Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Sosyal belediyecik mi? Sosyal medya belediyeciliği mi?

Yazının Giriş Tarihi: 27.03.2024 00:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.03.2024 17:20

Meydanlarda seçim şenlikleri var. Adaylardan birisi gelip diğeri gidiyor. Halkımız, Ramazan ayı iftar sofraları ve sahura kadar yapılan sohbetlerden memnun. Sadece, müzikli araçların olur olmaz zamanda yoldan geçip yüksek sesle etrafı rahatsız etmelerinden şikayetçi.

Seçim için geri sayım devam ediyor.

İddialı, iddiasız bütün adaylar, sandıklarda başarılı olabilme adına çalışıyorlar. Epey yoğun bir mesai söz konusu. Sabah namazı ile başlayıp, sahura kadar devam eden kokuşturmalarda, kimi adaylar memnun, kimileri ise gayri memnun olmalarına rağmen, yarışı bırakmak istemiyorlar. Artık son düzlüğe gelindi.

Vatandaşlar arasında da pek fazla kararsız kalmadı.

İşe giderken bindiğim toplu taşıma araçlarında kendi aralarında sohbet eden gençlerin konuştuklarına kulak kabartırken, bir ifadeleri dikkat çekti. Gençler diyorlar ki; geçen gün muhalefetin adayını dinledim. Çözüm projeleriyle geldiğini söylüyor. Söylediği bir proje yok. Gençlere para verilecekmiş, emeklilere ekstradan maaş verilecekmiş.

Söylemleri çok güzel. Ama, bunun kaynağını kendisine sorulduğunda, “belediyenin bütçesi var. Gelirleri var. Öderiz” demiş.

Sonrasında, belediyenin böyle bir ödeme yapmaya yetkisi var mıdır? Diye sormuşlar. Oda, sosyal belediyecilik anlamında her şey mümkün demiş.  Oysa ki gerçek öyle değil. Sosyal belediyecilik destekleri, emekliye ekstradan maaş ödenmesine değil, yardıma muhtaç olanlara destek olunmasına izin veriyor.

Buraya kadar söylemler güzel. Ama, gençlerden bir tanesi çıkmış, “peki siz 25 yıldır bir ilçe belediyesini yönetiyorsunuz. Bu ilçe belediyesini yönetirken, kaç tane gence sosyal belediyecilik adına yardımda bulundunuz? Burs verdiniz. Kaç tane emekliye ekstradan maaş verdiniz? “

Cevap yok, başlamış, kentsel dönüşüm ve geleceğe yönelik hayal anlatmaya.

Gençler diyorlar ki;

Bir yanda, kütüphaneler, uyumayan, kütaphaneler, ders çalışma alanları, sınavlara hazırlık kursları, kardeşlerimiz için ana kucakları hizmet verirken, diğer yandan sadece söylemlerle geçirilen tam bir 25 yıllık dönem var. Vakıf kurmuşlar, belediyeye iş yapanlardan bağış toplamışlar, vakıf adına kreş açmışlar. Sonra bu vakfı, aile vakfımız diyerek, kendi kızını maaşa bağlamışlar. Gerçek böyle.

Diğer tarafta ise, gerçek hizmet ve gözle görülür, elle tutulur yapılan çalışmalar, ileriye dönük projeler var.

Şimdi, bu aşamada bizim cevap vermemiz gereken olay şu; sosyal belediyecilik uygulamaları ve senelerdir yapılan sosyal belediye hizmetleri mi bize hizmet ediyor?

Yoksa, belediye adına para toplanıp, özel vakfa aktırılan, sonra da bu vakıftan kreş ve okul adı altında aileye para getiren işletmeler yapılıp, belediye arazi ve arsalarına vakıf adına el konulması mı hizmet etmek?

Düğüm burada saklı.

Gençleri dinlerken, gerçekten Bursa adına sevindim. Demek ki sadece okula gidip gelmiyorlar, etrafları ile ilgilenip, siyasetin içinde olmasalar bile yapılanları çok dikkatli takip ediyorlarmış.

Deyim yerinde ise “boş laflara karnımız tok!” anlamına gelen konuşmalar yapıyorlar.

Bursa’da bu seçimler gerçekten çok farklı noktalara çekilmeye başlandı. Özellikle de emekli maaşları üzerinden yapılan muhalefete, emeklilerden bazıları epey kızmışlar. Kızıyorlar.

Söylemleri şu; “biz diyelim ki muhalefetin CHP adayına oy verdik. Seçimleri kazandı. Ertesi gün emekli maaşlarına zam veya artırım olacak mı? “

Evet, bu söylem çok önemli. Emeklilerimizde muhalefetin gazına gelmeyip, 31 Mart seçimlerinin mahalli seçimler, belediye seçimleri olduğunu bilerek, iktidar değişikliği olmayacağını, emekli maaşlarına da belediyelerin zam yapma yetkisinin olmadığının farkındalar.

Bursa ile ilgili olarak seçimlere yönelik başka söylemlerde var. Mesela, muhalefet adayının seçimleri kazanacağına yönelik açıklanan anketlere tepkiler var. Keles ilçesinden okurum Yaşar Keskin aradı. Senelerdir siyasetin içinde. Keles’te seçimleri CHP’nin kazandığı gösterilmiş. “Bu nasıl oluyor, olacak?” diye soruyor. “Keles ilçesinin senelerdir oy oranları belli. Hiçbir zaman bu ilçede sol parti seçimleri kazanamadı. Ki, Millet ittifakı olarak bütün partiler birleştiler, yine de seçimlerde başarılı olamadılar. Bugün ise, geçen seçimlerdeki birleşen partiler, ayrı ayrı adaylarla seçimlere giriyorlar. Yani, 2019 seçimlerinde alınan oyları çantada keklik değil. Ben, iddia ediyorum, muhalefetin adayı 31 Martta bu oyları bile alamaz. Dağ yöremizin insanları merttir. Kim hizmet ediyorsa, onlara destek olurlar” söylemleriyle anketlere ve anketçilere gönderme yapıyor.

Yine aynı durum İnegöl ilçesinde var. Okurum Mehmet Ali Hoşgörür, “anketlerin ve özellikle ana muhalefet CHP’nin, adaylarının sürekli algı yöntemleri ve sosyal medya paylaşımları ile halkı “biz kazandık” anlamına gelen söylemlerle kandırmaya çabalıyorlar. Biz bu tiyatroları 14 ve 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde de gördük. Sandık sonuçları tercihleri gösterdi. Yine gösterecek” ifadesiyle tepkilerini paylaştı. Mustafakemalpaşa, Karacabey, Kestel, Gürsu, Yenişehir, İznik, Orhangazi ilçelerinden de aynı tepkiler geliyor.

Bursa merkez ilçelerine baktığımda ise, adayların yanında CHP yöneticilerinden çok eski ANAP ve DYP kökenli siyasetçileri görüyoruz. 2002 yılında başlayan AK Parti iktidardın son derece muzdaripler. Kendi partilerinin baraj altı kalması ve tabela partisi konumuna gelmesinden AK Parti ve AK Parti’ye oy veren seçmenleri suçluyorlar. Bu seçimlerde de görüldüğü gibi AK Parti ve onun lideri Recep Tayyip Erdoğan’dan intikam alabilmenin peşinde koşuyorlar. Eskiden bu partilerde yöneticilik yapanların bazıları şimdi İYİ Parti’de yer alıyorlar. Onlarda, kendi adayları ve partileri etrafında oylarını birleştirmek yerine, iktidara seçimleri kaybettirme adına CHP adayına oy vereceklerini ifade ediyorlar. Zaten, 2019 seçimleri ile 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde de bunlar CHP’ye oy vermişlerdi.

Bakalım, 31 Martta ne kadar etkili olacaklar?

Ama, sosyal medya söylemi ile sokakların söylemleri uyuşmuyor. Gemlik’te lodos, Mudanya’da İmbat başka türlü esiyor. “Bursa’da Alinur Aktaş ile yola devam “ görüşü ağır basıyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.