Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Neler oluyor ?

Yazının Giriş Tarihi: 26.12.2025 00:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.12.2025 00:15

Acı tatlı anılarımızla 2025 yılını uğurlamak için geri kalan vakitlerin sayımına başladık. Yeni bir senenin başlangıcı için dört gün süremiz kaldı.

Ülkemiz ve dünyanın pek çok ülkesinde ekonomik sıkıntılarımız mevcut. İnsanların hayatta kalabilme ve ailesine geçim sağlama adına nasıl çırpındıklarını bizzat kendimizde yaşayıp görüyoruz. Bazen de hayatta kalabilme adına, insanların nelerden vaz geçtiğine tanıklık edebiliyoruz.

Bugüne kadar zaman geldi geçti. Bugün yaşadıklarımızı, yaşayacak olacağımız olayları, yarın aynı şekilde yaşamamız mümkün değil. Çünkü, dün dünde kaldı.

Ünlü düşünürümüz Mevlana’nın da söz ettiği gibi, “dün dünde kaldı cancağızım. Bugün artık yeni bir şeyler söylemek lazım!”

Eskiye doğru şöyle bir baktım. 2024 yılı son günlerinde neleri tartışıyoruz?

Ekonomi en başta. Sonrasında siyaset. Belediyelerdeki yolsuzluklar. Ki, bugünde aynı iddiaları konuşuyoruz.

Sonrasında, bazı ünlülerin dünyasındaki yabancı madde, uyuşturucu kullanımı. Bir fenomenin nasıl servet elde ettiğine dair iddialar.

Rusya, Ukrayna Savaşı. İsrail’in Filistin de yaptığı katliamlar.

Suriye’deki rejim değişikliği.

Bana göre en önemlisi terörsüz Türkiye’nin inşa edilmesi için atılan adımların başlaması.

Gündem maddelerine belli başlı küçük eklemeler olabilir.

2025 yılı içinde de en fazla gündem yaratan, tartışılan konularımız bunlar.

Dün, TBMM’de 11. Yargı Paketi görüşüldü. Kabul edildi. Kanunlaştı. Arasında önemli sayılabilecek bazı maddeler var. Ama, af meselesi, bazı suçlularla ilgili olarak, özellikle hırsızlık konusunda başına istenmeyen bir olay gelen komşumun anlattıkları, insanların yüreklerini yaralamaya başlamış.

İddialara göre, Hırsız komşunun evini soyup, mücevherlerini çalmış.Teknoloji ve kameraların yardımı ile kısa sürede belirlenmiş. Yakalanmış. Suçunu itiraf bile etmiş. Tutuklanmış. Sonrasında, yeni çıkan kanundan faydalanma umudu var. Cezaevinden çıkacak. Birde, çaldığı mücevherat bulunamamış. Satıp paraları harcadığını ifade etmiş, iddia etmiş.

Üzerinde mal mülk yok.

Hani, tazminat davası açsanız, vereceğiniz mahkeme ve yargılanma ücreti ödemeleri ile avukat ücretleri zaten mücevheratın yarı parası kadar. Bu davayı da kazanıp kazanmama garantisi yok.

Yani, boşu boşuna uğraşmayalım diye düşünmüşler.

İşte, neler oluyor hayatta? Diye soru sormanın tam zamanı gibi bir olay.

Benzerleri çok fazla bu toplumda. Sadece hırsızlık iddiaları değil, yaralama, hakaret, yol kesme, dövme, sövme, düşmanlık besleme gibi benzeri pek çok olaylarla ilgili olarak vatandaşlar uzayıp giden adli süreç nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını anlatıyorlar.

Sanırım vatandaşların bu haklı istek ve talepleri, 12 veya 13. Yargı paketlerinde, bir çözüm yolu ile paketlenirde toplumla huzur ve güven ortamının sağlanmasına katkı sağlanır.

2025 yılının son günlerini yaşıyoruz. Bugünlerde en fazla ilgi gösterilen haberler ünlülerin bilinmeyen, saklanan dünyalarıyla ilgili ortaya çıkan bazı iddialar. Uyuşturucu kullanımı, cinsel istismar. İş yerindeki mobing uygulamaları.

Bazen kendilerine bu tür iddiaları yakıştıramadığımız, yakıştırmak istemediğimiz insanların ortaya çıkarılan kirli yüzlerini görmek, bizleri çok üzüyor. Hani derler ya, “Ata arpayı fazla verirsen azar” diye.

Bu tür kişiler de ellerine mali güç, destek, etraflarında şakşakçıların çoğalmasıyla beraber şaşırmışlar. Kendilerini sanırım ne oldum delisi gibi görmeye başlamışlar.

Birkaç tane de yüksek mevkilerde dost, arkadaş edindiklerinde, keyifleri yerine gelmiş.

Yazıktır ya.

Bu toplumun değerleriyle, ahlaki ve dini duygularıyla oynanmasına kimler daha ne kadar göz yumacaklar ki?

Yeni bir nesil yetişiyor. Bilgi teknolojileri, uzay çağı artık geride kaldı. Yapay zeka ve insanların çalışmalarına bile engel olabilecek şekildeki gelişmeler var. Ekonominin dalgalanması, insanların gelir dağılımındaki adaletsizlik göz önünde iken, böylesi olayların toplum önünde yaşanıp, ortaya çıkması, yeni yetişenlere kötü örnek olabilir.

“Alışmış, kudurmuştan beterdir” demiş atalarımız. Doğru söylemişler ama, bu kişilere de artık bir fren yapılmasının zamanı gelmiş olduğunu düşünüyorum. Vakit geçmeden, zaman geçmeden frenleme yapılmalı. Topluma örnek gibi gösterilen kişilerin, kötü olaylarla örnek gösterilmesi hoş değil.

2026 yılında, ülkemizde bu tür olayları yaşamak ve görmek istemiyoruz. Kadın cinayetleri, Genç kızların ve kız çocuklarının, erkek çocukların istismarları, öldürülmesi, hayat ve yaşam haklarına saldırılarda bulunulmasını istemiyoruz.

Kamu yönetiminde şeffaflık ilkesinin uygulanması, senin- benim adamın düşüncesinden artık tam anlamıyla vaz geçilip, kamu kaynaklarını heba edenlerin, oturdukları koltuktan güç alıp yolsuzluk, arsızlık yaptıkları iddia edilenlerin de görevlerinden uzaklaştırılmasını bekliyoruz.

Kim yaparsa yapsın, kim suç işlemişse, kanun önünde hesap vermesini istiyoruz. Her türlü haltı işleyip, toplumu keriz yerine koyanların, “bana iftira atıyorlar!” diye savunma yapanların gerçek yüzlerinin kamuoyu önünde sergilenmesini arzu ediyoruz.

Daha birkaç günümüz var. 2025 yılını vakit olarak uğurlayıp, tarih sayfalarında 2026 ile buluşacağız. Umarım, gelen yıl geçen yılı aratmaz.

Sağlık ve mutluluklarımız daim olsun.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.