Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Göklerin Çelik Pençesi: Türkiye

Yazının Giriş Tarihi: 10.06.2026 00:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.06.2026 00:10

NATO zirvesi öncesi küresel satranç tahtasında hamlelerini tek tek büyüten bir Türkiye var. Ankara’da siyasetin koridorları hareketliyken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu irade, iç siyasetin günlük polemiklerinin çok ötesinde, bir devlet aklının vizyonunu yeniden gözler önüne seriyor. Peki, Ankara’nın gündemi ile vatandaşın gündemi aynı mı? Aslında Ankara’nın zirvesi, vatandaşın gönül gözü ve aklı ile aynı ruhu yaşıyor. Elbette ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların içerisinde küresel kriz algıları ile boğuşan topluma rağmen Türkiye; daha güçlü ve somut bir düşünce yapısı ile yönetiliyor.

Vali Yakup Canbolat ziyaretim sonrası sokaklarının ötesinde gezdiğim Ankara; sıcak havasını akşam saatlerinde yoğun dolu yağışına terk ederken, uyumayan ve uyumaya niyeti olmayan Başkent, herşeye hazır olduğunu Kuvvet Komutanlıklarının dev ve güçlü binaları ile sergiliyordu…

​Dünya; küresel bir altüst oluşun eşiğinde can çekişirken ve İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Batı merkezli nizam köklerinden sarsılırken, Ankara küresel satranç tahtasında hamlelerini büyütmeye devam ediyor. Gözlerin çevrildiği “NATO Zirvesi” öncesinde herhangi bir Valiler Kararnamesi veya Bakanlar Kurulu değişimi olmayacağını özellikle vurgulamak istiyorum. Muhtemelen Cuma gecesi Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar Kararnamesi yayınlanacak. Elbette Emniyet ve Jandarma teşkilatının beklediği atamalarda bugünlerde yayınlanacak.

Herkesin gözü kulağı Ankara'ya çevrilmişken, Ankara pür dikkat NATO Zirvesine hazırlanıyor. Ankara'da gördük ki; komşuları ile birlikte güçlü bir bölgesel güç olan Türkiye, “Dünya Barışı” için Türk Silahlı Kuvvetleri'ni olağanüstü her koşula hazır bekletiyor. Ve tüm bu gelişmelerin ışığında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gökyüzündeki gururu Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 115'inci yaşını gururla kutluyor. Semaları yırtan yerli jetlerimizin sesi, sadece bir gövde gösterisi değil aksine askeri teknolojide ulaştığımız tam bağımsızlığın dünyaya ilanı diyebiliriz.

Haritanın Sınırları ve Türkiye Yüzyılı

​Ankara, küresel arenada elini tahkim edip masaya en güçlü kozlarıyla oturmaya hazırlanırken, ana muhalefet partisinin içine düştüğü tablo trajikomik bir hal almaya devam ediyor. Bir tarafta Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden seslenen Özgür Özel, diğer tarafta CHP Genel Merkezden bildiri okuyan Kemal Kılıçdaroğlu…

Türk toplumunun karşısında iki farklı kürsüden, iki farklı güç odağı ilan eden, kurultay dehlizlerinde savrulan bir Cumhuriyet Halk Partisi var. Ve işin en acı tarafı ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti 103 yaşında olmasına rağmen CHP halen daha ülkeyi yönetecek siyasi olgunluğu kendi içerisinde bile otorite edemiyor!

Batı başta olmak üzere Türkiye karşıtı tüm odakların büyük anlamlar yüklemeye çalıştığı bu yapay kriz, Türkiye’nin jeopolitik şahlanışını gölgelemek isteyenlerin sığındığı sığ bir liman değil de nedir?

Ülkenin siyasi anlamda içeride yaşadığı bu sığ gündem ve kürsü krizlerinin karanlığı ile vizyonsuz koltuk kavgaları elbette Türkiye’nin makro hedeflerini yavaşlatmaya yetmeyecektir.

Ve tüm bu sığ siyaset kavgalarının ötesinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ifade ettiği "Türkiye, ham hayallerle çizilen haritalara sığmayacak kadar büyüktür" sözü aslında ülkenin küllerinden doğuşunun meşalesinin alevleridir…

​Muhalefet kendi içindeki vesayet krizini aşamazken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti; Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın 115'inci yaşında KAAN, KIZILELMA, ANKA-3 ve HÜRJET ile bir teknoloji kullanıcısı olmanın ötesinde küresel ölçekte harp doktrini yazan bir hava gücü ile dünyaya haykırıyor. Batı’nın tüm ambargolarına inat, tamamen yerli mühendislik ve yapay zekâ entegrasyonuyla inşa edilen bu ekosistem, dünya savunma sanayisinin yeni çekim merkezi olurken Türkiye; göklerin çelik pençesi olmaya devam ediyor.

Avrupa Birliği ve NATO ülkelerini değerlendirdiğimizde görmekteyiz ki; Avrupa Birliği, ortak bir ordu kurma hayalini bile hayata geçirememiş, hantal ve Washington’a bağımlı bir yapıdan ibaret ihtiyarlar kulübünden başka bir şey değil. NATO ise krizlerde net karar alma mekanizmasını yitirmiş adeta kağıttan kaplanların olduğu bir yapı.

Yaklaşan NATO zirvesi öncesi küresel askeri dengeleri doğru okuduğunuzda görüyorsunuz ki; sahadaki tek gerçek güç, Türk Silahlı Kuvvetleri…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.