Siyasi partiler başta olmak üzere ülkemizdeki pek çok sivil toplum kuruluşunda koltuk kapma yarışları artık aleni yapılıyor. Aynı çatı altında ve aynı amaç için buluşanlar, sırf koltuk uğruna birbirleriyle düşman kardeşler oluveriyorlar.
Bugünlerde akşam CHP ile yatıp, sabah erkenden CHP ile kalkıyoruz.
Ülkemizin bütün sorunları bir anda unutuluverdi. Ekonomik sıkıntılar, geçim dertleri, çarşı- Pazar enflasyonu, emeklilerin maaş çileleri, hastanelerdeki randevu bulamama derdi. Turizm sezonunda vize sıkıntıları, işsizlik, gençlerin umutsuzluğa doğru sürüklenmesi iddia ve konuşmaları artık eskisi gibi gündem olmuyor.
Varsa, yoksa CHP. Hangi şehirde neler olmuş. Bugün hangi belediyeye baskın düzenlenmiş. Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı nasıl bir tavır takınmış.
Mutlak Butlan sonrası iş başına gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptıkları yasal mı? Alınan kararlar, parti yönetimindeki eksiklikler ve ortaya atılan bilumum iddialarla ilgili siyasi gelişmelerin rotası nasıl?
Özgür Özel’in genel başkanlığı aynen devam ediyor mu? Mahkemenin siyasi parti yönetimlerini görevden alma uzaklaştırma yetkisi var mı?
Seçim Kanunu veya Yüksek Seçim Kurulu bu olaylara neden müdahale etmiyor? CHP içindeki iki başlı yönetim görüntüsü nasıl son bulacak? Bu konularla ilgili kim haklı, kim haksız?
Vatandaşlarımızın gündemi böyle sıralanıp gidiyor. Hani, eskiden toplu taşıma ücretlerindeki pahalılık, emeklilerin maaş azlığı, çalışanların asgari ücretle geçinemedikleri, ev kiralarının asgari ücreti sollaması vb. konuşmalar pek hatırlanmıyor.
Hatırlanan tek konuşmalar, Cumhuriyet Halk Partisi içindeki tartışmalar, çekişmeler, sen- ben kavgaları.
Birde, bu olaylarla ilgili olarak sözde kamuoyu araştırması yaptıkları öne sürüp, bazı açıklamalar yaparak, gündemi meşgul eden, halkı başka yollara sevki diyar edebilecek açıklamalarda bulunanlar var. TV ekranlarında yandaş, taraflı, CHP içinden nemalandıkları öne sürülen, iddia edilen bir takım medya mensupları ile onlarla yarış halindeki karşı tarafı destekleyen medya mensupları arasındaki tartışmalar ise bazen hedefleri şaşırır nitelikle gözleniyor.
Şöyle bir analiz yapmak mümkün.
AK Parti ve yönetimlerinin o tarihlerde 22 yıllık iktidarına karşı birleşme için yola çıkan halkımız, yeni bir siyasi umut ve yeni bir gelecek inşası için ana muhalefet CHP ve İstanbul Belediye Başkanının gençliğiyle bu ülkeye güzel hizmetleri yapacaklarını düşünüyorlardı.
Sonra, gelen operasyonlar, diploma davası, para kuleleri, özellikle bir belediye başkanının otel odasında kızı yaşındaki çalışana ile basılması, kamera kayıtları, bel altı iddia ve söylemler, adaylar belirlenirken ortaya atılan para verilmesi iddiaları, deyim yerinde ise hem siyasetin rotasını değiştirdi hem de vatandaşların kafalarını karıştırdı.
Şimdi, umut bağlanan siyasi yapı ve aktörlerinin böylesine karanlık, halkımızın kabul edemediği, etmek istemediği, alangirli işlerle anılmaya başlanılması kabul edilemiyor. Adliye koridorlarında açılan davalarda elde edilen delillerin kamuoyuna açıklanması ve bazı belediye başkanlarının imar yolsuzluğu, rüşvet ve irtikap suçlamalarıyla tutuklanmaları, yargılanmaya başlanması umutları söndürdü.
Üzerine birde CHP’nin 36. Kurultayı ile ilgili, konuşulan, ortaya atılan, mahkemeye taşınan olaylarla ilgili yönetimin görevden uzaklaştırılması, siyaset ile siyasi parti yönetimlerinin koltuk uğruna neleri nasıl yaptıkları iddialarının ulu orta gözler önüne yayılması da vatandaşları çaresiz ve alternatifsiz bırakılmaya zorluyor.
CHP, kendi içinde daha bu olayları hazmedemediği gibi her gün yeni olaylara gebe. Milletvekilleri ile genel merkez yönetimi arasında sen-ben tartışmaları ve kürsü kavgaları artık iyice gün yüzüne çıktı. Parti içinden yeni bir parti kurulması için çalışmalar başlatılırken, yerelde ise görevlerinden alınan, aralarında Bursa’nın da bulunduğu eski parti yönetimleri, yönetim evrakları ve binalarını yeni başkanlara teslim etmemek için direniyorlar.
Bir nevi kaos içinde kaosları yaşıyor CHP’liler.
Pek çok sağduyulu CHP üyesi ve yöneticisi arkadaşlarımla yaptığım konuşmalarda, iktidar alternatifi olan partinin, bu tartışmalar ve çekişmeler yüzünden oy kaybetmeye başladığı, vatandaşların umutlarının kırıldığını açık seçik konuşmaya başladılar.
Yani, butlan kararı, ülkemizde büyük bir muhalefet boşluğu yarattı diyebiliriz, bu gelişmeler üzerine. Çünkü, parti içindeki kavga ve gürültüler, etrafın ve vatandaşların, seçmenlerin pek de ilgi alanına girmediği için, ülkemizin gelecekte iktidarını belirleyecek olan siyasi yapıya olan güveni sarsıyor.
İşte bu yüzden, halkın beklentilerine geldiğimizde CHP’nin bir an önce derlenip, toparlanıp¸kavgasız, iktidar yürüyüşü yapan ve halkın umudu olan bir siyasi yapı haline gelmesine yönelik çalışmaları başlatması lazım.
Yoksa, atı alan Üsküdar’ı yine çoktan geçmiş olacak. Siyasette, seçimlere daha çok var diye düşünmek değil, bugün bile baskın seçim olacakmış gibi halkla iç içe olmak önemli. Başka türlü seçim kazanılması mümkün gözükmüyor. Hele, bu siyasi ve tartışmalı, kavgalı yapı ile sandığa gidildiğinde seçmenin teveccüh göstermesi pek beklenemez.
Gelelim, iktidar AK Parti’ye. 31 Mart 2024 mahalli seçimlerinde darbe aldı. Sonrasındaki anketlerde birinci parti olarak gözükse bile 2002 seçimlerindeki aldığı ve tek başına iktidar olduğu günlerdeki oyuna ulaşmış gibi gözükmüyor. Ekonomik sıkıntılar da seçmenleri yeni arayışlara itiyor. Bunun bilincinde olduğunu düşündüğümüz AK Parti’liler, kendi aralarında her ne kadar koltuk ve siyasi beklenti atışmaları olsa da pek kamuoyuna böyle haberlerle yansımıyorlar.
Bursa teşkilatları geçtiğimiz hafta, partinin ilk kurucuları, belediye başkanları, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri, il ilçe başkanları, milletvekillerini bir araya getirdiler. Birlik, beraberlik mesajı verdiler. Deniliyor ki; “ana muhalefet CHP, kendi arasında düşman kardeşler gibi gözüküyor, biz ise teşkilatlarımız ve partimize hizmet edenlerle el ele hep birlikte başarı için hazırız. “
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muharrem KARABULUT
Bir yerde vefa bir yerde kaos
Siyasi partiler başta olmak üzere ülkemizdeki pek çok sivil toplum kuruluşunda koltuk kapma yarışları artık aleni yapılıyor. Aynı çatı altında ve aynı amaç için buluşanlar, sırf koltuk uğruna birbirleriyle düşman kardeşler oluveriyorlar.
Bugünlerde akşam CHP ile yatıp, sabah erkenden CHP ile kalkıyoruz.
Ülkemizin bütün sorunları bir anda unutuluverdi. Ekonomik sıkıntılar, geçim dertleri, çarşı- Pazar enflasyonu, emeklilerin maaş çileleri, hastanelerdeki randevu bulamama derdi. Turizm sezonunda vize sıkıntıları, işsizlik, gençlerin umutsuzluğa doğru sürüklenmesi iddia ve konuşmaları artık eskisi gibi gündem olmuyor.
Varsa, yoksa CHP. Hangi şehirde neler olmuş. Bugün hangi belediyeye baskın düzenlenmiş. Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı nasıl bir tavır takınmış.
Mutlak Butlan sonrası iş başına gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptıkları yasal mı? Alınan kararlar, parti yönetimindeki eksiklikler ve ortaya atılan bilumum iddialarla ilgili siyasi gelişmelerin rotası nasıl?
Özgür Özel’in genel başkanlığı aynen devam ediyor mu? Mahkemenin siyasi parti yönetimlerini görevden alma uzaklaştırma yetkisi var mı?
Seçim Kanunu veya Yüksek Seçim Kurulu bu olaylara neden müdahale etmiyor? CHP içindeki iki başlı yönetim görüntüsü nasıl son bulacak? Bu konularla ilgili kim haklı, kim haksız?
Vatandaşlarımızın gündemi böyle sıralanıp gidiyor. Hani, eskiden toplu taşıma ücretlerindeki pahalılık, emeklilerin maaş azlığı, çalışanların asgari ücretle geçinemedikleri, ev kiralarının asgari ücreti sollaması vb. konuşmalar pek hatırlanmıyor.
Hatırlanan tek konuşmalar, Cumhuriyet Halk Partisi içindeki tartışmalar, çekişmeler, sen- ben kavgaları.
Birde, bu olaylarla ilgili olarak sözde kamuoyu araştırması yaptıkları öne sürüp, bazı açıklamalar yaparak, gündemi meşgul eden, halkı başka yollara sevki diyar edebilecek açıklamalarda bulunanlar var. TV ekranlarında yandaş, taraflı, CHP içinden nemalandıkları öne sürülen, iddia edilen bir takım medya mensupları ile onlarla yarış halindeki karşı tarafı destekleyen medya mensupları arasındaki tartışmalar ise bazen hedefleri şaşırır nitelikle gözleniyor.
Şöyle bir analiz yapmak mümkün.
AK Parti ve yönetimlerinin o tarihlerde 22 yıllık iktidarına karşı birleşme için yola çıkan halkımız, yeni bir siyasi umut ve yeni bir gelecek inşası için ana muhalefet CHP ve İstanbul Belediye Başkanının gençliğiyle bu ülkeye güzel hizmetleri yapacaklarını düşünüyorlardı.
Sonra, gelen operasyonlar, diploma davası, para kuleleri, özellikle bir belediye başkanının otel odasında kızı yaşındaki çalışana ile basılması, kamera kayıtları, bel altı iddia ve söylemler, adaylar belirlenirken ortaya atılan para verilmesi iddiaları, deyim yerinde ise hem siyasetin rotasını değiştirdi hem de vatandaşların kafalarını karıştırdı.
Şimdi, umut bağlanan siyasi yapı ve aktörlerinin böylesine karanlık, halkımızın kabul edemediği, etmek istemediği, alangirli işlerle anılmaya başlanılması kabul edilemiyor. Adliye koridorlarında açılan davalarda elde edilen delillerin kamuoyuna açıklanması ve bazı belediye başkanlarının imar yolsuzluğu, rüşvet ve irtikap suçlamalarıyla tutuklanmaları, yargılanmaya başlanması umutları söndürdü.
Üzerine birde CHP’nin 36. Kurultayı ile ilgili, konuşulan, ortaya atılan, mahkemeye taşınan olaylarla ilgili yönetimin görevden uzaklaştırılması, siyaset ile siyasi parti yönetimlerinin koltuk uğruna neleri nasıl yaptıkları iddialarının ulu orta gözler önüne yayılması da vatandaşları çaresiz ve alternatifsiz bırakılmaya zorluyor.
CHP, kendi içinde daha bu olayları hazmedemediği gibi her gün yeni olaylara gebe. Milletvekilleri ile genel merkez yönetimi arasında sen-ben tartışmaları ve kürsü kavgaları artık iyice gün yüzüne çıktı. Parti içinden yeni bir parti kurulması için çalışmalar başlatılırken, yerelde ise görevlerinden alınan, aralarında Bursa’nın da bulunduğu eski parti yönetimleri, yönetim evrakları ve binalarını yeni başkanlara teslim etmemek için direniyorlar.
Bir nevi kaos içinde kaosları yaşıyor CHP’liler.
Pek çok sağduyulu CHP üyesi ve yöneticisi arkadaşlarımla yaptığım konuşmalarda, iktidar alternatifi olan partinin, bu tartışmalar ve çekişmeler yüzünden oy kaybetmeye başladığı, vatandaşların umutlarının kırıldığını açık seçik konuşmaya başladılar.
Yani, butlan kararı, ülkemizde büyük bir muhalefet boşluğu yarattı diyebiliriz, bu gelişmeler üzerine. Çünkü, parti içindeki kavga ve gürültüler, etrafın ve vatandaşların, seçmenlerin pek de ilgi alanına girmediği için, ülkemizin gelecekte iktidarını belirleyecek olan siyasi yapıya olan güveni sarsıyor.
İşte bu yüzden, halkın beklentilerine geldiğimizde CHP’nin bir an önce derlenip, toparlanıp¸kavgasız, iktidar yürüyüşü yapan ve halkın umudu olan bir siyasi yapı haline gelmesine yönelik çalışmaları başlatması lazım.
Yoksa, atı alan Üsküdar’ı yine çoktan geçmiş olacak. Siyasette, seçimlere daha çok var diye düşünmek değil, bugün bile baskın seçim olacakmış gibi halkla iç içe olmak önemli. Başka türlü seçim kazanılması mümkün gözükmüyor. Hele, bu siyasi ve tartışmalı, kavgalı yapı ile sandığa gidildiğinde seçmenin teveccüh göstermesi pek beklenemez.
Gelelim, iktidar AK Parti’ye. 31 Mart 2024 mahalli seçimlerinde darbe aldı. Sonrasındaki anketlerde birinci parti olarak gözükse bile 2002 seçimlerindeki aldığı ve tek başına iktidar olduğu günlerdeki oyuna ulaşmış gibi gözükmüyor. Ekonomik sıkıntılar da seçmenleri yeni arayışlara itiyor. Bunun bilincinde olduğunu düşündüğümüz AK Parti’liler, kendi aralarında her ne kadar koltuk ve siyasi beklenti atışmaları olsa da pek kamuoyuna böyle haberlerle yansımıyorlar.
Bursa teşkilatları geçtiğimiz hafta, partinin ilk kurucuları, belediye başkanları, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri, il ilçe başkanları, milletvekillerini bir araya getirdiler. Birlik, beraberlik mesajı verdiler. Deniliyor ki; “ana muhalefet CHP, kendi arasında düşman kardeşler gibi gözüküyor, biz ise teşkilatlarımız ve partimize hizmet edenlerle el ele hep birlikte başarı için hazırız. “