Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Saldırıların temel nedeni ABD dolarının irtifa kaybı

Yazının Giriş Tarihi: 31.03.2026 00:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.03.2026 00:11

İsrail’in ABD’yi de yanına alarak 6 bin yıllık medeniyet merkezi İran’a saldırmasının üzerinden 33 gün geçti... 28 Şubat 2026 günü başlayan bombalamalar bugüne kadar devam etti, sıra ABD Deniz Kuvvetlerinin çıkarma yapmasına kadar geldi...

İsrail, bu süre zarfında fırsattan istifade ‘Lübnan’ın güneyine el koymak için’ bu ülkeye bomba yağdırdı ve kara kuvvetleri temizlik operasyonu başlattı... Başarılı olduklarına dair bir bilgi henüz yok. Hizbullah direniyor...

Bu arada İran; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Dubai’deki bazı noktalara füze ve kamikaze drone’larla saldırdı. Türkiye üzerinden geçen 3 balistik füze de NATO marifetiyle düşürüldü, herhangi bir zarar oluşmadı... Karadeniz’de ise ticari gemimize ‘nereden geldiği belli olmayan’ kamikaze su üstü drone ile saldırı yapıldı... Kanımca Ukrayna devrede... Ayrıca iki ayrı zamanda silahlı ve başıboş iki su drone’u kıyıya yakın yerlerde bulundu...

Bu arada Türkiye’yi savaşın tarafı yapacak bazı gelişmeler yaşanıyor. Bir yandan

İstanbul Boğazı’na NATO karargahı kurulması çabası, diğer yanda tarihi dostluk gereği İran’a destek veren açıklamalar dikkatimi çekiyor... Montrö Anlaşması hiçe sayılarak atılacak bir adım, Türkiye-Rusya arasında ciddi gerilim yaratır.

***

Gelin biraz geriye gidelim ve gerçeklere göz atalım...

Çin, yarın bir karar alsa ve dünyaya "Bundan sonra buğday sadece Yuan ile satılacak" açıklaması yapsa... ‘Batı’nın tepkisi ne olurdu?’ diye düşünmenizi istiyorum...

CNN: "Çin dünyayı rehin alıyor."

BBC: "Gıda silah olarak kullanılıyor."

Reuters: "Çin küresel güvenlik tehdidi."

AA: ‘Çin ne yapmak istiyor?’

WSJ: ‘Çin aklını başına al’ başlıkları atardı...

BM acil toplanır, NATO üyeleri biraraya gelir, yaptırım paketi hazırlanır ve 48 saat içinde Çin "diktatör devlet" ilan edilirdi.

***

Şimdi ikinci senaryoyu hayal edin.

Çin, "Tüm çipler Yuan ile alınacak. Tüm denizcilik sigortaları Yuan ile yapılacak. Yuan kullanmayan ülke küresel finans sisteminden atılacak..." deyiverse...

Dünyada neler olur neler...

Savaş nedeni sayılır. Ekonomik terör denir. "Dünya düzenini tehdit ediyor" açıklamaları art arda gelir, ‘ALTIN’ fırlar, BORSA yer ile yeksan olurdu...

BATI haklı çıkardı...

Tek bir ülke bunu yaparsa gerçekten diktatörlük olur.

Ama bir sorun var.

ABD bunu 50 yıldır yapıyor.

...Ve kimse diktatörlük demiyor.

***

Lütfen dikkatli okuyun.

1944'te dünya bir anlaşma yaptı. Bütün paralar dolara bağlandı. Dolar altına bağlandı. Sistem basit: Doların arkasında altın var. Güvenliydi.

1971'de Nixon ne yaptı?

Altın bağını kimseye sormadan tek taraflı kopardı.

"Geçici tedbir" dedi. 55 yıl geçti. Tedbir halen geçici... Yersen!

Dolar artık altına bağlı değil. Hiçbir şeye bağlı değil.

Peki dolar halen neden değerli?

Yanıt basit; PETRODOLAR.

1974 yılında ABD ile Suudi Arabistan anlaştı; "Petrolünüzü sadece DOLAR ile satacaksınız. Karşılığında sizi askeri olarak koruyacağız."

Suudi Arabistan kabul etti.

Ne oldu?

Petrol almak isteyen her ülke önce dolar almak zorunda kaldı.

Dünya nüfusunun yüzde 95'i petrol kullanıyor. Hepsi dolar almak zorunda.

Bu ne demek?

Dolara 50 yıldır trilyon dolarlık yapay talep yaratıldı.

Amerika'nın yaptığı tam olarak bu. Bir ülke petrole erişmek istiyorsa dolara erişmek zorunda. Dolara erişmek istiyorsa Amerika'nın kurallarına uymak zorunda.

O zaman soralım;

Kurallara uymayana ne olur ya da ne oldu...?

***

IRAK.

2000 yılında Saddam Hüseyin petrolü euro ile satmaya başladı. 3 yıl sonra Amerika Irak'ı işgal etti. Saddam idam edildi.

Neden: "Kitle imha silahları."

Kitle imha silahı bulundu mu? Hayır.

***

LİBYA

2011'de Muammer Kaddafi altın destekli Afrika dinarı planlıyordu. Afrika kıtasının tamamı dolardan bağımsız olacaktı. Yaptırımlar başladı. Kaddafi sokakta öldürüldü.

Neden; "İnsan hakları."

Kaddafi gitti. Libya 3 parçaya bölündü.

***

İRAN.

Petrolü Yuan ve Rupi ile satmaya başladı. Dolar kullanmayı reddetti. Ne oldu? Dünyanın en ağır yaptırımları. SWIFT'ten çıkarıldı. Ekonomisi boğuldu.

...Ve şimdi bombalanıyor.

***

VENEZUELA

Petrolü Çin'e yuan ile satıyordu. Maduro yakalandı.

Tesadüf mü?

KOCAMAN BİR hayır!

Hepsinin ortak noktası, ABD Dolarını reddetmeleri...

***

Doların arkasında altın yok. Üretim yok. Sadece bir söz var.

"Petrol dolar ile satılacak."

Bu söz bozulursa ne olur?

Dolara talep düşer. Dolara talep düşerse sistem çöker.

Bu yüzden bu söz korunuyor. Ne pahasına olursa olsun.

Bu sistem nasıl çalışıyor?

Şöyle düşünün.

Sen mahallede bakkal açıyorsun. Ama mahallenin kabadayısı geliyor; "Bu mahallede alışveriş yapmak isteyen herkes önce benim dükkandan jeton alacak. Jetonla ödeme yapacak. Jeton almayan kimse alışveriş yapamaz" diyor...

Sen soruyorsun: "Neden senin jetonun?"

"Çünkü ben diyorum."

Kabul etmezsen ne olur? Dükkanın yıkılır. Belki kavga edersin.

Ama mahalledekiler kendi aralarında: "Jeton sistemi mahallenin güvenliğini sağlıyor" diye düşünüyorsa kabadayı haklı çıkar...

İşte dolar sistemi bu.

***

Rakamlarla anlatayım.

Amerika dünya üretiminin yüzde 16'sını yapıyor.

Ama dünya ticaretinin yüzde 88'i dolar ile yapılıyor.

Yüzde 16 üretim. Yüzde 88 ticaret.

Bu matematik bir türlü tutmuyor.

Neden tutmuyor?

Çünkü doların değeri üretimden gelmiyor. Savaştan geliyor. Petrol anlaşmasından geliyor. SWIFT kontrolünden geliyor.

11 uçak gemisi. 750 askeri üs. 170 ülkede asker. Dünyanın en büyük donanması. Bu sistem sayesinde ayakta kalıyor.

Doların arkasındaki güvence altın değil. Ordu.

***

Şimdi Çin "Buğdayı Yuan ile alacaksınız" diye zorlasa batı ittifakı "Diktatörlük!" diye yaygara koparır...

Amerika, "Petrolü dolar ile alacaksınız" diye bastırıyor ve yine aynı odaklar “dünyada istikrar var, sağlam ekonomi" diye yazıp çiziyor...

Çin bir ülkeyi bombalasa adı "Savaş suçu" olur...

Amerika bir ülkeyi bombalasa adı "Demokrasi operasyonu..."

Aynı eylem.

İki farklı isim.

Güçlü haklıdır. Bunu yapan ABD olunca kimse sesini çıkartamıyor.

Bu sistem ne zamana kadar sürer?

***

Tarihe bakın.

İngiltere dünyayı 200 yıl sterlin ile yönetti. Sonra bitti.

Portekiz, İspanya, Hollanda gibi sömürgeci ülkeler kendi dönemlerinde dünya parasını kontrol ettiler ama hepsi eridi.

Ortalama ömür 80-100 yıl.

Dolar sistemi 1944'ten bu yana devrede, yani 82 yıl oldu.

Tarihin sonu geliyor...

Türkiye akılcı olmak, Türk halkını maceraya atmayacak kararlarla yoluna devam etmek zorundadır... YURTTA SULH CİHANDA SULH sözü rehber olmalıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.