Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Huzur veren ay; Ramazan

Yazının Giriş Tarihi: 18.02.2026 00:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 00:15

On bir ayın sultanı, gönüllerin yumuşadığı, vicdanların sesini daha gür duyduğu o mübarek zaman kapımızda.

Mübarek ay, bu akşam sahura kalkılıp, niyet edilme ile başlayacak. 20 Marta ise Ramazan Bayramının ilk günü kutlamasını yapacağız. Ramazan sadece aç kalmak değil, aç olanı anlamak, yoksulu fark etmek, görmezden gelinen hayatlara dokunmaktır.

Asıl sınav da burada başlar zaten.

Bu güzel ayda yoksulları sevindirmek bir lütuf değil, asil bir görev olmalıdır.

Maddi durumu yerinde olan herkes, imkânı ölçüsünde ihtiyaç sahiplerine el uzatmalı, kimsenin onurunu incitmeden, kimseyi mahcup etmeden paylaşmayı bilmelidir. Çünkü, Ramazan, veren elin alan eli görmediği, iyiliğin reklamının değil samimiyetinin makbul olduğu bir aydır.

Burada açıkça ifade etmemde fayda var, Ramazan ayını, yapılan yardımları reklam aracı olarak kullanmak büyük günahtır. Ayrıca, siyasetin propaganda zemini olarak de Ramazan ayını kullanmak yine toplumda hoş karşılanmayan bir davranıştır. Kimse, kimsenin ne kadar Müslüman olduğunu sorgulama yetkisine sahip değildir.

Ramazan, empati ayıdır. Açlığın ne demek olduğunu iftar vaktine kadar sabırla beklerken anlarız; ama gerçek açlık, her gün iftar saati gelmeyenlerin yaşadığıdır. İşte bu yüzden, bu ayda yapılan her yardım, sadece maddi bir destek değil, aynı zamanda vicdani bir duruştur. Paylaşmak bereketi artırır, malı eksiltmez, gönlü zenginleştirir.

Bir tebessüm, bir hal hatır sorma, bir ‘yalnız değilsin’ cümlesi bile sadakadır. Ramazan, kalpleri birbirine yaklaştırma fırsatıdır. Bugün uzattığımız bir el, yarın bize dua olarak döner. Belki de en çok ihtiyacımız olan şey budur: İçten bir dua, sessiz bir teşekkür, samimi bir hayır.

Ramazan’da sofralarımızı büyütelim, kalplerimizi genişletelim. Yoksulu gözeten, yetimi kollayan, komşusunu unutmayan bir bilinçle yaşayalım bu ayı. Çünkü Ramazan, paylaşınca güzelleşir; insan, verdikçe çoğalır.

Rabbimiz, kullarının ebedî saâdeti için; hayat takviminde, ilâhî rahmet, af ve mağfiretin âdeta tuğyân ettiği birtakım mânevî kazanç mevsimleri tâyin buyurmuştur. Bu mevsimlerin en bereketlisi, hiç şüphesiz ki Ramazân-ı Şerîf’tir. Zîrâ:

Ramazan ayının bereketi ; Hidâyet rehberimiz Kur’ân-ı Kerîm, bu mübârek ayda indirilmiştir.

Müstesnâ bir rûhî olgunluk vesîlesi olan oruç ibâdeti, bu aya mahsus bir farz kılınmıştır. Bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi, Ramazan geceleri içinde lutfedil­miştir.Bu ayın geceleri; iftar, terâvih ve sahurlarla bereketlendirilmiştir.Çeşitli ihtiyaç ve mahrûmiyetler içinde kıvranan muzdarip gönüller, en çok bu ayın gelişiyle ümit ve sevince gark olurlar. Zîrâ zekât, sadaka ve infak gibi ibâdetler, tebessümü unutmuş nice yüzleri bilhassa bu ayda sürûra kavuşturur.Bu ayda ulvîliklerin ve cennetlerin kapıları açılır.Günahlardan korunmak, kötülüklerden el çekmek sûretiyle cehennem kapıları kapanır. Şerler ve şeytanlar da kâmil mü’minlerin takvâ zincirleriyle bağlanır.

Böylece, mü’minlere ebedî saâdet kapılarını açan Ramazan; bütün bir ümmetin ikbal kapılarını da aralar.

Oruç, nefsin isteklerinden iradî olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de bir sabır eğitimine dönüşmektedir. İnsanın hayatta başarılı olabilmesi için irade hâkimiyeti ve güçlükler karşısında dayanabilme gücü de önemli bir role sahiptir. Nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde oruç etkili bir yoldur.

Toplumsal hayatta huzursuzluklara yol açan taşkınlıklar, büyük ölçüde insanın ihtiyaçlarını tatmin eden maddî zevklere düşkünlükten kaynaklanır. İşte oruç, insanı maddî zevk ve şehvetler peşinde koşturan, dolayısıyla da, Allah'ın haklarına riayet edemediği için kendisine zulmetmesine, insanların haklarına riayet edemediği için onlara zulmetmesine sebep olan nefs-i emmâreyi teskin etmenin de bir ilâcı, aşırılıkları törpülemenin bir çaresidir.

Oruç, yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sıkıntılarını giderme yönünde çaba sarf etmeye de vesile olur. “Tok, açın halinden anlamaz” atasözü de bunu ifade eder.

Bütün bunlara ilâveten orucun sağlık açısından pek çok yararları bulunduğu da uzman hekimler tarafından ifade edilmektedir. Ramazan orucu zahiren bakıldığında, bir yıl boyunca çalışan vücut makinesinin dinlenmeye ve bakıma alınması gibidir. Oruç, özellikle mide ve sindirim organlarının dinlenmesi için iyi bir moladır.

Oruçla ilgili olarak Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık olabilir; fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben vereceğim.”

Bizim ülkemizde, belli günleri, ayları fırsata çevirmeyi çok iyi bilen bazı işgüzarlar bulunmaktadır. Bunlar, sadece insanların üzerinden rant elde edenler değil, belli zamanlarda, özellikle de Ramazan ayı gelmeden önce, ay süresince gıda fiyatlarına yapılan olağanüstü zamlar olarak göze çarpıyor.

İşte bunlara, yakın zamanda medyada yer alan bir örnek haber : Bu nasıl bir kar marjı? 129 TL'ye satılan salatalığın 20 TL’lik alış fiyatı isyan ettirdi.

Bir zincir markette satılan salatalığın fiyatı, üretici ile raf arasındaki fark nedeniyle tartışma yarattı. Görüntülenen etikete göre salatalığın kilogram fiyatı 129 TL olarak belirlendi. Aynı ürüne ait üretici alış fiyatının ise 20 TL olduğu belirtildi.

Bu durum, ürünün raf fiyatına gelene kadar yaklaşık 5,5 kat arttığını ortaya koydu. Üretici ile market rafı arasındaki fiyat farkı, sosyal medyada da gündem oldu.

Ramazan ayımız hepimize bolluk, bereket getirsin. Fırsatçılara aman verilmeden, insanların huzur içinde bu kutlu ayımızı eda etmemiz nasip olsun.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.