Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Adaletin masabaşı tecellisi

Yazının Giriş Tarihi: 17.11.2025 00:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.11.2025 00:15

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de adalet konusunda pek çok eleştiri ve tepkilere yol açan açıklamaları, ifadeleri dinliyoruz. Her ne kadar ağır ve aksaklık olsa da adalet çarkı işlemeye başladığı zaman, haklı ile haksızı ve suç işleyen ile işlemeyeni ayırt edebiliyor.

Bazı istisnalar dışında, adaletin işleyişine getirilen eleştiriler toplumun yüzde 80’lik kesiminden destek alıyor. Özellikle, hak, hukuk ve adalet arayışında mahkemelerin uzun sürmesi, bazı personelin haksız kazanç elde ettikleri iddiaları gibi konuşulanları duymak ise insanları üzüyor. Bizleri üzüyor.

Adaletin tam anlamıyla tarafsız ve yansız olabilmesi adına bizlerde her sepette çürük elmaların olabileceği gibi, adalet teşkilatında da arızaların olabileceğini düşünüp, doğru, dürüst ve adilane kararlara imza atılacağı günleri sabırla bekliyoruz.

Adalet sisteminde uzayıp giden davaların önüne geçilmesi ve hukuk terimi olarak kullanılan “en kötü anlaşma, en iyi mahkeme kararından her zaman iyidir” mantığı ile hareket edilerek ülkemizde de Arabuluculuk sistemi getirildi. Halkımız bu uygulamaya Adaletin Masabaşı Tecellisi ismini takmışlar.

Daha yeni duydum. Bence de çok güzel bir deyim.

Peki, ülkemizdeki arabuluculuk sistemi nasıl uygulanıyor ve sonuçların geri dönüşüm bilgeleri nasıl?

Gelin bu sorularımızın cevabını, Arabuluculuk uygulamalarına imza atanlardan öğrenelim.

Türkiye Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezleri Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Harun Uyanıkoğlu, "2024'te 1 milyon 800 bin dosyaya arabuluculuk ataması yapıldı. 1 milyon 250 bin dosyanın anlaşmayla sonuçlandığını söyleyebiliriz. Ülke geneline baktığımızda 300 mahkemenin iş yükünü arabulucular almıştır. Bu yıl ise 2 milyonun üzerinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ve anlaşma oranlarının yüksek olduğunu görüyoruz. Bu yılın verilerine göre de 500 mahkemenin iş yükünün alındığı görülüyor" dedi.

2018 yılında ilk kez işçi ve işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuğun dava şartı haline geldiğini kaydeden Uyanıkoğlu, "yakın zamanda yapılan düzenlemelerle arabuluculuğun özel hukukun her alanında hem ihtiyari hem dava şartı olarak uygulandığını görüyoruz. Kira uyuşmazlıkları da arabulucuların önüne geldi. Kira uyuşmazlıklarında arabulucuların toplumda birçok olumsuz olayın önüne geçtiğini, arabuluculuğun kira uyuşmazlıklarında da huzuru ve barışı getirdiğini görüyoruz" diye konuştu.

Uyanıkoğlu, ülke genelindeki 49 bin arabulucunun adli mekanizma içinde görev yaptığına dikkat çekti.

Emlak, Konut ve Taşınmaz Hukuku arabuluculuğunu da önemsediklerine işaret eden Uyanıkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Taşınmaz hukuku, Anadolu’da ve Türkiye'nin her tarafında önemli bir hukuk. Miras yoluyla bölünen taşınmazlar ve bu süreçte kan davalarına bile giden uyuşmazlıklar var. Uygulamada çok güzel örneklerimiz var. 6 kardeşin uzun yıllar boyunca mahkemeye gitmeden parsel sorununu arabuluculuk sayesinde çözdüklerini görüyoruz. Taşınmaz hukuk uyuşmazlıklarına verdiğimiz eğitimlerle meslektaşlarımızın nitelikli hale gelmesi için uğraş veriyoruz" dedi.

Eğitim, sürekli olmalı ve halkın ihtiyaçlarına, sorunlarına kalıcı çözüm getirecek bilgileri içermeli. Yani, büyüklerimizin dedikleri gibi, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmamalı.

Başkan Uyanıkoğlu, arabuluculuk sistemi içinde görev yaparken nihai amaçlarının Adalete hizmet etmek olduğuna dikkat çekerek, yapılacak anlaşmalarla toplumda barış ve huzurun sağlanması olduğunu dile getirerek, bir diğer amaçlarının ise mahkemelerin iş yükünü azaltmak olduğunu vurguladı.

Birazda rakamlara bakalım.

"2024'te 1 milyon 800 bin dosyaya arabuluculuk ataması yapıldı. 1 milyon 250 bin dosyanın anlaşmayla sonuçlandığını söyleyebiliriz. Ülke geneline baktığımızda 300 mahkemenin iş yükünü arabulucular almıştır. Bu yıl ise 2 milyonun üzerinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ve anlaşma oranlarının yüksek olduğunu görüyoruz. Bu yılın verilerine göre de 500 mahkemenin iş yükünün alındığı görülüyor. Arabulucular sayesinde mahkemelerin iş yükünün azaldığını söyleyebiliriz" ifadelerini kullanan Uyanıkoğlu, arabuluculuğun toplumda herkes tarafından bilinen bir kurum ve uygulama haline geldiğini kaydetti.

Uyanıkoğlu, arabuluculuk sayesinde insanların oturup anlaştıklarını, sonradan karşı karşıya geldiklerinde birbirlerine selam verdiklerini belirterek, yargılama aşamasında kimi zaman oluşan gerginliklerin yaşanmadığını, birbirlerine düşmanca bakmadıklarını söyledi.

Toplumda barışa ve huzura ihtiyaç duyulan dönemlerden geçildiğine dikkati çeken Uyanıkoğlu, "Günden güne arabuluculuğa tarafların bakış açısının değiştiğini biliyoruz. Örf ve adetlerimizde olan bir konunun devlet tarafından resmileştirilmesi bizler ve vatandaşlar için mutluluk verici" diye konuştu.

Harun Uyanıkoğlu, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Noterler Birliği ve platformları tarafından "Ulusal Staj Programı" iş birliği protokolünün imzalandığını anımsatarak, protokol kapsamında 300 hukuk fakültesi öğrencisine bireysel arabulucuların yanında staj imkanı sunulduğunu, böylece okul eğitimi sırasında arabuluculuk eğitiminin de verilmeye başlanmasının, ülkemizdeki adalet sistemi ve adaletin tecelli etmesinde önemli olduğunu ifade etti.

Evet, adliyeye giren çıkanların kendi aralarında konuştukları ve bu binalarda görev yapanlarında kendi aralarındaki konuşmalarda dile getirdikleri bazı sözler var; “….bu binaların, duvarların ağzı dili olsa da konuşsa…” diye.

Adalet dağıtılırken, insanların haklı beklentilerine cevap verilmemesi gerçekten çok acı sonuçlar doğuruyor. Pek çok konulardaki iddialara göre haklı iken haksız çıkanların sığınacağı başka liman yok.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.