Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Herşey Türkiye için…

Yazının Giriş Tarihi: 26.05.2024 09:44
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.05.2024 09:44

Dünya, sadece yeryüzü ve gökyüzünden ibaret değildir! Yaşayanların ırkları, dinleri, ulusları, kültürleri ve geçmişleri ile gelecekleri vardır. Yaşamın sırrına vakıf olabilmek gibi bir vasfımız yok! Lakin, sırra vakıf olanlara da uzak olmadığımız doğrudur…

“Coğrafya kaderdir” sözüne hiçbir zaman inanmadım! Kader, coğrafya ile sınırlandırılamaz. Türkiye’nin kaderini sadece kurulu olduğu coğrafya ile sınırlı tutarsak; yüzlerce yıllık tarihimizi, kültürel bağlarımızı, gastronomi ve inanç değerlerimizi, ulus ve inanç devletlerle bağlarımızı bir çırpıda siler atarız. İnsan, kaderini coğrafyanın üzerinde yaşıyor olsa bile uluslar ve inaçlar coğrafyaların kaderidir. Türk ulusu ve İslamiyet bu sebeple, ‘coğrafya kaderdir’ sözünü silkeleyip atışmıştır lugatından…

Son 15 yıl içerisinde kademeli olarak kabullendiğimiz, son 10 yıl içerisinde her yerde gözümüze çarpan, son 5 yıldır yarınlar adına büyük bir tehlike olduğunu milletçe kavradığımız mülteci göçü konusunda artık birşeyler yapılması şart. Sınırları güvenli olmayan ülkelerin ilerleyen süreçte topraklarının kalmadığını da yazmıştır tarih birçok yıkılan devletin ardından. Türkiye; sadece kendi ulusu için değil, tüm uluslar için uluslararası bir barış ve acil müdahale gücüdür. Kimi zaman terörle mücadele eden Türkiye, her zalim ile on yıllardır çetin bir mücadele içerisinde…

Türkiye’nin yarınları için uzun zamandır sümen altı edilen ve JİTEM sonrası iyice derin gündemden düşürülen ‘UGT’ yani ‘Ulusal Güvenlik Tugayı’ ile ilgili hususlara değinmek istiyorum. Ulusal İstihbarat Teşkilatı ile Kamu Güvenliği Biriminin etkisizleştirilerek Milli İstihbarat Teşkilatı MİT yapılanmasının güçlendirilmesi sonrası 15 Temmuz ile birlikte netleşen kripto gerçekler, birçok güvenlik tedbirini ve yeniden yapılanmayı aynı anda sisteme alma hususunu mecburi kılmıştır. Lakin, Türk Devletleri Teşkilatı süreci başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri kavramının tüm Türk Dünyası ülkelerinin bütünleşmesi ile güçlendirilmesi gerçekliği bize ‘Ulusal Güvenlik Tugayı’ ‘UGT’ konusunda somut adımlar atma gerekçelerini gösterdi. İran Cumhurbaşkanı Reisi ve üst düzey yöneticilerin kimine göre suikast kimine göre kaza sonucu vefatları, Türkiye için yarına dair çok aşamalı tedbirler ve yönetim şablonlarını oluşturma mecburiyeti doğuruyor!

Son dönemde deniz savunma sanayi hamleleri ile güçlü Türk Donanması inşa etme çabaları gözlerden kaçmayan Türkiye’nin, hava savunma ve uzay teknolojileri konusunda ki ilerleyişi dosta güven verirken düşmanları korkutmaya devam ediyor. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu siyasi kaos ve ekonomik çıkmaz bize mevcut siyasi yapılar ile yol yürünmesinin ülke ve millet menfaatleri açısından doğru olmadığını göstermektedir. Bu sebeple, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yeni bir kabine kurulması ve bu kabine de birden fazla siyasi partiden temsilci Bakan alınırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da liderliğini yürüttüğü siyasi partiden el çekmesi ülke ve millet menfaatleri açısından çok değerli diyebiliriz. Ve yine beraberinde Cumhurbaşkanı Danışmanlığı kadroları yeniden yapılandırılmak suretiyle daha tecrübeli ve apolitik bir yapılanma ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvence altına alınması şarttır!

Emniyet mensupları başta olmak üzere askeri personel ile cezaevi ve adliye çalışanlarının uzun yıllardır yaşadıkları maaş, özlük hakları, yoğun mesai, mobbing, saygınlık, özgüven, güvenlik ve daha birçok konuda Ekim ayı gelmeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gereken somut adımları atması ile tüm sorunların kabul edilebilir düzeyde çözülmesi Ulusal Güvenlik çıkarları lehine olacaktır!

Üç tarafı denizlerle kaplı Türkiye’nin sahillerinde konuşlanmış yabancılar ile yabancılara vatandaşlık verilmesi ve mülk edindirilmesi hususları yeniden gözden geçirilmelidir! Türkiye’nin gücünü son 20 yılda tüm devletlerin hissettiği bir dönemde, tüm zorlukları ve riskleri göze alarak hem kamuda hem de siyasette temizlik operasyonları yapmaya mecburuz! Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yarınları için atılacak her adımın kutsal olduğu bilinci ile hem kozmik sırlarımızı hemde savaş veya olağanüstü durumlara dair tüm tedbirler ile görevli kişi, kurum listelerini güncelleyerek daha sıkı güvenlik altına almalıyız!

‘Türkiye, Türklere bırakılmayacak kadar değerlidir’ sözlerini, söyleyenlerin açık niyetlerini ve hem ekonomik hemde siyasal tüm gerçeklikleri göz önünde tutarak sistemimizi sil baştan değerlendirmeliyiz. Amerika’da veyahut başka bir yerde coğrafyamız ve daha fazlasını tehdit edecek yada şekillendirecek tüm mevcut güç unsurları ölmüş olsalar bile yenilerinin eskisi kadar rahat hareket edemedikleri, güçlenemedikleri ve yapılanamadıkları yeni bir sisteme ihtiyacımız var!

‘Herşey Türkiye için’ diyerek ülkesini seven ve hiçbir şartta ülkesini satmayacak, aldanmayacak, aldatmayacak ve gözünü budaktan esirgemeyecek genç vatan evlatları ile Türkiye Yüzyılı sürecini yüzlerce yıllık varoluş ile taçlandırmak zorundayız…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.