Her 100 çocuktan 3'ü skolyoz riski taşıyor

Omurganın yana doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan skolyoz, çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için geç fark ediliyor. Ergenlik döneminde daha sık görülen hastalığın kız çocuklarında ilerleme riski daha yüksek seyrediyor.

Haber Giriş Tarihi: 01.06.2026 11:40
Haber Güncellenme Tarihi: 01.06.2026 11:40

Memorial Şişli Hastanesi İleri Omurga Merkezi’nden omurga cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aydoğan, “1-30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı” kapsamında erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti. Dünyada milyonlarca çocuğu etkileyen skolyoz, çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için geç fark ediliyor. Omurganın yana doğru eğrilmesi ve kendi ekseni etrafında dönmesiyle ortaya çıkan skolyoz, büyüme çağındaki çocuklarda sık görülüyor. Hastalığın erken dönemde farkedilmesi çocukların başarılı bir şekilde tedavi edilmesinin önünü açıyor. Omurga cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aydoğan, "1-30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı" kapsamında ergenlik döneminde daha sık görülen skolyozun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Skolyoz kız çocuklarını daha fazla etkiliyor Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Bir omzun diğerinden daha yüksek görünmesi, kürek kemiklerinden birinin belirginleşmesi, bel çukurlarında asimetri veya öne eğilme sırasında sırtta kabarıklık oluşması skolyozun ilk işaretleri olabilir. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir omurga uzmanına başvurulmalıdır. Toplumda sanıldığından daha sık görülen skolyoz, özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Skolyozun ilerleme riski kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha yüksektir" dedi.

Belirti vermeden ilerleyen skolyozu ayna karşısında farkedebilirsiniz Skolyoz çoğu zaman sessiz ilerleyen bir omurga hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Çocuk ağrı hissetmediği için aileleri durumu fark edilmeyebilir. Aileler evde çocuklarına uygulayacağı basit ayna kontrolüyle bu rahatsızlığı erken tespit edebilir. Şöyle ki çocuk ayakta öne doğru eğildiğinde sırtın bir tarafında diğerine göre belirgin bir yükseklik veya çıkıntı görülüyorsa skolyoz açısından değerlendirme yapılması ve en kısa zamanda alanında uzman bir hekime kontrole götürülmelidir. Çünkü skolyozda erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Erken tanı sayesinde birçok hastada korse ve egzersiz gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" açıklaması yaptı.

Skolyoz tedavisinde yeni dönem: Hem düz hem hareketli omurga Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Skolyoz tedavisi kişiye özel planlanmalıdır. Çünkü eğriliğin derecesi, hastanın yaşı ve büyüme potansiyelinin tedavi seçiminde önemli rol oynar. Son yıllarda gelişen teknolojiler sayesinde uygun hasta grubunda hareket koruyucu cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir. "İpli skolyoz ameliyatı", "füzyonsuz skolyoz cerrahisi" veya "gerdirme yöntemi" olarak da bilinen Vertebral Body Tethering (VBT) tekniğinin önemli bir seçenek haline geldi. Geleneksel skolyoz ameliyatlarında omurganın ilgili bölümü düzeltilerek sabitlenir. VBT yönteminde ise omurganın büyüme potansiyelinden yararlanılarak eğriliğin zaman içinde düzelmesi hedeflenir. Böylece uygun hastalarda hem eğrilik kontrol altına alınabilir hem de omurganın hareket kabiliyeti korunabilir" dedi.

Doğru hasta seçimi tedavi başarısını artırıyor Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "VBT yöntemi özellikle büyümesi devam eden ve belirli özelliklere sahip skolyoz hastası çocuklarda başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Hastanın yaşı, kemik olgunluğu, eğriliğin tipi ve derecesi ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir. Uygun hasta seçimi bu tedavinin başarısında en önemli faktördür. Skolyoz erken dönemde çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için gözden kaçabir. Bu nedenle özellikle 10-16 yaş arasındaki çocukların yılda en az bir kez mutlaka omurga muayenesinden geçirilmesini gerekir. Böylece erken tanı sayesinde birçok çocuk daha tedavilerle ameliyat olmadan sağlıklı bir büyüme ve geleceğe kavuşabilmektedir" şeklinde konuştu.