Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

En başarılı araştırma-geliştirme yöntemi: Mec-bu-ri-yet

Yazının Giriş Tarihi: 25.02.2026 17:02
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.02.2026 17:02

Günlük hayatta kullandığımız pek çok teknoloji, aslında konfor ortamlarında değil kriz anlarında doğmuştur. Savaşlar, ambargolar, kıtlıklar ve zorunluluklar; insanlığı radikal çözümler üretmeye mecbur bırakmıştır.

Örneğin internetin temeli, Soğuk Savaş döneminde merkezi bir hat çökse bile bilginin iletilebilmesi ihtiyacından doğan ARPANET (Advanced Research Projects Agency Network) projesine dayanır. İletişimin kesilmemesi bir tercih değil, bir zorunluluktu. Benzer şekilde İkinci Dünya Savaşı’nın dondurucu şartları, motor ve soğutma teknolojilerinde yeni çözümleri tetiklemiştir. Çünkü hayatta kalmak, konforu korumaktan daha güçlü bir motivasyondur.

Radikal buluşların büyük kısmı “mecburiyet” ürünüdür. İnsan, rahat olduğu sürece mevcut sistemi sorgulamaz. İş dünyasında da tablo farklı değildir. Ambarlar dolu, banka hesapları güçlü, siparişler düzenliyse; kimse süreçleri kökten değiştirmeyi düşünmez. Problemler görünmez olur. Oysa nakit daraldığında, stoklar eridiğinde ve pazar kaybı başladığında birdenbire “yenilik” kelimesi masaya gelir. Çoğu zaman geç kalınmış bir refleksle…

Daha tehlikelisi, güçlü müşterilere veya ana sanayiye aşırı bağımlılıktır. Bu durum sahte bir güvenlik kalkanı oluşturur. Şirket, kendi rekabet gücünü geliştirmek yerine ilişkilerin konforuna yaslanır. Ancak ana müşteri sendelediğinde zincirleme bir kırılma yaşanır. Tarih, bir zamanların dev markalarının bugün var olmadığını defalarca göstermiştir.

Nokia cep telefonu pazarının tartışmasız lideriyken internet ve akıllı telefon dönüşümünü zamanında okuyamadı.

Kodak dijital fotoğraf makinesini icat etmesine rağmen kendi film pazarını koruma refleksiyle dönüşümü erteledi.

Yahoo! internet çağının öncülerindendi, fakat stratejik kararsızlıklarla geri planda kaldı.

Bugün yapay zekâ, otonom sistemler ve 3D yazıcılar üretim ve hizmet anlayışını kökten değiştiriyor. Sektöre sonradan giren küçük ama çevik firmalar, devleri geride bırakabiliyor. Çünkü onların kaybedecek çok şeyi yok; dolayısıyla denemekten korkmuyorlar.

Bu nedenle şirketler bilinçli “mecburiyet senaryoları” oluşturmalıdır. “Ana müşterimiz yarın yok olsa ne yaparız?”, “Ürünümüzün fiyatı yarıya inse nasıl ayakta kalırız?”, “Bir start-up bizi iki yılda nasıl saf dışı bırakabilir?” gibi sorular düzenli olarak sorulmalıdır. Mecbur kalmadan mecburmuş gibi davranmak, sürdürülebilir Ar-Ge kültürünün temelidir.

Unutulmamalıdır ki konfor, şirketlerin en tehlikeli düşmanıdır. Mecburiyet kapıyı çaldığında yenilik yapmak için zaman kalmayabilir; fakat mecburiyet bilinciyle hareket edenler için kriz, yalnızca başkalarının paniklediği bir fırsattır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.