Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

BA-kı-Cı Ekranlar

Yazının Giriş Tarihi: 29.11.2025 21:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.11.2025 21:36

Dijital ekranlar ebeveynlerin en çok başvurduğu susturucuları haline geldi. Ekranlar bir yandan küresel bilgiye erişim ve yeni nesil öğrenme araçları sunarken, diğer yandan bebek ve çocuk gelişimine yönelik sessiz ve sinsi bir tehdit oluşturuyor.

Uzmanlar defalarca iki yaş altı için neredeyse sıfır ekran süresi uyarısı yapsa da bu bilinçte olan ebeveynler çok azınlıkta.

​Birçok ebeveyn, kendi rahatlığı için çocuklarını oyalamanın, susturmanın en kestirme yolu olarak ekrana sarılıyor. Yemek yaparken, telefon görüşmesi yaparken, hatta bazen dizisini izlemek için ya da sosyal medyada amaçsızca gezinmek için çocuklarının ellerine ekranları tutuşturuveriyorlar. Çocuklar da adeta hipnoz edilmişcesine o ekrana gömülüyor ve ebeylerini gerçekten de rahatsız etmiyorlar. Ebeynler ise çocuğunu susturmuş(!) olmanın sessizliği ve huzuru içinde hayatına devam ediyor ama bilmiyorlar ki o sessizlik çocuğun gelişiminden çalınan kritik zaman dilimlerinden oluşuyor. Çocuğu ekranlara teslim ettiğinizde çocuğunuzun ebeveyni siz olmuyorsunuz. Kim ebeveyni oluyor biliyor musunuz? Tahmin edin kim, tabii ki ekranlar! Yani siz yetiştirmiyorsunuz, ekran sahipleri çocuğunuzu yetiştiriyor üstelik kendi istediği gibi!

Ekranlar, sadece görme ve işitme duyularını uyarır. Oysa çocuklar, dokunarak, koklayarak, tadarak ve hareket ederek öğrenirler. Ekran karşısında geçirilen her pasif dakika çocuğu; psikomotor, duyusal, sosyal, sözel, dilsel becerilerini geliştirebileceği gerçek dünya deneyimlerinden uzaklaştırır. Ekran karşısında geçirilen her dakika çocuğun gelişimine sekte vurur.

Bu durum ebeveyn rahatlığının, çocuğun uzun vadeli gelişimsel ihtiyaçlarına feda edilmesi demektir. Ebeveynler, ekranda beliren rengarenk ve hızlı akan uyaranların, çocuklarının beynini geliştirdiğini ya da eğittiğini düşünse de, bilimsel araştırmalar bunun tam tersini gösteriyor. Ekran, çocuğun aktif olarak yüz yüze etkileşimden, nesneleri manipüle etmekten ve hayali oyundan öğrendiği karmaşık bilgileri basitleştirerek sunar ve pasif bir tüketici oluşturur.

​Bebek beyni, özellikle 0-3 yaş arasında, inanılmaz bir hızla bağlantılar kurar. Bu bağlantılar, en etkili şekilde, karşılıklı sosyal etkileşim ebeveynin ses tonu ve mimikleri ile kurulur. Ekranın sunduğu tek yönlü etkileşim ise bu kritik gelişimsel mekanizmaları sekteye uğratır.

Ekranda sürekli değişen o cafcaflı, şatafatlı rengarenk hızlı akışa, yüksek tempolu uyaranlara maruz kalan tertemiz bir beyin, gerçek hayatla yüzleştiğinde bocalar. Gerçek hayattaki daha yavaş, daha az ödüllendirici aktivitelere örneğin; kitap okuma, okula gitme, ders dinleme, ders çalışma, ödev yapma veya herhangi bir işe odaklanma gibi aktivitelere odaklanması oldukça güçleşir. Çünkü çocuğa sürekli yüksek dopamin sağlayan sanal dünya ile gerçek yaşam uyuşmaz ve bu durum çocuğun mutsuz olmasına gerçek yaşamdan uzaklaşmasına sebep olur.

Teknolojiye değil, kaliteli etkileşime yatırım

​dijital dünyadan tamamen kaçınmak elbette gerçekçi değildir. Ancak temel eleştiri, erken çocukluk döneminde ekranlar; bir zorunluluk değil, keyfi yönelimlerdir bu keyfi yönelimler çocuklar için büyük bir risk faktörü oluşturur.

​Değerli ebeveynler, çocuğunuzun en iyi geliştiricisi, en iyi oyunu ve en iyi uygulaması sizsiniz. Elindeki teknolojik cihaz değil, sizin göz temasınız, sarılmanız, konuşmanız, birlikte yaptığınız yürüyüşleriniz ve etkinliklerinizdir. Onları pasif bir duruma düşürecek tüketim aracı vermek yerine onlarla birlikte vakit geçirmeyi deneyin.

Çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük iyilik, onlara gösterişli bir ekran vermek değil; birlikte göz göze geçirebileceğiniz vakittir.

SEVGİYLE KALIN.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.