İç Hastalıkları (Dâhiliye) Uzmanı Mustafa Tektaş, son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğneleriyle ilgili önemli uyarılarda bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 16.02.2026 13:15
Haber Güncellenme Tarihi: 16.02.2026 13:15
Kaynak:
İHA
Dr. Mustafa Tektaş, son dönemde sıkça gündeme gelen zayıflama iğneleri hakkında merak edilenleri anlattı. Mustafa Tektaş, bu ilaçların kilo vermeye yardımcı olabildiğini ancak herkes için uygun olmadığını ve mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini vurguladı. Zayıflama iğnelerinin iştah kontrolünü düzenleyerek ve mide boşalmasını yavaşlatarak kilo kaybına yardımcı olmayı hedeflediğini belirten Mustafa Tektaş "Bu ilaçlar vücutta tokluk hormonu olarak bilinen GLP-1 benzeri bir etki oluşturarak açlık hissini baskılar ve kişinin daha uzun süre tok kalmasını sağlar. Metabolizmayı destekleyebilir ve insülin direncinin düzenlenmesine katkı sunabilir." dedi.
"Herkes için uygun değil"
Ancak bu tedavilerin her birey için uygun olmadığını vurgulayan Mustafa Tektaş, kişinin genel sağlık durumu, kullandığı ilaçlar, hormonal dengesi ve yaşam tarzının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Doktor kontrolü olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır. Özellikle ailede pankreas hastalığı, pankreas kanseri ya da tiroid kanseri öyküsü bulunan kişilerde dikkatli olunması gerekiyor" dedi.
Yan etkiler görülebiliyor
Zayıflama iğnelerinin en sık görülen yan etkilerinin mide-bağırsak sistemiyle ilgili olduğunu belirten Mustafa Tektaş, "Karın ağrısı, bulantı, kusma, şişkinlik, ishal veya kabızlık en sık karşılaşılan şikâyetlerdir. Kullananların yaklaşık yüzde 5-10’unda mide-bağırsak yan etkileri nedeniyle ilaç bırakılmaktadır. Daha ciddi ancak daha nadir görülen yan etkiler arasında pankreas iltihabı (pankreatit) bulunuyor. Ailevi yatkınlığı olan kişilerde pankreas kanseri, tiroid kanseri gelişme riskine yönelik bildirimler bulunmaktadır. Bazı hastalarda optik nöropatiye bağlı görme problemleri bildirilmektedir. Bu sebeple tedavi sürecinin mutlaka hekim kontrolünde yürütülmesi gerekir" diye anlattı.
Yaşam tarzı değişikliği şart
Zayıflama iğnelerinin obeziteyi tek başına tedavi etmediğine dikkat çeken Dr. Mustafa Tektaş, "Bu ilaçlar iştahı azaltarak kilo vermeye yardımcı olur. Ancak obezitenin temelinde yatan nedenler çözülmeden kalıcı başarı sağlanamaz. Obezite, metabolik bir hastalıktır. Tedavi sürecinde; insülin direnci, kontrolsüz diyabet, psikolojik kökenli yeme bozuklukları, cushing hastalığı ve tiroid hormon bozukluklarının mutlaka araştırılması gerekir. Bu sorunlar tedavi edilmeden verilen kiloların geri alınma ihtimali yüksektir. İlaç tedavisi sürecinde sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz büyük önem taşımaktadır. Yaşam tarzı düzenlenmeden kalıcı kilo kaybı mümkün değildir. Obezite metabolik bir bozukluktur ve tedavisi bütüncül yaklaşım gerektirir" ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Zayıflama iğneleri obeziteyi tedavi etmez
İç Hastalıkları (Dâhiliye) Uzmanı Mustafa Tektaş, son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğneleriyle ilgili önemli uyarılarda bulundu.
Dr. Mustafa Tektaş, son dönemde sıkça gündeme gelen zayıflama iğneleri hakkında merak edilenleri anlattı. Mustafa Tektaş, bu ilaçların kilo vermeye yardımcı olabildiğini ancak herkes için uygun olmadığını ve mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini vurguladı. Zayıflama iğnelerinin iştah kontrolünü düzenleyerek ve mide boşalmasını yavaşlatarak kilo kaybına yardımcı olmayı hedeflediğini belirten Mustafa Tektaş "Bu ilaçlar vücutta tokluk hormonu olarak bilinen GLP-1 benzeri bir etki oluşturarak açlık hissini baskılar ve kişinin daha uzun süre tok kalmasını sağlar. Metabolizmayı destekleyebilir ve insülin direncinin düzenlenmesine katkı sunabilir." dedi.
"Herkes için uygun değil"
Ancak bu tedavilerin her birey için uygun olmadığını vurgulayan Mustafa Tektaş, kişinin genel sağlık durumu, kullandığı ilaçlar, hormonal dengesi ve yaşam tarzının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Doktor kontrolü olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır. Özellikle ailede pankreas hastalığı, pankreas kanseri ya da tiroid kanseri öyküsü bulunan kişilerde dikkatli olunması gerekiyor" dedi.
Yan etkiler görülebiliyor
Zayıflama iğnelerinin en sık görülen yan etkilerinin mide-bağırsak sistemiyle ilgili olduğunu belirten Mustafa Tektaş, "Karın ağrısı, bulantı, kusma, şişkinlik, ishal veya kabızlık en sık karşılaşılan şikâyetlerdir. Kullananların yaklaşık yüzde 5-10’unda mide-bağırsak yan etkileri nedeniyle ilaç bırakılmaktadır. Daha ciddi ancak daha nadir görülen yan etkiler arasında pankreas iltihabı (pankreatit) bulunuyor. Ailevi yatkınlığı olan kişilerde pankreas kanseri, tiroid kanseri gelişme riskine yönelik bildirimler bulunmaktadır. Bazı hastalarda optik nöropatiye bağlı görme problemleri bildirilmektedir. Bu sebeple tedavi sürecinin mutlaka hekim kontrolünde yürütülmesi gerekir" diye anlattı.
Yaşam tarzı değişikliği şart
Zayıflama iğnelerinin obeziteyi tek başına tedavi etmediğine dikkat çeken Dr. Mustafa Tektaş, "Bu ilaçlar iştahı azaltarak kilo vermeye yardımcı olur. Ancak obezitenin temelinde yatan nedenler çözülmeden kalıcı başarı sağlanamaz. Obezite, metabolik bir hastalıktır. Tedavi sürecinde; insülin direnci, kontrolsüz diyabet, psikolojik kökenli yeme bozuklukları, cushing hastalığı ve tiroid hormon bozukluklarının mutlaka araştırılması gerekir. Bu sorunlar tedavi edilmeden verilen kiloların geri alınma ihtimali yüksektir. İlaç tedavisi sürecinde sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz büyük önem taşımaktadır. Yaşam tarzı düzenlenmeden kalıcı kilo kaybı mümkün değildir. Obezite metabolik bir bozukluktur ve tedavisi bütüncül yaklaşım gerektirir" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler