CHP'nin 22. Olağanüstü Kurultayı, 622 delegenin çağrısı üzerine, "Kayyıma ve Darbeye Hayır" sloganıyla Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde Pazar günü toplandı. Kurultayda Özgür Özel iki yılda üçüncü kez Genel Başkan seçildi.
Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile daha öncede aynı görevde bulunan Canan Taşer yeniden Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bursalılar oldu.
Ancak, bu kurultaya damga vuran en önemli gelişme, Özel'in ve parti yönetiminin yeniden seçilmesi değil, 24 Ekim'de görülecek olan 38. Olağanüstü kurultay davasını konusuz bırakma adına, 38. Kurultayda seçilen yönetimin düşürme hamlesi oldu.
Önce dava konusu olan 38. Olağan Kurultay'da seçilen Genel Başkan Özgür ve yönetimi, delegenin "güvensizlik" oyuyla düşürüldü, ardından yeniden aynı göreve yeniden seçildiler. Halk deyimi ile Muta nikahı gibi aldım, verdim şeklinde siyasi gelişmelere imza atıldı. Bir nevi hülle iddiaları da konuşulmaya başlandı.
Kurultayda, mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılan 196 İstanbul üst kurul delegesi, 38. Olağan Kurultay'da Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu'na seçilerek, "doğal delege" sıfatını kazanan milletvekili olmayan delegeler, yönetimin güvensizlik nedeniyle düşürüldüğü için, davada herhangi bir şekilde adı geçen, hakkında soruşturma açılan delegeler ise şaibe iddialarını ortadan kaldırma oy kullanmadı.
Yüksek Seçim Kurulu'nun onay vermesiyle önündeki hukuki engeller kalkan olağanüstü kurultayda CHP Lideri Özgür Özel'in beklenildiği gibi tek aday oldu.Kayıtlı bin 127 delegeden, 917'si oy kullandı. Genel Başkan Özgür Özel, geçerli sayılan 835 oyun tamamını aldı. Böylece, yeniden genel başkan seçildi. Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimi de delegelerin oylarıyla "blok liste"yle yapıldı ve yine beklendiği gibi karşı liste de çıkmadı.
CHP Tüzüğünün 48. Maddesi gereğince, delegelerin çağrısıyla toplanan kurultayda, seçim yapılabilmesi için delege önce "güvensizlik" oyuyla, dava konusu olan 38. Olağan Kurultay'da seçilen Özel ve yönetimini düşürdü. İşte bu olay, devam eden davalara karşı yapılan bir manevra olarak kayıtlara geçti. Yani bir anlamda 38. Olağan Kurultay'ın sonuçlarını, 38. Kurultayda seçilmiş olan Özgür Özel başkanlığındaki yönetimin 22. Olağanüstü kurultayda güvensizlik oylarıyla düşürülmesi sonucunda geçersiz kılınmak isteniyor.
Bu hamleyle Güvensizlik oyu kullanılıp, olağanüstü kurultay, "seçimli kurultaya" dönüştürülerek, parti yönetimi için yeniden seçim yapılması sağlandı.
CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultaylar seçimsiz toplanabiliyor. Bu kurultaylarda seçim yapılması için iki ayrı yol izleniyor.
Birincisi Genel Başkan, kendi çağrısıyla toplanan olağanüstü kurultay gündemine isterse "seçimli kurultay" koyabiliyor.
İkinci yol delege imzasıyla yapılan kurultay çağrısında "güven oylaması" ve "seçimli kurultay", ancak delegenin salt çoğunluğunun talebiyle, kurultay gündemine konulup, yönetimin düşmesi halinde yapılabiliyor. İşte CHP’de bu kurultayda ikinci yolu izledi ve yönetimi düşürüp, tekrar aynı yönetimi partinin başına seçmiş oldu.
CHP yöneticileri, yapılan bu işlem ve kurultayın amacını açık seçik konuşup, delegenin bu tercihini, 24 Ekim'deki kurultay davasının "konusuzluk" gerekçesiyle düşürülmesi için yapıldığını ifade ediyorlar. Şaibe karıştığı iddia edilen kurultayda seçilen yönetimin düştüğünü belirten CHP’nin hukukçu parti kurmayları, delegenin aynı zamanda yeni yönetimi de belirlediğini, mahkemeye sunulan iddiaların da bu şekilde boşa düşürüldüğü görüşünü savunuyorlar.
Hafta sonu Pazar sabahı erken saatlerde başlayan kurultay, çok kısa zamanda tamamlandı. Divan Başkanlığı'na Grup Başkanvekili Murat Emir seçildi. Salonun fiziki şartları sebebiyle seyirci alınmadı.
İsmi Kurultay davasından çıkabilecek "mutlak butlan" kararı ile birlikte anılan ve dün Özgür Özel'in arayarak bizzat davet ettiği eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu kurultaya katılmadı. CHP İstanbul İl başkanlığına kayyum olarak atanan Gürsel Tekin de kurultayda yoktu. Kurultaya, önceki genel başkanlar Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın ile belediye başkanları, onur üyeleri ve delegeler katıldı. Kurultay salonunda, Özgür Özel'in yanındaki koltuklar, Çetin ve Karayalçın için ayrıldı.
Son kurultayını 6 Nisan'da gerçekleştiren ve yine mahkemede açılan davanın düşmesi için seçimli kurultay yapan CHP, bir yılda ikinci kez kurultaya imza atmış oldu. Bunun nedeni, parti yönetiminin el değiştirdiği 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayın iptali istemiyle açılan davaları, "konusuz" bırakıp dosyanın kapanmasını sağlamak olduğu konuşuluyor.
Yapılan 22. kurultay, "hukuki ve siyasi güvence kurultayı" olarak nitelendiriliyor. CHP, İstanbul İl Başkanlığı'na kayyum atanmasının ardından kurultay delegeleri, 38. Olağan Kurultay ile 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultay'ın iptaline ilişkin süren davaları düşürmek istiyor.
Yüksek Seçim Kurulu'nun, hem olağanüstü kurultaya, hem de olağan kurultay takvimi çerçevesinde devam eden ilçe kongrelerine vize vermesiyle eli rahatlayan CHP yönetimi, 39. Olağan Kurultayı'nı da yıl bitmeden yapmayı planlıyor.
Kurultaydan birlik, beraberlik içinde, başarılı çıktıklarını ifade eden CHP yöneticileri, il kongrelerine dava tarihi olan 24 Ekim’den önce tamamlamak istiyorlar. 24 Ekim'de görülecek kurultay davasında, herhangi bir aksi karar çıkmaması halinde CHP, kurultayını Kasım sonu veya Aralık ayı başında yapacak.
Şimdi, sorulan soru şu; CHP, her ne kadar olağanüstü kurultay ile 38. Kurultayda seçilen parti yönetimini değiştirip, aynı yönetimi tekrar seçerek, mahkemedeki davaları konusuz bırakmak istemesi, kanun ve nizama ne kadar uygun. Çünkü, kurultaylarda oy kullanan ve şaibe karıştırıldığı iddia edilen delegeler ile olağanüstü kurultayda oy kullanan delegeler aynı. Yeni delege seçimleri yapılmadığı içinde böylesi bir atraksiyonun kanun karşısında nasıl bir karşılık bulacağı şimdilik bilinmiyor.
Beklenti şöyle; bakalım Mevlam neyler, neylerse güzel eyler!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muharrem KARABULUT
Kurultay yapıldı, peki şimdi ne oldu ?
CHP'nin 22. Olağanüstü Kurultayı, 622 delegenin çağrısı üzerine, "Kayyıma ve Darbeye Hayır" sloganıyla Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde Pazar günü toplandı. Kurultayda Özgür Özel iki yılda üçüncü kez Genel Başkan seçildi.
Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile daha öncede aynı görevde bulunan Canan Taşer yeniden Parti Meclisi üyeliğine seçilen Bursalılar oldu.
Ancak, bu kurultaya damga vuran en önemli gelişme, Özel'in ve parti yönetiminin yeniden seçilmesi değil, 24 Ekim'de görülecek olan 38. Olağanüstü kurultay davasını konusuz bırakma adına, 38. Kurultayda seçilen yönetimin düşürme hamlesi oldu.
Önce dava konusu olan 38. Olağan Kurultay'da seçilen Genel Başkan Özgür ve yönetimi, delegenin "güvensizlik" oyuyla düşürüldü, ardından yeniden aynı göreve yeniden seçildiler. Halk deyimi ile Muta nikahı gibi aldım, verdim şeklinde siyasi gelişmelere imza atıldı. Bir nevi hülle iddiaları da konuşulmaya başlandı.
Kurultayda, mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılan 196 İstanbul üst kurul delegesi, 38. Olağan Kurultay'da Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu'na seçilerek, "doğal delege" sıfatını kazanan milletvekili olmayan delegeler, yönetimin güvensizlik nedeniyle düşürüldüğü için, davada herhangi bir şekilde adı geçen, hakkında soruşturma açılan delegeler ise şaibe iddialarını ortadan kaldırma oy kullanmadı.
Yüksek Seçim Kurulu'nun onay vermesiyle önündeki hukuki engeller kalkan olağanüstü kurultayda CHP Lideri Özgür Özel'in beklenildiği gibi tek aday oldu.Kayıtlı bin 127 delegeden, 917'si oy kullandı. Genel Başkan Özgür Özel, geçerli sayılan 835 oyun tamamını aldı. Böylece, yeniden genel başkan seçildi. Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimi de delegelerin oylarıyla "blok liste"yle yapıldı ve yine beklendiği gibi karşı liste de çıkmadı.
CHP Tüzüğünün 48. Maddesi gereğince, delegelerin çağrısıyla toplanan kurultayda, seçim yapılabilmesi için delege önce "güvensizlik" oyuyla, dava konusu olan 38. Olağan Kurultay'da seçilen Özel ve yönetimini düşürdü. İşte bu olay, devam eden davalara karşı yapılan bir manevra olarak kayıtlara geçti. Yani bir anlamda 38. Olağan Kurultay'ın sonuçlarını, 38. Kurultayda seçilmiş olan Özgür Özel başkanlığındaki yönetimin 22. Olağanüstü kurultayda güvensizlik oylarıyla düşürülmesi sonucunda geçersiz kılınmak isteniyor.
Bu hamleyle Güvensizlik oyu kullanılıp, olağanüstü kurultay, "seçimli kurultaya" dönüştürülerek, parti yönetimi için yeniden seçim yapılması sağlandı.
CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultaylar seçimsiz toplanabiliyor. Bu kurultaylarda seçim yapılması için iki ayrı yol izleniyor.
Birincisi Genel Başkan, kendi çağrısıyla toplanan olağanüstü kurultay gündemine isterse "seçimli kurultay" koyabiliyor.
İkinci yol delege imzasıyla yapılan kurultay çağrısında "güven oylaması" ve "seçimli kurultay", ancak delegenin salt çoğunluğunun talebiyle, kurultay gündemine konulup, yönetimin düşmesi halinde yapılabiliyor. İşte CHP’de bu kurultayda ikinci yolu izledi ve yönetimi düşürüp, tekrar aynı yönetimi partinin başına seçmiş oldu.
CHP yöneticileri, yapılan bu işlem ve kurultayın amacını açık seçik konuşup, delegenin bu tercihini, 24 Ekim'deki kurultay davasının "konusuzluk" gerekçesiyle düşürülmesi için yapıldığını ifade ediyorlar. Şaibe karıştığı iddia edilen kurultayda seçilen yönetimin düştüğünü belirten CHP’nin hukukçu parti kurmayları, delegenin aynı zamanda yeni yönetimi de belirlediğini, mahkemeye sunulan iddiaların da bu şekilde boşa düşürüldüğü görüşünü savunuyorlar.
Hafta sonu Pazar sabahı erken saatlerde başlayan kurultay, çok kısa zamanda tamamlandı. Divan Başkanlığı'na Grup Başkanvekili Murat Emir seçildi. Salonun fiziki şartları sebebiyle seyirci alınmadı.
İsmi Kurultay davasından çıkabilecek "mutlak butlan" kararı ile birlikte anılan ve dün Özgür Özel'in arayarak bizzat davet ettiği eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu kurultaya katılmadı. CHP İstanbul İl başkanlığına kayyum olarak atanan Gürsel Tekin de kurultayda yoktu. Kurultaya, önceki genel başkanlar Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın ile belediye başkanları, onur üyeleri ve delegeler katıldı. Kurultay salonunda, Özgür Özel'in yanındaki koltuklar, Çetin ve Karayalçın için ayrıldı.
Son kurultayını 6 Nisan'da gerçekleştiren ve yine mahkemede açılan davanın düşmesi için seçimli kurultay yapan CHP, bir yılda ikinci kez kurultaya imza atmış oldu. Bunun nedeni, parti yönetiminin el değiştirdiği 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayın iptali istemiyle açılan davaları, "konusuz" bırakıp dosyanın kapanmasını sağlamak olduğu konuşuluyor.
Yapılan 22. kurultay, "hukuki ve siyasi güvence kurultayı" olarak nitelendiriliyor. CHP, İstanbul İl Başkanlığı'na kayyum atanmasının ardından kurultay delegeleri, 38. Olağan Kurultay ile 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultay'ın iptaline ilişkin süren davaları düşürmek istiyor.
Yüksek Seçim Kurulu'nun, hem olağanüstü kurultaya, hem de olağan kurultay takvimi çerçevesinde devam eden ilçe kongrelerine vize vermesiyle eli rahatlayan CHP yönetimi, 39. Olağan Kurultayı'nı da yıl bitmeden yapmayı planlıyor.
Kurultaydan birlik, beraberlik içinde, başarılı çıktıklarını ifade eden CHP yöneticileri, il kongrelerine dava tarihi olan 24 Ekim’den önce tamamlamak istiyorlar. 24 Ekim'de görülecek kurultay davasında, herhangi bir aksi karar çıkmaması halinde CHP, kurultayını Kasım sonu veya Aralık ayı başında yapacak.
Şimdi, sorulan soru şu; CHP, her ne kadar olağanüstü kurultay ile 38. Kurultayda seçilen parti yönetimini değiştirip, aynı yönetimi tekrar seçerek, mahkemedeki davaları konusuz bırakmak istemesi, kanun ve nizama ne kadar uygun. Çünkü, kurultaylarda oy kullanan ve şaibe karıştırıldığı iddia edilen delegeler ile olağanüstü kurultayda oy kullanan delegeler aynı. Yeni delege seçimleri yapılmadığı içinde böylesi bir atraksiyonun kanun karşısında nasıl bir karşılık bulacağı şimdilik bilinmiyor.
Beklenti şöyle; bakalım Mevlam neyler, neylerse güzel eyler!