Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

CHP’nin bilinmeyenli denklemi

Yazının Giriş Tarihi: 04.06.2026 00:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.06.2026 00:15

Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi tam tamına iki başlı gibi hareket ediyor. Kılıçdaroğlu genel merkezde çalışmaları sürdürürken, Özel’de TBMM çatısı altında kendilerine ayırdıkları özerk bölgede sanki genel başkanmış gibi hareket etmeye devam ediyor. Bu arada, Bursa milletvekili Orhan Sarıbal, örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı oldu.

CHP’de olağanüstü kurultay için Özgür Özel cephesi noter onaylı imzaları toplamaya başladı, Kemal Kılıçdaroğlu gerekli hukuki koşullar sağlandıktan sonra yapılacağını belirtiyor. Parti tüzüğüne göre çağrı için delegelerin beşte birinin, seçimli kurultay için ise salt çoğunluğunun imzası gerekiyor

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” gerekçesiyle hükümsüz sayılmasının ardından partide başlayan yönetim tartışması sürüyor.

CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultayın toplanmasının üç yolu bulunuyor. Genel başkan doğrudan kurultay çağrısı yapabiliyor, Parti Meclisi bu yönde karar alabiliyor ya da kurultay üyelerinin beşte biri noter onaylı imzalarıyla olağanüstü kurultay talebinde bulunabiliyor. Delegelerin imzaları 15 günlük süre içinde toplanarak genel başkanlığa teslim ediliyor. Başvurunun ardından olağanüstü kurultayın en geç 45 gün içinde yapılması gerekiyor. Kurultay çağrısı için üye tam sayısının beşte birinin imzası yeterli olurken, gündeme güvenoyu ve seçim maddelerinin eklenebilmesi için salt çoğunluk gerekiyor.

CHP'nin halihazırda yaklaşık bin 200 Kurultay delegesi bulunuyor. Özel'in açıklamalarına göre seçimli olağanüstü kurultay için 550'den biraz fazla imza gerekiyor. Oysa ki yok sayılan 2023 kurultayında bin 368 delege oy kullanmıştı. Hesaba göre 700 civarındaki imza kurultay toplanması dilekçe için yeterli.

Mahkemenin 38. Olağan Kurultay’ın ardından yapılan kurultayları da geçersiz sayması nedeniyle imza hesabında hangi delege sayısının esas alınacağı tartışmalı. Kararın mantığına göre son geçerli olağan kurultay, Temmuz 2020’de yapılan 37. Olağan Kurultay. Ancak doğal delegelerdeki değişiklikler ve yetkili delege listesinin henüz netleşmemesi nedeniyle olağanüstü kurultay için gereken kesin imza sayısı belirsizliğini koruyor.

İptali için adli davası süren İstanbul CHP il kongreleriyle ilgili tedbir kararı verilerse veya Mutlak Butlan kararına göre bu delegelerin delegelikleri askıya alınmış olduğunda ise sayı değişebilir. İstanbul’un seçilmiş 196 delegesinin süreç dışında kalması halinde gerekli imza sayıları da değişecek. Parti içinde konuşulanlara dikkat edildiğinde İstanbul’un 196 delegesinden 21 tanesi AK Parti’ye geçmiş. 5 delege istifa etmiş. 14 delege Özgür Özel’in ekibince partiden ihraç edilmiş. 163 delegenin de isimleri kurultay iptal davası ve İstanbul il kongresi davalarında yazılı duruyor.

Özgür Özel tarafı Kurultayın 12 Temmuzda yapılmasını istiyor. Zaten tarafı belli olan ve hem 38. Kurultayda şaibe iddialarıyla 39. Kurultayda ise delegelerin büyük destekleriyle genel başkanlık seçimlerini kazanan Özgür Özel, delege gücüne inanıyor ve güveniyor. Fakat, ortadaki tedbir kararına göre de delegelerin hala delege sıfatı taşıyıp taşımadıkları da ayrı bir tartışma konusu. Tam bir çok bilinmeyenli denklem. Kemal Kılıçdaroğlu ise kurultaya kapıyı kapatmıyor ancak tarih konusunda temkinli bir tutum sergiliyor. Mahkemece CHP'nin başına atanan 77 yaşındaki siyasetçi, bu konuda 'en uygun zamanda kurultay' sözüyle gündeme gelen belirsiz bir pozisyonda.

CHP'deki kurultay tartışmalarıyla ilgili en can alıcı tartışmalardan biri de, temmuza kadar yeni bir kurultay yapılmazsa partinin seçime katılamayacağı yönündeki hukuki söylem ve iddialar. CHP Sözcüsü Zeynel Emre konuyla ilgili bir açıklama yaparak şunları söylemiş ve CHP'nin seçimlere katılamama ihtimaline dikkat çekmişti:

"Çünkü 2023, 4-5 Kasım ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden, Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihlidir. Ve gerek Siyasi Partiler Yasası, gerek buna dayanarak hazırlanan tüzüklere göre 2 yıl artı 1 yıl uzatmalı olmak üzere 3 yılda bir en fazla kurultaylar yapılmak zorundadır. Hele hele bu süre 6 yılı geçerse o siyasi parti seçime giremez, bu çok açıktır. Bugün Temmuz 2026 itibarıyla 6 yıllık süre dolacaktır. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi'ni çökertme, tarihten silme operasyonudur. Bir an evvel seçim demeyen, bu yönde karar almayan, irade göstermeyen herkes bu işin sorumlusu olur."

Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanlığını üstlenen Atakan Sönmez'e göre, mahkeme tarafından CHP yönetimine uygulanan tedbir kararı nedeniyle 'olağan süreçler işlemeyecek'. Yani Kılıçdaroğlu ekibi, Temmuza kadar kurultay yapılmasa dahi partinin seçimlere katılabileceğini düşünüyor. Çünkü, ortada Mucbir Sebep, zorunlu verilen ara var.

Bu konularla ilgili bende geçmişten gelen tecrübelerime göre bir bilgi vermek isterim. Şöyle ki, dünya hukukunda ve Türk hukukunda “Mucbir Sebep” diye bir kavram var. Bu kavrama göre, zorunluluk hallerinde yasal süreler kesilir. Ankara Bölge Adliyesi 36. Hukuk Dairesinin verdiği karar bir mahkeme kararı olduğu içinde ve de kararın içinde tedbir bulunduğu içinde süre durmuş sayılır. Her ne kadar bu kararla siyasetin olağan akışına aykırı bir durum iddiaları tartışmaları gün yüzüne çıkarılsa bile, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kati kararı, Yargıtay’ın kesin kararını beklemesi doğru bir eylem.

Mutlak Butlan söylemini anlayan ve öğrenen siyasetimiz, diğer bir adli terim olan “mucbir sebep” terimlerini de sanırım bu şekilde öğrenecek. Çünkü, önümüzde Milliyetçi Hareket Partisi ile ilgili olarak 2016 yılında uygulanan mahkeme kararları var.

Hem de bu mahkemeler siyasi partinin genel merkezinin bulunduğu Ankara’da değil, birisi Sivas’ta birisi de Kastamonu’da idi. MHP'de muhaliflerin 2016 yılında toplamak istediği olağanüstü kurultay süreci, birden fazla yerel mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir ve durdurma kararlarıyla engellenmişti. Süreci fiilen durduran ve daha sonra bu kongreyi iptal eden başlıca mahkemeler şunlardır:

Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesi: MHP Genel Merkezi'nin başvurusu üzerine, 15 Mayıs 2016'da yapılması planlanan kurultay sürecini ihtiyati tedbir kararıyla ilk engelleyen ve kongrenin toplanmasını durduran mahkemelerden biridir. Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi: Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesi ile eşzamanlı olarak kurultayı tedbiren durduran bir diğer yerel mahkemedir.

Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi: Muhaliflerin mahkeme kararıyla 19 Haziran 2016 tarihinde topladığı olağanüstü tüzük kurultayını iptal eden ve alınan tüm kararları geçersiz sayan mahkemedir.

Kongre sürecini başlatan Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin "Kurultay Çağrı Heyeti" görevlendirme kararı ise Yargıtay tarafından onanmış, ancak genel merkezin yerel mahkemelerden aldığı tedbir kararları sebebiyle kongre gerçekleştirilememişti. Siyasetin adliye koridorlarına taşınmasıyla beraber ortaya böylesine emsal kararların çıkması da muhtemeldir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.