Bursa sanayicileri, iş adamları ve iş kadınlarının ortak hedefi olsa olsa; ‘daha temiz, daha düzenli, daha müreffeh, eğitimli birey sayısı daha yüksek, daha donanımlı gençlerin neşe içinde coştuğu, bacalarından zehir saçmayan işletmeleriyle tanınan, toplu taşımanın tekerlekli araçlar yerine metro hatlarıyla gerçekleştirildiği, bisiklet yollarında binlerce insanın pedal çevirdiği, daha sessiz, üretim alanları ve AVM’leri kent dışına çıkarılmış, yılda binlerce turistin ziyaret ettiği, yabancıların otellerde en az 3-5 gün geçirdiği, Merinos AKKM’de uluslararası kongrelerin yapıldığı, 1 milyon metrekarelik fuar alanında her ay fuarların düzenlendiği, tarım alanları korunmuş, su kaynaklarından bedava su içilebilen, sanat merkezlerinde her akşam yüzlerce kişinin gösteri izlediği, spor alanlarında her yaştan binlerce kişinin spor yaptığı, Kozahan başta olmak üzere diğer hanlarda ve Kapalıçarşı’da alışverişin ve etkinliklerin tüm güne yayıldığı, internetin herkes için bedava olduğu, markalarıyla öne çıkan, havaalanından dünyanın her yerine uçuş olan, hızlı trenle Londra’ya kadar gidilebilen, Uludağ’dan her kesimin faydalandığı, ‘Mudanya, Ayazma, Eğerce, Kapanca, Eşkel, Kurşunlu ve Gemlik kıyılarında denizle haşır neşir olduğumuz, ‘YEŞİL BURSA’dır’ diye düşünüyorum...
Son 60 yılda hızla kirlenen Bursa’nın artık ‘arınma zamanı’ geldi.
*
Girizgahı; Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu’nun, “Geleceği değiştirenler; umut edenler, çalışanlar, işbirliği yapanlar ve vazgeçmeyenlerdir” sözünden esinlenerek yazdım...
Umudum var, çalışıyorum, işbirlikleri kuruyor ve ‘Bursa’nın sonsuza dek yaşanabilir bir kent olarak planlanması gerektiğine inanıyorum.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve arkadaşlarından gelen ‘mekansal planlama’ isteği, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin değerli üyeleri tarafından gündeme alınmalı. Atılacak ilk adımın 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı olduğunu da gözden kaçırmamak gerek.
*
BUSİAD Evi Bahçesi’nde düzenlenen “Yaza Merhaba” buluşmasında konuşan BUSİAD Başkanı Hatunoğlu, “Son yıllarda; dünya, bölgemiz ve ülkemiz alıştığımızın da ötesinde zorlu bir dönemden geçiyor. Bazen farkında olmadan zihnimizi karamsarlığa teslim edebiliyoruz. Oysa insanlık tarihi bize şunu gösteriyor: En büyük sıçramalar, en zor dönemlerin ardından gerçekleşmiştir” diye konuştu.
Hatunoğlu’na göre fırsatlar karşımızda ve sadece kaçırmamak gerekiyor..
Örneğin;
*Yapay zeka bir tehdit olduğu kadar büyük bir fırsat.
*Yeşil dönüşüm bir maliyet olduğu kadar yeni bir rekabet avantajı.
*Dijital dönüşüm bir zorunluluk olduğu kadar yeni bir sıçrama alanı.
Hatunoğlu’na sonuna kadar katılıyorum; Ancak ‘eğitimli bireylerin rekabeti bir kenara bırakarak ortaklıklar kurması’ gerektiğine inanıyorum.
Yıllar önce Celal Sönmez, İlhan Parseker, Mahmut Yılmaz ve BTSO Meclis üyelerinden bazı isimlere ‘GÜÇBİRLİĞİ AŞ’ kurmalarını, şirketin herhangi bir kişiye geçmemesi için de ‘yüzde 51’lik altın hisse’ şartının getirilmesini önermiştim. Beklentilerimin dışında şirket aynı isimle kuruldu, galiba bazı isimlerde kaldı... Oysa bu şirketin temel görevi, Bursa’nın tükettiği enerjinin yabancılara satılmasına mani olmak, teknolojiye yatırım yapmak, Uludağ’ın suyuna sahip çıkmak, zeki gençlerin eğitimini üstlenmek, yerel yönetimlerle Bursa’nın geleceğini planlamak, kentin markalarına destek vermek, buluşu olan kişilerin çalışacağı alanlar yaratmak’ olmalıydı.
BTSO’nun büyük gücünü arkasına alan şirket, orta vadede örnek projelerle anılacak ve belki de dünyaya örnek olacaktı... Vakıf kurularak kazancın büyük kısmı oraya aktarılır, ‘Norveç Emeklilik Fonları’ gibi devasa yatırımlara imza atılırdı...
BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın BTSO üyesi herkese açık olan ‘FON’ atağı, önerimden 20 yıl sonra hayata geçirildi... Şimdi ‘Lojistik Park’ inşa edecekler, ardından ‘çip üretimi’ için yeni yatırımlar devreye girecek... ‘BTSO Üniversitesi’ de heybede bekliyor. Kapanca Limanı da devletle işbirliği halinde hayata geçebilir... TEKNOSAB etrafındaki boş arazilere modern bir kent kurmak da mümkün...
BUSİAD Başkanı Hatunoğlu ve yönetim kurulu üyeleri ellerini çabuk tutmalı, ‘Karz-ı Hasen’ benzeri bir dayanışma kapsülü, ivedilikle hayata geçirilmeli...
NOT: TÜRKONFED İstişare Kurulu Başkanı Sefa Targıt’ın konuşma yaptığı gecede önemli bir ayrıntı vardı... BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Bursalı şirketleri, bu yıl 19 Kasım’da 7'ncisi verilecek olan ‘Bursa Yenileşim Ödülleri’ sürecine davet etti.
Bursanın sanayicileri ve iş insanları, kent yararına ters düşen karar ve eylemleri dava etmeyi öğrenmeliler. Her şeyi çevrecilerden, akademik odalardan, BARO’dan ve duyarlı insanlardan beklemeyin. İnanın herkes yoruldu...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Can TOPAKTAŞ
Bursa’nın ‘arınma’ ve özüne dönüş zamanı
Bursa sanayicileri, iş adamları ve iş kadınlarının ortak hedefi olsa olsa; ‘daha temiz, daha düzenli, daha müreffeh, eğitimli birey sayısı daha yüksek, daha donanımlı gençlerin neşe içinde coştuğu, bacalarından zehir saçmayan işletmeleriyle tanınan, toplu taşımanın tekerlekli araçlar yerine metro hatlarıyla gerçekleştirildiği, bisiklet yollarında binlerce insanın pedal çevirdiği, daha sessiz, üretim alanları ve AVM’leri kent dışına çıkarılmış, yılda binlerce turistin ziyaret ettiği, yabancıların otellerde en az 3-5 gün geçirdiği, Merinos AKKM’de uluslararası kongrelerin yapıldığı, 1 milyon metrekarelik fuar alanında her ay fuarların düzenlendiği, tarım alanları korunmuş, su kaynaklarından bedava su içilebilen, sanat merkezlerinde her akşam yüzlerce kişinin gösteri izlediği, spor alanlarında her yaştan binlerce kişinin spor yaptığı, Kozahan başta olmak üzere diğer hanlarda ve Kapalıçarşı’da alışverişin ve etkinliklerin tüm güne yayıldığı, internetin herkes için bedava olduğu, markalarıyla öne çıkan, havaalanından dünyanın her yerine uçuş olan, hızlı trenle Londra’ya kadar gidilebilen, Uludağ’dan her kesimin faydalandığı, ‘Mudanya, Ayazma, Eğerce, Kapanca, Eşkel, Kurşunlu ve Gemlik kıyılarında denizle haşır neşir olduğumuz, ‘YEŞİL BURSA’dır’ diye düşünüyorum...
Son 60 yılda hızla kirlenen Bursa’nın artık ‘arınma zamanı’ geldi.
*
Girizgahı; Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu’nun, “Geleceği değiştirenler; umut edenler, çalışanlar, işbirliği yapanlar ve vazgeçmeyenlerdir” sözünden esinlenerek yazdım...
Umudum var, çalışıyorum, işbirlikleri kuruyor ve ‘Bursa’nın sonsuza dek yaşanabilir bir kent olarak planlanması gerektiğine inanıyorum.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve arkadaşlarından gelen ‘mekansal planlama’ isteği, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin değerli üyeleri tarafından gündeme alınmalı. Atılacak ilk adımın 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı olduğunu da gözden kaçırmamak gerek.
*
BUSİAD Evi Bahçesi’nde düzenlenen “Yaza Merhaba” buluşmasında konuşan BUSİAD Başkanı Hatunoğlu, “Son yıllarda; dünya, bölgemiz ve ülkemiz alıştığımızın da ötesinde zorlu bir dönemden geçiyor. Bazen farkında olmadan zihnimizi karamsarlığa teslim edebiliyoruz. Oysa insanlık tarihi bize şunu gösteriyor: En büyük sıçramalar, en zor dönemlerin ardından gerçekleşmiştir” diye konuştu.
Hatunoğlu’na göre fırsatlar karşımızda ve sadece kaçırmamak gerekiyor..
Örneğin;
*Yapay zeka bir tehdit olduğu kadar büyük bir fırsat.
*Yeşil dönüşüm bir maliyet olduğu kadar yeni bir rekabet avantajı.
*Dijital dönüşüm bir zorunluluk olduğu kadar yeni bir sıçrama alanı.
Hatunoğlu’na sonuna kadar katılıyorum; Ancak ‘eğitimli bireylerin rekabeti bir kenara bırakarak ortaklıklar kurması’ gerektiğine inanıyorum.
Yıllar önce Celal Sönmez, İlhan Parseker, Mahmut Yılmaz ve BTSO Meclis üyelerinden bazı isimlere ‘GÜÇBİRLİĞİ AŞ’ kurmalarını, şirketin herhangi bir kişiye geçmemesi için de ‘yüzde 51’lik altın hisse’ şartının getirilmesini önermiştim. Beklentilerimin dışında şirket aynı isimle kuruldu, galiba bazı isimlerde kaldı... Oysa bu şirketin temel görevi, Bursa’nın tükettiği enerjinin yabancılara satılmasına mani olmak, teknolojiye yatırım yapmak, Uludağ’ın suyuna sahip çıkmak, zeki gençlerin eğitimini üstlenmek, yerel yönetimlerle Bursa’nın geleceğini planlamak, kentin markalarına destek vermek, buluşu olan kişilerin çalışacağı alanlar yaratmak’ olmalıydı.
BTSO’nun büyük gücünü arkasına alan şirket, orta vadede örnek projelerle anılacak ve belki de dünyaya örnek olacaktı... Vakıf kurularak kazancın büyük kısmı oraya aktarılır, ‘Norveç Emeklilik Fonları’ gibi devasa yatırımlara imza atılırdı...
BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın BTSO üyesi herkese açık olan ‘FON’ atağı, önerimden 20 yıl sonra hayata geçirildi... Şimdi ‘Lojistik Park’ inşa edecekler, ardından ‘çip üretimi’ için yeni yatırımlar devreye girecek... ‘BTSO Üniversitesi’ de heybede bekliyor. Kapanca Limanı da devletle işbirliği halinde hayata geçebilir... TEKNOSAB etrafındaki boş arazilere modern bir kent kurmak da mümkün...
BUSİAD Başkanı Hatunoğlu ve yönetim kurulu üyeleri ellerini çabuk tutmalı, ‘Karz-ı Hasen’ benzeri bir dayanışma kapsülü, ivedilikle hayata geçirilmeli...
NOT: TÜRKONFED İstişare Kurulu Başkanı Sefa Targıt’ın konuşma yaptığı gecede önemli bir ayrıntı vardı... BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Bursalı şirketleri, bu yıl 19 Kasım’da 7'ncisi verilecek olan ‘Bursa Yenileşim Ödülleri’ sürecine davet etti.
Bursanın sanayicileri ve iş insanları, kent yararına ters düşen karar ve eylemleri dava etmeyi öğrenmeliler. Her şeyi çevrecilerden, akademik odalardan, BARO’dan ve duyarlı insanlardan beklemeyin. İnanın herkes yoruldu...