Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Chp

Bursa Haber - Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bozbey’in gözaltına alınmasına karşı gösteriler sürüyor Haber

Bozbey’in gözaltına alınmasına karşı gösteriler sürüyor

Soruşturma kapsamında, aralarında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de bulunduğu 57 şüpheli hakkında uygulanan gözaltı işleminin ardından kentte protestolar sürüyor. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığının çağrısıyla kentteki protestolar ikinci gününe girdi. Akşam saatlerde çok sayıda yurttaş Başkan Bozbey’e destek için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde toplandı. Eyleme, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı-Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Parti Meclisi Üyeleri Hikmet Erbilgin, Canan Taşer, Ozan Işık, Genel Başkan Danışmanı İlhan Uzgel, Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı Ayça Akpek Şenay, YDK Üyeleri Aysemin Gülmez, Yasemin Reçber, Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Orhan Sarıbal, Kayıhan Pala, İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, Gençlik Kolları MYK Üyesi Hasan Bakmaz, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, çok sayıda partili ve yurttaş katıldı. CHP Bursa İl Başkanı İl Başkanı Nihat Yeşiltaş yaptığı konuşmada, “Onurlu, cesur, yüreği adalet için atan güzel insanlar, bu ülkede sandık mı kazanacak, yoksa baskı mı? Bu ülkede halkın iradesi mi kazanacak, yoksa korku siyaseti mi? Bugün, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ikinci günü… İkinci gün… Ama aslında hepimizin bildiği gibi, bu sadece iki günlük bir mesele değil! Bu, uzun zamandır adım adım yürütülen bir operasyonun devamıdır! Bugün karşımızda açık bir anlayış var: “Ya bize katıl, ya karşımıza geçersen bedel ödersin” diyen bir anlayış! Açıkça söylüyorum: “Ya partiye katıl, ya hapse atıl” diyen bu siyasete boyun eğmiyoruz. Bu bir hukuk düzeni değildir! Bu bir demokrasi değildir! Bu, açıkça bir baskı rejimi kurma çabasıdır! Ama buradan, Bursa’dan, bu meydandan açıkça ilan ediyoruz: Bu anlayış boşa çıkacaktır! Bu tehdit siyaseti çökecektir! Bu korku düzeni yıkılacaktır! Çünkü karşılarında boyun eğen bir halk yok! Çünkü karşılarında teslim olan bir Bursa yok! Mustafa Bozbey’i gözaltına alarak neyi amaçlıyorsunuz? Bursa’yı susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bu meydanları boşaltabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bakın etrafınıza! Bursa burada! Halk burada! İrade burada! Ve buradan bir kez daha haykırıyoruz: Milletin iradesi gasp edilemez! 10 yıl öncesinin dosyalarını bugün raftan indirerek, hukuku değil, siyaseti konuşturuyorsunuz! Ama şunu unutuyorsunuz: Hukuku araç haline getirenler, bir gün hukukun karşısında hesap verir! Bugün sadece Bursa’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında aynı senaryo oynanıyor! İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na yapılanlar… Belediye başkanlarımıza, bürokratlarımıza açılan soruşturmalar… Hepsi aynı operasyonun ürünü Amaç açık: Seçimle geleni, yargı yoluyla etkisizleştirmek! Ama buradan açıkça söylüyorum: Bu millet buna izin vermez! Çünkü bu millet, iradesine sahip çıkmasını bilir! Çünkü bu millet, kimin hizmet ettiğini de, kimin engellediğini de çok iyi görür! İnanın, bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek! Ama… Ama bu meydan da tarihe geçecek! Bu duruş da tarihe geçecek! Bu direniş de tarihe geçecek! Çünkü tarih, baskı kuranları değil direnenleri yazar! Ve inanıyorum ki; Son sözü direnenler söyleyecek! Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek! Son sözü bu onurlu halk söyleyecek! Biz buradayız! Geri adım atmıyoruz! Boyun eğmiyoruz! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkıyoruz! Ve söz veriyoruz: Bu ülkeye yeniden adaleti getireceğiz! Bu ülkeye yeniden demokrasiyi getireceğiz! Ve hep birlikte; aydınlık bir Bursa, aydınlık bir Türkiye kuracağız!” dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız da yaptığı konuşmada, "Bu sıradan bir gözaltı değil, bu açıkça kurgulanmış bir yargı operasyonudur. Birileri çoktan hüküm vermiş; sosyal medyada, yandaş medyada sanki mahkeme kurulmuş, karar çıkmış gibi başkanımızın peşinden hüküm giydirilmiş, gözaltına alınan gözaltına alınmış. Hemen ardından düzmece belgelerle ortaya atılan planın... Bu hukuk değildir, bu açıkça linç düzeninindir. Bu, yargı sürecinin değil algı sürecini gösteriyor bize, hepimize. Bu adalet değil, siyasi hesaplaşmadır değerli hemşerilerimiz. Önce sosyal medyada bir suç yaratılıyor, ardından yargı bir şeylere inandırılmaya çalışılıyor toplum. Bunlar sadece Bozbey başkanımıza yönelik değil, Bursamızın iradesine yönelik bir saldırıdır. 47 yıl sonra hemşerilerimizin desteğiyle güçlü bir şekilde yönettiğimiz belediyemizi ele geçirme oyunudur. Bu, halkın iradesine vurulmak istenen bir darbedir. Bugün burada sessiz kalanlar yarın daha büyük haksızlıklara mahkum olur. Bugün buna itiraz etmeyenler yarın kendi kapısına dayanacak olan zihniyete engel olamaz. Çünkü bu artık bir kişinin meselesi değil, tüm toplumun meselesidir. Vatandaşından yöneticisine herkesin üzerinde kurulan bir baskı düzenidir. Değerli hemşerilerim, yıllar öncesinin iftiraları olarak bugünlere taşınıyor. Gerçekler değil, senaryolar konuşuluyor. Ancak edemedikleri bir şey var: bizi susturduklarını sandıkça sesimiz daha gür çıkıyor arkadaşlar. Bizi yalnız bıraktıklarını sandıkça daha kenetleniyoruz. Bizi durdurduklarını sandıkça daha çoğalacağız arkadaşlar. Bu meydanlarda belki bugün yalanlarla, iftiralarla, trolleriyle kazandıklarını sanıyorlar ancak Bursamızın vicdanı satın alınamaz. Bu kent her şeyi görür, bu kent her şeyi hatırlar, bu kent yapılan zulmü unutmaz. Ne algı operasyonlarınız ne yargı üzerinde kurduğunuz baskı sizleri kurtaramayacak. Günü geldiğinde gereken cevabı Bursalılar hak ettiğiniz şekilde verecek. Değerli hemşerilerimiz, bizler dimdik ayaktayız. Geri adım atmayacağız. Birlikteyiz, omuz omuzayız. Bu mücadeleyi Bursalı hemşerilerimizle birlikte kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız. Çünkü bizim gücümüz Bursalılar, çünkü bizim gücümüz halktır. Bir gider, bir geliriz." İfadelerini kullandı. Siyasi parti ve sendika temsilcilerinin konuşmalarının ardından eylem sona erdi. Bursa’da yurttaşlar yarın saat 19.30’da tekrar iradelerine sahip çıkmak için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde bir araya gelecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışçıl politikamızdan geri adım atmayacağız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışçıl politikamızdan geri adım atmayacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, Ramazan ayında Türkiye’nin 81 vilayetinin dört bir yanında rahmet ve bereket mevsiminin manevi atmosferini Türk milletiyle beraber yaşadıklarını belirterek, Ramazan ayı boyunca bakanlar başta olmak üzere genel başkan yardımcıları, MKYK üyeleri, milletvekilleri ve tüm teşkilatlarla beraber tam kadro sahada olduklarını ifade etti. "Partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz herkesin başımızın üstünde yeri vardır" AK Parti’nin, Akif İnan'ın ‘Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri’ sözünün vücut bulmuş hali olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kökü mazide gözü atide olan bu hareket evvel emirde bir vefa hareketidir. Çeyrek asırlık yolculuğumuzda biz daima bunu yaptık. Gençlerimizin heyecanı ve dinamizmiyle ak saçlılarımızın tecrübesi ve ferasetini harmanladık. Ağırbaşlılık, vakar ve olgunluk ile özgüveni, coşkuyu ve kabına sığmamayı aynı potada erittik. Kadrolarımızı sürekli yenilerken emektarlarımızla irtibatımızı her zaman güçlü bir şekilde muhafaza ettik. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur. Bu davaya omuz vermiş bu harekete katkı sunmuş partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır" dedi. Şehit aileleri, gaziler, yaşlı ve engelli vatandaşlar ile Sosyal Politikalar Başkanlığı aracılığıyla iftar ve sahurlarda bir araya geldiklerini aktaran Başkan Erdoğan, Kadın ve Gençlik Kolları aracılığıyla üniversitelerde gerçekleştirilen iftarlarla yaklaşık 500 bin genç ile Ramazan sevincini yaşadıklarını kaydetti. "Belediyelerimiz 10 milyon insanımızın kalbine dokundu" ‘İftara Beş Kala’ geleneğiyle 1 milyon 170 bin kumanyayı iftara yetişemeyenlere ulaştırdıklarını belirten Erdoğan, "Sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelerek istişare ettik. 86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken, AK Parti olarak imar ve ihya sürecindeki komşumuz Suriye'yi de elbette unutmadık. Belediyelerimizin ve teşkilatlarımızın kurduğu iftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk. Belediyelerimiz; yardım kolileri, alışveriş kartları, iftar programları, maddi destekler ve diğer çalışmalarıyla 10 milyon insanımızın kalbine dokundu. Sadece ‘Gönül Sofraları’ programıyla bir milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif'te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Düzenlediğimiz çeşitli programlarla onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık" diye konuştu. "Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor" İsrail’in kışkırtmaları sonucu 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlatılan savaşın bölgeyi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela’ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir" açıklamasında bulundu. "Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız" "Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İsfahan’da, Tebriz'de, Tahran'da dökülen gözyaşlarının Erbil'de, Amman'da, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Sana'da, Doha'da, Riyad'da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali, Ömer, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran'da ister körfezde olsun atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebi ile kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar ve dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi? 27 gündür hiçbir ilke değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar bizim değil mi? Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız." "Bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları yeniden açmayı doğru bulmuyoruz" Türkiye’nin ve Türk milletinin iyi günde dost ve kardeş bildiği halkları kötü günde yalnız bırakmayacağına dikkati çeken Erdoğan, "Hele hele bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyiz. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekatlara karşı son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, Siyonizm’in bölgemizi hedef alan böl, parçala, yönet planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz. Dünyanın en stratejik bölgesinde Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar olarak asırlardır bir arada yaşıyoruz. Aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Ortak coğrafyamızda yüzlerce yıldır acımız, derdimiz, hüznümüz bir oldu. Sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak, beraber olacak. İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu inşallah kesildikten sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız. Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum" ifadelerine yer verdi. "Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz" Başkan Erdoğan, savaş’ın İsrail’in savaşı olmasına rağmen ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanların ardından tüm insanlığın ödediğini belirterek, "Netenyahu hükümeti sadece komşumuz İran'ı hedef almıyor. Lübnan'ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor. İşgal güçlerinin saldırılarında iki Mart'tan bu yana 1100 Lübnanlı hayatını kaybetmiş, 1 milyon 165 bin kardeşimiz yerinden, yurdundan edinmiştir. İsrail, Suriye'yi de rahat bırakmıyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden mütecaviz eylemlerine ısrarla devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı 27 gündür kapalı tutuyor. İsrail'in kapısına kilit vurduğu Mescid-i Aksa'da 1967’den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık, bu haydutluk her şeyden önce iki milyar Müslüman'ın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz" şeklinde konuştu. "Kudüs'ü Şerif-i ve Mescid-i Aksa'yı savunmak insanlığı savunmaktır" "İslam dünyasının Mescid-i Aksa'yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi asli vazifemizdir" Mescid-i Aksa’ysa sahip çıkmanın insanlığın gereği olduğunu aktaran Erdoğan, "Bu gerçeği Kudüs şairi rahmetli Nuri Pakdil; ‘Vicdan aklını koruyabilen her insanın sadece Filistin'de değil bütün İslam coğrafyasında işlenen cürümlere karşı hiçbir şey yapamıyorsa en azından bir tavır alması, bunları içinden yargılayarak mahkum etmesi çağdaş insan olmanın gereğidir’ diye anlatıyor. Şimdi tutsak El-Aksa bütün Müslümanların inançlarını yıkmayı amaçlayan bir inanç cinayetinin suçsuz kurbanı olarak Müslümanların kalplerinde sayfaları yırtılmış kitap gibi duruyor. Tutsak Kudüs'e borcumuz Kudüs'ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Kudüs'ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır. Ben de bugün diyorum ki Kudüs'ü Şerif-i ve Mescid-i Aksa'yı savunmak insanlığı savunmaktır. Güncel gelişmelerden bağımsız olarak İslam dünyasının Mescid-i Aksa'yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi sesini yükseltmesi olabilecek en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir. Kudüs’e sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz" diye konuştu. "Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" Türkiye’nin bölgenin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yana olduğunu dile getiren Erdoğan, "Evrensel insani değerlerin, farklı kültürlerin, farklı kökenlerin, farklı inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusuyuz. Fakat her hukuksuzluğun, her türlü haydutluğun ve zorbalığın da kimden gelirse gelsin sonuna kadar karşısındayız. Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" dedi. "Ana muhalefet partisinin karikatür Genel Başkanı dışında milletimiz Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığının gayet farkındadır" "Ana muhalefet partisinin karikatür Genel Başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz Türkiye'nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir. Doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye'nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin; milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye'nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah'a hamd ediyor, ‘iyi ki Türkiye'yi AK Parti yönetiyor’ diyorlar. Milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye Partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP'nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklı ile dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın Türkiye'nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise kara mizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkanı'nı artık kendi seçmeni bile kale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP'li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz." "Önceliğimiz savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır" Önceliklerinin savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden Türk halkını korumak olduğunu bildiren Erdoğan, "Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan durumlar Allah'ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız. Türkiye ekonomisi hamdolsun bu güce, bu kapasiteye ve dayanıklılığa fazlasıyla sahiptir. 23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara, içeride FETÖ'den belediyeleri haraca ve rüşvete bağlayan suç örgütlerine kadar nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var. Kimse bu Türkiye'ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz, inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik, barış, adalet, barışı savunanlar olacak. Kazanan AK Parti ve Cumhur İttifakı gibi zor zamanda yine tarihin doğru tarafında akıl, izan ve vicdanın safında yer alanlar olacak. Hem ülkemiz içinde hem de bölgemizde dengeli, mutedil ve makul siyaset çizgisinden ayrılmayacağız" açıklamasında bulundu.

Bursa'da onbinlerce kişi Cumhuriyet coşkusuna ortak oldu Haber

Bursa'da onbinlerce kişi Cumhuriyet coşkusuna ortak oldu

Cumhuriyet’in 102. yıldönümü, Bursa’da düzenlenen görkemli programlarla kutlandı. On binlerce Bursalı, Nilüfer’de her yıl düzenlenen Cumhuriyet Yürüyüşü’ne katılarak Cumhuriyet’e bir kez daha sahip çıktı. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi’nin birlikte düzenlediği "Cumhuriyet Yürüyüşü" muhteşem görüntülere sahne oldu. FSM Bulvarı’nı baştan sona dolduran Cumhuriyet sevdalıları, ellerinde Atatürk ve Türk bayrakları ile alanda yerini aldı. Başlangıç noktası, Acıbadem Kavşağı olan yürüyüş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in alana gelmesiyle başladı. Başkan Mustafa Bozbey ve Başkan Şadi Özdemir, yürüyüş öncesi ortak açıklama yaptı. Cumhuriyet’i alanlarda kutladıklarını ve alanlarda sahip çıktıklarını belirten Başkan Bozbey, "102 yıl önce Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, Cumhuriyeti gençlere emanet ederek yola çıktılar. Bizler de onların izinde Cumhuriyetimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet Bayramımız, bizim en büyük bayramımızdır. Bu bayramı alanlarda Cumhuriyet sevdalılarıyla birlikte kutlamak coşkuyla kutluyoruz. Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Atatürk! Yaşasın tam bağımsız Türkiye! 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun" dedi. "Cumhuriyet varsa, gelecek var" Nilüfer’de Cumhuriyet Bayramı’nın her zaman büyük bir coşkuyla kutlandığını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Cumhuriyet’in değerlerine karşı bir sorun görürse Cumhuriyetçiler, sessiz çoğunluk alanlarla toplanıyor. Bugün de burada sahaya çıktı ve Cumhuriyetine sahip çıkıyor. Nilüfer FSM’de 20 yıldır bu etkinlikler büyük coşkuyla yapılıyor. Her yıl daha da kalabalık bir topluluk Cumhuriyet için bir araya geliyor. Tüm halkımızın Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum. Cumhuriyet varsa, gelecek var" diye konuştu. FSM’de insan seli Yürüyüşe, Başkan Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey ile Başkan Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Hasan Öztürk, Kayıhan Pala ve Orhan Sarıbal, CHP Parti Meclis üyesi Canan Taşer, ilçe belediye başkanları, CHP ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, belediye bürokratları, STK temsilcileri ve toplumun tüm kesimleri katıldı. Her yaştan Bursalının yer aldığı yürüyüşte bulvar, adeta insan seline dönüştü. Olağanüstü ilgi nedeniyle adım adım ilerleyen yürüyüş, vatandaşların omuz omuza söyledikleri ‘Yaşasın Cumhuriyet’ sloganları ve marşlarıyla renklendi. Yürüyüşte dev Türk Bayrağı da açan vatandaşlar, meşale ve cep telefonlarının ışıklarını yakarak coşkuyu doyasıya yaşadı. İstiklal Marşı coşkuyla okundu Kutlamaların ikinci adresi, yürüyüşün sona erdiği Hastane Alanı oldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bursa milletvekilleri sahneye çıkarak Türk bayraklarıyla halkı selamladı. Alanı ve yolları dolduran vatandaşlar, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nı büyük bir coşkuyla okudu. "Güzel Bursamız, Cumhuriyet’e hep sahip çıktı" Eşi Seden Bozbey ile birlikte sahneye çıkan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, vatandaşların Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı. Alanı dolduranları, "Hoş geldiniz! Cumhuriyetimizin gönüllü neferleri. Güzel Bursamızın yürekli insanları. Cumhuriyetimizin 102. yıl kutlamalarına hoş geldiniz" diyerek selamlayan Başkan Mustafa Bozbey, "Bugün gurur günümüz. Bugün en büyük bayramımız. Bir millet olarak bağımsızlığımızı dünyaya ilan ettiğimiz en mutlu günümüz. Bayramımız kutlu olsun. Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun. Güzel Bursamız, Cumhuriyet’e hep sahip çıktı. Her zaman da sahip çıkacak. Her 29 Ekim günü, Cumhuriyet Bayramımızı FSM’de on binlerle birlikte coşkuyla kutluyoruz. Hiç bitmeyen tutkuyla, Cumhuriyet sevdamızı haykırıyoruz. Dünya bilsin ki, Cumhuriyet vazgeçilmezimizdir. En büyük sevdamız" dedi. "Bursamız, büyük kahramanlığın sembollerinden oldu" 29 Ekim’in sadece bir bayram günü olmadığını, bir milletin küllerinden yeniden doğduğu, kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı büyük günün yıl dönümü olduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, 29 Ekim’in aynı zamanda Cumhuriyetin değerlerini geleceğe taşıma görevini de hatırlama günü olduğunu vurguladı. 102 yıl önce Anadolu’nun her köşesinden ‘Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’ sesinin yükseldiğini söyleyen Başkan Bozbey, "O ses, umutla, kararlılıkla, inançla yankılandı. Bugün burada, Bursamızın sokaklarında, meydanlarında yankılanmaya devam ediyor. Kentimiz, tarihinde hep mücadele ruhuyla öne çıktı. Kurtuluş Savaşı yıllarında, Bursamız işgalin acısını da, bağımsızlığın coşkusunu da kuvvetli bir biçimde yaşadı. Bursa’nın işgal edildiği gün, Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsü, siyah bir örtüyle kapatıldı. 11 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtulana kadar. Bursamız, büyük kahramanlığın ve zulme karşı direnişin sembollerinden biri oldu" diye konuştu. "Bursa, aydınlanmanın, ilerlemenin şehri oldu" Bursa’nın, Türk milletinin umutlarının sembolü olduğunu belirten Başkan Bozbey, Bursa’nın mücadele eden, küllerinden doğan, her zaman yeşeren ve yeşerttiği güzellikleri tüm Türkiye’yle paylaşan bir şehir olduğunu dile getirdi. Cumhuriyet’i yalnızca bir yönetim biçimi olarak değil, bir yaşam biçimi, karakter, yol gösterici olarak gördüklerini anlatan Başkan Bozbey, "29 Ekim’le birlikte Bursa, aydınlanmanın, kalkınmanın, ilerlemenin şehri oldu. Cumhuriyetin fabrika bacalarının ilk dumanı, Türkiye’nin üretim atılımının ilk sayfası Bursa’da yazıldı. Biz Bursalılar, Atatürk’ün bu emanetine yüreğimizle sahip çıktık. Bursa, Cumhuriyetin fabrikalarında, tarlalarında, atölyelerinde, emekçilerinin alın terinde bu hedefin hakkını verdi. Türkiye’nin üretim ve kalkınma atılımını sırtlayan bir şehir oldu. Bugün biz de aynı ruhu taşıyoruz. Üreten, paylaşan, adaletle büyüyen bir Bursa’yı, Atatürk’ün gösterdiği yolda daha da güçlü kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. "Cumhuriyet, gençlerin, kadınların, çocukların sesi demektir" "Ulu Önderimiz Atatürk’ün çok sevdiği Bursa’dan, bugün hep birlikte bir kez daha söylüyoruz: Cumhuriyet bizim en değerlimizdir" diyen Başkan Mustafa Bozbey, "Cumhuriyet, gençlerin, kadınların, çocukların sesi demektir. İşçinin, köylünün, esnafın sesi demektir. Eşitliğin, aklın, bilimin, vicdanın sesi demektir. Bursamızın göğsündeki ortak nefestir. Nilüfer’de, özgürce oynayan bir kız çocuğudur Cumhuriyet. Mudanya’nın sahillerine barışın rüzgarlarının esmesidir. Gemlik’te, Keles’te, Karacabey’de emeğin değer görmesidir. İnegöl’de, Orhangazi’de, Gürsu’da, Kestel’de üretimin, Orhaneli’de, Harmancık’ta, Mustafakemalpaşa’da doğanın, Osmangazi’de, İznik’te tarihin, Yıldırım’da, Orhaneli’nde, Büyükorhan’da dayanışmanın filizlenmesidir. Halkın refahı için, rantın-keyfin değil; aklın, bilimin galip gelmesidir Cumhuriyet" diye konuştu. "Biz Cumhuriyeti bir ömür boyu yaşıyoruz" Cumhuriyeti, en iyi şekilde yaşatmak için çok çalıştıklarının altını çizen Başkan Bozbey, Cumhuriyetin 102. yılında en büyük mirası kendilerine emanet eden başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını ve şehitleri rahmetle, gazileri minnetle andı. "Bizim yolumuz hakkın, halkın, aklın, emeğin, adaletin, özgürlüğün, dayanışmanın yolu" diyen Başkan Bozbey, "Akıldan güç alanlar, bilimden güç alanlar, vicdanının terazisini asla bozmayanlar, karanlıkta da kalsalar, yollarını kaybetmezler. Cumhuriyet bize bunu öğretmiştir. Dayanışmanın, düşünmenin, üretmenin olduğu yerde, umutsuzluğa yer yoktur. Biz Cumhuriyeti bir gün kutlamıyoruz. Biz Cumhuriyeti bir ömür boyu yaşıyoruz. Yaşasın demokrasi. Yaşasın Atatürk. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Hepinizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" dedi. "Ata’mızın yolunda yürüyen yürekli insanlarız" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de sahneye eşi Nuray Özdemir ile çıkarak Cumhuriyet Bayramı konuşmasını yaptı. Alandaki sesin, coşkunun ve atan kalplerin Cumhuriyet’in sesi olduğunu söyleyen Başkan Şadi Özdemir, marşın her yıl biraz daha umutlu, biraz daha gür yankılandığını belirtti. Bu marşın, bir milletin ayağa kalkışının, bir halkın özgürlük tutkusunun marşı olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Biz o tutkunun neferleriyiz. Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Nilüfer’de, Bursa’da, Türkiye’nin her yerinde Cumhuriyet’in ışığında, Ata’mızın yolunda yürüyen yürekli insanlarız. Bugün 102 yıllık bir mirası kutluyoruz. Bu mirası geleceğe taşıyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki: ancak Cumhuriyet varsa, gelecek var. Bugün, bir milletin küllerinden doğduğu o büyük günün yıl dönümündeyiz. Bugün, karanlıktan aydınlığa uzanan bir inancın, bir direnişin izindeyiz. Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun. Bayramımız kutlu olsun" diye konuştu. "Cumhuriyet, bu toprakların Nilüfer çiçeğidir" Cumhuriyet’in bir duruş, inanç ve onur olduğunu dile getiren Başkanı Şadi Özdemir, Cumhuriyet’in kadının sesi, gencin umudu, çocuğun gülüşü ve halkın iradesi olduğunu ifade etti. Cumhuriyet’i bir nilüfer çiçeğine benzeten Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer çiçeği kökleri bataklığın içinde de olsa, her sabah tertemiz yapraklarıyla yeniden doğar. Yüzünü güneşe çevirir. Cumhuriyet de öyledir! Cumhuriyet, bu toprakların nilüfer çiçeğidir. Karanlıktan doğar, umuda uçar, ışığa yürür. Ve biz, bu ışıkla aydınlanıyoruz. Bu akşam Bursa’nın dört bir yanından gelen on binlerce yürek bir aradayız. Bütün renklerimizle kol kola omuz omuza bir arada olmak ne güzel. Harikasın Nilüfer! Harikasın Bursa. Bu meydanda bir milletin bayram coşkusu var. Yüreğimizde yüz yıllık bir sevda var. Atatürk’ün, ‘Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!’ dediği o anın sesi var" dedi. Edis konseriyle Cumhuriyet coşkusu Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi’nin birlikte düzenlediği Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının finalinde, sevilen sanatçı Edis sahne aldı. Ünlü sanatçının sahneye çıkmasıyla coşku doruğa çıktı. Edis’in muhteşem sahne performansı, bayram coşkusu yaşayanlara keyifli anlar yaşattı. Bursalıların birçok parçasına eşlik ettiği Edis’e, gecenin sonunda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, çiçek vererek teşekkür etti. Öte yandan binlerce Bursalının konser öncesi cep telefonlarıyla oluşturduğu ışık şovu ise görülmeye değerdi.

Bursa CHP'de Meclis adayları belli oldu! Haber

Bursa CHP'de Meclis adayları belli oldu!

30 Mart 2014 tarihinde yapılacak yerel seçimler için Cumhuriyet Halk Partisi’nden Bursa'da Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçe belediye meclisi Üyeliğine başvuran aday adayları CHP Genel Merkez’inin genelgesi gereğince eğilim yoklamasına katıldı. Oy verme işlemi saat 17.00 itibarıyla tamamlandı... İlk bilgilere göre kullanılan oy sayısı Nilüfer'de 1.634, Yıldırım'da 1.330, Osmangazi'de ise 2.000 dolayında gerçekleşti.  Yıldırım'dan alınan ilk sonuçlara göre toplam 883 oya ulaşan Nimet Yıldız sandıktan birinci çıkan isim oldu. Osmangazi'de ise birinci sıradaki isim 1007 oy alan Gamze Kayabaş olurken, Nlüfer'de Pelin Sevgi 880 oyla ilk sırayı elde etti.  KİMLER ADAY... KİM KAÇ OY ALDI... Osmangazi Belediye Meclis Aday Adayları GAMZE    KAYABAŞ      1007 oy AYŞE    ORAKÇI              999 oy MUSTAFA    ŞENYURT  874 oy BÜLENT    ÖZDEMİR      868 oy ZEYNEL     KİRTE            781 oy NİYAZİ        TEKER          733 oy   SEDAT    AKER                723 oy AHMET TUZAK                 690 oy HASAN    KELEŞOĞLU   689 oy - - - - - - - - - - - Yıldırım Belediye Meclis Aday Adayları Nimet    YILDIZ    883 oy H.Canan TUNAR 722 oy Cemil    OCAK     646 oy Cihat    ÖNDER   630 oy - - - - - - - - - Nilüfer Belediye Meclis Aday Adayları PELİN    SEVGİ                 880 oy LÜTFÜ    GÜNENÇ          850 oy AYSEL     OKUMUŞ         845 oy MUSTAFA     ÖZTÜRK     844 oy FERHAT    YILDIRIM        754 oy AHMET KILIÇ                    741 oy   BERNA HACER    BİLİCİ  713 oy

Çelik'ten AK Partili belediyelere eleştiri yağmuru Haber

Çelik'ten AK Partili belediyelere eleştiri yağmuru

CHP Bursa İl Başkanı Metin Çelik, Bursa Haber Gazetesi'ni ziyaret etti. Bursa Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Çavuşoğlu ile köşe yazarlarına Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Örgütünün çalışmaları hakkında bilgi veren Çelik, seçim sürecinde isimleri kesinleşen başkan adaylarını kamuoyuna aktarırken, halen yerel iktidarda bulunan AK Partili belediyelerin icraatları konusunda da eleştirilerini dile getirdi. Necati Şahin'in Bursa büyükşehir adaylığının MYK ve Parti Meclisi'nden geçtikten sonra kesinleşeceğini belirten Çelik, bir çok eleştiri getirdiği AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin bir icraatını da övdü. Bursa Haber Web TV mikrofonuna konuşan Çelik, yapıcı muhalefetin bir örneği olarak gördüğü bu konuyla ilgili olarak, "Eleştirdiğimiz kadar, doğru yapılan işleri takdir etmek de bizim görevimizdir" dedi. * * * ‘1 Ocak’ta adaylarla sahadayız’ İl Başkanı Metin Çelik ve İl Sekreteri Fatma Belgin Çelik, Cemil Özmen ve Zafer Çelik’ten oluşan CHP heyeti  Dibay Medya’yı ziyaret etti.   Bursa’daki yerel seçim sürecini değerlendiren İl Başkanı Metin Çelik, seçime hazırlık aşamasında tüm il başkanlarıyla toplantı yaptıklarını, ilçe başkanlarının talepleri doğrultusunda adayların belirlenmesinde merkez yoklaması, kamuoyu yoklaması ve temayül yoklaması yöntemlerinin tercih edildiğini bildirdi. Osmangazi ve Mudanya’da eğilim yoklaması, Gemlik’te ise kamuoyu yoklaması öne çıkarken, diğer ilçelerde ise merkez yoklamasının öne çıktığını anlatan Başkan Çelik, ilçe başkanlarının görüşleri doğrultusunda hareket ettiklerini belirterek Karacabey, Orhaneli, Yıldırım hariç tüm ilçelerde adayların netleştiğini belirtti. CHP il ve ilçe örgütleri olarak 14 Mart yerel seçimine çok yoğun bir hazırlık içerisinde olduklarını belirten Çelik, Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Necati Şahin’in aday adayı olduğunu, 14-15 Aralık’ta gerçekleşecek olan Parti Meclisi toplantısından sonra tüm adayların resmiyet kazanacağını söyledi. Başkan Çelik adaylıkları kesinleşen isimler hakkında şu bilgileri verdi: "Nilüfer’de Mustafa Bozbey, Osmangazi’de Erkan Aydın, İznik’te Kenan Karakaş, Kestel’de Mustafa Kurtoğlu, Harmancık’ta Haşim Ali Arıkan, Keles’te İsmail Oruç, Büyükorhan’da Ahmet Kamas, Mustafakemalpaşa’da Mehmet Küçükaşık, Nilüfer’ de Mustafa Bozbey, Gemlik’te İbrahim Talan, Orhangazi’de Celal Sayın, Yenişehir’de Hasan Kocatürk, İnegöl’de İbrahim Çoban." CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Hangi aday 1 oy fazla getirecekse O’nun tercih edilmesi”  şeklindeki sözlerini dikkate aldıklarını belirten Başkan Çelik, seçim çalışmalarında startı 1 Ocak’ta vereceklerini ifade etti. CHP’nin bir buçuk yıldır parti içi eğitimlerine büyük önem verdiğine dikkat çeken Çelik, 3 binin üzerinde partilinin eğitimlere katıldığını, Ulubatlı Bulvarı’ndaki parti binasının ise bir hafta içinde parti okulu olarak faaliyete geçeceğini bildirdi.  Nilüfer’de daha önce uygulanan sandık sorumluları çalışmasını örnek gösteren Çelik, bu uygulamayı kent bütününe yaymayı hedeflediklerini vurguladı. ÇELİK’İN ELEŞTİRİLERİ Büyükşehir Belediyesi’nin icraatlarını eleştiren Çelik, ulaşımda yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “T1 tramvay hattı pek çok yanlışı içeriyor. Vatandaş mağdur. Trafik rahatlayacağına iyice içinden çıkılmaz bir hale geldi. Mevcut yollar üzerinde çalışarak trafik sorununu çözemezsiniz. Biz yer altı metro sistemini öneriyoruz. Öte yandan Kentsel Dönüşüm’de de sıkıntılar var. Doğanbey ucubeleri tarihi kente saplanmış bir bıçaktır ve herkesin bildiği gibi, Altepe’nin Osmangazi Belediye Başkanı olduğu dönemde gerçekleşmiştir. Yıldırım’da 7 mahallede kentsel dönüşüm öngörülürken, Büyükşehir Meclisi’nde Mevlana dışındaki 6 mahalle devre dışı bırakılmıştır. Başbakan’ın ‘ 5, 6 kattan fazlasını yapmayın’ demesine karşın, 20, 28 katlı projeler öngörülmüştür. Kentsel dönüşümde zemin etütleri, sosyal donatı, ibadethane, eğitim ve kültür alanları, parklar önemlidir. Yıldırım’da kentsel dönüşüm mahalleleri azaltılırken, yüksek rant nedeniyle Akpınar’a yönelmişlerdir. Öte yandan Adliye Sarayı’nın BUTTİM’e yapılması, mevcut yerin de ticari alan olması öngörülüyor ki, bu kabul edilebilir bir durum değildir.  “ Büyükşehir’in bazı faaliyetlerini eleştirirken, olumlu bulduklarını da takdir etmekten kaçınmadıklarını belirten Başkan Çelik BUDO’yu örnek vererek “İDO yolcu biletlerine yüksek zam yapınca, Mudanya’da basın açıklaması yapmıştık. 3 ay sonra BUDO faaliyete geçti. Açılışında kendi il başkanları yoktu, ama biz oradaydık ve Altepe’yi de kutladık” diye konuştu.

Necati Şahin CHP'den aday adayı Haber

Necati Şahin CHP'den aday adayı

Törene eşi Leyla Şahin, oğlu, kızı ve torunuyla gelen Necati Şahin, aday adaylığı başvuru dosyasını İl Başkanı Metin Çelik'e teslim etti. Çelik de Şahin'e CHP'nin 90 yıllık çınar rozetini taktı. 2500 sayfalık 5 klasörden oluşan projeleriyle açıklama yapan Şahin, ‘’Olmayanı, olmayacak şeyi olur hale getiriceğiz. Necati Şahin ismiyle CHP birlikte anılınca 'olur mu’ dendi. Kentle, kentleşmeyle, ulaşımla, kentsel dönüşümle, çarpık yapılaşmayla, alt yapıyla ve çevre sorunlarıyla ilgili bilgi ve birikimimi büyükşehire taşımak istedim. Belki de bu önemli karar yalnız Bursa siyasetinde değil, Türkiye siyasetinde de önemli değişikliklerin başlangıcı olabilir. Bizim çıraklık, kalfalık süreçlerimiz yoktur. Biz direk usta olarak başlıyoruz. 36 yıldır belediyelerin içindeyim. 'Alternatifimiz yok. Tek rakibimiz Türk Hava Yolları' diyenlere halk alternatif oldu" dedi. "İpekböceğiyle Bursa kazanıyor" sözlerini eleştiren Şahin, ’’Ulaşım birim maliyeti raylı sistemde 78 kuruştan 6 kuruşa düştü’’ diyerek, belediyenin işletme maliyet hesabı yapmadığını ileri sürdü. Şahin, "Madem 6 kuruş, yılbaşına kadar neden 50 kuruşa taşıyorsunuz? Yılbaşından sonra yaklaşık 2 lira olacak. Bunların aslı astarı yok’’ diye konuştu. Ayrıca Bursaray çalışmalarını da eleştiren Şahin, "Hafif raylı sistemde Kestel Arabayatağı etabı 88 milyon liraya yapılacaktı. Neden 190 milyon liraya çıktı? 500 bin liraya tramvay yapacağım diyorsunuz ve 1 milyon 725 bin liraya nerdeyse 4-5 misline mal ediyorsunuz. Bursa’da raylı sistemin yer altından gitmesi lazım" dedi. ‘’MERİNOSTAN TELEFERİKLE ULUDAĞ’A ÇIKACAKSINIZ’’ Seçilmesi halinde hayata geçireceği projelerde bahseden Şahin, “Mudanya’ya İstanbul”dan feribotla geldiğinizde hafif raylı sisteme bineceksiniz. Geçit'ten hızlı trenle Merinos'a geçeceksiniz. Merinos'tan teleferik hattıyla Uludağ’a çıkacaksınız. Uludağ'da ise hem Dağyenice, hem de Alaçam bölgesine yeni turizm tesisleriyle geçeceksiniz" diye konuştu. Şahin, eşinin baş örtülü olduğunu, CHP’nin kapısının herkese açık olduğunu söyledi. CHP Bursa İl Başkanı Metin Çelik de, 6 ilçede başkan adaylarının kesinleştiğini, büyükşehir için Necati Şahin dışında resmi başvuru bulunmadığını söyledi. Çelik, tek başvurunun yapıldığı büyükşehir belediye başkan adaylığı için son kararın genel merkez tarafından 14 Aralık'ta verileceğini bildirdi.

Gürsel Tekin'den sert eleştiriler Haber

Gürsel Tekin'den sert eleştiriler

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Aday Adayı Gürsel Tekin adaylıktan neden vazgeçmediğini Milliyet'ten Serpil Çevikcan'a anlattı. Tekin'den bir de itiraf geldi: CHP olarak 25 ille irtibatımızı kopartmışız. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da zaman zaman yaptığı açıklamada CHP'nin sahil şeridindeki şehirlerde siyaset yaptığını ve Ankara'dan öteye gidemediğini sık sık dile getiriyordu. Tekin, böylece Başbakan'ın sözlerini teyit etti. İşte Tekin yaptığı o açıklamalar; - AMERİKA'DAN SONRA KARAR VERECEK: Siyasi nezaketi bilirim. Genel Başkan'a İstanbul'daki aday belirleme sürece ile ilgili itirazımı 2 ay önce söyledim. Aday olduğumu bildirdim. ‘En demokratik hakkın, kullanabilirsin' dedi. Sayın Genel Başkan'ın birinci önceliği elbette kazanmak. Çünkü partinin kurumsal kimliğini temsil ediyor. Ancak 81 il yok sanki 1 il varmış gibi hareket ediliyor maalesef. Siyasi partilerde rekabet yoksa siz demokrasinizi geliştirebilir misiniz? Keşke kimin geleceğinden önce İstanbul'un geleceği konuşulabilse. Ancak o zaman doğru adayı bulabilirsiniz. Genel Başkan, birbirinden farklı şirketlerin yaptıkları kamuoyu araştırmalarını sorguluyor. İstanbul örgütünün taleplerini dinliyor. Muhtemelen Amerika seyahatinin ardından kararını verecek. - SARIGÜL NE KADAR CHP'Lİ: Ben sonuç itibariyle iddialıyım. Aday olursam İstanbul'u kesin alırım. 2009'da yüzde 38 oy almışız. Sıfır oyumuz olan yerlerde CHP'nin oy oranını yüzde 30'lara çıkardım ben 2009'da. Bağımsız, sağlıklı bir araştırma yapılırsa birinci çıkacağıma eminim. Ben CHP'liyim. 30 yıllık siyasal yaşamımda partim bana çok şey verdi. Sarıgül ne kadar CHP'li onu da CHP'lilerin takdirine bırakıyorum. Siyasette tek sivil benim. 30 yıllık siyasal yaşamımda hiç bir ekibin, grubun adamı olmadım. Ekipler üstüyüm. Kimseye hesap vermem, kimseden ders almam. Sadece partililerime hesap veririm. - 25 İLLE İRTİBATIMIZ KOPUK: CHP olarak 25 ille irtibatımızı kopartmışız. Erzurum, Van, Bitlis gibi. Ben, İstanbul'da bu şehirler kökenli seçmenin tamamının oylarını alırım. 1998'de, 28 Şubat'ın en acımasız günlerinde yanımda türbanlı sekreter çalıştıran bir insanım ben. Kadıköy Belediye Başkan Vekiliydim o dönem. O da kamuydu. Şimdi kamuda türbanı tartışıyorlar. ‘Çalışamaz' diyorlar. Tüh size. İnsanların en doğal özgürlüklerini, haklarını kısıtlamak yapılabilecek en büyük yanlıştır. - ASGARİ YÜZDE 38'İN ÜZERİ LAZIM: İlk kez bir belediye seçimi bu kadar anlam ifade ediyor. Bu seçim, önümüzdeki siyasal tablonun referandumu olacak. Bu barajı aşamadığınız zaman ikinci, üçüncü seçimde takılır kalırsınız. Siyaseten de çok zor durumda kalırsınız. Bu sürecin lokomotifi İstanbul olacak. İstanbul sonucu Türk siyasetini yeniden şekillendirecek. Bizim asgari yüzde 38'in üzerinde çıkarmamız lazım. İktidarın farkında olup ötelediği bir kentsel dönüşüm var İstanbul'da. 1,5-2 milyon seçmen kitlesi çok tereddütlü, huzursuz biçimde bekliyor. 2B meselesi var. Ben bu insanların AKP'ye yeniden oy vereceklerini sanmıyorum. Müthiş kırgınlar. İktidar bunun için kentsel dönüşümü rafa kaldırdı. İstanbul'da her 100 kişiden 28'inin mülkiyet sorunu var. Üstelik bu sıkıntı AKP'nin geçmişte en çok oy aldığı bölgelerde var. 2009'da 1,5 milyon seçmen İstanbul'da sandık başına gitmedi. Şimdi onlar sandık başına gidip CHP'ye oy verecek. Üçüncü argümanımız da bu olacak. Çok sürpriz bir seçim olacak. - BEN ADAY OLMALIYIM: Adaylık için başvuru zamanına çok var. 7 Şubat'a kadar çok şey olur. Siyasette 2 gün bile deniz deryadır. Ben 2009'dan itibaren iddiasını ortaya koyan bir adayım. Yani bu yarışta birimiz fiilen adayız. İstanbul'da adaylığı hakeden benim. Ama keşke siyasette hak olsa. Hak, hukuk esassa benim. Çünkü ben İstanbul'a gerçekten çok emek verdim. 2009'dan beri bir iddia ortaya koyuyorum ve o tarihten bu yana adayım. Aday olacağım diye pek çok hazırlık yaptım. Ancak bir önceki dönem Kılıçdaroğlu lehine çekildim. Hatta adaylığı kendim teklif ettim. Eğer birinci öncelik CHP ise bugün ben aday olmalıyım. - KEMAL BEY'E ÇOK TAZYİK VAR: ‘Aday kim olmalı' derseniz, partinin kurumsal kimliğini kim daha çok temsil ediyorsa o olmalı. Ben bir lobinin adamı değilim. Hiç olmadım. Bundan sonra da olmayacağım. Ama ‘benden başka birini aday olarak düşünmeyin' deme hakkım yok. Genel Başkan bireysel tercih durumunda kalırsa aday benim. Kemal Bey tazyiklerden ziyade gerçekçidir, kamuoyu araştırmalarına itibar eder. Ama elbette O'na çok tazyik var. - KERAMETİ YÜKSEKSE BAĞIMSIZ ADAY OLSUN: ‘İstanbul'u kazanan partinin lideri olur' görüşüne katılmıyorum. Partinin kurumsal kimliğinden yararlanarak oy alacaksınız, sonra ‘ben olduğum için bu kadar oy aldık' diyeceksiniz. Böyle birşey yok. Başarılı olan bir başkasını ezmek için başarılı olmaz. Bazı kişilere çok keramet atfediliyor. Kerameti çok yüksekse çıksın o zaman bağımsız aday olsun. Hiç kimse CHP'den daha büyük değildir. CHP seçmeni gibi bir seçmen dünya üzerinde yoktur. 60 yıldır iktidar değilsiniz ama örgütünüzle birlikte dimdik ayakta. CHP seçmeni çok vefalıdır. - ÇANTADA KEKLİK DEĞİL: Sayın Genel Başkan İstanbul adaylığı için bir karar vermedi henüz. Her türlü kriteri kullanarak karar verecek. Adaylık kimse için çantada keklik değil. Genel Başkan, kiminle kazanacağına inanıyorsa onu aday yapar. Ben partinin temel taşıyım. Aday gösterilmesem de benim için bir şey olmaz. Aslolan CHP'dir, gerisi teferruattır. - SIRRI SÜREYYA AK PARTİ'YE ZARAR VERİR: Sırrı Süreyya Önder (HDP İstanbul milletvekili) İstanbul için aday olursa AK Parti'ye zarar verir. İstanbul'da yaklaşık 2 milyon Kürt seçmen oyu var. Bunun önemli bir kısmı AK Parti'ye gidiyor. Sırrı Süreyya Kürt oylarını alacaksa bu AK Parti'ye zarar verir. SHP döneminde Kürt oyların büyük kısmı bize geliyordu. Sırrı Bey'in adaylığı bize de zarar verir ancak asıl zararı AK Parti'ye olur. Gürsel Tekin, Sarıgül ile ekran düellosuna hazır. "Keşke imkan olsa da çıksak. Bütün adaylar ekranda kendisini, projelerini tartışsa. Aynı partide rekabet edenler de bunu yapmalı. Çok yararı olur" dedi.

“İstanbul halkı CHP'den ürküyor“ Haber

“İstanbul halkı CHP'den ürküyor“

 30. MODEF EXPO 2013 Fuarı'nın açılışına katılmak üzere Bursa’nın İnegöl ilçesine gelen Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, parti binasında teşkilatla bir araya gelerek, gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Soylu, “Ayın 26 ve 27’sinde Türkiye’de 16 büyükşehirde temayül yoklamaları var. Bu ayın 9’unda yine yeni büyükşehir olmuş 14 ilimizde ve toplam 34 büyükşehirde bir temayül yoklaması gerçekleşecek. Ayın 16-17’sinde geri kalan tüm illerimizde yapılacak temayüllerle de yerel seçimlere yönelik bir adımı daha tamamlamış olacağız. Bu arada haziran ve temmuz aylarında büyükşehirlerimizin bütün ilçelerinde, illerimizde çok ciddi kamuoyu araştırması yapıldı. Yaklaşık 500 bin kişiye yakın denekle çalışıldı. Adayların belirlenme süreci devam edecektir. Kızılcahamam toplantısı, istişare ve değerlendirme toplantısıdır. Partinin geleceğine yönelik net kararların alındığı bir toplantı değildir. Daha ziyade herkesin birbirini dinlediği, tecrübesini, bilgisini aktarmaya çalıştığı ve bazen icrai konularda da birtakım değerlendirmelerin yapıldığı bir toplantıdır. Adayların belirlenmesi bir süreçtir. Bu süreç yıllardır uygulanan şekliyle devam edecektir. AK Parti bu süreci aynı şekilde gerçekleştirmiştir” dedi. Basın mensuplarının "Dershanelerin akıbeti ne olacak?" sorusuna ise Soylu, “Milli Eğitim Bakanlığı'mızın eski açıklamalarını da okudum. Bakanımız açıklamaları ile Türkiye’de eğitim kalitesinin yükseleceği yönünde değerlendirmelerde bulunuyor. Elbette ki hepimizin temel amacı, Türkiye’de insan kaynağımızı en üst seviyede eğitmektir. AK Parti hükümeti de bununla ilgili bir çalışma ortaya koyuyor. Çok açıktır ki Türkiye’de dershanecilik eğitim ve ekonomik olarak bir sektördür. Ancak buna sadece dershaneler değil, özel okullar ve benzeri eğitim kurumları da dahil. AK Parti bütün bunların gerekli hazırlığını ortaya koymaya çalışıyor. Sadece dershanelere karşı bir anlayış ortaya koyan, buna yönelik kendisini fiks etmiş bir yapıda değil. İstişare toplantısında da gündeme geldi, bu konuda çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığı'mız yapıyor” diye konuştu. "AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin’i yeni kabinede görme şansımız var mı?" sorusuna Soylu, “Siyasetin en netameli alanlarından bir tanesi bu; aday kim olacak, bakan kim olur, milletvekili kim olur… Bunlar tabii hem farklı, ama bir o kadar da bilinmezliğini kendiyle birlikte götüren konulardır. Bu sorunun cevabını milletvekillerimiz de, biz de bilmeyiz. Bu sayın başbakanımızın takdiridir. Belki böyle bir sürece ihtiyaç da olmaz. Bunu bilemeyiz. Bunu en iyi sayın başbakan bilir” cevabını verdi. Askeri ücretin vergilendirilmemesi konusunda 4 partinin mutabakatı olduğunu hatırlatan Soylu, "Asgari ücretle ilgili böyle bir değişiklik olacağı zaten 60 maddenin içerisinde net bir şekilde yazılmaktadır. Anayasa düzenlemesi olduğu andan itibaren bu sağlanabilecek. Türkiye dünün Türkiye’si değil. Bugün kişi başı gelirini 3 bin 500 dolardan yaklaşık 10 bin 500 dolara çıkarmış bir Türkiye’den bahsediyoruz. Hayalimize gelmeyecek yatırımları çok anlamlı bir şekilde bugün kendi halkı, milleti ve ülkesiyle buluşturan bir Türkiye var. Asgari ücret de bunun bir parçasıdır" dedi. SARIGÜL’ÜN İSTANBUL’DAN ADAY GÖSTERİLMESİ Soylu, Sarıgül'ün İstanbul'dan aday gösterilmesiyle alakalı olarak şunları söyledi:  "Öncelikle şahsi kanaatimi söyleyeyim. Türkiye’de siyasetin parçalanmışlığının ve dağınıklığının ortadan kaldırılması doğrudur. Sarıgül’e hayırlı olsun. Cumhuriyet Halk Partisi'ne yeniden dâhil olması, aynı düşünceyi paylaşan insanların başka siyasi partilerde ve farklı kulvarlarda bir şekilde parçalanmış bir siyasetin unsurları olarak bulunmasının doğru olmadığını net bir şekilde görüyoruz. Sayın Sarıgül uzun yıllardan beri zaten Cumhuriyet Halk Partisi politikalarına yakın, onun içerisinde olan bir siyasetçidir. İnşallah Türkiye’ye siyaset açısından fayda getirir. Ama şunu söyleyeyim. İstanbul’la ilgili çok uzun zamandan beri takip edilen, hem araştırma sonuçlarını, hem de farklı simülasyonları hep beraber biliyoruz. İstanbul seçimi AK Parti için hem hizmetlerinin karşılığı, İstanbul’a yapmış olduğu yatırımlarının karşılığı ve İstanbul halkıyla ortaya koymuş olduğu diyalogların karşılığı olarak rahat bir seçim olacaktır. Elbette hiç kimse seçime ben kazamayacağım diye çıkmaz. Herkes kazanacağım diye çıkacaktır. Bu tatlı, ama bir o kadar da centilmence olması gereken, sıcak rekabet ortamıdır. Bizim İstanbul’da hiçbir endişemiz söz konusu olmamıştır. Bunun için öncelikle Sarıgül’e hayırlı olsun. İnşallah tatlı, güzel, centilmen ve İstanbul halkının faydasına olabilecek iyi bir seçim dönemi yaşarız. Ama şunu açık açık belirtmek istiyorum. İstanbul, AK Parti hizmetleriyle ve başbakanımızın İstanbul sevdasıyla bütünleşmiş bir şehirdir. Biz İstanbul’a ve halkına hizmetlerimizi devam ettirmek istiyoruz. Bunun için İstanbul halkının önüne 30 Mart 2014 tarihinde konulacak sandıktan da çok rahat ve avantajlı bir şekilde çıkabileceğimizi veriler ortaya koyuyor. Bir de Cumhuriyet Halk Partisi'nin Sarıgül ile ya da başka bir adayla bir ilgisi yok. İstanbul halkı CHP’den ürküyor gibi. Ben İstanbul’da yaşayan bir insanım. CHP’den ürker İstanbul halkı. Çünkü bizim İstanbul’da neler yaşadığımızı ve nasıl bir yerel yönetim süreci geçirdiğimizi hafızalarımızdan maalesef silemiyoruz. O hafızalar bizi özellikle İstanbul’da CHP’ye yönelik yerel yönetimler açısından tedirgin etmektedir. Öyle bir anlayış da söz konusudur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.