Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Tuhaf…

Yazının Giriş Tarihi: 21.05.2024 00:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.05.2024 22:46

Türkiye’nin “Yeni Anayasa” sürecini gündemine aldığı bir dönemde İsrail, tüm İslam ülkelerinin çaresizliği altında Gazze'de ölüm kusuyor! Filistin; acılar içinde ölürken, birileri Balkan coğrafyasında yeni soykırım planlarını derinleştirerek detaylandırıyor. Ve tüm bu çıkmazların ortasında Türkiye; Türk Devletleri Teşkilatı ile ulusal gücünü uluslararası boyuta taşırken, Azerbaycan'dan dönen İran Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı ile kritik görevdeki isimler helikopter kazasında ölüyor! Tıpkı, Şehit Muhsin Yazıcıoğlu gibi sisli ve soğuk hatta kar yağışı altında…

İran, uzun yıllardır Amerika Birleşik Devletleri ambargosu altında ciddi bir varoluş mücadelesi veriyor. Türkiye ve İran topraklarına 24 saatten fazla uzak olan bir ülkenin Asya ve Avrupa başta olmak üzere Ortadoğu ile Anadolu üzerinde böylesine bir hegemonya kurmasına kimler, nasıl ve neden izin veriyorlar? Bağımsızlık kavramı üzerinden değerlendirmek gerekirse; Amerika Birleşik Devletleri hegemonyası veya baskısı altında bulunduğu açık olan ülkeler için nasıl tam bağımsız yada bağımsız diyebiliriz ki?

Rusya Devlet Başkanı Putin, uzun yıllardır ülkesini ve topraklarını sessiz bir devrime hazırlıyor. Kimileri için Putin, Avrupa ve Kafkasya’ya büyük bir savaş açacak cesarete sahip bir deli olarak değerlendiriliyor olsa bile aslında ülkesine ve inançlarına fazlasıyla bağlı cesur ve dahi bir lider…

Peki, yeryüzünün geleceğini gökyüzü üzerinden şekillendirenlerin amaçları ne? Ve hatta daha ölümcül bir soru sorayım sizlere, sıradaki ülke ve lider kim?

Biliriz ki; devlet top değil, satranç oynar! Ve yine biliriz ki; kurda akıl, güneş doğana kadar lazımdır. Güneşin doğuşu ile ortaya çıkan enkaz ve ölümler bize göstermiştir ki; güneş tepeden vurmakla, gölge ayağımızın altı olmuştur. Demem odur ki; atasını tanımayan it peşinde gezer!

Kaçanın anasının ağlamadığının FETÖ sürecinde gün gibi aşikar olduğu çetrefilli bir sürece yeniden merhaba dedik. Azerbaycan'dan kalkan helikopterin İran’da düşmesi ve İran’da düşen helikopteri Türkiye’nin bulması bugün için kafalarda bir soru işareti bırakmıyor olsa bile aslında ölen Cumhurbaşkanı ve yanında vefat eden Dışişleri Bakanı ile diğerleri devletimizin oynadığı satrancın çoktan gündemi oldular diyebiliriz. Eğer satrançta bu hamleyi gördüğümüzün daha derin ve ileri tarihlisi ile bir karşı savunmayı oyuncu planlamadıysa, çoban matı Türkiye için pek uzak değil diyebiliriz!

Kışı dar geçen 2024 yılının yaz aylarının kavurucu sıcaklığı altında yanacağımızı şimdiden belirtmek isterim. Türkiye, çevresi hızla kaos olan bir coğrafyanın en güçlü ülkesi olmaya devam ediyor. Elbette böylesine hızlı güçlenen bir ülkenin büyük sorunlar ile derinlemesine sarsılması şaşırtıcı olmamalı. Peki; Haziran ayına doğru Kurban Bayramı daha gelmeden neler yaşayacağız ve daha kimler, kimleri kurban verecekler?

Tuhaf olan şudur ki; belki de hepimiz Haziran ayını beklerken, Mayıs hiç bitmeyecek. Ve daha tuhaf olanı ise, yaşanan ve yaşanacak onca kaos sürecinde kimsenin aklına ne İngiltere ne de Çin hiç gelmeyecek. Hadi şimdi uyuyun. Belli ki gün, hepimiz için çok zor geçecek…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.