Vatan Partisi’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Enver Yılmaz, belediye yönetimlerini rantiyecilerin elinden kurtarmak gerektiğine dikkat çekti.
31 Mart seçimlerinde Vatan Partisi’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan inşaat Mühendisi Mustafa Enver Yılmaz, partisinin Osmangazi Belediye Başkan adayı Rıza Türkmendağ ile beraber, Bursa için planladıkları projelerini açıkladı. Bursa’nın genel sorunlarını Kentsel dönüşüm ve yenilenme, ulaşım, eğitim, sağlık ve başıboş hayvanların vatandaşlara verdikleri zararlar olarak beş ana başlık altında toplayan Yılmaz, bütün bu sorunların çözümü için pek çok proje geliştirdiklerini söyledi.
Bursa’nın ve Türkiye’nin mahalli idareler nezdinde ve görev alanlarına giren sorunlarının çözümünün çok zor olmadığını, bazı projeler içinde belediye bütçesinin yetmemesine rağmen, kaynak sıkıntısı olmadan, yap- işlet- devret modelleriyle hizmetlerin yapılabileceğine dikkat çeken Yılmaz, şunları söyledi;
Kentsel Dönüşüm; Bu mesele ülkemizdeki bina ve yapı güvenliği ile vatandaşlarımızın sağlıklı, modern ve güvenli yapılarda hayatını devam ettirmesi için çok önemli bir konu. Bursa’nın en önemli sorunu ve beklentisi kentsel dönüşüm. O halde bir yerlerden başlanılmalı. Eski binaların bulunduğu, ekonomik ömürlerini tüketen apartmanların bulunduğu bölgeler ayrışım yapılarak iki ayrı kentsel yenilenme modeli geliştirilmeli. Birincisi müteahhitler eliyle yeni yapıların yapılması. Bu konuda, Bursa çok deneyimli. Mesela, bugün sözü edilen, tartışılan Altıparmak Çarşambapazarı arasındaki bölge, eskiden iki katlı kerpiç ve tuğla evlerin olduğu yerleşim alanı idi. Buralara 5-6 katlı imar izni verilince, müteahhitler gelip eski binaları yıktılar, yerine yenilerini yaptılar. Böylece inşaatlar acısından kentsel yenilenme oldu. Şimdi bu binalarda ekonomik ömürlerini doldurdu. Deprem risk tehlikesi var. Acilen, yenilenmeli.
İkinci formül ise devlet teşvikli kentsel dönüşüm projeleri hazırlanmalı. Biz, Vatan Partisi olarak seçimleri kazanıp, göreve geldiğimiz zaman ilk işimiz, Bursa’nın mahalle mahalle, sokak sokak kentsel dönüşüm planlarını hazırlamak olacak.
Ulaşım; Bütün büyükşehirlerde olduğu gibi Bursa’nın da ulaşım sıkıntısı çok büyük. Tam 12 yıldır hızlı tren projesinin tamamlanmasını bekliyoruz. Bursa çevre yolu için 30 yıl bekledik. Kent merkezinde yeni yolların açılması çok zor. İstimlak için bırakın belediye bütçesi, devletin bütçesi bile yetmez. O halde, kentsel dönüşümü ve yeni proje geliştirmesini fırsat bilerek, yolların, yeşil alanların, kamu hizmet alanlarının, otoparkların ihtiyacı olan alanları yaratabilmek mümkün. Bunun içinde akıllı planlama ve Vatan Partisi gibi eli, gözü imar rantında, ihale takipçiliğinde değil, halka ve milletine hizmet eden uzman kadroların iş başına gelmesi gerekiyor.
Ulaşımsorunun en önemli sıkıntılarından bir tanesi de otopark. Kentin 10 ayrı bölgesinde otoparklar için proje geliştirdik. Bunlar yerin 3-4 kat altında, üzerinde ise zemin durumuna göre 8/10 katlı binaların olduğu hizmet alanlarımız olacak. Otoparklarda ulaşım için her türlü hizmet verilecek. Kültür merkezi, helikopter pisti, ambulans ve sağlık alanları mevut olacak. Bina yapımı içinde belediye bütçesi değil, yap-işlet-devret modelleriyle modern hizmetlere imza atacağız.
Eğitim; Bursa veya ülkemizin dört bir köşesinde eskiden her köyde bir okul ve öğretmen bulunurdu. Bütünşehir Kanunu ile beraber bu okullar kapatıldı. Köylerimiz imamlara emanet edildi. Eğitim imkanı bulamayan aileler, çocuklarının okul ihtiyaçları için köyleri terk edip şehirlere yerleşmek zorunda kaldı. Bu durum, tarım ve hayvancılığı öldürdü. Yine Bütünşehir Kanunu ile beraber, köyler mahalle statüsünü çevrildiği için, mahallelerde de hayvan beslenmesinin yasak olması, tarım yapılamaması nedeniyle tarım alanları müteahhit ve rantiyeciler için yeni cazibe merkezleri oluşturdu. Tarım alanları yeni imar alanları oldu.
Biz, Vatan Partisi olarak iş başına geldiğimizde Bütünşehir kanununu değiştireceğiz. Ülkemiz ekonomik güçlenmesi, tarım ve hayvancılığın daha da geliştirilmesi, ucuz gıda temini için de buna ihtiyacımız var. Her köye yine okulları açacağız. Bazı köylerimize ekonomik destek ve göçün önlenmesi içinde atölye türü işyerleri açıp, gerek mahalli imkanlarla gerekse devlet teşvikleriyle bunu destekleyip, kırsal göçü önleyeceğiz. Mesela, çevreyi kirletmeyen dokuma, el emeği alın teri gerektiren konfeksiyon vb. gibi işyerlerinin köylerde açılması, göçü önler.
Sağlık; ülkemizde form sayılabilecek bir sürü yatırımlar yapıldı. Ama, başta Şehir Hastaneleri olmak üzere vatandaşlarımız sağlık hizmetlerinden randevu alamadıkları için şikayetçiler. Sağlık hizmet kadrosunu geliştirip, vatandaşlarımıza anında randevu verilecek düzenlemeleri yapacağız.
Başıboş Hayvan meselesi; Bu konu çok önemli. Hayvanseverler bir yanda, bu hayvanların saldırısına uğrayıp hayatını kaybeden insanlarımız diğer yanda. Her canlının yaşama hakkı vardır. Ama, sokaklarımız, caddelerimiz, mahallelerimiz başıboş hayvanlar için özel barınak veya hayvanat bahçesi değildir. Olaya bu açıdan baktığımızda, hayvanseverlerle beraber, özel barınaklar oluşturup, buralarda başıboş hayvanların toplumsal hayata kazandırılması ve hayatlarını sağlıklı bir ortamda geçirmelerinin sağlanması için projelerimiz hazır.
Kent ekonomisine yerel yönetim katkısı; Bursa’nın şu anda mevcut irili ufaklı 20 tane organize sanayi bölgesi var. Esnaf için Kestel Çataltepe bir proje başlandı ama hayal kırıklığı ile sonuçlandı. TEKNOSAB projesi ise hızla ilerliyor. Bizler, iş başına geldiğimizde TEKNOSAB projesi ile kentin içinde kalan, şehirleşme arasında kalan sanayi bölgelerini TEKNOSAB’a taşımayı planlıyoruz. Böylece, sanayi bölgesi sayısını 29’dan 10’a düşürüp, ekonomik, teknolojik kalkınma ve Ulalım, mal ticaretini hızlandırmayı ve maliyetlerini ucuzlatmayı düşünüyoruz. Örnek, Hasanağa, Akçalar, Kayapa Sanayi Bölgelerindeki üretim ve malların sevkiyatı için Görükle üzerinden Mudanya’ya ulaşım hattı, TEKNOSAB’ı da içine alacak, raylı sistem tren hatları projelerimiz mevcut.
Kent ekonomi sadece sanayi ve endüstriyel üretimle olmaz. Tarım, turizm ve kültürel alanlarında değerlendirilmesi gerekli. Mesela, Bursa’nın bir opera ve bale hizmeti verecek kültür merkezi yok. Biz bunu yapacağız.
Sanayiye ara eleman ihtiyacının karşılanması için her mahallede uzman ustaların özel kurslarıyla eğitim merkezleri kuracağız. İlkokul, ortaokul, lise seviyesindeki öğrencilerimize okul saatleri dışında bu merkezlerde sanatkarlık eğitimleri vereceğiz. Mesela, araba fabrikasından emekli olan bir ustayı, usta öğretici olarak alıp, istihdam edip, mahallelerde araç- oto tamirleriyle ile atölyelerde eğitim verebiliriz. Böylece, emekli olan ustalara yeni bir ekonomik katkı sağlanmasının yanında, çocukların, gençlerin okulda eğitim alırken bile aile ekonomisine katkı sağlaması mümkün olabilir.
Vatan Partisi adayı Mustafa Enver Yılmaz’ın daha pek çok projesi var. Ama, dikkat çektiği çok önemli bir konu var. Seçim harcamaları israfı. Bazı partilerin adayları ve siyasi yapıların seçimde yaptığı harcamalar. Mesela, bir otobüs giydirilmesi için aldıkları teklif 150 bin lira ile 250 bin lira arasında değişiyormuş. Minibüslerin giydirilmesi için ise ortalama 100 bin lira ücret ödenmesi gerekli. Birde kentin belli bölgelerinde tanıtım afişleri asılması lazım. Billboardlara bölgeleri ve yerlerine göre 10 bin lira ile 75 bin lira arasında değişen ücretler isteniyormuş. En ucuzu ise direklerdeki afiş asılması. Bunun içinde ortalama 7 bin 500 lira ücret talep edilmiş. Gazeteler, sosyal medya, radyo TV reklamları bu harcamaların dışında.
Her adayın kendisini tanıtabilme için de bu gibi çalışmalar yapması lazım. Çünkü, mahalle gezilerinde kullanılacak minibüs Lazım. Mitingler için otobüs lazım. Kimin ne olduğunu halka hatırlatmak içinde afişlerin asılması lazım. Bunun içinde bazı partili adaylar en az 10-15 milyon lira gibi harcama yaptıkları dikkat çekiyor.
Gelelim olayın bir başka boyutuna. Hesap kitap ortada. Bir belediye başkanı ortalama ayda 100 bin lira maaş alıyor. 5 yıl görev süresi var. Toplam 6 milyon lira gelir elde etmesi muhtemel. Ama, seçim sırasında yapılan masraflar, 10 milyonu, 20 milyonu aşan adaylar var.
Şimdi sormak gerekiyor; “bu değirmenin suyu nereden geliyor?”
Bu soruya cevap veren Yılmaz, “bazı adayların kendilerine bazı kişilerin sponsor olduklarını söylüyorlar. Bu sponsorlar acaba neden bu adaylara destek veriyor? Yapılan bunca masrafı geri alıp almayacaklarını bilmeden herhangi bir müteahhit veya belediye alanlar, başkan adayına destek verirler mi acaba?” diye soru sorup, soruya soruyla cevap verdi.
Sonrada, “başta Bursa belediyeleri olmak üzere, Türkiye’deki bütün belediyeleri rantiyenin elinden kurtarmak lazım. Bunun içinde seçimlerde Vatan Partisi’ne destek bekliyorum” dedi.
Evet, Vatan Partisi adayı Mustafa Enver Yılmaz çok doğru söyler söyledi. Mahalli idareler seçimleri denilince akla, ihale takipleri, işbirlikçiler ve imar yolsuzlukları iddiaları geliyor.
Umarım yeni seçilecek başkanlarla bu durum önlenir. Bu iddiaları bir daha duymayız.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muharrem KARABULUT
Bursa’yı rant cephesinin elinden kurtarmak lazım
Vatan Partisi’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Enver Yılmaz, belediye yönetimlerini rantiyecilerin elinden kurtarmak gerektiğine dikkat çekti.
31 Mart seçimlerinde Vatan Partisi’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan inşaat Mühendisi Mustafa Enver Yılmaz, partisinin Osmangazi Belediye Başkan adayı Rıza Türkmendağ ile beraber, Bursa için planladıkları projelerini açıkladı. Bursa’nın genel sorunlarını Kentsel dönüşüm ve yenilenme, ulaşım, eğitim, sağlık ve başıboş hayvanların vatandaşlara verdikleri zararlar olarak beş ana başlık altında toplayan Yılmaz, bütün bu sorunların çözümü için pek çok proje geliştirdiklerini söyledi.
Bursa’nın ve Türkiye’nin mahalli idareler nezdinde ve görev alanlarına giren sorunlarının çözümünün çok zor olmadığını, bazı projeler içinde belediye bütçesinin yetmemesine rağmen, kaynak sıkıntısı olmadan, yap- işlet- devret modelleriyle hizmetlerin yapılabileceğine dikkat çeken Yılmaz, şunları söyledi;
Kentsel Dönüşüm; Bu mesele ülkemizdeki bina ve yapı güvenliği ile vatandaşlarımızın sağlıklı, modern ve güvenli yapılarda hayatını devam ettirmesi için çok önemli bir konu. Bursa’nın en önemli sorunu ve beklentisi kentsel dönüşüm. O halde bir yerlerden başlanılmalı. Eski binaların bulunduğu, ekonomik ömürlerini tüketen apartmanların bulunduğu bölgeler ayrışım yapılarak iki ayrı kentsel yenilenme modeli geliştirilmeli. Birincisi müteahhitler eliyle yeni yapıların yapılması. Bu konuda, Bursa çok deneyimli. Mesela, bugün sözü edilen, tartışılan Altıparmak Çarşambapazarı arasındaki bölge, eskiden iki katlı kerpiç ve tuğla evlerin olduğu yerleşim alanı idi. Buralara 5-6 katlı imar izni verilince, müteahhitler gelip eski binaları yıktılar, yerine yenilerini yaptılar. Böylece inşaatlar acısından kentsel yenilenme oldu. Şimdi bu binalarda ekonomik ömürlerini doldurdu. Deprem risk tehlikesi var. Acilen, yenilenmeli.
İkinci formül ise devlet teşvikli kentsel dönüşüm projeleri hazırlanmalı. Biz, Vatan Partisi olarak seçimleri kazanıp, göreve geldiğimiz zaman ilk işimiz, Bursa’nın mahalle mahalle, sokak sokak kentsel dönüşüm planlarını hazırlamak olacak.
Ulaşım; Bütün büyükşehirlerde olduğu gibi Bursa’nın da ulaşım sıkıntısı çok büyük. Tam 12 yıldır hızlı tren projesinin tamamlanmasını bekliyoruz. Bursa çevre yolu için 30 yıl bekledik. Kent merkezinde yeni yolların açılması çok zor. İstimlak için bırakın belediye bütçesi, devletin bütçesi bile yetmez. O halde, kentsel dönüşümü ve yeni proje geliştirmesini fırsat bilerek, yolların, yeşil alanların, kamu hizmet alanlarının, otoparkların ihtiyacı olan alanları yaratabilmek mümkün. Bunun içinde akıllı planlama ve Vatan Partisi gibi eli, gözü imar rantında, ihale takipçiliğinde değil, halka ve milletine hizmet eden uzman kadroların iş başına gelmesi gerekiyor.
Ulaşım sorunun en önemli sıkıntılarından bir tanesi de otopark. Kentin 10 ayrı bölgesinde otoparklar için proje geliştirdik. Bunlar yerin 3-4 kat altında, üzerinde ise zemin durumuna göre 8/10 katlı binaların olduğu hizmet alanlarımız olacak. Otoparklarda ulaşım için her türlü hizmet verilecek. Kültür merkezi, helikopter pisti, ambulans ve sağlık alanları mevut olacak. Bina yapımı içinde belediye bütçesi değil, yap-işlet-devret modelleriyle modern hizmetlere imza atacağız.
Eğitim; Bursa veya ülkemizin dört bir köşesinde eskiden her köyde bir okul ve öğretmen bulunurdu. Bütünşehir Kanunu ile beraber bu okullar kapatıldı. Köylerimiz imamlara emanet edildi. Eğitim imkanı bulamayan aileler, çocuklarının okul ihtiyaçları için köyleri terk edip şehirlere yerleşmek zorunda kaldı. Bu durum, tarım ve hayvancılığı öldürdü. Yine Bütünşehir Kanunu ile beraber, köyler mahalle statüsünü çevrildiği için, mahallelerde de hayvan beslenmesinin yasak olması, tarım yapılamaması nedeniyle tarım alanları müteahhit ve rantiyeciler için yeni cazibe merkezleri oluşturdu. Tarım alanları yeni imar alanları oldu.
Biz, Vatan Partisi olarak iş başına geldiğimizde Bütünşehir kanununu değiştireceğiz. Ülkemiz ekonomik güçlenmesi, tarım ve hayvancılığın daha da geliştirilmesi, ucuz gıda temini için de buna ihtiyacımız var. Her köye yine okulları açacağız. Bazı köylerimize ekonomik destek ve göçün önlenmesi içinde atölye türü işyerleri açıp, gerek mahalli imkanlarla gerekse devlet teşvikleriyle bunu destekleyip, kırsal göçü önleyeceğiz. Mesela, çevreyi kirletmeyen dokuma, el emeği alın teri gerektiren konfeksiyon vb. gibi işyerlerinin köylerde açılması, göçü önler.
Sağlık; ülkemizde form sayılabilecek bir sürü yatırımlar yapıldı. Ama, başta Şehir Hastaneleri olmak üzere vatandaşlarımız sağlık hizmetlerinden randevu alamadıkları için şikayetçiler. Sağlık hizmet kadrosunu geliştirip, vatandaşlarımıza anında randevu verilecek düzenlemeleri yapacağız.
Başıboş Hayvan meselesi; Bu konu çok önemli. Hayvanseverler bir yanda, bu hayvanların saldırısına uğrayıp hayatını kaybeden insanlarımız diğer yanda. Her canlının yaşama hakkı vardır. Ama, sokaklarımız, caddelerimiz, mahallelerimiz başıboş hayvanlar için özel barınak veya hayvanat bahçesi değildir. Olaya bu açıdan baktığımızda, hayvanseverlerle beraber, özel barınaklar oluşturup, buralarda başıboş hayvanların toplumsal hayata kazandırılması ve hayatlarını sağlıklı bir ortamda geçirmelerinin sağlanması için projelerimiz hazır.
Kent ekonomisine yerel yönetim katkısı; Bursa’nın şu anda mevcut irili ufaklı 20 tane organize sanayi bölgesi var. Esnaf için Kestel Çataltepe bir proje başlandı ama hayal kırıklığı ile sonuçlandı. TEKNOSAB projesi ise hızla ilerliyor. Bizler, iş başına geldiğimizde TEKNOSAB projesi ile kentin içinde kalan, şehirleşme arasında kalan sanayi bölgelerini TEKNOSAB’a taşımayı planlıyoruz. Böylece, sanayi bölgesi sayısını 29’dan 10’a düşürüp, ekonomik, teknolojik kalkınma ve Ulalım, mal ticaretini hızlandırmayı ve maliyetlerini ucuzlatmayı düşünüyoruz. Örnek, Hasanağa, Akçalar, Kayapa Sanayi Bölgelerindeki üretim ve malların sevkiyatı için Görükle üzerinden Mudanya’ya ulaşım hattı, TEKNOSAB’ı da içine alacak, raylı sistem tren hatları projelerimiz mevcut.
Kent ekonomi sadece sanayi ve endüstriyel üretimle olmaz. Tarım, turizm ve kültürel alanlarında değerlendirilmesi gerekli. Mesela, Bursa’nın bir opera ve bale hizmeti verecek kültür merkezi yok. Biz bunu yapacağız.
Sanayiye ara eleman ihtiyacının karşılanması için her mahallede uzman ustaların özel kurslarıyla eğitim merkezleri kuracağız. İlkokul, ortaokul, lise seviyesindeki öğrencilerimize okul saatleri dışında bu merkezlerde sanatkarlık eğitimleri vereceğiz. Mesela, araba fabrikasından emekli olan bir ustayı, usta öğretici olarak alıp, istihdam edip, mahallelerde araç- oto tamirleriyle ile atölyelerde eğitim verebiliriz. Böylece, emekli olan ustalara yeni bir ekonomik katkı sağlanmasının yanında, çocukların, gençlerin okulda eğitim alırken bile aile ekonomisine katkı sağlaması mümkün olabilir.
Vatan Partisi adayı Mustafa Enver Yılmaz’ın daha pek çok projesi var. Ama, dikkat çektiği çok önemli bir konu var. Seçim harcamaları israfı. Bazı partilerin adayları ve siyasi yapıların seçimde yaptığı harcamalar. Mesela, bir otobüs giydirilmesi için aldıkları teklif 150 bin lira ile 250 bin lira arasında değişiyormuş. Minibüslerin giydirilmesi için ise ortalama 100 bin lira ücret ödenmesi gerekli. Birde kentin belli bölgelerinde tanıtım afişleri asılması lazım. Billboardlara bölgeleri ve yerlerine göre 10 bin lira ile 75 bin lira arasında değişen ücretler isteniyormuş. En ucuzu ise direklerdeki afiş asılması. Bunun içinde ortalama 7 bin 500 lira ücret talep edilmiş. Gazeteler, sosyal medya, radyo TV reklamları bu harcamaların dışında.
Her adayın kendisini tanıtabilme için de bu gibi çalışmalar yapması lazım. Çünkü, mahalle gezilerinde kullanılacak minibüs Lazım. Mitingler için otobüs lazım. Kimin ne olduğunu halka hatırlatmak içinde afişlerin asılması lazım. Bunun içinde bazı partili adaylar en az 10-15 milyon lira gibi harcama yaptıkları dikkat çekiyor.
Gelelim olayın bir başka boyutuna. Hesap kitap ortada. Bir belediye başkanı ortalama ayda 100 bin lira maaş alıyor. 5 yıl görev süresi var. Toplam 6 milyon lira gelir elde etmesi muhtemel. Ama, seçim sırasında yapılan masraflar, 10 milyonu, 20 milyonu aşan adaylar var.
Şimdi sormak gerekiyor; “bu değirmenin suyu nereden geliyor?”
Bu soruya cevap veren Yılmaz, “bazı adayların kendilerine bazı kişilerin sponsor olduklarını söylüyorlar. Bu sponsorlar acaba neden bu adaylara destek veriyor? Yapılan bunca masrafı geri alıp almayacaklarını bilmeden herhangi bir müteahhit veya belediye alanlar, başkan adayına destek verirler mi acaba?” diye soru sorup, soruya soruyla cevap verdi.
Sonrada, “başta Bursa belediyeleri olmak üzere, Türkiye’deki bütün belediyeleri rantiyenin elinden kurtarmak lazım. Bunun içinde seçimlerde Vatan Partisi’ne destek bekliyorum” dedi.
Evet, Vatan Partisi adayı Mustafa Enver Yılmaz çok doğru söyler söyledi. Mahalli idareler seçimleri denilince akla, ihale takipleri, işbirlikçiler ve imar yolsuzlukları iddiaları geliyor.
Umarım yeni seçilecek başkanlarla bu durum önlenir. Bu iddiaları bir daha duymayız.