Salonda TV sesi kesildi.Önce bir telefon çalma sesi.Sonra bir kadın sesi.
Sesi hemen tanıdım.
Üst katta kirada oturan Şefika teyze.
Meğer eski telsiz telefonu bir şekilde bizim TV’nin antenine bağlanmış.
Ne konuşsalar evin içinde net yankılanıyordu.
“Alamadım tüpü…” dedi.
“Pazara da çıkamadım… Evde doğru düzgün hiç bir şey yok.”
“Allah büyüktür… Dua ediyorum.”
O an salonumuzdaki hava değişti.
Film falan kalmadı.
Kimse birbirine bakmadı ama herkes duydu.
Konuşma bitti.
Yayın geri geldi.
Biz Pazar akşamı filmini izlemeye devam ettik.
Ama artık hiçbirimiz orada değildik.
Çünkü Şefika teyze güçlü kadındı.
Evini çekip çeviren, yoktan var eden, dimdik duran bir kadındı.
Kimseye muhtaç görünmeyen…
Kimseye yük olmayan…
Ertesi gün annem elime bir çeyrek altın verdi.
“Üst kata çık,” dedi.
“Torunu olmuştu ya… Onun için.”
Kapıyı çaldım.
Altını uzattım.
Şaşırdı.
Gözleri doldu ama belli etmemeye çalıştı.
Teşekkür etti.
Yine dimdik durdu.
Ertesi gün yine TV ses gitti telefon çevir sesi geldi.
Bu sefer başka akrabasıyla konuşuyordu..
“Allah dualarımı duydu,” diyordu.
“Komşu altın getirmiş. Tüpü doldurdum. Pazara çıktım.”
“Sevinçten ağlıyorum…”
Biz salonda yine sustuk.Gözlerimiz ağlamaklı.
O, bunu bir komşu yardımı olarak değil, bir dua cevabı olarak yaşadı.
Sonra telefonu düzeldi sanırım tekrar bizim TV ye bağlanmadi.
Şefika teyzeler taşındılar.Belki çoktan rahmetli olmustur..
Hiç bilmedi o telsiz telefonun bizim televizyona bağlandığını.
Belki de hiç bilmemesi daha iyiydi.
Çünkü öyle kadınlar, güçlü görünmek için değil;
güçlü kalmak zorunda oldukları için dimdik durur.
Onların onuruna dokunmadan yardım edebilmek,
en sessiz ama en büyük iyiliktir.
Selam olsun…
Yoktan var eden,
ağlarken bile kimseye belli etmeyen,
dua ederken bile kimseyi suçlamayan
öyle kadınlara.
Peki siz olsaydınız…
O telefonun bağlandığını söyler miydiniz?
Yoksa bazı gerçekler, söylenmeyince mi daha merhametli olur?
Telefonun bizim TV ye bağlanmasi tesadüf muydu ?
SİZCE ?
Yaptığımız iyilikleri kimsenin gözüne sokmayalım.
Sessizce ve derinden yapalım ki
Kimsede rencide olmaz.
Tekrar görüşünceye dek,
Sevgiyle kalın.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hülya AYTEKİN
Salonda TV sesi kesildi…
Salonda TV sesi kesildi.Önce bir telefon çalma sesi.Sonra bir kadın sesi.
Sesi hemen tanıdım.
Üst katta kirada oturan Şefika teyze.
Meğer eski telsiz telefonu bir şekilde bizim TV’nin antenine bağlanmış.
Ne konuşsalar evin içinde net yankılanıyordu.
“Alamadım tüpü…” dedi.
“Pazara da çıkamadım… Evde doğru düzgün hiç bir şey yok.”
“Allah büyüktür… Dua ediyorum.”
O an salonumuzdaki hava değişti.
Film falan kalmadı.
Kimse birbirine bakmadı ama herkes duydu.
Konuşma bitti.
Yayın geri geldi.
Biz Pazar akşamı filmini izlemeye devam ettik.
Ama artık hiçbirimiz orada değildik.
Çünkü Şefika teyze güçlü kadındı.
Evini çekip çeviren, yoktan var eden, dimdik duran bir kadındı.
Kimseye muhtaç görünmeyen…
Kimseye yük olmayan…
Ertesi gün annem elime bir çeyrek altın verdi.
“Üst kata çık,” dedi.
“Torunu olmuştu ya… Onun için.”
Kapıyı çaldım.
Altını uzattım.
Şaşırdı.
Gözleri doldu ama belli etmemeye çalıştı.
Teşekkür etti.
Yine dimdik durdu.
Ertesi gün yine TV ses gitti telefon çevir sesi geldi.
Bu sefer başka akrabasıyla konuşuyordu..
“Allah dualarımı duydu,” diyordu.
“Komşu altın getirmiş. Tüpü doldurdum. Pazara çıktım.”
“Sevinçten ağlıyorum…”
Biz salonda yine sustuk.Gözlerimiz ağlamaklı.
O, bunu bir komşu yardımı olarak değil, bir dua cevabı olarak yaşadı.
Sonra telefonu düzeldi sanırım tekrar bizim TV ye bağlanmadi.
Şefika teyzeler taşındılar.Belki çoktan rahmetli olmustur..
Hiç bilmedi o telsiz telefonun bizim televizyona bağlandığını.
Belki de hiç bilmemesi daha iyiydi.
Çünkü öyle kadınlar, güçlü görünmek için değil;
güçlü kalmak zorunda oldukları için dimdik durur.
Onların onuruna dokunmadan yardım edebilmek,
en sessiz ama en büyük iyiliktir.
Selam olsun…
Yoktan var eden,
ağlarken bile kimseye belli etmeyen,
dua ederken bile kimseyi suçlamayan
öyle kadınlara.
Peki siz olsaydınız…
O telefonun bağlandığını söyler miydiniz?
Yoksa bazı gerçekler, söylenmeyince mi daha merhametli olur?
Telefonun bizim TV ye bağlanmasi tesadüf muydu ?
SİZCE ?
Yaptığımız iyilikleri kimsenin gözüne sokmayalım.
Sessizce ve derinden yapalım ki
Kimsede rencide olmaz.
Tekrar görüşünceye dek,
Sevgiyle kalın.