18 Mart Çanakkale Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık ve vatanseverlik ruhunun zirve yaptığı bir destandır. Ülkemizin milli birlik ve beraberliğine topyekun yapılan savaşların savunmaların dünyaya örnek gösterildiği yerdir Çanakkale. İstiklal Marşımıza yazılan,
Vurulmuş tertemiz alnından uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor !
Dizelerinin yazıldığı yerdir Çanakkale. Binlerce isimsiz kahramanın Çanakkale boğazına “Dur yolcu, bilmeden gelip geçtiğin bu yer, bir devrin battığı yerdir!” yazısını altın harflerle yazdırdığı şehitlerimiz ve gazilerimiz için de gurur tablomuzdur.
Türk ve Dünya tarihinde önemli bir yere sahip 18 Mart Çanakkale Savaşı, Kısaca Çanakkale Cephesi ve savaşı tarihi, sebepleri ve sonuçları. Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü ülkemiz ve milletimiz için Türkiye Cumhuriyeti için neyi ifade etmektedir? Önce bunları bir kez daha hatırlayalım. Atatürk’ün de ifade ettiği gibi, “geçmişini bilmeyen milletler, geleceği göremezler” sözlerini hiç bir zaman unutmayalım.
“Türklerin yenilmez, yenilemez” olduğunu dünyaya kabul ettirdiğimiz bu savaşı yüzyıllar geçse bile unutmamamız çok önemlidir. Bizlerinde görevi, gelecek nesillere bu savaşın önemini, vatan, millet ve bayrak sevgisi üçgeninde anlatmak, onları geçmiş tarihleriyle bilgilendirmek olmalıdır.
Çanakkale Deniz Zaferi, 18 Mart 1915’te Osmanlı’nın denizden savunmada kazandığı büyük bir savaştır. İtilaf Devletleri (Birleşik Krallık ve Fransa), Çanakkale Boğazı’nı geçerek Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u ele geçirmek için bu savaşı başlatmış.
Ama, Türkün birlik ve beraberliği, “söz konusu vatan olunca gerisi teferrühattır” anlayışını hesaba katmamışlar. Çanakkale’deki zaferlerin kazanılmasında Nusret Mayın Gemisi, zaferin dönüm noktalarından biridir. Gemi, 7-8 Mart gecesi Çanakkale Boğazı’na döşediği 26 mayın ile düşman gemilerinin hareketini tamamen bozmuştur.
Kilitbahir Kalesi, “kalbin kilidi” anlamına gelir. Çanakkale Boğazı’nın savunmasında stratejik öneme sahiptir. Askerlerimiz ve halkımız bu kale sayesinde boğaza çıkarma yapmak isteyenleri bütün olumsuzluklara rağmen, vatan sevgisi uğruna düşmanlarımızı denizin dibine yollamışlardır.
Düşman taraf, İngiltere ve Fransa donanması, o dönem dünyanın en güçlü gemilerini Çanakkale’ye getirmiştir. Ancak Osmanlı Türk askerleri, cesaret ve zekâlarıyla bu üstünlüğü boşa çıkarmıştır. Çanakkale Zaferi’nde Türk askerinin cesareti ve fedakârlığı dillere destan olmuştur. Yaralı bir düşman askerine yardım eden Mehmetçik hikayesi bu destanın insani yüzünü ortaya koyar.
Savaşta İtilaf Devletleri büyük kayıplar vermiştir. Özellikle 18 Mart günü, İngilizlerin “HMS Ocean” ve “HMS Irresistible” ile Fransızların “Bouvet” zırhlısı isimli gemileri mayınlara çarparak batmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” sözü, savaşın ruhunu en iyi özetleyen cümlelerden biridir.
Aradan geçen bir asırdan fazla bugün itibariyle yüz on bir sene içinde, Çanakkale ruhu ve Çanakkale Zaferinin nesilden nesillere anlatılması adına yazılan pek çok destanımız var. Çanakkale şiirleri ve hikayeleri, bu büyük zaferin anlamını edebi açıdan da yaşatır. Örneğin, Mehmet Akif Ersoy’un “Çanakkale Şehitlerine” adlı şiiri bunlardan biridir.
Çanakkale Savaşları sadece düşmanla değil, aynı zamanda ağır doğa şartlarıyla da gerçekleşmiştir. Askerlerimiz, açlık, susuzluk, aşırı sıcak ve soğuk gibi birçok zorlukla mücadele etmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’ndaki tüm milletlerden insanlar (Türkler, Kürtler, Araplar, Boşnaklar ve diğer milletler) birlikte savaşmıştır. Bu zafer, Osmanlı toplumunun birlik ve beraberliğini göstermektedir.
Asker sayısı, teknolojik üstünlük ve silahların üstünlüğüne rağmen Çanakkale’deki yenilgi, İtilaf Devletleri’ni önemli ölçüde durdurmuş ve savaşı uzatmıştır. Ayrıca, bu zafer, birçok mazlum millet için bağımsızlık mücadelesine ilham kaynağı olmuştur.
Her yıl 18 Mart günü, Türkiye genelinde ve özellikle Çanakkale’de zaferin ve şehitlerin anısına törenler düzenlenir. Gelibolu Yarımadası, bugün barışın ve fedakârlığın bir sembolüdür. Bütün dünyada bunu kabul etmiş ve Çanakkale Geçilmez, Türkler Yenilmez diye tarih sayfalarına not düşmüşlerdir.
Çanakkale Zaferi, sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda inancın, imanın, cesaretin ve vatan sevgisinin mükemmel bir örneğidir. Çanakkale Savaşları, Türk tarihinde önemli bir yere sahiptir. Birçok kayıpların verildiği bu savaş yüzyılımızın en büyük, en kanlı savaşlarından biridir.
Çanakkale Savaşı, Birinci Dünya Savaşı sırasında 1915 – 1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı Devleti ile İtilaf devletleri (İngiltere, Fransa ve Rusya) arasında yapılan savaştır. Unutmamak lazım ki, Çanakkale Savaşı’nda Türk ordularımızın başında Alman General Liman Von Sanders vardı.
Peki, dünya tarihinin akışını değiştiren ve Türkiye’nin bağımsızlığı yolunda atılan en önemli adımlardan bir tanesi olarak kabul edilen Çanakkale Savaşları Sonuçları nasıl gelişti?
Ekonomik yönden yardım alamayan Rusya’da 1917 Bolşevik İhtilali çıkmış ve Çarlık rejimi yıkılarak yerine Sovyet Rusya kurulmuştur.
Osmanlı Devleti’nin ömrü ve I. Dünya Savaşı’nın süresi uzamıştır.
İstanbul ve Boğazların işgali engellenmiştir.
Bulgaristan İttifak Devletleri’nin yanında savaşa dâhil olmuş, böylece Almanya ile Osmanlı Devleti arasında kara bağlantısı sağlanmıştır.
Ülkemiz açısından baktığımızda ise eğitimli pek çok insan şehit düşmüş, eğitimli insan açığı ortaya çıkmıştır. Mesela, İstanbul Tıp Fakültesi 1915 yılında mezun verememiştir. “Ey on beşli, on beşli !” diye başlayan Türkülerimize hayat veren 15’lilerin askere gitmesi ile o dönemde kızlar ve kadınların gözyaşlarına boğulmasına yol açmış.
Mustafa Kemal’e “Albay” Rütbesi verilmiş ve bir lider olarak dünyaca tanınmıştır.Çanakkale Savaşındaki üstün başarı, tecrübesi, Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nın lideri olmasında etkili olmuştur. İşte böyle bir şey Çanakkale’nin öyküsü.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muharrem KARABULUT
18 Mart Çanakkale
18 Mart Çanakkale Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık ve vatanseverlik ruhunun zirve yaptığı bir destandır. Ülkemizin milli birlik ve beraberliğine topyekun yapılan savaşların savunmaların dünyaya örnek gösterildiği yerdir Çanakkale. İstiklal Marşımıza yazılan,
Vurulmuş tertemiz alnından uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor !
Dizelerinin yazıldığı yerdir Çanakkale. Binlerce isimsiz kahramanın Çanakkale boğazına “Dur yolcu, bilmeden gelip geçtiğin bu yer, bir devrin battığı yerdir!” yazısını altın harflerle yazdırdığı şehitlerimiz ve gazilerimiz için de gurur tablomuzdur.
Türk ve Dünya tarihinde önemli bir yere sahip 18 Mart Çanakkale Savaşı, Kısaca Çanakkale Cephesi ve savaşı tarihi, sebepleri ve sonuçları. Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü ülkemiz ve milletimiz için Türkiye Cumhuriyeti için neyi ifade etmektedir? Önce bunları bir kez daha hatırlayalım. Atatürk’ün de ifade ettiği gibi, “geçmişini bilmeyen milletler, geleceği göremezler” sözlerini hiç bir zaman unutmayalım.
“Türklerin yenilmez, yenilemez” olduğunu dünyaya kabul ettirdiğimiz bu savaşı yüzyıllar geçse bile unutmamamız çok önemlidir. Bizlerinde görevi, gelecek nesillere bu savaşın önemini, vatan, millet ve bayrak sevgisi üçgeninde anlatmak, onları geçmiş tarihleriyle bilgilendirmek olmalıdır.
Çanakkale Deniz Zaferi, 18 Mart 1915’te Osmanlı’nın denizden savunmada kazandığı büyük bir savaştır. İtilaf Devletleri (Birleşik Krallık ve Fransa), Çanakkale Boğazı’nı geçerek Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u ele geçirmek için bu savaşı başlatmış.
Ama, Türkün birlik ve beraberliği, “söz konusu vatan olunca gerisi teferrühattır” anlayışını hesaba katmamışlar. Çanakkale’deki zaferlerin kazanılmasında Nusret Mayın Gemisi, zaferin dönüm noktalarından biridir. Gemi, 7-8 Mart gecesi Çanakkale Boğazı’na döşediği 26 mayın ile düşman gemilerinin hareketini tamamen bozmuştur.
Kilitbahir Kalesi, “kalbin kilidi” anlamına gelir. Çanakkale Boğazı’nın savunmasında stratejik öneme sahiptir. Askerlerimiz ve halkımız bu kale sayesinde boğaza çıkarma yapmak isteyenleri bütün olumsuzluklara rağmen, vatan sevgisi uğruna düşmanlarımızı denizin dibine yollamışlardır.
Düşman taraf, İngiltere ve Fransa donanması, o dönem dünyanın en güçlü gemilerini Çanakkale’ye getirmiştir. Ancak Osmanlı Türk askerleri, cesaret ve zekâlarıyla bu üstünlüğü boşa çıkarmıştır. Çanakkale Zaferi’nde Türk askerinin cesareti ve fedakârlığı dillere destan olmuştur. Yaralı bir düşman askerine yardım eden Mehmetçik hikayesi bu destanın insani yüzünü ortaya koyar.
Savaşta İtilaf Devletleri büyük kayıplar vermiştir. Özellikle 18 Mart günü, İngilizlerin “HMS Ocean” ve “HMS Irresistible” ile Fransızların “Bouvet” zırhlısı isimli gemileri mayınlara çarparak batmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” sözü, savaşın ruhunu en iyi özetleyen cümlelerden biridir.
Aradan geçen bir asırdan fazla bugün itibariyle yüz on bir sene içinde, Çanakkale ruhu ve Çanakkale Zaferinin nesilden nesillere anlatılması adına yazılan pek çok destanımız var. Çanakkale şiirleri ve hikayeleri, bu büyük zaferin anlamını edebi açıdan da yaşatır. Örneğin, Mehmet Akif Ersoy’un “Çanakkale Şehitlerine” adlı şiiri bunlardan biridir.
Çanakkale Savaşları sadece düşmanla değil, aynı zamanda ağır doğa şartlarıyla da gerçekleşmiştir. Askerlerimiz, açlık, susuzluk, aşırı sıcak ve soğuk gibi birçok zorlukla mücadele etmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’ndaki tüm milletlerden insanlar (Türkler, Kürtler, Araplar, Boşnaklar ve diğer milletler) birlikte savaşmıştır. Bu zafer, Osmanlı toplumunun birlik ve beraberliğini göstermektedir.
Asker sayısı, teknolojik üstünlük ve silahların üstünlüğüne rağmen Çanakkale’deki yenilgi, İtilaf Devletleri’ni önemli ölçüde durdurmuş ve savaşı uzatmıştır. Ayrıca, bu zafer, birçok mazlum millet için bağımsızlık mücadelesine ilham kaynağı olmuştur.
Her yıl 18 Mart günü, Türkiye genelinde ve özellikle Çanakkale’de zaferin ve şehitlerin anısına törenler düzenlenir. Gelibolu Yarımadası, bugün barışın ve fedakârlığın bir sembolüdür. Bütün dünyada bunu kabul etmiş ve Çanakkale Geçilmez, Türkler Yenilmez diye tarih sayfalarına not düşmüşlerdir.
Çanakkale Zaferi, sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda inancın, imanın, cesaretin ve vatan sevgisinin mükemmel bir örneğidir. Çanakkale Savaşları, Türk tarihinde önemli bir yere sahiptir. Birçok kayıpların verildiği bu savaş yüzyılımızın en büyük, en kanlı savaşlarından biridir.
Çanakkale Savaşı, Birinci Dünya Savaşı sırasında 1915 – 1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı Devleti ile İtilaf devletleri (İngiltere, Fransa ve Rusya) arasında yapılan savaştır. Unutmamak lazım ki, Çanakkale Savaşı’nda Türk ordularımızın başında Alman General Liman Von Sanders vardı.
Peki, dünya tarihinin akışını değiştiren ve Türkiye’nin bağımsızlığı yolunda atılan en önemli adımlardan bir tanesi olarak kabul edilen Çanakkale Savaşları Sonuçları nasıl gelişti?
Ekonomik yönden yardım alamayan Rusya’da 1917 Bolşevik İhtilali çıkmış ve Çarlık rejimi yıkılarak yerine Sovyet Rusya kurulmuştur.
Osmanlı Devleti’nin ömrü ve I. Dünya Savaşı’nın süresi uzamıştır.
İstanbul ve Boğazların işgali engellenmiştir.
Bulgaristan İttifak Devletleri’nin yanında savaşa dâhil olmuş, böylece Almanya ile Osmanlı Devleti arasında kara bağlantısı sağlanmıştır.
Ülkemiz açısından baktığımızda ise eğitimli pek çok insan şehit düşmüş, eğitimli insan açığı ortaya çıkmıştır. Mesela, İstanbul Tıp Fakültesi 1915 yılında mezun verememiştir. “Ey on beşli, on beşli !” diye başlayan Türkülerimize hayat veren 15’lilerin askere gitmesi ile o dönemde kızlar ve kadınların gözyaşlarına boğulmasına yol açmış.
Mustafa Kemal’e “Albay” Rütbesi verilmiş ve bir lider olarak dünyaca tanınmıştır.Çanakkale Savaşındaki üstün başarı, tecrübesi, Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nın lideri olmasında etkili olmuştur. İşte böyle bir şey Çanakkale’nin öyküsü.