
Gece boyunca sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, birçok kişi uyuyamadığını, sık sık uyandığını ve sabah yorgun kalktığını ifade etti. Yaşanan bu durumun, aynı saatlerde etkili olan G3 seviyesindeki jeomanyetik fırtına ile bağlantılı olabileceği öne sürüldü.
Uzmanlara göre G3 seviyesindeki (orta şiddetli) jeomanyetik fırtınalar, Dünya’nın manyetik alanında dalgalanmalara yol açabiliyor. Bu dalgalanmaların ise bazı bireylerde biyolojik ritim üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Bilimsel çalışmalarda, manyetik alan değişimlerinin vücudun uyku düzenini kontrol eden sirkadiyen ritmi etkileyebileceği ve melatonin hormonunun salgılanmasında geçici değişimlere neden olabileceği ifade ediliyor. Bu durumun da özellikle hassas bireylerde uyku kalitesinin düşmesine yol açabileceği belirtiliyor.
Öte yandan uzmanlar, jeomanyetik fırtınaların etkisinin kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çekerek, yaşanan her uyku probleminin doğrudan bu doğa olayına bağlanmasının doğru olmayacağını vurguluyor.
Uzman görüşlerine göre uykusuzluk üzerinde; stres, yoğun ekran kullanımı, düzensiz uyku alışkanlıkları ve kafein tüketimi gibi birçok farklı faktör de etkili olabiliyor. Jeomanyetik fırtınanın ise bu etkenlerle birlikte bazı kişilerde etkisini daha belirgin hale getirmiş olabileceği değerlendiriliyor.
Yetkililer ve uzmanlar, bu tür dönemlerde uyku kalitesini artırmak için ekran kullanımının sınırlandırılması, düzenli uyku saatlerinin korunması ve uyku ortamının uygun hale getirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bilim dünyasında jeomanyetik fırtınaların insan sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik çalışmalar sürerken, dün gece yaşanan yaygın uykusuzluk şikayetleri bu ilişkinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.