Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Modern Dünyanın Unutulan Pusulası

Yazının Giriş Tarihi: 22.01.2026 14:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.01.2026 14:49

Hayat, farkına varmadan hızlanan bir nehre benziyor artık. Suyun akışına kapıldıkça durmayı, etrafa bakmayı, hatta neden koştuğumuzu sormayı ihmal ediyoruz. Günler birbirini kovalarken, başarı denilen kavram da bu aceleye ayak uydurmuş görünüyor. Derinlikten çok çabukluğu, anlamdan çok sonucu kutsayan bir çağın tam ortasındayız.

Bazen durup şunu düşünmek gerekiyor.

Ne zaman bu kadar aceleci olduk?

Ne zaman başarıyı yalnızca hızla, rakamlarla ve görünürlükle ölçer hale geldik?

Günümüz dünyası, insana sürekli “daha fazlası”nı fısıldıyor. Daha hızlı ol, daha çok kazan, daha öne çık. Bu gürültünün içinde ise “erdem” kavramı usul usul geri çekilip unutuluyor.

Oysa erdem, modası geçen bir kelime değil. Sadece gözden düşen, belki de bilinçli olarak unutulan bir pusula. Teknoloji ilerledikçe, imkânlar arttıkça, insanın iç terazisinin de aynı oranda hassaslaşması beklenirdi. Ama çoğu zaman tam tersi oluyor. Elimiz güçlendikçe vicdanımız zayıflıyor, seçenekler çoğaldıkça sorumluluk duygumuz seyrekleşiyor.

Erdem dediğimiz şey, büyük laflar etmekten çok uzak aslında. Kimse bakmıyorken de doğruyu seçmek, haksızlık karşısında sesini yükseltemese bile tarafını belli etmek, gücü eline geçirdiğinde başkasını incitmemeyi hatırlamak… Erdemli insan, ahlakını vitrine koymaz. Onu günlük hayatın her alanına taşır. Pazarlık yaparken, konuşurken, susarken, karar verirken…

Bugün “bilgi” neredeyse kutsal bir mertebeye yerleşmiş durumda. Okuyoruz, öğreniyoruz, paylaşıyoruz. Ama bilgi tek başına insanı daha iyi biri yapmıyor. Bilgi, ahlakla buluşmadığında sadece bir araçtan ibaret kalıyor. Hatta bazen incitici bir silaha dönüşebiliyor. Erdem ise bilgiyi yumuşatan, ona yön veren şeydir. Bilgiyi karaktere, davranışa, alışkanlığa dönüştürür.

Erdemli insan kusursuz değildir. Yanılır, tökezler, bazen yanlış kararlar alır. Ama en önemli fark şuradadır: Yanlışıyla yüzleşmekten kaçmaz. Özür dilemenin itibar kaybı değil, aksine bir olgunluk göstergesi olduğunu bilir. “Ben oldum” cümlesini sevmez; çünkü insanın tamamlanmadığını, her gün yeniden inşa edildiğinin farkındadır.

Asıl sınav ise her zaman zor zamanlarda gelir. Krizlerde, kayıplarda, belirsizliklerde…

İşte o anlarda insanın gerçek pusulası ortaya çıkar. Kolay olan, şartlara uymak; zor olan, değerlerini korumaktır. Modern dünyanın “herkes yapıyor” gerekçesine karşı, iç sesini dinleyebilenler erdemin ne demek olduğunu gösterir.

Belki de bu yüzden bugün, akıllı insanlardan çok erdemli insanlara ihtiyacımız var. Zekâ yol bulur ama erdem yön verir. Zekâ hız kazandırır ama erdem nereye gittiğimizi hatırlatır. Çünkü gideceği yeri bilmeyen için hiçbir rüzgâr onu doğru yöne yöneltmez.

Geriye dönüp baktığımızda, insanlar genellikle ne kadar kazandıklarıyla değil, nasıl yaşadıklarıyla hatırlanır. Unvanlar silinir, başarı listeleri güncellenir, alkışlar diner. Ama bir insanın arkasında bıraktığı duruş, yıllar sonra bile anlatılır.

Belki de modern dünyanın karmaşasında bize düşen en sade ama en zor görev, hızlanmadan önce yönümüzü kontrol etmek. Ve pusulamız bozulduğunda, onu yeniden erdemle ayarlamak.

Sevgiyle kalın!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.