Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bu kitabın tüm geliri ‘okul ve ormanlara!’

Yazının Giriş Tarihi: 13.05.2024 00:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.05.2024 23:00

Büyük ozan, rahmetli Neşet Ertaş’ın doğduğu Kırşehir’e bağlı Çiçekdağı’nın Kırtıllar köyüne 20 kilometre uzakta olan Solakuşağı’nda dünyaya gelen ve 2 yıl önce terk-i diyar eden iş insanı Bekir Çelik’in anısını yaşatmak için harekete geçen büyük oğlu Ahmet Ertuğrul Çelik, ‘Köz ve Kül’ adını verdiği kitabıyla kamuoyunun karşısına çıktı.

Kitap, bir evladın babasına duyduğu saygının, sevginin, minnetin, babadan aldığı hayat derslerinin, yaşama dair düşüncelerin, gelecek nesillere bırakılacak tecrübelerin ve yaşamın zorlu yolları aşılırken karşılaşılacak engellere karşı kişiyi ayakta tutan manevi gücün bir yansıması olarak çok başarılı bir deneme.

Kardeşi Emin Fatih Çelik’le birlikte kitabını tanıtan Ahmet Ertuğrul Çelik’i tanıyanlar; O’nun içten konuşmalarına, anılarına, iş yaparken uyguladığı yöntemlere, hayata bakış açısına, gençlere yakın oluşuna, motorsikletli 4 arkadaşıyla yaptığı Türkiye gezilerine, o gezilerde halkla kurduğu iletişim diline ve vatan topraklarına olan bağlılığına şahittirler.

Hani derler ya ‘içi dışı bir’ olanlardandır Ertuğrul Çelik. Beyninde tilkiler dolaşmaz, anlatmak istediği şeyleri evirip çevirmez, olduğu gibi dile getirir.

Babası Bekir Çelenk’in “bir kelime de olsa kefene girmesin, girerse kefenle birlikte çürür” sözüne sadık kalarak kaleme aldığı kitabın ilk sayfasında “Okuduğum kitaplardan, dinlediğim yararlı insanlardan ve yaşadığım tecrübelerden aldığım çiçeklerden bu, yani okuduğunuz bu notlar oluştu. Arı ne kadar çok çiçekten beslenirse bal o kadar kıymetli olur. Bu notları okuyanlara düşen görev en güzel şekilde sofraya servis yapmalarıdır” diye başlamış Çelik. Eşi Aylin Çelik’e, çocukları Zeynep Ceren Çelik ve Arda Çelik’e, annesi Döndü Çelik’e, kardeşi Emin Fatih Çelik’e kendisine sabır gösterdikleri için; kitabın basımında emeklerini esirgemeyen Furkan Ofset ve Ercan Tiribolulu’ya; Uludağ Üniversitesi ile Bursa Teknik Üniversitesi öğrencileri Beril Arda, Ceyhun Kaya, Fatih Tevfik Mandal, İrem Aktaş, Suden Çelik ve Yüsra Yılmaz’a da yardımlarını esirgemedikleri için teşekkür eden Ertuğrul Çelik, iş hayatına 13 yaşında devlette başlayan babasının ‘akıl ve ahlak üzerine inşa ettiği’ yaşamından kesitler sunduğu kitapta, ‘Halk için azami üretim, nefis için asgari tüketim’ sözünden çok etkilenmiş.

Bekir Çelik’in onlarca sözünden alıntıların yer aldığı kitaptan örnekler ilginizi çekecektir; Babasının “İş insanı aylaklığın keyfini bilmez. Bitmek tükenmek bilmeyen bir hay huy ile koşar dururlar. Aslında iş adamlığı para için çekilecek bir hayat tarzı değildir. İş adamının kendisi alt gelirlilerden daha fazla sıkıntı yaşar. Çünkü harcanmayan servetin korunması ve erimemesinin yükü de sırtındadır. Kaybedecek varlıkları olduğu için kendilerini daha az güvenli hissederler. Evlat ve servet çoğaldıkça sıkıntı da çoğalır. Bir değer, bir eser oluşturmak ve bunların hayali ile çok çalışmak, çok insana iş, aş ve huzur sağlamak için maraton koşma tutkusu, iş adamlarının hayat tarzıdır. Bir işi şansa bırakmaz, fırsatlara karşı hazırlıklı olur ve yeri geldiğinde derhal o fırsatları değerlendirir” sözünden etkilenen oğul Ertuğrul Çelik’e göre insan, bulunduğu toplumun hayrına olacak hemen her konuda elinden geleni yapmalıdır. Yapanlar varsa da destek olmalıdır.

“Kitabımızın tüm geliri okullara ve ormanlara gidecek. Bugüne kadar 50 bin ağaç dikimi yaptık. Okullara sınıflar kurduk. Köy okullarına yardımlar yaptık. Babam okumak için köyünden ayrılarak başardı. Çocuklarımız da başarsın istiyoruz” diye konuşan Ertuğrul Çelik,İnsanı, insan yapan iki temel varlık beyin ve kalptir. Beynin ürünü zeka, kalbin ürünü sevgidir. Beyin üretken, kalp iletkendir’ sözüne sıkı sıkıya bağlı kalan ender insanlardan biri olarak oldukça duygusal anlar yaşattı. Bir babanın çocuklarını yetiştirirken verdiği her mesajı, bir deftere, bir ajandaya ya da deftere not ettiğini öğrenince birden aklıma ‘Düziçi Köy Enstitüsü mezunu rahmetli babam Hüseyin Topaktaş geldi. O da inci gibi yazardı herşeyi. Mandolin çalardı, tarımdan, tornacılıktan, hayvan bakımından anlardı. Evdeki hemen herşeyi tamir edebilirdi. Tek sorunu aşırı sıcaklarda durmadan terlemesiydi. Emekli olduktan sonra bile kravat takmaya devam etti ve her iki günde bir tıraş oldu.’ Demek ki eskilerin yaşamlarında disiplin temel niteliklerden biriydi.

Hayatın satır aralarına bakmayı öğrenmek kolay bir iş değil. ‘KÖZ ve KÜL’de hayatın şifreleri var. Kitapta Türkleri daha yakından tanıyacak, Ahiliği, aileyi, düşünürlerden özlü sözleri bir çırpıda okuyacaksınız.

Köy okulları elbet açılacak bir gün. Köy çocukları ‘şehre göçmeyecek’ ve vatan parayla değil çalışmakla kurtulacak!

Kitap BKM’de de satılacak.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.