Türkiye olarak ekonomik pek çok konuda sıkıntılar yaşarken, Avrupa Birliği’nin geçen yıl incelenen ve yeni açıklanan 2024 işgücü rakamlarına göre, üniversite mezunu gençlerin işsizlik oranlarının yüksek çıkması dikkat çekti.
Fransız, Le Monde gazetesi, Türkiye'deki gençler hakkında analiz yazısı paylaştı: Ana başlıkları şöyle;
Türkiye’de yükseköğretim sistemindeki derin kriz, ülkenin genç kuşağını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. 18–24 yaş arası gençlerin üçte biri, ne eğitimde ne işte ne de ekonomide yok diyor. Türkiye, yeni mezun istihdamında 33 Avrupa ülkesi arasında son sırada yer alıyor. Üniversite mezunlarının işsizlik oranı, genel işsizlik oranının da üzerinde. Çocuk işçiliği de hızla artıyor. 2025’te 68 çocuk işçi hayatını kaybetti; 15–17 yaş arası çalışanların oranı dört yılda %16,2’den %24,9’a çıktı.
Türkiye'de üniversite mezunları arasında işsizlik oranının yüksek olmasının temel sebebi, plansız şekilde artan üniversite ve kontenjan sayısı nedeniyle üniversite diplomasının tek başına bir ayrıcalık olmaktan çıkması ve mezunların becerileri ile işgücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki ciddi uyumsuzluk olarak ifade ediliyor. AB raporlarına göre, üniversite mezunlarının işsiz kalmasının altında yatan temel faktörler şu şekilde sıralanabilir:
Beceri Uyumsuzluğu: İş dünyasının aradığı dijital yetenekler, yabancı dil, problem çözme ve pratik tecrübe ile akademik eğitimin sunduğu teorik bilgi örtüşmemektedir.
Aşırı Arz ve Bölüm Enflasyonu: Piyasada ihtiyaç duyulandan çok daha fazla mezun veren bölümler (özellikle sosyal bilimler ve bazı lisans programları) yığılmalara neden olmaktadır.
Nitelik Kaybı: Hızla açılan yeni üniversitelerin birçoğunda eğitim kalitesinin düşmesi ve akademik kadro eksiklikleri, mezunların donanımını olumsuz etkilemektedir.
Beklenti Uyuşmazlığı: Mezunlar ile işverenlerin maaş ve çalışma koşulları (beklentiler) arasındaki farklar, işe alım süreçlerini zorlaştırmaktadır.
Türkiye hariç tüm Avrupa ülkelerinde üniversite mezunlarının işsizlik oranı, genel nüfusa kıyasla daha düşük. Euronews Business isimli gazetenin ise AB işsizlik raporlarına ilişkin yorumları şöyle;
Üniversite diploması Avrupa'da işsiz kalma ihtimalini azaltıyor mı? Yeni Eurostat verileri, bu soruya 'evet' yanıtının verilebileceğini ortaya koyuyor. Tüm Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde işsizlik oranı üniversite mezunları için genel nüfusa göre daha düşük.
2024 itibarıyla 33 Avrupa ülkesi arasında bir istisna var: Türkiye. Eurostat'a göre, Türkiye'de üniversite mezunları genel nüfusa kıyasla daha yüksek bir işsizlik oranıyla karşı karşıya.
Hem işsizlik açığı hem de mezunlar ile toplam nüfus arasındaki işsizlik oranı Avrupa genelinde büyük farklılıklar gösteriyor. Peki, yükseköğretim hangi ülkelerde en büyük farkı yaratıyor?
2024 yılında, AB üye ülkeleri, AB adayları ve EFTA ülkeleri dahil olmak üzere 33 ülke arasında, 15-74 yaş arası kişiler için işsizlik oranı Çekya'da yüzde 2,6 ile İspanya'da yüzde 11,4 arasında değişiyor. Bu veriler eğitim seviyeleri dikkate alınmaksızın genel nüfusu yansıtıyor. AB ortalaması ise yüzde 5,9.
En üstte, Yunanistan (yüzde 10,1), Türkiye (yüzde 8,8), Sırbistan (yüzde 8,6) ve hem Finlandiya hem de İsveç (yüzde 8,4) yüzde 8'in üzerinde işsizlik oranları bildirerek İspanya'yı takip etti.
Listenin en altında ise Çekya ile birlikte Polonya (yüzde 2,9), Malta (yüzde 3,1), Almanya (yüzde 3,4), İzlanda (yüzde 3,6) ve Hollanda ile Slovenya (her ikisi de yüzde 3,7) yüzde 4'ün altında işsizlik oranları kaydedildi.
Yükseköğrenim görmüş kişiler olarak tanımlanan üniversite mezunları arasında 2024 yılındaki işsizlik oranları Çekya ve Polonya'da yüzde 1,4 ile Türkiye'de yüzde 9,2 arasında değişiyor. AB ortalaması ise yüzde 3,8.
Türkiye'den sonra üniversite mezunları arasında en yüksek işsizlik oranları Yunanistan (yüzde 7,3), İspanya (yüzde 6,9), Sırbistan (yüzde 6,5) ve Fransa'da (yüzde 5) kaydedildi.
İşsizlik oranları ülkeler arasında önemli farklılıklar gösterdiğinden, mutlak farklar uçurumun boyutunu tam olarak yansıtmayabiliyor. Ülkeleri daha iyi karşılaştırmak için, genel nüfusun işsizlik oranı ile üniversite mezunlarının işsizlik oranı arasındaki oran yararlı olabiliyor.
Türkiye 0,96 ile 1'in altında bir orana sahip tek ülke iken, AB ortalaması 1,55. Bu da AB'de genel nüfus içindeki işsizlik oranının üniversite mezunlarının ortalama 1,55 katı, yani yüzde 55 daha yüksek olduğu anlamına geliyor.
Bu oran Kıbrıs'ta 1,23, İsviçre'de 1,26, Almanya'da 1,31, Danimarka, Hollanda ve Sırbistan'da ise 1,32. Bu da genel nüfus ve üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranlarının bu ülkelerde nispeten yakın olduğunu gösteriyor.
Romanya (2,84), Slovakya (2,65), Bulgaristan (2,63) ve Macaristan (2,50) en yüksek oranlara sahip, yani üniversite mezunları genel nüfusa göre önemli ölçüde daha düşük işsizlik oranlarına sahip.
Ülkemizdeki yüksek eğitimle ilgili pek çok konuda sorun yaşanıyor. Özellikle yurt dışı eğitim ve diploma denklik meselesinde YÖK’ün Avrupa Lizbon Anlaşmasına aykırı tutum içinde hareket ettiği iddiaları, ülkemizdeki nitelikli insan eksikliği ve eğitim eşitliğine darbe vurduğuna dair eleştiriler sürekli artıyor.
Ne yazık ki, rakamlara baktığımızda, üniversite bitirip, diplomasını eline alanların iş garantilerinin olmadığı gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz. Önümüzdeki hafta sonu yine üniversite giriş sınavları yapılacak. Milyonlarca genç, bu sınavla üniversite kapılarında kariyer ve eğitim arayışı var. Allah hepsinin yar ve yardımcısı olsun. Çünkü, ekmek hep aslanın ağzında idi, şimdi de midesinde gözüküyor.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muharrem KARABULUT
Diplomalı gençleri iş hayalleri zorluyor
Türkiye olarak ekonomik pek çok konuda sıkıntılar yaşarken, Avrupa Birliği’nin geçen yıl incelenen ve yeni açıklanan 2024 işgücü rakamlarına göre, üniversite mezunu gençlerin işsizlik oranlarının yüksek çıkması dikkat çekti.
Fransız, Le Monde gazetesi, Türkiye'deki gençler hakkında analiz yazısı paylaştı: Ana başlıkları şöyle;
Türkiye’de yükseköğretim sistemindeki derin kriz, ülkenin genç kuşağını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. 18–24 yaş arası gençlerin üçte biri, ne eğitimde ne işte ne de ekonomide yok diyor. Türkiye, yeni mezun istihdamında 33 Avrupa ülkesi arasında son sırada yer alıyor. Üniversite mezunlarının işsizlik oranı, genel işsizlik oranının da üzerinde. Çocuk işçiliği de hızla artıyor. 2025’te 68 çocuk işçi hayatını kaybetti; 15–17 yaş arası çalışanların oranı dört yılda %16,2’den %24,9’a çıktı.
Türkiye'de üniversite mezunları arasında işsizlik oranının yüksek olmasının temel sebebi, plansız şekilde artan üniversite ve kontenjan sayısı nedeniyle üniversite diplomasının tek başına bir ayrıcalık olmaktan çıkması ve mezunların becerileri ile işgücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki ciddi uyumsuzluk olarak ifade ediliyor. AB raporlarına göre, üniversite mezunlarının işsiz kalmasının altında yatan temel faktörler şu şekilde sıralanabilir:
Beceri Uyumsuzluğu: İş dünyasının aradığı dijital yetenekler, yabancı dil, problem çözme ve pratik tecrübe ile akademik eğitimin sunduğu teorik bilgi örtüşmemektedir.
Aşırı Arz ve Bölüm Enflasyonu: Piyasada ihtiyaç duyulandan çok daha fazla mezun veren bölümler (özellikle sosyal bilimler ve bazı lisans programları) yığılmalara neden olmaktadır.
Nitelik Kaybı: Hızla açılan yeni üniversitelerin birçoğunda eğitim kalitesinin düşmesi ve akademik kadro eksiklikleri, mezunların donanımını olumsuz etkilemektedir.
Beklenti Uyuşmazlığı: Mezunlar ile işverenlerin maaş ve çalışma koşulları (beklentiler) arasındaki farklar, işe alım süreçlerini zorlaştırmaktadır.
Türkiye hariç tüm Avrupa ülkelerinde üniversite mezunlarının işsizlik oranı, genel nüfusa kıyasla daha düşük. Euronews Business isimli gazetenin ise AB işsizlik raporlarına ilişkin yorumları şöyle;
Üniversite diploması Avrupa'da işsiz kalma ihtimalini azaltıyor mı? Yeni Eurostat verileri, bu soruya 'evet' yanıtının verilebileceğini ortaya koyuyor. Tüm Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde işsizlik oranı üniversite mezunları için genel nüfusa göre daha düşük.
2024 itibarıyla 33 Avrupa ülkesi arasında bir istisna var: Türkiye. Eurostat'a göre, Türkiye'de üniversite mezunları genel nüfusa kıyasla daha yüksek bir işsizlik oranıyla karşı karşıya.
Hem işsizlik açığı hem de mezunlar ile toplam nüfus arasındaki işsizlik oranı Avrupa genelinde büyük farklılıklar gösteriyor. Peki, yükseköğretim hangi ülkelerde en büyük farkı yaratıyor?
2024 yılında, AB üye ülkeleri, AB adayları ve EFTA ülkeleri dahil olmak üzere 33 ülke arasında, 15-74 yaş arası kişiler için işsizlik oranı Çekya'da yüzde 2,6 ile İspanya'da yüzde 11,4 arasında değişiyor. Bu veriler eğitim seviyeleri dikkate alınmaksızın genel nüfusu yansıtıyor. AB ortalaması ise yüzde 5,9.
En üstte, Yunanistan (yüzde 10,1), Türkiye (yüzde 8,8), Sırbistan (yüzde 8,6) ve hem Finlandiya hem de İsveç (yüzde 8,4) yüzde 8'in üzerinde işsizlik oranları bildirerek İspanya'yı takip etti.
Listenin en altında ise Çekya ile birlikte Polonya (yüzde 2,9), Malta (yüzde 3,1), Almanya (yüzde 3,4), İzlanda (yüzde 3,6) ve Hollanda ile Slovenya (her ikisi de yüzde 3,7) yüzde 4'ün altında işsizlik oranları kaydedildi.
Yükseköğrenim görmüş kişiler olarak tanımlanan üniversite mezunları arasında 2024 yılındaki işsizlik oranları Çekya ve Polonya'da yüzde 1,4 ile Türkiye'de yüzde 9,2 arasında değişiyor. AB ortalaması ise yüzde 3,8.
Türkiye'den sonra üniversite mezunları arasında en yüksek işsizlik oranları Yunanistan (yüzde 7,3), İspanya (yüzde 6,9), Sırbistan (yüzde 6,5) ve Fransa'da (yüzde 5) kaydedildi.
İşsizlik oranları ülkeler arasında önemli farklılıklar gösterdiğinden, mutlak farklar uçurumun boyutunu tam olarak yansıtmayabiliyor. Ülkeleri daha iyi karşılaştırmak için, genel nüfusun işsizlik oranı ile üniversite mezunlarının işsizlik oranı arasındaki oran yararlı olabiliyor.
Türkiye 0,96 ile 1'in altında bir orana sahip tek ülke iken, AB ortalaması 1,55. Bu da AB'de genel nüfus içindeki işsizlik oranının üniversite mezunlarının ortalama 1,55 katı, yani yüzde 55 daha yüksek olduğu anlamına geliyor.
Bu oran Kıbrıs'ta 1,23, İsviçre'de 1,26, Almanya'da 1,31, Danimarka, Hollanda ve Sırbistan'da ise 1,32. Bu da genel nüfus ve üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranlarının bu ülkelerde nispeten yakın olduğunu gösteriyor.
Romanya (2,84), Slovakya (2,65), Bulgaristan (2,63) ve Macaristan (2,50) en yüksek oranlara sahip, yani üniversite mezunları genel nüfusa göre önemli ölçüde daha düşük işsizlik oranlarına sahip.
Ülkemizdeki yüksek eğitimle ilgili pek çok konuda sorun yaşanıyor. Özellikle yurt dışı eğitim ve diploma denklik meselesinde YÖK’ün Avrupa Lizbon Anlaşmasına aykırı tutum içinde hareket ettiği iddiaları, ülkemizdeki nitelikli insan eksikliği ve eğitim eşitliğine darbe vurduğuna dair eleştiriler sürekli artıyor.
Ne yazık ki, rakamlara baktığımızda, üniversite bitirip, diplomasını eline alanların iş garantilerinin olmadığı gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz. Önümüzdeki hafta sonu yine üniversite giriş sınavları yapılacak. Milyonlarca genç, bu sınavla üniversite kapılarında kariyer ve eğitim arayışı var. Allah hepsinin yar ve yardımcısı olsun. Çünkü, ekmek hep aslanın ağzında idi, şimdi de midesinde gözüküyor.