
Uyanış Yayınları markasıyla çıkan kitap, faziletlerin kaynağı olan; Tevekkül, Teslimiyet, Sabır, Şükür, Dua, Kanaat, Sorumluluk, Ahde vefa, Tevazu, Edep ve Hayâ, Allah Korkusu, Affetmek ve Merhamet gibi Ahlaki erdemler üzerinde duruyor.
Akıcı bir üslupla yazılan, sadece içinizi ısıtmakla kalmayacak, kalplerinize de dokunacak olan bu kitap, herkesin kolayca anlayacağı bir dille yazılmış. Ancak bunu yaparken asla mana derinliğinden taviz verilmemiş.
Konularla alakalı aralara yerleştirilen kıssalarla soluklanmanıza vesile olurken ara ara iç dünyanızdaki değişimin sağlaması yapılmış...
Sadece bir öğretme amacı gütmediğini, ayrıca eğitebilmenin kaygısını da kolayca hissedeceğiniz bu eserle her zaman duyduğunuz bu ahlaki kavramların sıradan kavramlar olmadığını; hayatınızda hava kadar, su kadar sizlerle ilgili olduğunu görecek, iç dünyanıza yolculuğa çıkacaksınız...
Acar, kitabın ön sözünde şöyle diyor:
Dünya bir handır; gelen gider. Ömür kısa, yol uzun ve tehlikelerle dolu; her köşe başında şeytan tuzak kurmuş, kalbimizi istila etme peşinde. Nefis, kendine esir etmeye uğraşıyor. Bela ve musibetler karşısında ümitlerimiz tükeniyor. Nimetleri görecek gözlere perde inmiş. Varlık içerisinde yoklukla mücadele eder duruma geldik. Dünyanın yükü altında adeta eziliyoruz.
Kibir ve bencillik bizi şeytanla dost, Allah’la düşman etmiş durumda. Edep ve hayâyı kayıp ettik. Merhamet nefsimize kadar indirgendi, duygularımızı hissedemez olduk. Helal ve haram, hak hukuk, insanlık, kardeşlik unutuldu. Allah korkusu kalplerden kayıp oldu…
Böyle bir yaşamın girdabında inim inim inleyen insanlığın kurtuluşu için kapı aralamaya çalıştık, tevekkülle yükümüzü hafifletmek istedik. teslimiyetle sahil ve selamete çıkmanın yollarını gösterdik. Bu yolda sabır silahını kuşanmayı tavsiye ederken riza-i ilahiye vesile olan şükrün, sabır karşısında ki dengesini anlatmaya çalıştık.
En büyük zenginliğin kanaat olduğunu, duayla ümidimizi yinelememizi, edep ve hayâyla ahlaki güzelliğe ulaşmamızı vurgularken kibir, tevazu ve vakar arasında ki dengeye işaret ettik. İzzetli olayım derken zelil duruma düşme ihtimalinin olabileceğinin altını kalın kalın çizmeyi de ihmal etmedik; merhametli olmayı rahmete ulaşmanın yolu olarak gösterdik; sinemize yük ettiğimiz kin, nefret, haset gibi yüklerden kurtulmanın ancak ve ancak af erdemliğine ulaşmakla mümkün olabileceğini anlattık.
Bütün bunları hayata yansıtabilmek için de Allah korkusunu sevdirmeye çalıştık.