılığı veya herhangi bir istek, beklenti karşılığı parti değiştirmesi pek hoş karşılanmıyor.

Bu konuyla ilgili dünyanın önde gelen siyaset bilimcilerinin yaptıkları belirlemelere göre, insanların parti değiştirmelerindeki en büyük etken, menfaat ve çıkar birlikteliği. Kendi partisinde umduğunu bulamayan siyasetçi, ya iktidarın en büyük partisine yada ana muhalefet partisine kapağı atmanın peşinde.

İkinci büyük etken ise siyaset yaparken yanlış yola girenlerin adalet kelepçesinden kurtulma adına, iktidar partisinde kendisine yer edinmesi ve hakkındaki suçlamaların ve dosyaların kapatılması istemi, beklentisi iddiaları.

İşte, toplumda en fazla tartışılan mesele de bu.

Üçüncü etken, parti içindeki sen-ben tartışmaları ve kavgaları yüzünden bir daha seçilememe korkusu. Bunun içinde, yeniden seçilme garantisi veren siyasi partiye yelken açıp uçup gidiyor.

Parti değiştirmede ideolojik etkenler artık dikkate alınmıyormuş. Çünkü, eski yıllardaki ideolojiler yerini çıkar çatışması, rant beklentisi, devlet ve kamu ihalelerin yandaşlara verilmesi beklentisi, komisyon karşılığında iş takibi iddiaları nedeniyle siyasetinde kirlenmesine yol açan eylemler zincirine dönüştüren kişilerin olması, siyasetin yörüngesini bozuyormuş.

Siyasetin vefası çok önemli. Çünkü, insanlar bazen özellikle mahalle seçimlerde, kendilerine yakın gördükleri kişiye, parti ve ideolojik ayrım yapmadan oy verip, onu belediye başkanı seçebiliyorlar. Tabi, kısa zaman sonra da pandoranın kapağı açılıp, güvendikleri, destekledikleri, seçilmesine katkı koydukları kişi veya kişilerin birer “hiç” olduklarını anlaması en büyük hayal kırıklığı oluveriyor.

Kime sorarsanız haklı. Parti değiştiren, vekil, başkan, “bana hizmet edeceğim alan bırakmadılar” diye dert yanıp, siyaset direksiyonunu kırıveriyor.

Aslında, bu değişimde, transferlerde en fazla dikkat edilmesi gereken kişiler, hakkındaki yolsuzluk, fesatlık iddiası olanlar. Onlarda, geçmek istedikleri veya sırtlarını dayayıp, yaptıklarının yanına kar kalmasını bekledikleri işler için pazarlık masalarını kurabiliyorlar.

Kimisi isteniyor, kimisi istenmemesine rağmen, beraber iş yaptıkları iddia edilen rant guruplarıyla parti yönetimlerini sıkıştırma peşinde.

Dünya işte bu yaşadığımız yer. Durmadan dönüyor. Tıpkı, siyaset ve siyasetçilerin sürekli esen rüzgara göre yelken açması gibi.

Siyasette parti değişimleriyle ilgili sosyal medyada ilgimi çeken iki önemli açıklama, ifade var. Birincisi CHP Bursa milletvekili Orhan Sarıbal’a ait.

“Milletvekili Hasan Ufuk Çakır ve belediye başkanlarının partimizden ayrılarak AKP’ye geçmesi; seçmenlerine, yol yürüdükleri örgüte ve yıllarca savundukları değerlere dair vicdani ve siyasi bir muhasebeyi zorunlu kılar. Bu mesele, günlük polemiklerle geçiştirilemez, sonucu olduğu kadar o sonuca yol açan nedenleri de ciddiyetle ele almayı gerektirir. Siyasi tutarlılık, yalnızca gidenleri eleştirmekle değil; gelenleri de aynı ilke süzgecinden geçirmekle sağlanır.

Kaldı ki milletvekili belirlemede “soy kütüğü sorgusuna” bakılmaz, temsil gücü, toplumsal karşılık ve örgütsel rıza gerekir.

Siyaset, sabırlıdır; acele hüküm vermez. Ama sonunda kimin sorumluluk aldığını, kimin sessizliğe sığındığını ayırt eder. Bu nedenle, o günlerin karar süreçlerinde sorumluluk taşıyanların; açık konuşması gerekir.

Madem ki zaman dayanışma zamanıdır; madem ki otoriterliğe, yoksullaştırmaya ve baskı politikalarına karşı toplumsal bir mücadele hattı örmekten söz ediyoruz, rekabeti içeride değil, iktidarın karşısında örgütlemeliyiz.

Siyasetin gerçek değeri; özeleştiri kapasitesinde ve ortaklaşma iradesinde ortaya çıkar. Kötülük, ayrıştırma ve dışlama yalnızca enkaz bırakır. Parti disiplin kurulları, parti üyelerini ihraç etmek için kurulmuş birer tasfiye komisyonu değildir; örgütün kendi etiğini, kültürünü ve birliğini koruyabilmesi için vardır.”

Orhan Sarıbal CHP içinde yaşanılan son olayları da hatırlatıp hem nalına hem de mıhına vurmuş.

Bir başka açıklamada iktidar partisine ait. Yıldırım AK Parti teşkilatı eski ilçe başkanı Hüdayi Yazıcı, parti değiştirme ile ilgili görüşlerini sosyal medya hesaplarıyla şöyle açıklamış;

“VALLAHİ bir getirisi yok. Biri CHP den gelmiş, Diğer ikisi daha önce AK PARTİ’de siyaset yapmış palazlanmış. Sonra oradan oraya, oradan oraya, sonunda baba ocağına döndük diyorlar.

Ya siz değil misiniz bu ocağı dağıtmaya çalışanlar .2023’te. Recep Tayyip ERDOĞAN Cumhurbaşkanı olmasın diye canhıraş çalışırken, şimdi ne oldu?

2024’te belediyelerin kaybedilmesi için kendini paralayan bunlar değil miydi?

Peki bunlara nasıl güvenelim. Ben bu tiplere asla kanmam. Bazı siyasi menajerler Cumhurbaşkanının

gözünde prim yapmak için bu transferleri organizasyon ediyorlar.

BİLLAHİ bir getirisi yok. Bunları seçenler hayrını, gördü mü ki?

AK Parti hayrını görsün. Hani Trenden inen bir daha binmeyecekti?”

AK Parti içindeki sıkıntılar ise vefa beklentisinin artık pek fazla rağbet görmediğinin konuşulması. Anlatılanlara göre, yola çıkarken beraber olanların yerini, yolda bulunanlar dolduruyor.

İşte, hem siyaset tarafında hem de vatandaş tarafındaki siyasetin transferleriyle ilgili düşünceler böyle. İnanın, pek çok kişi, oy verip vekil seçtiği, oy verip belediye başkanı seçtiği kişilerden, aradan geçen 2-3 yıl içinde soğumaya başladı. Çünkü, beklediği hizmetleri alamıyor. Ne iktidar kanadı nede Belediye kanadı, seçim öncesinde verilen sözleri yerine getirmediler.

Genel seçimlere iki yıl var. Mahalli seçimlere üç yıl.

Şunu şimdiden söyleyebilirim, ilerleyen zamanlar neyi getirip götürür bilemiyorum, lakin, şu anda yani bir parti kurulsa, vatanını, milletini seven, insanları dışlamayan, hak, hukuk, adaleti ön planda tutan ve insanların haklarını çiğnemediğine inanılan bir parti olduğu kabul edildiğinde, yapılacak ilk seçimde tek başına iktidar olur. İttifaka gerek yok.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.