Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Yok Kânun, Yap Kânun. Yap Kânun, Var Kânun.

Yazının Giriş Tarihi: 01.05.2026 00:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.05.2026 00:10

Yok kânun, yap kânun. Yap kânun, var kânun. Bu tekerleme gibi kelime grubu Enver Paşa’ya ait. Kanun yapıp uygulayınca her şeyin çözüleceğini sanmak gibi bir anlayışa sahip olunduğundan söylenmiştir.

Ancak bu söz, yalnızca kanun yapmanın önemine değil, aynı zamanda nasıl kanun yapılması gerektiğine dair derin bir sorgulamayı da beraberinde getirir.

Ceza gerektiren filler insanlık tarihi kadar eskidir. Bir ülke için kanun yapmak, sıradan bir idari faaliyet değildir. Aksine, tarihsel birikim, toplumsal ihtiyaçlar ve bilimsel analizlerin kesiştiği son derece hassas bir süreçtir. Zira her kanun, yalnızca bugünü düzenlemez; geleceğin sosyal, ekonomik ve hukuki yapısını da şekillendirir. Yanlış yapılan bir düzenleme, kısa vadede fark edilmese bile uzun vadede toplumda ciddi yaralar açabilir. Hukuk güvenliğini zedeler, ekonomik gelişimi yavaşlatır, sosyolojiyi değiştir ve en önemlisi gelecek nesilleri şekillendirir.

Geçmişte küçük buluşlar olarak adlandırılan faydalı modeller için, patentlerden farklı olarak yenilik araştırması yapılmaksızın belge verilmesi, hukuki güvenlik açısından büyük bir boşluk oluşturmuştur. Yeni olmayan, yani aslında teknik anlamda “buluş” niteliği taşımayan çözümler dahi kolaylıkla tescil edilebilmiştir.

Daha da dikkat çekici olan ise, bu tür belgelerin etkin bir şekilde denetlenememesi olmuştur. Mevzuatın uygulanışında, sözde buluşlara karşı itiraz mekanizmalarının ya etkisiz kalması ya da itirazlar dikkate alınmadan belge verilmesi gibi uygulamalar ortaya çıkmıştır. Bu durum, yalnızca sistemin güvenilirliğini zedelemekle kalmamış; aynı zamanda gerçek anlamda yenilik yapan girişimcilerin de önünü tıkamıştır. Zira hukuken korunuyor gibi görünen, ancak teknik olarak geçersiz olan belgeler, piyasada haksız rekabet unsuru haline gelmiştir.

Kanun yapmanın en kritik yönü, yalnızca bir metin üretmek değil; o metnin uygulanabilir, denetlenebilir ve sürdürülebilir olmasını sağlamaktır. Aksi halde, iyi niyetle hazırlanmış bir düzenleme dahi, uygulamada ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle kanun koyucunun, sadece hukuki değil; aynı zamanda teknik, ekonomik ve sosyolojik boyutları da dikkate alması gerekir.

Sonuç olarak, kanun yapmak bir güç göstergesi değil, bir sorumluluktur. Doğru yapılmadığında bedelini yalnızca bugünün insanları değil, yarının nesilleri de öder. Bu yüzden “Yok kânun, yap kânun. Yap kânun, var kânun.” demeden önce, o kanunun gerçekten gerekli, doğru ve adil olup olmadığı sorgulanmalıdır. Ayrıca sosyolojik olarak nereleri tetikleyip değiştireceği de çok önemlidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.